bugün
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım10
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- buddy dude ile ip atlamak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- vize vermiyorlar ühü ühü2
- fren lukasın siyasetten anlamadığı gerçeği2
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- olası israil türkiye savaşı6
- babam hiç dövmezdi insanı11
- ipini koparan sözlüğe geliyor3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- evlen baskısı4
- fusya semsiyeli yabanci2
- pandela27
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- sıkıldım ulan sıkıldım anlıyor musun sıkıldım2
- kezoya varis çorabı giydirmek2
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- nasılsınız6
- ajvar2
- ilk otuzbir2
- yaş pasta alınan evdeki mutluluk3
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- evagreenin sürekli haklı olması4
- spor yapmayan erkek9
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- mustafa destici3
- sizi enflasyona ezdirmedik3
- evlilik2
- true namussuzdur5
- domuz gibi olan yazarlar3
- bal arısı3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- true neden sevilmiyor5
- günün şiiri11
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- queen feristah6
- eşyaların isyanı2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- 2026 dünya kupası37
- zaman baba4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
kişi, insan demektir. örneğin tarihte "hunlar geliyor" deyu bir tümce kuran kişioğlı aslında "insanlar geliyor" gibi bir cümle kurmuş olur. ki biliyoruz ki, attila'Nın hunlarında asyadan kopup gelen turanlı türkler (o dönem türk sözcüğü olmadığı söylense de, süregelen soyu belirtmek için kullanıyorum) ve gotlar da vardır. haliyle hun demek bir federasyon ismi gibidir, oldukça kapsayıcıdır. türk sözcüğü de aslında bu manaya paraleldir, çünkü türk; bir anlamıyla güçlü, diğer etimolojik incelemelere göre de töreli (töre-ük), türemiş(tür-ük) ve düzenli, düzenlenmiş, düzgün (tür(düz-, düzel-, düzenle-..)-ük > türük) demektir. turan coğrafyasındaki binlerce yıllık yaşayış biçimlerine de bakacak olursak tüm bu anlamları barındırır. velhasıl; hun ve türk adları, kapsayıcı adlardır; asıl manası da, 19 harflik isimli mustafa kemal atatürk'ün şiirinde dediği,
"türk yalnız bir ırkın adı değil;
türk, adamların birliğidir."
türk, hun; insan demektir. temeldir çünkü tanrının buyruğunu temelde uzun süre taşımıştır. bu "adamlar" doğaya saygı duyup, binyıllarca göçebe yaşamışlardır. hun ve türk, yerde yaşayan insana denir. fransız devrimi denen ve dengeleri değiştiren evreden sonra tüm kavramlarda olduğu gibi bu kavramda da değişme ve saçmalama ve sıkışma, olumsuz yönde dönüşme olmuştur. tüm bilgelikler, uzaylı dünyasında saçma sapan hale gelmiş, devlet kavramı bile toprak üzerine dikenli tel çekip, diğer tarafdan geçeni vurmak misali bir bok olmuştur. orta çağ döneminde en azından organik bir devlet vardı ancak bu sonradan inorganik bir uzaylı işine dönüşmüştür. bugün ise türk'ü savunanın türkden haberi yoktur, yalan yanlış "türklüğün" başında tayip erdoğan misali bir adam, bulunmaktadır. siviller vurulmakdadır, diller konuşulamamakdadır. oysa ki, aksakallı türk babasının dediği barıştır. hünkar hacı bektaş-ı velinin dediği "düşmanın bile insan olduğunu unutma"dır.
evvel çağda kazma kürekle savaş kazanılıp, içteki iman ile çapa ile sopa ile hakk uğruna isyan edilebilirken, şimdiki insan-dışı yaradılışa aykırı silahlar ve kavramlar ile, kişioğlu bu inorganik dünyada sadece kölelik ve ölüm üzerine hayat denemez bir yaşam sürdürebilmektedir.
en basit örnek ile; tc vatandaşıyım deyip bir örgütü bitirmek istesen ve orduya katılıp silah sıksan; sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. diğer tarafdan ayrı bir devlet kurmak istesen ve pkk örgütüne girip de orduya silah sıksan, sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. eski turan bilgeliğinin hakim olduğu toplumda ise; örneğin bir başkent ismi vardır ve pek güzeldir: ordubalıg. ordu-balıg. balık türkçe şehir demektir, şehir arapça, kent farsçadır. ordu-balıg ise ordu-şehirdir. yani bilindiği üzre türk boyu göçebedir ve, herkes halkdır ve gerektiği yerde savaşçıdır. ve göçerler, şehir kavramı obadır ve oba da gezebilir. ordu-şehir. dünya üzerinde hakim olduğu alan vardır ancak toprak yoktur çünkü toprak allahındır. o yüzden birey de bir ölçüde bunun organik bir üyesidir. imdiki çağdaki organik ve pasif kölelikden daha farklı bir konumu vardır. en azından dönüğü semahın bir faydası ve etkisi vardır. semahların deyişlerin etkisizleştdiği bu dünyadaki türk kavramı; türük ve hun mefhumundan soyutlandırılmış kof bir isimdir. bunun hakk ile buluşmasının rengi ise kahverengi, kızıl, yeşil ve mavidir. yani toprak, ateş, orman ve gökdür. hakk, burada tecelli etmiş ve hakk zaten "enel hakk" demiş olan kişioğlıdır. türk bilge kağan'ın dediği gibi; "tengri teg tengride bolmış"dır; "tanrı gibi tanrıda olmuş"dur. narkisos, kendi özünü, kalbinin aynası olan suda görmüş ve "aşık" ü mest olmuştur. hakk, su ve insan arasında kendi kendine muhabbet eylemiştir narkisosun nezdinde. "tanrınun görüp de benzeyün diye yarattığu mehdü" derken ezel akay'ın hacivat'ı, tüm bu hatıraların, insana hakiki insani hakk tecellisinin haberini veren bir haberci misali olan bir mehdiye benzetme belki de. bunlar mistik şeyler değildir; hakikatın kendisidir ancak, dünya inorganik bir vaziyette tekamül etmeye çalışırken hakkdan uzaklaşmış ve türk nedir, hun nedir, hak nedir, kişi nedir, kişioğlu nedir bunları unutmuşken; hakk, hukuk, adalet, insaniyet, merhamet nedir bilmez haldeyken; gerçeklerin adı kimi zaman mistik, bazen hurafe, bazen saçmalık, bazen acziyet de olmuştur.
hun, türk, insan birdir. hun bodununda gotlar ve niceleri; türük bodunun sogdlar ve niceleri de vardır. turan yaşamı, tanrının gah kitap yollayarak ve 99'unda 1 "eş-şafi" diyerek; gah davul çaldırarak "ong" verdirerek döndürdüğü hakikatin tecellisine giden yollardan biridir, güzeli ve ferahıdır. hun birliği demek; tevhid-i insan demektir. bu eğer hakikat bilincine ulaşmış bireylerden doğarsa, tevhid-i insan-ı kamil olur.
edit: kent sogdçadır.
"türk yalnız bir ırkın adı değil;
türk, adamların birliğidir."
türk, hun; insan demektir. temeldir çünkü tanrının buyruğunu temelde uzun süre taşımıştır. bu "adamlar" doğaya saygı duyup, binyıllarca göçebe yaşamışlardır. hun ve türk, yerde yaşayan insana denir. fransız devrimi denen ve dengeleri değiştiren evreden sonra tüm kavramlarda olduğu gibi bu kavramda da değişme ve saçmalama ve sıkışma, olumsuz yönde dönüşme olmuştur. tüm bilgelikler, uzaylı dünyasında saçma sapan hale gelmiş, devlet kavramı bile toprak üzerine dikenli tel çekip, diğer tarafdan geçeni vurmak misali bir bok olmuştur. orta çağ döneminde en azından organik bir devlet vardı ancak bu sonradan inorganik bir uzaylı işine dönüşmüştür. bugün ise türk'ü savunanın türkden haberi yoktur, yalan yanlış "türklüğün" başında tayip erdoğan misali bir adam, bulunmaktadır. siviller vurulmakdadır, diller konuşulamamakdadır. oysa ki, aksakallı türk babasının dediği barıştır. hünkar hacı bektaş-ı velinin dediği "düşmanın bile insan olduğunu unutma"dır.
evvel çağda kazma kürekle savaş kazanılıp, içteki iman ile çapa ile sopa ile hakk uğruna isyan edilebilirken, şimdiki insan-dışı yaradılışa aykırı silahlar ve kavramlar ile, kişioğlu bu inorganik dünyada sadece kölelik ve ölüm üzerine hayat denemez bir yaşam sürdürebilmektedir.
en basit örnek ile; tc vatandaşıyım deyip bir örgütü bitirmek istesen ve orduya katılıp silah sıksan; sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. diğer tarafdan ayrı bir devlet kurmak istesen ve pkk örgütüne girip de orduya silah sıksan, sadece ölürsün ve fikrin uğruna hiçbirşey yapamazsın. eski turan bilgeliğinin hakim olduğu toplumda ise; örneğin bir başkent ismi vardır ve pek güzeldir: ordubalıg. ordu-balıg. balık türkçe şehir demektir, şehir arapça, kent farsçadır. ordu-balıg ise ordu-şehirdir. yani bilindiği üzre türk boyu göçebedir ve, herkes halkdır ve gerektiği yerde savaşçıdır. ve göçerler, şehir kavramı obadır ve oba da gezebilir. ordu-şehir. dünya üzerinde hakim olduğu alan vardır ancak toprak yoktur çünkü toprak allahındır. o yüzden birey de bir ölçüde bunun organik bir üyesidir. imdiki çağdaki organik ve pasif kölelikden daha farklı bir konumu vardır. en azından dönüğü semahın bir faydası ve etkisi vardır. semahların deyişlerin etkisizleştdiği bu dünyadaki türk kavramı; türük ve hun mefhumundan soyutlandırılmış kof bir isimdir. bunun hakk ile buluşmasının rengi ise kahverengi, kızıl, yeşil ve mavidir. yani toprak, ateş, orman ve gökdür. hakk, burada tecelli etmiş ve hakk zaten "enel hakk" demiş olan kişioğlıdır. türk bilge kağan'ın dediği gibi; "tengri teg tengride bolmış"dır; "tanrı gibi tanrıda olmuş"dur. narkisos, kendi özünü, kalbinin aynası olan suda görmüş ve "aşık" ü mest olmuştur. hakk, su ve insan arasında kendi kendine muhabbet eylemiştir narkisosun nezdinde. "tanrınun görüp de benzeyün diye yarattığu mehdü" derken ezel akay'ın hacivat'ı, tüm bu hatıraların, insana hakiki insani hakk tecellisinin haberini veren bir haberci misali olan bir mehdiye benzetme belki de. bunlar mistik şeyler değildir; hakikatın kendisidir ancak, dünya inorganik bir vaziyette tekamül etmeye çalışırken hakkdan uzaklaşmış ve türk nedir, hun nedir, hak nedir, kişi nedir, kişioğlu nedir bunları unutmuşken; hakk, hukuk, adalet, insaniyet, merhamet nedir bilmez haldeyken; gerçeklerin adı kimi zaman mistik, bazen hurafe, bazen saçmalık, bazen acziyet de olmuştur.
hun, türk, insan birdir. hun bodununda gotlar ve niceleri; türük bodunun sogdlar ve niceleri de vardır. turan yaşamı, tanrının gah kitap yollayarak ve 99'unda 1 "eş-şafi" diyerek; gah davul çaldırarak "ong" verdirerek döndürdüğü hakikatin tecellisine giden yollardan biridir, güzeli ve ferahıdır. hun birliği demek; tevhid-i insan demektir. bu eğer hakikat bilincine ulaşmış bireylerden doğarsa, tevhid-i insan-ı kamil olur.
edit: kent sogdçadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar