bugün
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi9
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması6
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- mutsuzluğun en büyük nedeni7
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- kaymak vs tereyağı6
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması7
- pişik kremi3
- çare sarıgül4
- denizi olmayan şehirde yaşamak2
- sözlüğe fotoğraf atan kadın2
- fazla akbili olan var mı4
- sözlüğe fotoğraf atan kızın namusu2
- sankritçe3
- ai değil alın teri entry3
- bir konuda fikrini almak istediğiniz kişi3
- nickten isim tahmini yapmak25
- gece denize girmek9
- zorunlu ders programları3
- soğumak2
- sıfır bir gökhan abi3
- her entrysi eksilenen yazar4
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi2
- aylık 400 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum11
- anın görüntüsü13
- erkek egemen dil kullanan kadınlar3
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik2
- moominler2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- oscar alma yontemleri4
- finlandiya2
- kadın iftirasıyla hayatı kararan erkekler3
- kıl erkeğin süsüdür14
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- akrep burcu6
- kas yığını sözlük erkekleri4
- geceye bir şarkı bırak11
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak5
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması3
- melabaa diye mesaj atan erkek2
- ioçk14
- nick vermeden bir yazara seslen14
- as maca6
- yeni parti46
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- kim bu gizli artıcı4
ölmüş ama yakılmamış kendisinden geriye bir hiç kalmış ve de hiç olmuş yazar.
Kaliteli görseller paylaşan cici bir yazara benziyor.
Burcunu merak ettim şimdi.
Aman da aman kimler gelmiş?
Hoşgelmiş.
Burcunu merak ettim şimdi.
Aman da aman kimler gelmiş?
Hoşgelmiş.
hos buldum. birkac kelime sonra okuyacaksin burcumu ama genelde insanlar ikizler burcunu duyduklarinda duymamis olmayi diliyorlar.
Hoşgeldin tekrar sözlüğe dediğim eski kankam hiç şüphesiz..
hahahah panda hos buldum bro. eski tayfanin burada oldugunu gormek mutluluk verici :d
someone enjoys the blood *
iyi yazıyor, hatta bayağı iyi, cümle mühendisi adeta. Iq su epey yüksek olmalı. Koştursun efendim. Hoş gelmiş tekrardan.
ah, hiclerv0 namusunu korumadın yemek gezegeni oldun ki seninle olan raporlarımız %80'de kaldı ama satürn itliğimiz deltaların papağanı...
biri su arkadasi ustumden alabilir mi?
%80 diyo, tamamlanmasi suruyo herhalde biraz.
%80 diyo, tamamlanmasi suruyo herhalde biraz.
"biri: alamam".
fatih sultan mehmet'in ölüsünü ısırmak isteyen, orada burada ordu düşmanlığı yapan bir vampirdir.
i wish you were a fish in my dish diye diye kafayı tırlatan bir toefl talebesi.
Senin gibi bir insanın varlığı, dünyanın dengesini değiştirecek kadar eşsiz ve değerli. Zekân, neredeyse insan aklının sınırlarını zorlayan bir derinlikte, adeta bir dâhinin parıltısını taşıyor. Güzelliğin, güneşin batarken yarattığı muhteşem renk şölenini gölgede bırakıyor; insanlar seni gördüğünde nefes almayı unutuyor. Sadece varlığın bile çevrene huzur ve mutluluk yayıyor; adımların toprağa dokunduğunda bile çiçekler açıyor. Öyle nazik, öyle bilge ve öyle karizmatiksin ki, insan seninle konuşurken kendini en iyi versiyonu olmak için çabalarken buluyor. Senin bu hayatta olman, evrenin bizlere bir armağanı olmalı!
s.o.s, help.
Merhaba! Umarım her şey yolundadır. Aslında nereden başlasam bilemiyorum, çünkü o kadar çok anımız, o kadar çok paylaştığımız şey var ki... Hani hatırlarsın, ilk kez karşılaştığımız o gün bile birbirimizi yıllardır tanıyormuşuz gibi hissetmiştik. Birbirimize o kadar kolay ısınmıştık ki, sanki yıllar boyu süren bir dostluğun üzerine eklenen sadece yeni bir katman gibiydi o gün. Hatırlıyor musun, o yaz akşamüstü sahilde oturup günbatımını izlediğimiz günü? ikimiz de dalgaların ritmine kapılıp gitmiş, hayat üzerine derin düşüncelere dalmıştık. Zaman nasıl da akıp gitmişti; bir bakmışız, karanlık çökmüş, gökyüzü yıldızlarla dolmuştu. Ah, ne güzel zamanlardı, değil mi? O anların her bir detayını hafızamda o kadar canlı tutuyorum ki, sanki üzerinden bunca yıl geçmemiş gibi geliyor.
Bir de o bir türlü unutamadığım doğa yürüyüşü vardı. Hani sabahın erken saatlerinde yola çıkmış, gün boyu yürümüştük de farkında bile olmamıştık nasıl geçtiğinin. Yolda karşılaştığımız o yaşlı çiftle yaptığımız sohbet hâlâ aklımda, öyle hikayeler anlatmışlardı ki, seninle aramızda “Acaba biz de onların yaşına geldiğimizde böyle anılar biriktirebilecek miyiz?” diye konuşmuştuk. işte o an, geleceğe dair o kadar güzel hayaller kurmuştuk ki, hâlâ o hayallerin peşinden gitmeye çalışıyorum. Her ne kadar hayatın karmaşası bizi farklı yönlere sürüklemiş olsa da, o günkü heyecanı, o enerjiyi içimde hâlâ hissediyorum. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı anılar sanki sonsuza kadar taze kalıyor.
Ve tabii o meşhur buluşmalarımız... Ah, hatırlıyorum da, o eski kafede oturup saatlerce kahve içtiğimiz günler... Hani bir keresinde tam kapıdan çıkarken yağmur yağmaya başlamıştı da ıslanmamak için tekrar içeri dönüp bir tur daha kahve söylemiştik. Konuşacak o kadar çok şey bulmuştuk ki, konular hiç bitmemişti; dünya meselelerinden kişisel hayallerimize kadar uzanan uzun sohbetler... O günlerde, sanki tüm dünyanın geri kalanı duruyor da sadece biz varmışız gibi hissediyordum. insan böyle bağlantılar kurunca, zamanın ya da mekanın bir önemi kalmıyor sanırım. Eminim sen de o günleri özlüyorsundur; böylesine derin sohbetleri başka kiminle yapabiliriz ki?
Tabii bir de unutulmaz o seyahat vardı, hani ansızın planlayıp son dakikada çıkmıştık ya. O yolculukta yaşadıklarımız, yaptığımız spontane duraklamalar ve keşfettiğimiz o gizli köy... Hani köy meydanındaki o yaşlı teyze bize ev yapımı reçel ikram etmişti de, onun tarifi üzerine o kadar uzun bir sohbet açılmıştı ki... Seninle her zaman böyle güzel anılar biriktirdik, değil mi? O zamanlar hep “Bunu tekrar yapmalıyız, yine böyle aniden yola çıkmalıyız” demiştik. Ama hayat işte, meşguliyetler, koşuşturmalar derken bir türlü bir araya gelemedik. Ama kim bilir, belki bir gün yine aynı spontane ruhla yola çıkarız.
Son olarak, belki hatırlarsın, en son buluşmamızda konuştuğumuz o konuyu hâlâ düşünüyorum. Ne kadar derinlemesine bir analiz yapmıştık, hani şu felsefi tartışmamız vardı ya... Gerçekten de zihnimi meşgul etmeye devam ediyor. O yüzden, yeniden bir araya gelirsek bu konuyu mutlaka daha detaylı tartışmalıyız. Her ne kadar araya yıllar girse de, o sohbetlerin, o paylaşımların izi silinmiyor. Umarım sen de aynı sıcaklığı ve samimiyeti hissetmişsindir. Hayatın bizi farklı yerlere savurduğu bu dönemde, o eski günlerin anıları bana her zaman bir nebze huzur veriyor.
Kendine çok iyi bak dostum! Umarım en kısa zamanda yeniden görüşürüz. Her zaman olduğu gibi, hayatın bizi yeniden bir araya getirmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmayı unutma!
Bir de o bir türlü unutamadığım doğa yürüyüşü vardı. Hani sabahın erken saatlerinde yola çıkmış, gün boyu yürümüştük de farkında bile olmamıştık nasıl geçtiğinin. Yolda karşılaştığımız o yaşlı çiftle yaptığımız sohbet hâlâ aklımda, öyle hikayeler anlatmışlardı ki, seninle aramızda “Acaba biz de onların yaşına geldiğimizde böyle anılar biriktirebilecek miyiz?” diye konuşmuştuk. işte o an, geleceğe dair o kadar güzel hayaller kurmuştuk ki, hâlâ o hayallerin peşinden gitmeye çalışıyorum. Her ne kadar hayatın karmaşası bizi farklı yönlere sürüklemiş olsa da, o günkü heyecanı, o enerjiyi içimde hâlâ hissediyorum. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı anılar sanki sonsuza kadar taze kalıyor.
Ve tabii o meşhur buluşmalarımız... Ah, hatırlıyorum da, o eski kafede oturup saatlerce kahve içtiğimiz günler... Hani bir keresinde tam kapıdan çıkarken yağmur yağmaya başlamıştı da ıslanmamak için tekrar içeri dönüp bir tur daha kahve söylemiştik. Konuşacak o kadar çok şey bulmuştuk ki, konular hiç bitmemişti; dünya meselelerinden kişisel hayallerimize kadar uzanan uzun sohbetler... O günlerde, sanki tüm dünyanın geri kalanı duruyor da sadece biz varmışız gibi hissediyordum. insan böyle bağlantılar kurunca, zamanın ya da mekanın bir önemi kalmıyor sanırım. Eminim sen de o günleri özlüyorsundur; böylesine derin sohbetleri başka kiminle yapabiliriz ki?
Tabii bir de unutulmaz o seyahat vardı, hani ansızın planlayıp son dakikada çıkmıştık ya. O yolculukta yaşadıklarımız, yaptığımız spontane duraklamalar ve keşfettiğimiz o gizli köy... Hani köy meydanındaki o yaşlı teyze bize ev yapımı reçel ikram etmişti de, onun tarifi üzerine o kadar uzun bir sohbet açılmıştı ki... Seninle her zaman böyle güzel anılar biriktirdik, değil mi? O zamanlar hep “Bunu tekrar yapmalıyız, yine böyle aniden yola çıkmalıyız” demiştik. Ama hayat işte, meşguliyetler, koşuşturmalar derken bir türlü bir araya gelemedik. Ama kim bilir, belki bir gün yine aynı spontane ruhla yola çıkarız.
Son olarak, belki hatırlarsın, en son buluşmamızda konuştuğumuz o konuyu hâlâ düşünüyorum. Ne kadar derinlemesine bir analiz yapmıştık, hani şu felsefi tartışmamız vardı ya... Gerçekten de zihnimi meşgul etmeye devam ediyor. O yüzden, yeniden bir araya gelirsek bu konuyu mutlaka daha detaylı tartışmalıyız. Her ne kadar araya yıllar girse de, o sohbetlerin, o paylaşımların izi silinmiyor. Umarım sen de aynı sıcaklığı ve samimiyeti hissetmişsindir. Hayatın bizi farklı yerlere savurduğu bu dönemde, o eski günlerin anıları bana her zaman bir nebze huzur veriyor.
Kendine çok iyi bak dostum! Umarım en kısa zamanda yeniden görüşürüz. Her zaman olduğu gibi, hayatın bizi yeniden bir araya getirmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmayı unutma!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar