bugün
- hikayeyi devam ettir52
- arkadaşlar bakar mısınız27
- gününüz nasıl geçti bakalım7
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak5
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- pilot bir erkekle sevgili olmak9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- mezoterapi9
- sözlük yazarlarının saatleri4
- gerilla anaları4
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- karma düşürme teknikleri3
- sokakta kavga teknikleri13
- gammaz nedir nasıl olunur4
- muhibbi2
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- askerdeki otomat4
- ismet gurbuz 20245
- benkimki7
- mehdi kim sorunsalı3
- yaşamak güzel2
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- yazarların okuduğu bölümler6
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- asker telefonu2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- at3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- özelde çalışmak5
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- queen feristah12
- şampuan8
- vietnam savaşı3
- motosikletten düşüp dans etmeye başlamak3
- allah a güvenmek4
- tekne turu11
- belediye maaşının polis asker maaşını geçmesi2
- nickten isim tahmini yapmak72
- pişi vs revani5
- kel erkeklerin karizması5
- yeşilçam filmi izlemek7
- yeni parti53
- boğaz'a dördüncü köprü2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- pişisel gelişim5
- beyzbol2
sükûnet hali.
kime sorsan; "huzur istiyorum". aynı insanlara sorsan; "huzursuzluk nedir" diye, verecek cevapları yok.
ben söyleyeyim; huzursuzluk, huzuru bulduğunda kıymetini bilmemektir. huzursuzluk, aşkın huzuruna çıkmaktan korkmak demektir.
oysa, cesarette huzur da vardır. huzura çıkmayı göze almadan ona kavuşamazsın.
kime sorsan; "huzur istiyorum". aynı insanlara sorsan; "huzursuzluk nedir" diye, verecek cevapları yok.
ben söyleyeyim; huzursuzluk, huzuru bulduğunda kıymetini bilmemektir. huzursuzluk, aşkın huzuruna çıkmaktan korkmak demektir.
oysa, cesarette huzur da vardır. huzura çıkmayı göze almadan ona kavuşamazsın.
taşınmış.
sadece bir sokak adıdır.
tümüyle güvende hissetme durumu. herhangi bir saldırı beklentisi olmayan durum.
huzur:
-sustum.
baktı...
-bıraktım kendimi...
tuttu...
gece-ay-deniz üçlüsü. ve buna eklenen harika bir soğuk. çok üşütmeyen. ve akılda uçuşan düşünceler.
düşünceler düşünülürken (evet düşünceler de düşünülebilir) usulca fondan yükselen sesler. ve birden bir yıldızın kayarken çektiği klark. her şey bugunlerde tamamlamak için kurulmuş gibi.
anlık rüyalara geçiş:
kalbim yükselirken göğe nefesim durdu. öldüm sandım. ama bizatihi canlanmışım. soyutsal somut alanlara anlık gark edişler. tebessüm edişim..
ısındığım anlar:
çok üşümüştüm. evet bu bir rüya da olsa üşümüştüm. rüyada üşümenin de ilk defa olduğunu anlamıştım. rüyamda ölüp canlandığım çok olmuştu halbuki. ama ölmek üşümek kadar kutsal değil. tebessüm ettim it gibi titrerken.. çünkü huzur ses etmişti...
huzur:
baktım. sadece baktım. bakarken konuşamadığım anlar. konuşamadığım anlar da kalbimden yükselen trilyonlarca kelimeler. en bensel hallerime dönüşler. en huzurlu hissediş anları.
rüya:
aktım gittim. yollara. ilerlediğim her bir adımda 10 senelik bir anı bıraktım geçmişime. geleceğime. öteme berime. sustum. susarken konuştum.
hayat:
varoluşun kimi zaman nasıl da bir nadidelik sağladığını gördüm. rüya da olsa. nefes aldığım anın gerçekliği ne kadar masalsa, rüyanın varlığının gerçekselliği.
uyku:
ne kadar en derine gidişin bir önceki evresi olsa da( bir ilerisi ölüm) kutsaliyet sahibi bir nadide. uykuyla sevişince rüyanın doğduğunu ve o rüyanın muhteşem bir huzur getirdiğini anladığım anlar..
huzur:
bakışların kutsaliyeti kimi zaman en derine inebiliyor. ve fondaki sesin sesi biraz daha yükseliyor. yeryüzüne bir hediye gibi sunuyor gibi kendisini .
kalkış:
bir rüyada sözlenebildiğinin verdiği iç huzurla, huzurla vedalaşmanın gerçekliği..
bitiş:
yeni bir başlangıç...
-sustum.
baktı...
-bıraktım kendimi...
tuttu...
gece-ay-deniz üçlüsü. ve buna eklenen harika bir soğuk. çok üşütmeyen. ve akılda uçuşan düşünceler.
düşünceler düşünülürken (evet düşünceler de düşünülebilir) usulca fondan yükselen sesler. ve birden bir yıldızın kayarken çektiği klark. her şey bugunlerde tamamlamak için kurulmuş gibi.
anlık rüyalara geçiş:
kalbim yükselirken göğe nefesim durdu. öldüm sandım. ama bizatihi canlanmışım. soyutsal somut alanlara anlık gark edişler. tebessüm edişim..
ısındığım anlar:
çok üşümüştüm. evet bu bir rüya da olsa üşümüştüm. rüyada üşümenin de ilk defa olduğunu anlamıştım. rüyamda ölüp canlandığım çok olmuştu halbuki. ama ölmek üşümek kadar kutsal değil. tebessüm ettim it gibi titrerken.. çünkü huzur ses etmişti...
huzur:
baktım. sadece baktım. bakarken konuşamadığım anlar. konuşamadığım anlar da kalbimden yükselen trilyonlarca kelimeler. en bensel hallerime dönüşler. en huzurlu hissediş anları.
rüya:
aktım gittim. yollara. ilerlediğim her bir adımda 10 senelik bir anı bıraktım geçmişime. geleceğime. öteme berime. sustum. susarken konuştum.
hayat:
varoluşun kimi zaman nasıl da bir nadidelik sağladığını gördüm. rüya da olsa. nefes aldığım anın gerçekliği ne kadar masalsa, rüyanın varlığının gerçekselliği.
uyku:
ne kadar en derine gidişin bir önceki evresi olsa da( bir ilerisi ölüm) kutsaliyet sahibi bir nadide. uykuyla sevişince rüyanın doğduğunu ve o rüyanın muhteşem bir huzur getirdiğini anladığım anlar..
huzur:
bakışların kutsaliyeti kimi zaman en derine inebiliyor. ve fondaki sesin sesi biraz daha yükseliyor. yeryüzüne bir hediye gibi sunuyor gibi kendisini .
kalkış:
bir rüyada sözlenebildiğinin verdiği iç huzurla, huzurla vedalaşmanın gerçekliği..
bitiş:
yeni bir başlangıç...
romanın ön sözünde der ki mehmet kaplan:
''Eroine alıştırılan gibi kolay, hafif, sudan yazılara alıştırılmış okuyucu kütlesi için bu yazıların okunması ve anlaşılması bir hayli güçtür.''
okuyucuyu sanatla buluşturan bir yapıttır vesselam, yazarı ahmet hamdi tanpınar bambaşka bir adam, bambaşka bir âlem..
e-kitap formatı için: http://www.tarsusmanset.c...222236_e-kitap-arsivi.pdf
''Eroine alıştırılan gibi kolay, hafif, sudan yazılara alıştırılmış okuyucu kütlesi için bu yazıların okunması ve anlaşılması bir hayli güçtür.''
okuyucuyu sanatla buluşturan bir yapıttır vesselam, yazarı ahmet hamdi tanpınar bambaşka bir adam, bambaşka bir âlem..
e-kitap formatı için: http://www.tarsusmanset.c...222236_e-kitap-arsivi.pdf
mutluluk - rahatlık - özgürlük !
sevgilinin yanında olması.
yıllar geçse de hafızada ilk günkü kadar kalan roman. hani insanın ara ara okuduğu kitaplar vardır ya, herhangi bir sayfasını açıp keyifle sanki ilk kez okuyormuş gibi okuduğu. işte benim için öyle kitaplardan biri bu. ama daha da kişisel bir anıya konu olmuşluğu var. bu kitap sayesinde hayata döndüm ben, kelime anlamıyla değil, gerçek anlamda. bi gün anlatabilecek konumda olursam paylaşırım da, insanın her ne yaşıyorsa yaşasın, bi anda hayata bağlanabileceğini gösteren romanlardan biri bu. kesinlikle.
bazen de huzur sadece sevdiğinizin kokusu, bir sıcak gülüşü, bir başını omzunuza yaslamasıdır.
tanımı yaşanmak istenilen hayatla paralel olabilecek olgu.
huzur; yaşadığın hayatın şeklidir.
istediğin gibiyse doğru bir şekildesindir.
yok değilsen... neyse, yazmamak daha iyi.
pek çok insanda, ve bende de olmayansın huzur. tanımını beylik cümlelerle yapamıyorum; nesin nasıl bir şeysin bilmiyorum.
sahi, nedir huzur, yenilen filan bir şey mi?
huzur; yaşadığın hayatın şeklidir.
istediğin gibiyse doğru bir şekildesindir.
yok değilsen... neyse, yazmamak daha iyi.
pek çok insanda, ve bende de olmayansın huzur. tanımını beylik cümlelerle yapamıyorum; nesin nasıl bir şeysin bilmiyorum.
sahi, nedir huzur, yenilen filan bir şey mi?
yaşama nedenimdir. bir anlık huzurların bile günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca etkisinde kalınabiliyor. huzur öyle bir şey ki insanın fiziksel ve ruhsal olarak tam verim alabileceği koşulları sağlayan tek etmendir. insan kendisini cennette hissedebilir, mutluluk hormonunu daha fazla salgılar. yok olması durumunda kişinin karakter yapısını değiştirecek olan bir his. insanı kendine getirir.
bunun yanında sağlığında yerindeyse işte gerçek zenginliğin ve mutluluğun temeli.
browser'ın bir tabında http://www.rainymood.com/ , diğer tabında ise https://www.youtube.com/watch?v=HMnrl0tmd3k adreslerini açarak, ele alınan bir duble viski ve kapatılan gözlerle ulaşılabilen duygu.
*
*
iyi bi sey, guzel bi sey, hos bi sey..
amma..
bazen fazla huzurdan ne yapacagımızı sasırıyormusuz gibi geliyor.. bilincli bir sekilde degil, bilincsizce..
celine "hayatta bize en buyuk acıyı verecek seyi arıyoruz ve onun kolesi oluyoruz" der. bu apayrı bir hikayenin konusu elbet, ama bunun light versiyonlarını gunluk hayatımızda yasatıyormusuz gibi geliyor bazen..
hani "huzur mu bıraktın adamda.." diye saga sola saldırırız ya kimi zaman, belli bir yas ve olgunluktan sonra bana insanın huzrunu kendinden baska hic kimse bozamazmıs gibi geliyor acıkcası. sanki ara ara can sıkıntısından bizi huzursuz edecek seyler uyduruyoruz, atraksiyon oluyor, sonra yeniden huzurumuzu bulmak icin debeleniyoruz.. manyak mıyız neden boyle seyler yapalım, degil mi? cevabını bilmiyorum. ama zaman zaman kendime huzursuz edici canavarlar yaratıp sonra da sovalye edasıyla onları oldurmeye kalkısıp, enerji kaybından yorgun argın yeniden kendini bulma seferleri duzenliyormusum gibi geliyor. kendi kendime oyun oynuyorum esasen bir cesit.. hem sovalye hem ejdarha oluyorum.. olen de kazanan da ben oluyorum.. halbuki otur oturdugun yerde..
belki arada huzursuzluk da sart, ki degerini bilelim huzurumuzun, o'nu kaybetmemek icin daha cok ugrasalım.
amma..
bazen fazla huzurdan ne yapacagımızı sasırıyormusuz gibi geliyor.. bilincli bir sekilde degil, bilincsizce..
celine "hayatta bize en buyuk acıyı verecek seyi arıyoruz ve onun kolesi oluyoruz" der. bu apayrı bir hikayenin konusu elbet, ama bunun light versiyonlarını gunluk hayatımızda yasatıyormusuz gibi geliyor bazen..
hani "huzur mu bıraktın adamda.." diye saga sola saldırırız ya kimi zaman, belli bir yas ve olgunluktan sonra bana insanın huzrunu kendinden baska hic kimse bozamazmıs gibi geliyor acıkcası. sanki ara ara can sıkıntısından bizi huzursuz edecek seyler uyduruyoruz, atraksiyon oluyor, sonra yeniden huzurumuzu bulmak icin debeleniyoruz.. manyak mıyız neden boyle seyler yapalım, degil mi? cevabını bilmiyorum. ama zaman zaman kendime huzursuz edici canavarlar yaratıp sonra da sovalye edasıyla onları oldurmeye kalkısıp, enerji kaybından yorgun argın yeniden kendini bulma seferleri duzenliyormusum gibi geliyor. kendi kendime oyun oynuyorum esasen bir cesit.. hem sovalye hem ejdarha oluyorum.. olen de kazanan da ben oluyorum.. halbuki otur oturdugun yerde..
belki arada huzursuzluk da sart, ki degerini bilelim huzurumuzun, o'nu kaybetmemek icin daha cok ugrasalım.
gitti mi gelemeyen. tek kullanımlık olan. ömre yayılmayan.
Adını çok duydum ama henüz uğramadı buralara, kapımız her daim açık uğra bi ara.
ülkemizde soyu tükenmek üzere olan kavram.
Huzur mu istiyorsun? Az "eşya", az "insan..."
bir ahmet hamdi tanpınar romanıdır. ihsan, nuran,suat,mümtaz başlıklı 4 bölümden oluşmaktadır. roman ikinci dünya savaşı başlamadan bir gün öncesinde başlayıp ikinci dünya savaşının başlamasıyla son bulur. aktüel zamanda 24 saati konu edinen romandır.
Çarpık ve adaletsiz bir düzen içinde azıcık vicdanlı, duyarlı insanlara asla mümkün olamayacak şey.
ahmet hamdi tanpınar romanıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar