bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- kaç gammaz var7
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- sözlük açacak olsanız8
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek9
- münafık7
- yapay zekanın çok yapay olması9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- camilerdeki ayak kokusu7
- ciddiye alınmamak4
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek2
- menekşe dizisi2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- eteği açan kadına bakmayan erkek3
- kendi kendini iyi ve ahlaklı ilan eden insan2
- türkiye hariç hangi ülkeye gitmek isterdiniz2
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- alexander nübel14
- şiş kebabı2
- damla sakızlı muhallebi9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- kartoncu kardeştir2
- seri katilin özellikleri3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- terhis oluyorum sözlük3
- daha 17 dizisi4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- sicilya kizlari4
- uludağ'ın artık facebook olma isteği2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- iyi menemenin sırrı22
- her şeyi bilen halk4
- fatma betülüm yapmaz9
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- masklavi felsefesi5
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- allah ne muradın varsa versin2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
Olay bir gün, bir köşe başında, gelip giden kalabalığın ortasında oldu. Durdum, gözlerimi kırpıştırdım, hiçbir şey anlamıyordum. Hiçbir şey hakkında hiçbir şey... insanları, nesneler hangi nedenle böyleydiler, anlamıyordum, her şey son derece anlamsız ve absürttü. Gülmeye başladım. Bana garip gelen şey, neden bunu daha önce anlamadığım oldu. O zamana kadar her şeyi olduğu gibi kabul etmiştim; trafik ışıkları, arabalar, posterler, üniformalar, anıtlar, dünyadan tamamen kopmuş şeyler; hepsini sanki bir gereklilik sonucu ortaya çıkmışlar, bir neden-sonuç zincirinin halkasıymışlar gibi benimsemiştim. Sonra gülmem dudaklarımda dondu, yüzüm kızardı, utandım. Ellerimi kollarımı sallayarak kalabalığa "Durun! Bir dakika!" diye bağırdım. "Bir yanlışlık var. Her şeyde bir terslik var. Dünyanın en saçma işlerini yapıyoruz. Nereye varır bu işin sonu?"
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com