bugün
- foşik törklörön liginde birinci amedspor18
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok18
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm13
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması4
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım2
- parcalandim toparlanamiyorum313
- iş arayanların aslında para araması5
- aşk-ı memnu3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- mustafa topaloğlu2
- debelenmek2
- düşün ki o bunu okuyor6
- türkler ile moğollar kardeştir11
- simko33
- anın görüntüsü28
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek2
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- musa anter2
- emeviler6
- basketbol2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek3
- game of thrones taki kerhaneci17
- terör örgütünün silah bırakmaması3
- claudian clouds43
- otopsiraporlari2
- ölümden korkuyor musunuz34
- ktç camdan atladı apandisti patladı2
- morkstar4
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- kürdistan11
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- arap örfü mü yahudi örfü mü2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- nervio16
- dar mini etekli kadın2
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- amedspor'un götü kalkan beşiktaş'a döşeyeceği boru2
- sahilde ağlamak2
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- güzel türkiyem3
- vercenmi3
- herkese benden karı2
- imamoğlu'nun erdoğan'ın abd ziyaretine tepkisi2
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi2
- istanbul da para harcanacak çok yer olması3
heidegger terminolojisine ait bir kavram. heidegger, derrida'dan önce yazı, söz ve dil ayrımına gitmişti. Gittiği bu ayrımda birtakım sözcüklerin yazıda kastedilen anlamı sağlayamadığını keşfetti. Bu tür kelimeler amaçlanan anlama götürmüyordu fakat okuyucu tarafından daha öncesindeki ve sonrasındaki açıklamalar ile kastedileni karşılıyordu. ancak yine de tek bir cümle yahut açıklamasız bir yazı içinde arzu edilen manayı tam olarak ifade etmiyordu. fakat yine de bu sözcükten başka bir sözcük de bu sözcük kadar yaklaşamıyor ve böyle olmasa dahi o sözcüğün yerine başka bir kelime kullanıldığında unutulma, tahrif edilme tehlikesi ortaya çıkıyor.
mesela; eski yunancada doğa kelimesi ışığa/açığa çıkmak/doğmak/doğrulmak kökünden gelen phusis ile eşleşirken felsefenin latinceye geçişinde bu kelime natura sözcüğüne dönüşerek yüzyıllarca süren bir tahrife neden oldu. bu, bir hakim kelime örneği değil ama bir kelime yerine başka bir kelime kullanıldığında ortaya çıkan bir problem.
tahmin edileceği üzere heidegger burada hakim kelime ile "varlık" kelimesini kasteder. dil, varlığı açıklama yetisine sahip değildir ama yazıda varlık kelimesi yerine başka bir kelime de kullanılamaz. her ne kadar açıklanamaz bir kavram olarak yer tutsa da yerine başka bir kelime getirilemez. bu yüzden bu kelime istenen anlamı sağlamasa dahi orada olmak zorundadır. işte bu gibi kelimelere heidegger hakim kelime der.
tabii bu hakim kelimeyi kullanırken sous rature dediğimiz üstünü silme yöntemi kullanılır. yani varlık kelimesi üstü çizilmiş halde yazıdadır ama üzeri siliktir. anlamı tam olarak vermediği için hem orada değildir hem de başka bir kelime kullanılamayacağından oradadır.
daha sonraları derrida hakim kelime yerine "ipucu" kelimesini tercih ederek aynı nedenle bunu kullanır.
mesela; eski yunancada doğa kelimesi ışığa/açığa çıkmak/doğmak/doğrulmak kökünden gelen phusis ile eşleşirken felsefenin latinceye geçişinde bu kelime natura sözcüğüne dönüşerek yüzyıllarca süren bir tahrife neden oldu. bu, bir hakim kelime örneği değil ama bir kelime yerine başka bir kelime kullanıldığında ortaya çıkan bir problem.
tahmin edileceği üzere heidegger burada hakim kelime ile "varlık" kelimesini kasteder. dil, varlığı açıklama yetisine sahip değildir ama yazıda varlık kelimesi yerine başka bir kelime de kullanılamaz. her ne kadar açıklanamaz bir kavram olarak yer tutsa da yerine başka bir kelime getirilemez. bu yüzden bu kelime istenen anlamı sağlamasa dahi orada olmak zorundadır. işte bu gibi kelimelere heidegger hakim kelime der.
tabii bu hakim kelimeyi kullanırken sous rature dediğimiz üstünü silme yöntemi kullanılır. yani varlık kelimesi üstü çizilmiş halde yazıdadır ama üzeri siliktir. anlamı tam olarak vermediği için hem orada değildir hem de başka bir kelime kullanılamayacağından oradadır.
daha sonraları derrida hakim kelime yerine "ipucu" kelimesini tercih ederek aynı nedenle bunu kullanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar