bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- almanya7
- danimarka5
- coca cola zero gerçekten zararlı mı8
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- içi ve dışı farklı olan insan7
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- manifest grubu vs tarkan16
- luks araba almak6
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- mehdiye inanıyor musunuz10
- bir insanın arkasından konuşmak6
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin7
- yeni parti51
- islam düşmanlarına bir soru9
- gürcistan2
- bülent ersoy2
- termosa bira koymak2
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- yoran insanların ortak özellikleri3
- sibel can2
- hikayeyi devam ettir52
- dolunayı seyretmek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- kaş rengini açma2
- eren kaşıkçı6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- bmw3
- fenerbahçe5
- gelecek partisi4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- cherry tiggo4
- nickten isim tahmini yapmak72
- sözlük kızlarının kekleri11
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
- film izlerken kendini filmin içinde zannetmek2
- adem ile havva'nın siyahi olması3
- yukarı kattan gelen ahh sesi3
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
"iyiyim" demek adetten olmuş. içinin sıkkınlığını belli etmemek, üzüntüyü bastırmak mertlik, yücelik. çok konuşmamak erdem olmuş, sevdiğini belli etmemek onur. yangınlarda yanan yüreğe su vermek zayıflık olmuş.
odasının rengi belli değilmiş, hep siyah görmüş gözleri. perdeleri, gündüz sarıya çalarmış güneşten; geceleri siyaha yakınmış karanlıktan. ay bazen değermiş odasına aydınlanır gibi olurmuş odası. yatağından kalktığı en uzak mesafe mutfakmış bir de tuvalet. karnı acıktığından kullanmazmış mutfağı, tuvalletten aldığı tuvalet kağıdıyla gözünün yaşını silermiş de kalkıp çöpe atarmış mutfakta. etrafına da bırakabilirdi gözyaşını sileni ama "ona" benzetiyordu mendilleri. çevresinde olsun istemiyordu. çöpe atmak iyi geliyordu. hem ayakları açılıyordu o kısacık mesafeyi yürürken. sonra minderine oturuyor, dizlerini kendine çekip, başını- yaslayacak omuzu olmadığından- dizlerine koyup ağlıyordu. elinde küçük bir taşla... "ne o" diye sormayın!
aynaya baktığında şişmiş gözlerine acıyor, kendini seviyordu üzülmesin diye. bir kendine kıyamıyordu. o yüzdendi çökmüş midesine bakarken ki ağlayışı. kuru bir ekmeği bölerken yere dökülen kırıkları eğilip almaya hali yoktu ama korkuyordu üstlerine basıp gece uyuyamamaktan. yeri temizledikten sonra ekmeği ağzına götürüyordu hem ağlıyor hem midesiyle kouşuyordu. karnı her guruldadığında onu elleriye seviyordu. sessiz odasında bir karnıydı onunla konuşan ya da ona öyle geliyordu , öyle olmasını ümit ediyordu. kendi sesini duymayı özlemişti işte şimdi bağıra bağıra şarkı söylüyordu.
renkler ne de güzel, renkler deli eder....
odasının rengi belli değilmiş, hep siyah görmüş gözleri. perdeleri, gündüz sarıya çalarmış güneşten; geceleri siyaha yakınmış karanlıktan. ay bazen değermiş odasına aydınlanır gibi olurmuş odası. yatağından kalktığı en uzak mesafe mutfakmış bir de tuvalet. karnı acıktığından kullanmazmış mutfağı, tuvalletten aldığı tuvalet kağıdıyla gözünün yaşını silermiş de kalkıp çöpe atarmış mutfakta. etrafına da bırakabilirdi gözyaşını sileni ama "ona" benzetiyordu mendilleri. çevresinde olsun istemiyordu. çöpe atmak iyi geliyordu. hem ayakları açılıyordu o kısacık mesafeyi yürürken. sonra minderine oturuyor, dizlerini kendine çekip, başını- yaslayacak omuzu olmadığından- dizlerine koyup ağlıyordu. elinde küçük bir taşla... "ne o" diye sormayın!
aynaya baktığında şişmiş gözlerine acıyor, kendini seviyordu üzülmesin diye. bir kendine kıyamıyordu. o yüzdendi çökmüş midesine bakarken ki ağlayışı. kuru bir ekmeği bölerken yere dökülen kırıkları eğilip almaya hali yoktu ama korkuyordu üstlerine basıp gece uyuyamamaktan. yeri temizledikten sonra ekmeği ağzına götürüyordu hem ağlıyor hem midesiyle kouşuyordu. karnı her guruldadığında onu elleriye seviyordu. sessiz odasında bir karnıydı onunla konuşan ya da ona öyle geliyordu , öyle olmasını ümit ediyordu. kendi sesini duymayı özlemişti işte şimdi bağıra bağıra şarkı söylüyordu.
renkler ne de güzel, renkler deli eder....
grinin ta kendisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar