bugün
- amedspor26
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- bu ne hal yahu8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim40
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- galatasaray6
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek7
- yarma şeftali vs nektarin3
- şeftalinin tüylerini jiletle almak4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- aleksey batrakov28
- sözlük üzerinden alınan son dm5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- hidrojen bombası3
- fonma fontül fonyan fonya2
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- 7 kasım 2026 göztepe başakşehir maçı2
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- evde kalmış sözlüğe yemek resmi atıyor3
- galatasaray amed operasyonu7
- iran'a atom bombası atılması3
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- 25 yaşında hala çocuk yapmayı başaramamış kadın3
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- kötü bir insan mıyım ben9
- melikahmet turanspor3
- sözlüğün en iyi mutfağı2
- rafael leao3
- hamas denince akla gelenler14
- uludağ sözlük mobil site arayüzü3
- günün sözü8
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- siber saldırı 23 ekim 20262
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- fenerbahçe13
- yavıdice öğreniyoruz4
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer6
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- terapi niteliğindeki şeyler16
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- nervio31
- sözlüğün yeni tasarımı23
hastalık hastalığı.
siyasi ve şahsi yorumlu, bilim destekli bir kaç entry girmiş olup, hastalık hastası nick açılımıyla sözlüğe teşrif etmiş yeni bir yazar. hastalığı altı ay sonra geçtiğinde nick değiştirmek isteyebilir belki.
entry lerinde bahsettiği sürekli farklı güçler tarafından yönetilen, karıştırılan ülke ya da siyasi erkan yüzünden devletin edindiği hastalıktan sanki kurtulamayacakmış karamsarlığını da taşımaktadır. elbetteki kendi vücudumuzun yöneticisi olmak istememiz gibi büyük şirketler de dünyayı yönetmeyi isterler. bunun için de her yolu denerler. krizler ya da etnik köken sorunları, ayrı toprak isteyen ırkları desteklemek de başlıca yönetme politikalırının ipuçlarıdır.
ayrıca komünistleri anlayamama başlığı altında hastalıklı bireyin hastalık aşamasına gelmesinden bahsetmiş fakat hastalığından yine kendisinin kurtulabileceğinin güç de olsa farkında olamamıştır. sanırım hipokondriyasis olmasından ileri gelen bir ölümü bekleme durumu içerisine girmiştir kendisi. buna rağmen yine de hastalıktan çıkma umudu taşıdığını düşündüğümüz bu yazar sanırım klavye devrimciliğini desteklemektedir.
Varoluşçu yaklaşıma göre, bu bireylerin düşük benlik değerleri vardır ve bundan kaçmak için başkalarının ilgi ve dikkatlerini ararlar, ilgiyi ancak hastalık bahanesiyle elde edebileceklerine inanırlar imiş. ne lanet bir şeymiş bu ilgi istemek be kardeşim. her hastalığın başı da bu ilgisilik hissiyatları heralde.
Ağrı ve acı çekme, kabul edilemeyen suçluluk duygusu yüzünden kendini cezalandırmada ortaya çıkarmış. bu durumda hasta olmadığı halde acı çeken bu hastalar çok iyi secret uygulayıcısıdırlar bence. öyle ki düşledikleri tüm hastalıklara kısa sürede sahip olabiliyorlar.
bu hastaları asla, şikayetlerinin kendi uydurması olduğu yönünde iknaya çalışılmamalıymış. Hastanın, terapistiyle kurduğu güven dolu ilişki iyileşme sürecini kısaltırmış.
-yoo yoo kesinle ağrıların gerçekten ağrı ve atlatacak güce sahipsin demek en doğrusu imiş.
entry lerinde bahsettiği sürekli farklı güçler tarafından yönetilen, karıştırılan ülke ya da siyasi erkan yüzünden devletin edindiği hastalıktan sanki kurtulamayacakmış karamsarlığını da taşımaktadır. elbetteki kendi vücudumuzun yöneticisi olmak istememiz gibi büyük şirketler de dünyayı yönetmeyi isterler. bunun için de her yolu denerler. krizler ya da etnik köken sorunları, ayrı toprak isteyen ırkları desteklemek de başlıca yönetme politikalırının ipuçlarıdır.
ayrıca komünistleri anlayamama başlığı altında hastalıklı bireyin hastalık aşamasına gelmesinden bahsetmiş fakat hastalığından yine kendisinin kurtulabileceğinin güç de olsa farkında olamamıştır. sanırım hipokondriyasis olmasından ileri gelen bir ölümü bekleme durumu içerisine girmiştir kendisi. buna rağmen yine de hastalıktan çıkma umudu taşıdığını düşündüğümüz bu yazar sanırım klavye devrimciliğini desteklemektedir.
Varoluşçu yaklaşıma göre, bu bireylerin düşük benlik değerleri vardır ve bundan kaçmak için başkalarının ilgi ve dikkatlerini ararlar, ilgiyi ancak hastalık bahanesiyle elde edebileceklerine inanırlar imiş. ne lanet bir şeymiş bu ilgi istemek be kardeşim. her hastalığın başı da bu ilgisilik hissiyatları heralde.
Ağrı ve acı çekme, kabul edilemeyen suçluluk duygusu yüzünden kendini cezalandırmada ortaya çıkarmış. bu durumda hasta olmadığı halde acı çeken bu hastalar çok iyi secret uygulayıcısıdırlar bence. öyle ki düşledikleri tüm hastalıklara kısa sürede sahip olabiliyorlar.
bu hastaları asla, şikayetlerinin kendi uydurması olduğu yönünde iknaya çalışılmamalıymış. Hastanın, terapistiyle kurduğu güven dolu ilişki iyileşme sürecini kısaltırmış.
-yoo yoo kesinle ağrıların gerçekten ağrı ve atlatacak güce sahipsin demek en doğrusu imiş.
Sözlüğe gelmesi ile aydın yazarlarının sayısını 1 arttıran dobra yazar.
Ayrıca "terbiye" ve "edepli olmak" kavramlarının ne olduğunun kendisine ivedilikle öğretilmesi gereken bünyedir.
Yanılmamışım. Keşke yanılsaydım. Keşke muhattabına s*ktir çekmeyecek va kapçıkağızlı demeyecek bir seviye yoksunu olmasaydın.
Yobaz, telefon varyasonu, ödü bokuna karışan, şeytanca gibi sözlerine bir şey demiyorum, olabilir bende bunlara benzer sözler kullandım, kullanılır.
Ancak "s*ktir git ve kapçık ağızlı" sözleri sana hiç yakışmadı üstad! şurada iki laflayalım dedik sen konuyu namus meselesi gibi algıladın! olmadı bu! yakışmadı!
fikirler çarpışır, fikir sahipleri birbirlerine dokundurur ancak birbirlerine böyle yapmazlar! yapmamalılar!
herkes senin gibi düşünmek zorunda değil! kendinden olmayanları eleştir hatta dokundur ama küfür etmeye hakkın yoktur.
üzüldüm.
Yanılmamışım. Keşke yanılsaydım. Keşke muhattabına s*ktir çekmeyecek va kapçıkağızlı demeyecek bir seviye yoksunu olmasaydın.
Yobaz, telefon varyasonu, ödü bokuna karışan, şeytanca gibi sözlerine bir şey demiyorum, olabilir bende bunlara benzer sözler kullandım, kullanılır.
Ancak "s*ktir git ve kapçık ağızlı" sözleri sana hiç yakışmadı üstad! şurada iki laflayalım dedik sen konuyu namus meselesi gibi algıladın! olmadı bu! yakışmadı!
fikirler çarpışır, fikir sahipleri birbirlerine dokundurur ancak birbirlerine böyle yapmazlar! yapmamalılar!
herkes senin gibi düşünmek zorunda değil! kendinden olmayanları eleştir hatta dokundur ama küfür etmeye hakkın yoktur.
üzüldüm.
sağlıkla ilgili aşırı kaygı ve kuruntu durumu söz konusudur.
Bunlar, küçük rahatsızlıkları olsa bile sağlıkları konusunda aşırı kaygılanırlar. Bu belirti kaybolduğu zaman yerini başka bir tanesi alır. Bireyin birgün çenesi ağrıyabilir, diğer gün mide krampları çekebilir, üçüncü gün ise başağrıları olabilir. Bu şikayetler mantıklı bir yol izlemez. Varoluşçu yaklaşıma göre, bu bireylerin düşük benlik değerleri vardır ve bundan kaçmak için başkalarının ilgi ve dikkatlerini ararlar, ilgiyi ancak hastalık bahanesiyle elde edebileceklerine inanırlar.
birey duyduğu hastalık belirtilerinin kendisinde de olduğunu zanneder. kişi, hastalık hastasıdır.
babaanne hastalığı. ergenlerdede görülür.
Kişinin beden fonksiyonlarıyla aşırı derecede ilgilenmesi ve iç organların işlevlerinde bozukluk veya hastalık olduğu konusunda mantık dışı inanışlara sahip olması durumu.
Sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerin % 4-6 sında bu sorun görülür. Bu durum erkeklerde en sık 30, kadınlarda ise 40 yaşlarında ortaya çıkar. Hipokondrik kişiler kendilerinde ciddi bir hastalık olduğu konusuna dair kesin inançları vardır ve bu hastalığın iyileşme umudu yoktur.
Hasta kişinin vücut fonksiyonlarınave duyularına karşı doğuştan duyarlı olması ya da ağrı eşiğinin düşük olması mümkündür. Kabul edilemeyen suçluluk duygusu yüzünden kendini cezalandırmak isteyen birey bilinçdışı kaynaklı ağrı ve acı çekme hissi yaşayabilir. Kocasını kaybeden bir kadının aslında fiziksel bir temeli olmamasına rağmen rağmen sürekli olarak göğsünde ağrı hissetmesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. (Psikolojiye Giriş)
Sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerin % 4-6 sında bu sorun görülür. Bu durum erkeklerde en sık 30, kadınlarda ise 40 yaşlarında ortaya çıkar. Hipokondrik kişiler kendilerinde ciddi bir hastalık olduğu konusuna dair kesin inançları vardır ve bu hastalığın iyileşme umudu yoktur.
Hasta kişinin vücut fonksiyonlarınave duyularına karşı doğuştan duyarlı olması ya da ağrı eşiğinin düşük olması mümkündür. Kabul edilemeyen suçluluk duygusu yüzünden kendini cezalandırmak isteyen birey bilinçdışı kaynaklı ağrı ve acı çekme hissi yaşayabilir. Kocasını kaybeden bir kadının aslında fiziksel bir temeli olmamasına rağmen rağmen sürekli olarak göğsünde ağrı hissetmesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. (Psikolojiye Giriş)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com