bugün

bir yerlerde bir parçasını bırakmış olmak ya da kaybedecek kadar bile sahip olamamaktır o şeye. umut bağlanılan tüm gerçeklerin kıldan ucurtma ipleri oldugunu anlamak gec olmaz ne yazık ki. seni seviyorum derken bile birilerine dilinde adı konmamış yüzlerce dua susar. aramazken bir şeyleri gözleriniz hep o bilinmeyende takılı kalır. utanarak yalan söylemektir kimi zaman, kimi zaman kendini bir yazıda anlamaktır. yazdıktan sonra dönüp sırlı bir aynaya bakar gibi kendine bakmaktır. gördüğü suretten utanmaktır belki de...

hep eksik kalmak bir türlü tamamlanamayan bir kum saati boşluğunda akan bir nehir gibidir.

hep eksik kalmak susuzluğun ortasında güneşe aç olmaktır.

hep eksik kalmak süslü kelimelerin diline dökülen mühür sonrası hep eksik kalmaktır.

acımaktır kendi kendine

ve ağlamaktır haline.
feel in the blanks..
herhangi bir karmaşa içerisinde unutmaktı tam olmayı, tam olamamak bürümüş olsa gerek ki insanı ,eksikliyi görememek zaafın devrede olduğu anlardadır insanda sadece...
(bkz: platonik aşk)
eksikliği yaşatan durumun yerinin hiç doldurulamayacağına inanılıp bu ruhsal durumdan kurtulamama hali.
© copyright 2005 - 2026