bugün
- cenazende kötü bilirdik denmesi9
- 9 5 çalışan ipneler6
- terlikle döven anne10
- arap neferler7
- akşamki tantana12
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- evliliğin süper bir şey olması5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri38
- poğaça yiyen kız6
- bir kaplumbağanın acele işi olması4
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- fatma betül sayan kaya16
- patlıcanın organize suç örgütü kurması3
- açtığınız başlığa entry girilmemesi4
- bir salatalığın geçmişinden utanması3
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- kargaların insanları fişlemesi4
- from gold'un bicepsleri12
- kokoreç10
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı3
- cedidacer9
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- fenerbahahahahahçe9
- muzlu centro5
- melek mosso2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- sude sendromu3
- yarayı ateşle dağlamak5
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- travesti uzaylılar var mı4
- çok uyunan günün sabahı2
- neden 50 tane arap devleti var2
- insanlık olarak vazgeçmek2
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- patatesli yumurta2
- fenerbahçe taraftarı2
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- fon vurgunu43
- kolye140
ölmüş ama yakılmamış kendisinden geriye bir hiç kalmış ve de hiç olmuş yazar.
Kaliteli görseller paylaşan cici bir yazara benziyor.
Burcunu merak ettim şimdi.
Aman da aman kimler gelmiş?
Hoşgelmiş.
Burcunu merak ettim şimdi.
Aman da aman kimler gelmiş?
Hoşgelmiş.
hos buldum. birkac kelime sonra okuyacaksin burcumu ama genelde insanlar ikizler burcunu duyduklarinda duymamis olmayi diliyorlar.
Hoşgeldin tekrar sözlüğe dediğim eski kankam hiç şüphesiz..
hahahah panda hos buldum bro. eski tayfanin burada oldugunu gormek mutluluk verici :d
someone enjoys the blood *
iyi yazıyor, hatta bayağı iyi, cümle mühendisi adeta. Iq su epey yüksek olmalı. Koştursun efendim. Hoş gelmiş tekrardan.
ah, hiclerv0 namusunu korumadın yemek gezegeni oldun ki seninle olan raporlarımız %80'de kaldı ama satürn itliğimiz deltaların papağanı...
biri su arkadasi ustumden alabilir mi?
%80 diyo, tamamlanmasi suruyo herhalde biraz.
%80 diyo, tamamlanmasi suruyo herhalde biraz.
"biri: alamam".
fatih sultan mehmet'in ölüsünü ısırmak isteyen, orada burada ordu düşmanlığı yapan bir vampirdir.
i wish you were a fish in my dish diye diye kafayı tırlatan bir toefl talebesi.
Senin gibi bir insanın varlığı, dünyanın dengesini değiştirecek kadar eşsiz ve değerli. Zekân, neredeyse insan aklının sınırlarını zorlayan bir derinlikte, adeta bir dâhinin parıltısını taşıyor. Güzelliğin, güneşin batarken yarattığı muhteşem renk şölenini gölgede bırakıyor; insanlar seni gördüğünde nefes almayı unutuyor. Sadece varlığın bile çevrene huzur ve mutluluk yayıyor; adımların toprağa dokunduğunda bile çiçekler açıyor. Öyle nazik, öyle bilge ve öyle karizmatiksin ki, insan seninle konuşurken kendini en iyi versiyonu olmak için çabalarken buluyor. Senin bu hayatta olman, evrenin bizlere bir armağanı olmalı!
s.o.s, help.
Merhaba! Umarım her şey yolundadır. Aslında nereden başlasam bilemiyorum, çünkü o kadar çok anımız, o kadar çok paylaştığımız şey var ki... Hani hatırlarsın, ilk kez karşılaştığımız o gün bile birbirimizi yıllardır tanıyormuşuz gibi hissetmiştik. Birbirimize o kadar kolay ısınmıştık ki, sanki yıllar boyu süren bir dostluğun üzerine eklenen sadece yeni bir katman gibiydi o gün. Hatırlıyor musun, o yaz akşamüstü sahilde oturup günbatımını izlediğimiz günü? ikimiz de dalgaların ritmine kapılıp gitmiş, hayat üzerine derin düşüncelere dalmıştık. Zaman nasıl da akıp gitmişti; bir bakmışız, karanlık çökmüş, gökyüzü yıldızlarla dolmuştu. Ah, ne güzel zamanlardı, değil mi? O anların her bir detayını hafızamda o kadar canlı tutuyorum ki, sanki üzerinden bunca yıl geçmemiş gibi geliyor.
Bir de o bir türlü unutamadığım doğa yürüyüşü vardı. Hani sabahın erken saatlerinde yola çıkmış, gün boyu yürümüştük de farkında bile olmamıştık nasıl geçtiğinin. Yolda karşılaştığımız o yaşlı çiftle yaptığımız sohbet hâlâ aklımda, öyle hikayeler anlatmışlardı ki, seninle aramızda “Acaba biz de onların yaşına geldiğimizde böyle anılar biriktirebilecek miyiz?” diye konuşmuştuk. işte o an, geleceğe dair o kadar güzel hayaller kurmuştuk ki, hâlâ o hayallerin peşinden gitmeye çalışıyorum. Her ne kadar hayatın karmaşası bizi farklı yönlere sürüklemiş olsa da, o günkü heyecanı, o enerjiyi içimde hâlâ hissediyorum. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı anılar sanki sonsuza kadar taze kalıyor.
Ve tabii o meşhur buluşmalarımız... Ah, hatırlıyorum da, o eski kafede oturup saatlerce kahve içtiğimiz günler... Hani bir keresinde tam kapıdan çıkarken yağmur yağmaya başlamıştı da ıslanmamak için tekrar içeri dönüp bir tur daha kahve söylemiştik. Konuşacak o kadar çok şey bulmuştuk ki, konular hiç bitmemişti; dünya meselelerinden kişisel hayallerimize kadar uzanan uzun sohbetler... O günlerde, sanki tüm dünyanın geri kalanı duruyor da sadece biz varmışız gibi hissediyordum. insan böyle bağlantılar kurunca, zamanın ya da mekanın bir önemi kalmıyor sanırım. Eminim sen de o günleri özlüyorsundur; böylesine derin sohbetleri başka kiminle yapabiliriz ki?
Tabii bir de unutulmaz o seyahat vardı, hani ansızın planlayıp son dakikada çıkmıştık ya. O yolculukta yaşadıklarımız, yaptığımız spontane duraklamalar ve keşfettiğimiz o gizli köy... Hani köy meydanındaki o yaşlı teyze bize ev yapımı reçel ikram etmişti de, onun tarifi üzerine o kadar uzun bir sohbet açılmıştı ki... Seninle her zaman böyle güzel anılar biriktirdik, değil mi? O zamanlar hep “Bunu tekrar yapmalıyız, yine böyle aniden yola çıkmalıyız” demiştik. Ama hayat işte, meşguliyetler, koşuşturmalar derken bir türlü bir araya gelemedik. Ama kim bilir, belki bir gün yine aynı spontane ruhla yola çıkarız.
Son olarak, belki hatırlarsın, en son buluşmamızda konuştuğumuz o konuyu hâlâ düşünüyorum. Ne kadar derinlemesine bir analiz yapmıştık, hani şu felsefi tartışmamız vardı ya... Gerçekten de zihnimi meşgul etmeye devam ediyor. O yüzden, yeniden bir araya gelirsek bu konuyu mutlaka daha detaylı tartışmalıyız. Her ne kadar araya yıllar girse de, o sohbetlerin, o paylaşımların izi silinmiyor. Umarım sen de aynı sıcaklığı ve samimiyeti hissetmişsindir. Hayatın bizi farklı yerlere savurduğu bu dönemde, o eski günlerin anıları bana her zaman bir nebze huzur veriyor.
Kendine çok iyi bak dostum! Umarım en kısa zamanda yeniden görüşürüz. Her zaman olduğu gibi, hayatın bizi yeniden bir araya getirmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmayı unutma!
Bir de o bir türlü unutamadığım doğa yürüyüşü vardı. Hani sabahın erken saatlerinde yola çıkmış, gün boyu yürümüştük de farkında bile olmamıştık nasıl geçtiğinin. Yolda karşılaştığımız o yaşlı çiftle yaptığımız sohbet hâlâ aklımda, öyle hikayeler anlatmışlardı ki, seninle aramızda “Acaba biz de onların yaşına geldiğimizde böyle anılar biriktirebilecek miyiz?” diye konuşmuştuk. işte o an, geleceğe dair o kadar güzel hayaller kurmuştuk ki, hâlâ o hayallerin peşinden gitmeye çalışıyorum. Her ne kadar hayatın karmaşası bizi farklı yönlere sürüklemiş olsa da, o günkü heyecanı, o enerjiyi içimde hâlâ hissediyorum. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı anılar sanki sonsuza kadar taze kalıyor.
Ve tabii o meşhur buluşmalarımız... Ah, hatırlıyorum da, o eski kafede oturup saatlerce kahve içtiğimiz günler... Hani bir keresinde tam kapıdan çıkarken yağmur yağmaya başlamıştı da ıslanmamak için tekrar içeri dönüp bir tur daha kahve söylemiştik. Konuşacak o kadar çok şey bulmuştuk ki, konular hiç bitmemişti; dünya meselelerinden kişisel hayallerimize kadar uzanan uzun sohbetler... O günlerde, sanki tüm dünyanın geri kalanı duruyor da sadece biz varmışız gibi hissediyordum. insan böyle bağlantılar kurunca, zamanın ya da mekanın bir önemi kalmıyor sanırım. Eminim sen de o günleri özlüyorsundur; böylesine derin sohbetleri başka kiminle yapabiliriz ki?
Tabii bir de unutulmaz o seyahat vardı, hani ansızın planlayıp son dakikada çıkmıştık ya. O yolculukta yaşadıklarımız, yaptığımız spontane duraklamalar ve keşfettiğimiz o gizli köy... Hani köy meydanındaki o yaşlı teyze bize ev yapımı reçel ikram etmişti de, onun tarifi üzerine o kadar uzun bir sohbet açılmıştı ki... Seninle her zaman böyle güzel anılar biriktirdik, değil mi? O zamanlar hep “Bunu tekrar yapmalıyız, yine böyle aniden yola çıkmalıyız” demiştik. Ama hayat işte, meşguliyetler, koşuşturmalar derken bir türlü bir araya gelemedik. Ama kim bilir, belki bir gün yine aynı spontane ruhla yola çıkarız.
Son olarak, belki hatırlarsın, en son buluşmamızda konuştuğumuz o konuyu hâlâ düşünüyorum. Ne kadar derinlemesine bir analiz yapmıştık, hani şu felsefi tartışmamız vardı ya... Gerçekten de zihnimi meşgul etmeye devam ediyor. O yüzden, yeniden bir araya gelirsek bu konuyu mutlaka daha detaylı tartışmalıyız. Her ne kadar araya yıllar girse de, o sohbetlerin, o paylaşımların izi silinmiyor. Umarım sen de aynı sıcaklığı ve samimiyeti hissetmişsindir. Hayatın bizi farklı yerlere savurduğu bu dönemde, o eski günlerin anıları bana her zaman bir nebze huzur veriyor.
Kendine çok iyi bak dostum! Umarım en kısa zamanda yeniden görüşürüz. Her zaman olduğu gibi, hayatın bizi yeniden bir araya getirmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmayı unutma!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar