bugün
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması4
- akp bitince ne olacak22
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar9
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- kuranı kerim meali5
- 8 temmuz 2026 ekrem imamoğlu savunması4
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması5
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- fusya semsiyeli yabanci17
- götün sürekli kanaması2
- aylık 346 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- cd devrinin bitmesi14
- toyota corolla3
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın19
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar7
- ulu sözlük team2
- öğretmen olmak4
- 85 çalışmak vs 96 çalışmak2
- tüm dünyanın zengin olması2
- bedenen yorulmak mı beynen yorulmak mı4
- kılıçdaroğlu vs davutoğlu2
- esin bahat2
- bezelye yemeği9
- toplu taşımada osuran şahıs3
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- cemal öztaylan2
- küçük heyecanlar2
- din ve akıl2
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- mehdi olmayı düşünmek5
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- gülü sevdim dikeni battı2
- otel odasında ölü bulunmak12
- ingilizce öğretmeni vs beden eğitimi öğretmeni2
- resim ogretmeni5
- güzel klipler2
- ölümün en iyi tanımı17
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ciguli kral20
- şimdi bir daha nasıl seveceğim söyle2
- gaddar kerim in mesleği nedir3
- atla gel saban filmindeki kokan adam3
- vajina sıcaklığı6
- kizlarsoruyor com2
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
Olay bir gün, bir köşe başında, gelip giden kalabalığın ortasında oldu. Durdum, gözlerimi kırpıştırdım, hiçbir şey anlamıyordum. Hiçbir şey hakkında hiçbir şey... insanları, nesneler hangi nedenle böyleydiler, anlamıyordum, her şey son derece anlamsız ve absürttü. Gülmeye başladım. Bana garip gelen şey, neden bunu daha önce anlamadığım oldu. O zamana kadar her şeyi olduğu gibi kabul etmiştim; trafik ışıkları, arabalar, posterler, üniformalar, anıtlar, dünyadan tamamen kopmuş şeyler; hepsini sanki bir gereklilik sonucu ortaya çıkmışlar, bir neden-sonuç zincirinin halkasıymışlar gibi benimsemiştim. Sonra gülmem dudaklarımda dondu, yüzüm kızardı, utandım. Ellerimi kollarımı sallayarak kalabalığa "Durun! Bir dakika!" diye bağırdım. "Bir yanlışlık var. Her şeyde bir terslik var. Dünyanın en saçma işlerini yapıyoruz. Nereye varır bu işin sonu?"
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar