bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi9
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı6
- askerde özlenen şeyler9
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- uludede3
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- arda güler4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- burun karıştırmak5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- yazarların işlediği günahlar15
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- gammaz mesaisi3
- bir önceki entryi devam ettir4
- terhis oluyorum sözlük25
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- iran füzeleri ateşlemiş2
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- kürt lastikçi2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- helin elveren3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- soğuk havaların resmi içeceği2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- amedspor31
- anın görüntüsü25
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- onur babacan3
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- muslettin amca23
- flörtün ilkesel reddi5
- hayat bilgisi ürperi2
Olay bir gün, bir köşe başında, gelip giden kalabalığın ortasında oldu. Durdum, gözlerimi kırpıştırdım, hiçbir şey anlamıyordum. Hiçbir şey hakkında hiçbir şey... insanları, nesneler hangi nedenle böyleydiler, anlamıyordum, her şey son derece anlamsız ve absürttü. Gülmeye başladım. Bana garip gelen şey, neden bunu daha önce anlamadığım oldu. O zamana kadar her şeyi olduğu gibi kabul etmiştim; trafik ışıkları, arabalar, posterler, üniformalar, anıtlar, dünyadan tamamen kopmuş şeyler; hepsini sanki bir gereklilik sonucu ortaya çıkmışlar, bir neden-sonuç zincirinin halkasıymışlar gibi benimsemiştim. Sonra gülmem dudaklarımda dondu, yüzüm kızardı, utandım. Ellerimi kollarımı sallayarak kalabalığa "Durun! Bir dakika!" diye bağırdım. "Bir yanlışlık var. Her şeyde bir terslik var. Dünyanın en saçma işlerini yapıyoruz. Nereye varır bu işin sonu?"
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Etrafta insanlar durdu, merakla beni süzdüler. Orada, ortalarında durdum, kollarımı sallaya sallaya, ümitsizce anlatmaya, bir anda aydınlanmamı sağlayan ilhamımı açıklamaya çalıştım.. ve hiçbir şey demedim. Hiçbir şey demedim, çünkü kollarımı kaldırıp ağzımı açtığım anda aydınlanmam geri gitti, ağzımdan bildik, eski kelimeler çıktı.
- Eee, Ne demek istiyorsun, diye sordu insanlar. "Her şey yerli yerinde. Her şey olması gerektiği gibi. Her şeyin bir sebebi var. Her şey diğerleriyle uyum içinde. Yanlış veya saçma bir şey göremiyoruz."
Orada öylece durdum, çünkü şimdi her şeyi yerli yerinde görüyordum, her şey doğal, olması gerektiği gibi görünüyordu; trafik ışıkları, anıtlar, üniformalar, gökdelenler, tramvay yolları, dilenciler, geçit törenleri; ama bu beni rahatlatmadı, tersine bana acı verdi.
"Pardon" dedim. "Galiba benim hatam. Bir an öyle gibi geldi. Her şey yolunda elbette. Kusura bakmayın." Ve kızgın bakışların arasında yürüyüp gittim.
Yine de, şimdi bile sık sık bir şeyi anlamadığım zaman, ister istemez aynı umuda kapılıyorum; yeniden o anı yaşayacağımı, yine hiçbir şeyden hiçbir şey anlamayacağımı, bir anda bulup kaybettiğim öteki bilgiye ulaşacağımı umuyorum. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com