bugün
- kuran da namaz yok15
- erkeklerin öküzlük sorunu10
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- kadınlar arası rekabet7
- kadın kadının destekçidir4
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi3
- çorum kalesi4
- neden namaz kılmıyorsun2
- velvet18
- katates ve gocu6
- ısparta simidi2
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum3
- arkadaşlar uyudunuz mu9
- erkek gibi konuşan kız6
- erdal beşikçioğlu4
- yoran insanların ortak özellikleri8
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi7
- film izlerken sevişmek6
- insan olmaya ceyrek kala17
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- tamer yiğit3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- eren kaşıkçı8
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- seri gizli artı oy veren melek11
- ha diyen kız3
- hikayeyi devam ettir52
- yeni parti51
- oooo manifest4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak5
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj7
- manifest grubu vs tarkan16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- nickten isim tahmini yapmak72
- gece denize girmek20
- sana ne ifadesinin ayrı yazılması2
- benkimki7
- ona bir şey söyle10
- mehdiye inanıyor musunuz10
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi8
- almanya7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- islam düşmanlarına bir soru9
"iyiyim" demek adetten olmuş. içinin sıkkınlığını belli etmemek, üzüntüyü bastırmak mertlik, yücelik. çok konuşmamak erdem olmuş, sevdiğini belli etmemek onur. yangınlarda yanan yüreğe su vermek zayıflık olmuş.
odasının rengi belli değilmiş, hep siyah görmüş gözleri. perdeleri, gündüz sarıya çalarmış güneşten; geceleri siyaha yakınmış karanlıktan. ay bazen değermiş odasına aydınlanır gibi olurmuş odası. yatağından kalktığı en uzak mesafe mutfakmış bir de tuvalet. karnı acıktığından kullanmazmış mutfağı, tuvalletten aldığı tuvalet kağıdıyla gözünün yaşını silermiş de kalkıp çöpe atarmış mutfakta. etrafına da bırakabilirdi gözyaşını sileni ama "ona" benzetiyordu mendilleri. çevresinde olsun istemiyordu. çöpe atmak iyi geliyordu. hem ayakları açılıyordu o kısacık mesafeyi yürürken. sonra minderine oturuyor, dizlerini kendine çekip, başını- yaslayacak omuzu olmadığından- dizlerine koyup ağlıyordu. elinde küçük bir taşla... "ne o" diye sormayın!
aynaya baktığında şişmiş gözlerine acıyor, kendini seviyordu üzülmesin diye. bir kendine kıyamıyordu. o yüzdendi çökmüş midesine bakarken ki ağlayışı. kuru bir ekmeği bölerken yere dökülen kırıkları eğilip almaya hali yoktu ama korkuyordu üstlerine basıp gece uyuyamamaktan. yeri temizledikten sonra ekmeği ağzına götürüyordu hem ağlıyor hem midesiyle kouşuyordu. karnı her guruldadığında onu elleriye seviyordu. sessiz odasında bir karnıydı onunla konuşan ya da ona öyle geliyordu , öyle olmasını ümit ediyordu. kendi sesini duymayı özlemişti işte şimdi bağıra bağıra şarkı söylüyordu.
renkler ne de güzel, renkler deli eder....
odasının rengi belli değilmiş, hep siyah görmüş gözleri. perdeleri, gündüz sarıya çalarmış güneşten; geceleri siyaha yakınmış karanlıktan. ay bazen değermiş odasına aydınlanır gibi olurmuş odası. yatağından kalktığı en uzak mesafe mutfakmış bir de tuvalet. karnı acıktığından kullanmazmış mutfağı, tuvalletten aldığı tuvalet kağıdıyla gözünün yaşını silermiş de kalkıp çöpe atarmış mutfakta. etrafına da bırakabilirdi gözyaşını sileni ama "ona" benzetiyordu mendilleri. çevresinde olsun istemiyordu. çöpe atmak iyi geliyordu. hem ayakları açılıyordu o kısacık mesafeyi yürürken. sonra minderine oturuyor, dizlerini kendine çekip, başını- yaslayacak omuzu olmadığından- dizlerine koyup ağlıyordu. elinde küçük bir taşla... "ne o" diye sormayın!
aynaya baktığında şişmiş gözlerine acıyor, kendini seviyordu üzülmesin diye. bir kendine kıyamıyordu. o yüzdendi çökmüş midesine bakarken ki ağlayışı. kuru bir ekmeği bölerken yere dökülen kırıkları eğilip almaya hali yoktu ama korkuyordu üstlerine basıp gece uyuyamamaktan. yeri temizledikten sonra ekmeği ağzına götürüyordu hem ağlıyor hem midesiyle kouşuyordu. karnı her guruldadığında onu elleriye seviyordu. sessiz odasında bir karnıydı onunla konuşan ya da ona öyle geliyordu , öyle olmasını ümit ediyordu. kendi sesini duymayı özlemişti işte şimdi bağıra bağıra şarkı söylüyordu.
renkler ne de güzel, renkler deli eder....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar