bugün
- babam hiç dövmezdi insanı11
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- domuz gibi olan yazarlar3
- sözlük yaşlıların fotoğrafları4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- spor yapmayan erkek9
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- olası israil türkiye savaşı4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış5
- evlen baskısı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- bugün ingiltere kongo maçı saat 19 da trt 1 de2
- true neden sevilmiyor5
- true namussuzdur5
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- sizi enflasyona ezdirmedik2
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi2
- ağzı kokan emekli2
- pandela25
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- evagreenin sürekli haklı olması2
- 2026 yks de soru iptali2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- queen feristah6
- 2026 dünya kupası37
- sözlükte başın belaya girmesi3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- türklerin iq ortalaması4
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true'nun yine online olması5
- habersiz gelen misafir3
- meksika9
- yazarlara gelen son mesaj8
- fransa milli futbol takımı2
- semicenk4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- yavudilerde torpil2
- zor erkeği oynamak4
- iyi futbol oynar mısınız9
kan. *
mu kıtasında kullanılan dilde "bir" anlamına geldiği iddia edilen ancak bu iddianın da mu kıtası gibi hayal ürünü olma ihtimali yüksek olan isim.
daha tutarlı bir diğer teoriye göre de "insan" anlamına gelmektedir.
daha tutarlı bir diğer teoriye göre de "insan" anlamına gelmektedir.
(bkz: hunhar)
Eski türk filmlerindeki, Tarkan'ı hatırlatan ırk
ingilizcedeki bir anlamıda barbar demektir. büyük ihtimalle ingilizceye hun türklerinden girmiştir.
tonyukuk.net 'in sahibi erk yurtsever'e göre koyun anlamına gelen kelime. ayrıca ade şehrinde kanalizasyon ve ısıtma sistemleri inşa ettikleri söylenir.
türkçe halk, insan anlamına gelen kelime.
kişi, insan demektir. örneğin tarihte "hunlar geliyor" deyu bir tümce kuran kişioğlı aslında "insanlar geliyor" gibi bir cümle kurmuş olur. ki biliyoruz ki, attila'Nın hunlarında asyadan kopup gelen turanlı türkler (o dönem türk sözcüğü olmadığı söylense de, süregelen soyu belirtmek için kullanıyorum) ve gotlar da vardır. haliyle hun demek bir federasyon ismi gibidir, oldukça kapsayıcıdır. türk sözcüğü de aslında bu manaya paraleldir, çünkü türk; bir anlamıyla güçlü, diğer etimolojik incelemelere göre de töreli (töre-ük), türemiş(tür-ük) ve düzenli, düzenlenmiş, düzgün (tür(düz-, düzel-, düzenle-..)-ük > türük) demektir. turan coğrafyasındaki binlerce yıllık yaşayış biçimlerine de bakacak olursak tüm bu anlamları barındırır. velhasıl; hun ve türk adları, kapsayıcı adlardır; asıl manası da, 19 harflik isimli mustafa kemal atatürk'ün şiirinde dediği,
"türk yalnız bir ırkın adı değil;
türk, adamların birliğidir."
türk, hun; insan demektir. temeldir çünkü tanrının buyruğunu temelde uzun süre taşımıştır. bu "adamlar" doğaya saygı duyup, binyıllarca göçebe yaşamışlardır. hun ve türk, yerde yaşayan insana denir. fransız devrimi denen ve dengeleri değiştiren evreden sonra tüm kavramlarda olduğu gibi bu kavramda da değişme ve saçmalama ve sıkışma, olumsuz yönde dönüşme olmuştur. tüm bilgelikler, uzaylı dünyasında saçma sapan hale gelmiş, devlet kavramı bile toprak üzerine dikenli tel çekip, diğer tarafdan geçeni vurmak misali bir bok olmuştur. orta çağ döneminde en azından organik bir devlet vardı ancak bu sonradan inorganik bir uzaylı işine dönüşmüştür. bugün ise türk'ü savunanın türkden haberi yoktur, yalan yanlış "türklüğün" başında tayip erdoğan misali bir adam, bulunmaktadır. siviller vurulmakdadır, diller konuşulamamakdadır. oysa ki, aksakallı türk babasının dediği barıştır. hünkar hacı bektaş-ı velinin dediği "düşmanın bile insan olduğunu unutma"dır.
evvel çağda kazma kürekle savaş kazanılıp, içteki iman ile çapa ile sopa ile hakk uğruna isyan edilebilirken, şimdiki insan-dışı yaradılışa aykırı silahlar ve kavramlar ile, kişioğlu bu inorganik dünyada sadece kölelik ve ölüm üzerine hayat denemez bir yaşam sürdürebilmektedir.
en basit örnek ile; tc vatandaşıyım deyip bir örgütü bitirmek istesen ve orduya katılıp silah sıksan; sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. diğer tarafdan ayrı bir devlet kurmak istesen ve pkk örgütüne girip de orduya silah sıksan, sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. eski turan bilgeliğinin hakim olduğu toplumda ise; örneğin bir başkent ismi vardır ve pek güzeldir: ordubalıg. ordu-balıg. balık türkçe şehir demektir, şehir arapça, kent farsçadır. ordu-balıg ise ordu-şehirdir. yani bilindiği üzre türk boyu göçebedir ve, herkes halkdır ve gerektiği yerde savaşçıdır. ve göçerler, şehir kavramı obadır ve oba da gezebilir. ordu-şehir. dünya üzerinde hakim olduğu alan vardır ancak toprak yoktur çünkü toprak allahındır. o yüzden birey de bir ölçüde bunun organik bir üyesidir. imdiki çağdaki organik ve pasif kölelikden daha farklı bir konumu vardır. en azından dönüğü semahın bir faydası ve etkisi vardır. semahların deyişlerin etkisizleştdiği bu dünyadaki türk kavramı; türük ve hun mefhumundan soyutlandırılmış kof bir isimdir. bunun hakk ile buluşmasının rengi ise kahverengi, kızıl, yeşil ve mavidir. yani toprak, ateş, orman ve gökdür. hakk, burada tecelli etmiş ve hakk zaten "enel hakk" demiş olan kişioğlıdır. türk bilge kağan'ın dediği gibi; "tengri teg tengride bolmış"dır; "tanrı gibi tanrıda olmuş"dur. narkisos, kendi özünü, kalbinin aynası olan suda görmüş ve "aşık" ü mest olmuştur. hakk, su ve insan arasında kendi kendine muhabbet eylemiştir narkisosun nezdinde. "tanrınun görüp de benzeyün diye yarattığu mehdü" derken ezel akay'ın hacivat'ı, tüm bu hatıraların, insana hakiki insani hakk tecellisinin haberini veren bir haberci misali olan bir mehdiye benzetme belki de. bunlar mistik şeyler değildir; hakikatın kendisidir ancak, dünya inorganik bir vaziyette tekamül etmeye çalışırken hakkdan uzaklaşmış ve türk nedir, hun nedir, hak nedir, kişi nedir, kişioğlu nedir bunları unutmuşken; hakk, hukuk, adalet, insaniyet, merhamet nedir bilmez haldeyken; gerçeklerin adı kimi zaman mistik, bazen hurafe, bazen saçmalık, bazen acziyet de olmuştur.
hun, türk, insan birdir. hun bodununda gotlar ve niceleri; türük bodunun sogdlar ve niceleri de vardır. turan yaşamı, tanrının gah kitap yollayarak ve 99'unda 1 "eş-şafi" diyerek; gah davul çaldırarak "ong" verdirerek döndürdüğü hakikatin tecellisine giden yollardan biridir, güzeli ve ferahıdır. hun birliği demek; tevhid-i insan demektir. bu eğer hakikat bilincine ulaşmış bireylerden doğarsa, tevhid-i insan-ı kamil olur.
edit: kent sogdçadır.
"türk yalnız bir ırkın adı değil;
türk, adamların birliğidir."
türk, hun; insan demektir. temeldir çünkü tanrının buyruğunu temelde uzun süre taşımıştır. bu "adamlar" doğaya saygı duyup, binyıllarca göçebe yaşamışlardır. hun ve türk, yerde yaşayan insana denir. fransız devrimi denen ve dengeleri değiştiren evreden sonra tüm kavramlarda olduğu gibi bu kavramda da değişme ve saçmalama ve sıkışma, olumsuz yönde dönüşme olmuştur. tüm bilgelikler, uzaylı dünyasında saçma sapan hale gelmiş, devlet kavramı bile toprak üzerine dikenli tel çekip, diğer tarafdan geçeni vurmak misali bir bok olmuştur. orta çağ döneminde en azından organik bir devlet vardı ancak bu sonradan inorganik bir uzaylı işine dönüşmüştür. bugün ise türk'ü savunanın türkden haberi yoktur, yalan yanlış "türklüğün" başında tayip erdoğan misali bir adam, bulunmaktadır. siviller vurulmakdadır, diller konuşulamamakdadır. oysa ki, aksakallı türk babasının dediği barıştır. hünkar hacı bektaş-ı velinin dediği "düşmanın bile insan olduğunu unutma"dır.
evvel çağda kazma kürekle savaş kazanılıp, içteki iman ile çapa ile sopa ile hakk uğruna isyan edilebilirken, şimdiki insan-dışı yaradılışa aykırı silahlar ve kavramlar ile, kişioğlu bu inorganik dünyada sadece kölelik ve ölüm üzerine hayat denemez bir yaşam sürdürebilmektedir.
en basit örnek ile; tc vatandaşıyım deyip bir örgütü bitirmek istesen ve orduya katılıp silah sıksan; sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. diğer tarafdan ayrı bir devlet kurmak istesen ve pkk örgütüne girip de orduya silah sıksan, sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. eski turan bilgeliğinin hakim olduğu toplumda ise; örneğin bir başkent ismi vardır ve pek güzeldir: ordubalıg. ordu-balıg. balık türkçe şehir demektir, şehir arapça, kent farsçadır. ordu-balıg ise ordu-şehirdir. yani bilindiği üzre türk boyu göçebedir ve, herkes halkdır ve gerektiği yerde savaşçıdır. ve göçerler, şehir kavramı obadır ve oba da gezebilir. ordu-şehir. dünya üzerinde hakim olduğu alan vardır ancak toprak yoktur çünkü toprak allahındır. o yüzden birey de bir ölçüde bunun organik bir üyesidir. imdiki çağdaki organik ve pasif kölelikden daha farklı bir konumu vardır. en azından dönüğü semahın bir faydası ve etkisi vardır. semahların deyişlerin etkisizleştdiği bu dünyadaki türk kavramı; türük ve hun mefhumundan soyutlandırılmış kof bir isimdir. bunun hakk ile buluşmasının rengi ise kahverengi, kızıl, yeşil ve mavidir. yani toprak, ateş, orman ve gökdür. hakk, burada tecelli etmiş ve hakk zaten "enel hakk" demiş olan kişioğlıdır. türk bilge kağan'ın dediği gibi; "tengri teg tengride bolmış"dır; "tanrı gibi tanrıda olmuş"dur. narkisos, kendi özünü, kalbinin aynası olan suda görmüş ve "aşık" ü mest olmuştur. hakk, su ve insan arasında kendi kendine muhabbet eylemiştir narkisosun nezdinde. "tanrınun görüp de benzeyün diye yarattığu mehdü" derken ezel akay'ın hacivat'ı, tüm bu hatıraların, insana hakiki insani hakk tecellisinin haberini veren bir haberci misali olan bir mehdiye benzetme belki de. bunlar mistik şeyler değildir; hakikatın kendisidir ancak, dünya inorganik bir vaziyette tekamül etmeye çalışırken hakkdan uzaklaşmış ve türk nedir, hun nedir, hak nedir, kişi nedir, kişioğlu nedir bunları unutmuşken; hakk, hukuk, adalet, insaniyet, merhamet nedir bilmez haldeyken; gerçeklerin adı kimi zaman mistik, bazen hurafe, bazen saçmalık, bazen acziyet de olmuştur.
hun, türk, insan birdir. hun bodununda gotlar ve niceleri; türük bodunun sogdlar ve niceleri de vardır. turan yaşamı, tanrının gah kitap yollayarak ve 99'unda 1 "eş-şafi" diyerek; gah davul çaldırarak "ong" verdirerek döndürdüğü hakikatin tecellisine giden yollardan biridir, güzeli ve ferahıdır. hun birliği demek; tevhid-i insan demektir. bu eğer hakikat bilincine ulaşmış bireylerden doğarsa, tevhid-i insan-ı kamil olur.
edit: kent sogdçadır.
Hunlar bir Türk kavimidir. Ayrıca Farsça'da kan anlamına gelen kelimedir.
Tarihe yön veren Ulusum. Şimdi bir iki sevgi pıtırcığı demokratcık kürt gelmesin buraya adamı sikerler.
Öz türkçe de halk,topluluk, ulus anlamına gelen kelime hunlar da türk birliği olduğu için mantıklı
Bir de yine öz türkçe koyun anlamına da geldiği bilinmektedir.
Bir de yine öz türkçe koyun anlamına da geldiği bilinmektedir.
Kısaca anlatıcak olursam. At sürmede ok atmada ustalardır tam bir savaşçı ve bozkır kavimlerdir. Sosyal yapı olarak her Türk kavmi gibi kadını el üstünde tutarlar. Göçebelerdir ve koyun onlar için çok önemlidir hayvancılıkla uğraşırlar. MÖ çincede hsiung-nu dur ve anlamıda haşin köledir. Tabikide bunlar kavmin gerçek anlamı değil çincedeki anlamıdır (Çinlilerin takmış olduğu lakap). sonradan hiung-nu olmuştur s çok yumuşak olduğu için zaman içinde yok olmuştur. çin kaynaklarına göre ilk MÖ 2000 de Çin'in kuzeyinde gobi çölünün güneyinde görülürler. Zaman içinde gobi çölünün kuzeyine geçerler ve çölün kuzeyindeki kabilerle kaynaşırlar kültürler kaynaşır. Ve Çöl kullanılmaya başlar. Çin e saldırılarıyla meşhurdur ve çin seddinin yapılmasına sebep olmuşlardıt. Aslında sadece hunlara karşı değil kuzey kavimlerine karşı yapılmıştır. mö 209 da Mete han Hunların ve diğer 20 küsür kavmin lideri olup siyasi birliği sağlamıştır. Mete han (moa-tun) diyede bilinir ama bazı tarihciler onunda yanlış olduğunu iddaa ederler. Çine çok fazla çektirdikten sonra kuzey ve güney olarak ayrılır Hunlar. Ve 350 yılında Avrupa'ya göç ederler ve Atill
a önderliğinde Avrupayı alt üst Edip 469 tarihinde yıkılırlar. Bulgaristan'da asimile olmuşlardır. En son olarak akılda kalan tek soru Hunlar Türkmüdür sorusu ve kesinlikle Türktür göktürkleri Hunların aşina boyu ve Oğuzlar kurmuştur.
a önderliğinde Avrupayı alt üst Edip 469 tarihinde yıkılırlar. Bulgaristan'da asimile olmuşlardır. En son olarak akılda kalan tek soru Hunlar Türkmüdür sorusu ve kesinlikle Türktür göktürkleri Hunların aşina boyu ve Oğuzlar kurmuştur.
Libya'da bir vaha kentidir. Aynı zamanda Libya'nın Al Cufra belediyesinin merkezidir. Kent Akdeniz kıyısı ile Sebha kentinin ortalarında bulunmaktadır. Modern Hun kentinin tarihi 150 yıl öncesine kadar gider. Adı Miskan olan tarihi kent Hun'a 4 km uzaklıktadır ve tarihi 500 yıl öncesine dayanır. Tarihi kentte halihazırda arkeolojik çalışmalar devam etmektedir.
Hun kentinin yakınlarında Waddan ve Sokna gibi daha küçük kasabalar ve köyler de bulunmaktadır. Waddan kasabasında eski bir kale ve birkaç cami yer almaktadır.
Bölgede genellikle her yıl Eylül ayında "Uluslararası Güz Turizm Festivali" adında bir festival düzenlenmektedir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hun,_Libya
Hun kentinin yakınlarında Waddan ve Sokna gibi daha küçük kasabalar ve köyler de bulunmaktadır. Waddan kasabasında eski bir kale ve birkaç cami yer almaktadır.
Bölgede genellikle her yıl Eylül ayında "Uluslararası Güz Turizm Festivali" adında bir festival düzenlenmektedir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hun,_Libya
Türklerin ataları olan Hunlar; tarihteki büyük imparatorlukları kurmuş olup eski Türkçe'de ''insan'', ''halk'' anlamlarına gelmektedir. Orijinal Türkçe'de sözcükler; r, h ve g harfleriyle başlamadıkları için Hun sözcüğünün aslı Kun'dur ve Çince'de Xiognou olarak geçer.
görsel
görsel
“Xiongnu = Hun = Türk”
Bu eşitleme, tam anlamıyla ideolojik bir yorum. Çünkü:
Bu halkların dili tam olarak bilinmiyor.
Kültürleri çok karışık.
içlerinde Türkî boylar olabilir, evet, ama tamamı “Türk’tü” demek bilimsel değil.
Bu yüzden tarihçilerin bir kısmı Gökalp’in bu yaklaşımını “mit yaratımı”, “tarihsel romantizm” veya doğrudan “ideolojik zırva” olarak tanımlar
Batı kaynaklarında Attila bir “barbar kral”dır.
Çin kaynaklarında Xiongnu “kuzeyli göçebe düşmanlar”dır.
Ama hiçbir kaynak “bunlar Türktür” demez.
Bu “Türk”leştirme işlemi yalnızca Türkiye’de yapılır.
Bu eşitleme, tam anlamıyla ideolojik bir yorum. Çünkü:
Bu halkların dili tam olarak bilinmiyor.
Kültürleri çok karışık.
içlerinde Türkî boylar olabilir, evet, ama tamamı “Türk’tü” demek bilimsel değil.
Bu yüzden tarihçilerin bir kısmı Gökalp’in bu yaklaşımını “mit yaratımı”, “tarihsel romantizm” veya doğrudan “ideolojik zırva” olarak tanımlar
Batı kaynaklarında Attila bir “barbar kral”dır.
Çin kaynaklarında Xiongnu “kuzeyli göçebe düşmanlar”dır.
Ama hiçbir kaynak “bunlar Türktür” demez.
Bu “Türk”leştirme işlemi yalnızca Türkiye’de yapılır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar