bugün

iyiler
önce üzerinize sondalar takılır, sonra bu sondalar minik bir walkman büyüklüğündeki bir alete ince kablolarla bağlanır. bunlarn hepsi göğsünüze geçirdiğiniz ince bir filenin içine koyulur.

eğer kalbinizdeki problemin ne olduğu bulunamadıysa 24 saat kalp verilerinizi kayıt altına alıp izleme yapmak için kullanılır.

bir gün sonra aletten verileri alıp bakacaklardır.

ayrıca çooook rahatsız bir alettir, cyborg gibi gezersiniz. çıkarıp atasınızı getirendir, kaşındırandır.

allah belasını versindir.

of.
kendisiyle ilgili ilginç fikirlerim var. öncelikle ilk takılıdığı saatlerde kendinizi fbi ajanı gibi hissediyorsunuz. telsiz tarzı bir alet kablolarla size bağlanmış. yeşil bir ışık yanıp sönüyor. üstünde de beyaz seksi bir file. gizemli bir hava katıyor yani. sonra sokağa salıveriyorlar sizi yarın aynı saatte görüşürüz diyorlar. 1 gün boyunca kendinizi canlı saatli bomba gibi hissetmenize neden oluyor. evet ciddiyim. etraftaki garip bakışlardan anladım.
az önce taktılar, kendimi canlı bomba gibi hissediyorum.
şuan üstümde olan şey. rahatsız edici bişey. ama spora başlamadan önce önlem owlarak gittiğim kardiyoloğum efor testiyle beraber 1 günlüğüne taşımamı uygun gördü.

e 1 gün 1 ömrün yanında nedir ki?
toplam yedi tane yapışkan yuvarlak şeyi gögüs kafesinizde belli noktalara yapıştırıp üzerine kablolar takarlar. bir de çanta gibi izleme cihazını omzunuza asıverirler.
an itibariyle sahip olduğum kendimi bir garip hissetmeme sebep olan cihaz. zaten o koca yapışkanlar ha çıktı ha çıkacak, aman kablo oynadı bir şey mi var demekten doğru düzgün hareket edemiyorum ki, günlük rutin işimi nasıl yapayım. bence sağlıklı sonuç çıkmayacak *
ayrıca xray cihazından geçemiyoruz, röntgen tamografi vb. radyasyon içeren yerlerde bulunamıyoruz. telefon ve bilgisayar konusunda kısıtlama da yok.

faydalı tarafı da; cihaz karnıma denk geldiği için hamile olduğumu düşünen birinin bana otobüste yer vermesi.

ayrıca; file falan takılmadı kablolar öyle kıpraşıyor. *
24 saat aralıksız ekg çekimi gibidir, doğru ve eksiksiz kullanın.
şu an üstümde bulunan leş gibi kokan sinir bozucu bir kaşıntı hissi veren cihaz(makine).
Basit bir makine. Eski kaset çalat misali.
Hissetmiyorsun bile. Ertesi gün götürüyorsun.
şu an üstümde olan cihazdır kendisi. çok rahatsız edici ve sanki yapışkanlar çıkacak gibi. gece nasıl uyuyacağımı merak ediyorum.
kalbin ritmini 24 saat boyunca takip eden, hastayı bu süreç içersinde felçli adam gibi hissettiren alet. aman bir yere dokunmayim de sonuç düzgün çıksın dediğim günü dün gibi hatırlatırım.
herşeye rağmen ısrarlara dayanamayıp taktırdığım *, kendimi canlı bomba yada cyborg olarak hissettiren aletcikler. bir de tansiyon için olanı var Allah'ım o evlere şenlik. çalışmaya başladığında, elinde ne varsa bırakıp oturman ve kolunu serbest bırakman gerekiyor.

(bkz: terminatör)
an itibarı ile*, artık gereksiz olduğunu düşündüğüm ve taktırmaktan vazgeçtiğim aletçik.
taktiktan sonra 24 saat boyle robot gii gezersiniz ortalarda.
üzerinizde takılı olduğu sürece kaşıntı veren ve takılırken göğüs kıllarınıza veda etmenizi sağlayan alettir.
şu an üzerimde 2 adet bulunan alet.

Bir tansiyon bir de nabız için var. Sporda biraz abartınca saunada ufak bir çarpıntı sarsıntı yaşadı vücut. Sonra bu böyle 2 gün devam edince işyeri hekimine gittim o da doğal olarak kardiyoloğa sevk etti. Efor,ekg vs derken holterde takıldı 24 saat dolması bekleniyor.

Hastaneden gömleğin altına takılmış 2 holterle çıkınca boyundan geçen kablolar, karın ve yan bölgedeki çıkıntı sırtta sırt çantası ile tipik canlı bomba olarak görünüyordum. Metroya girdim hiç bir güvenlik durdurmadı çantamı sadece kontrol etti. Ama metroda insanların bakışı fenaydı. 2 kişi inene kadar dik dik baktı. Elimi çantaya atsam heralde döveceklerdi. Polise falan denk gelmemiş olmam şanstı gerçekten.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com