bugün
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- karılara kösnül bakışlar atmak4
- erkeklerin kadınsılaşması9
- şu anda ne yapıyorsun11
- sözlükte altın günü yapmak11
- kendini gizleyip geri gelen yazarlar3
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz5
- insanların gözlem yapmaması7
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- cem yılmaz'ın kent d range grey içmesi2
- yeni insanlarla tanışmak istememek2
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- aylık 287 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- hobileriniz2
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- yarın iş olması4
- fobileriniz2
- turiste çarpıp gözüme sinek kaçtı diyen kadın2
- özgür özel'in kabak tadı vermeye başlaması2
- eşek sucuğu16
- ankastre bozukluğu4
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması2
- imamoğlu inşaat'a yolsuzluk operasyonu2
- maldivler6
- şeytan5
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- 17 haziran 2026 portekiz demokratik kongo maçı3
- messi'nin arjantin cezayir maçında 3 gol atması3
- dünyanın en güzel omleti5
- allah6
- 30 lu yaşlar7
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- insanın bu hayattaki amacı17
- takıntılı biri olmak3
- şirinevler8
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- aşık yorguni10
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kimseyi memnun edememek12
- pandela kaşarlığı2
- flört edinmek7
- çocuğunu kocasından daha çok seven kadın3
- kızartma yağından sabun yapmak8
- biraderleri üst üste koymak7
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
heidegger terminolojisine ait bir kavram. heidegger, derrida'dan önce yazı, söz ve dil ayrımına gitmişti. Gittiği bu ayrımda birtakım sözcüklerin yazıda kastedilen anlamı sağlayamadığını keşfetti. Bu tür kelimeler amaçlanan anlama götürmüyordu fakat okuyucu tarafından daha öncesindeki ve sonrasındaki açıklamalar ile kastedileni karşılıyordu. ancak yine de tek bir cümle yahut açıklamasız bir yazı içinde arzu edilen manayı tam olarak ifade etmiyordu. fakat yine de bu sözcükten başka bir sözcük de bu sözcük kadar yaklaşamıyor ve böyle olmasa dahi o sözcüğün yerine başka bir kelime kullanıldığında unutulma, tahrif edilme tehlikesi ortaya çıkıyor.
mesela; eski yunancada doğa kelimesi ışığa/açığa çıkmak/doğmak/doğrulmak kökünden gelen phusis ile eşleşirken felsefenin latinceye geçişinde bu kelime natura sözcüğüne dönüşerek yüzyıllarca süren bir tahrife neden oldu. bu, bir hakim kelime örneği değil ama bir kelime yerine başka bir kelime kullanıldığında ortaya çıkan bir problem.
tahmin edileceği üzere heidegger burada hakim kelime ile "varlık" kelimesini kasteder. dil, varlığı açıklama yetisine sahip değildir ama yazıda varlık kelimesi yerine başka bir kelime de kullanılamaz. her ne kadar açıklanamaz bir kavram olarak yer tutsa da yerine başka bir kelime getirilemez. bu yüzden bu kelime istenen anlamı sağlamasa dahi orada olmak zorundadır. işte bu gibi kelimelere heidegger hakim kelime der.
tabii bu hakim kelimeyi kullanırken sous rature dediğimiz üstünü silme yöntemi kullanılır. yani varlık kelimesi üstü çizilmiş halde yazıdadır ama üzeri siliktir. anlamı tam olarak vermediği için hem orada değildir hem de başka bir kelime kullanılamayacağından oradadır.
daha sonraları derrida hakim kelime yerine "ipucu" kelimesini tercih ederek aynı nedenle bunu kullanır.
mesela; eski yunancada doğa kelimesi ışığa/açığa çıkmak/doğmak/doğrulmak kökünden gelen phusis ile eşleşirken felsefenin latinceye geçişinde bu kelime natura sözcüğüne dönüşerek yüzyıllarca süren bir tahrife neden oldu. bu, bir hakim kelime örneği değil ama bir kelime yerine başka bir kelime kullanıldığında ortaya çıkan bir problem.
tahmin edileceği üzere heidegger burada hakim kelime ile "varlık" kelimesini kasteder. dil, varlığı açıklama yetisine sahip değildir ama yazıda varlık kelimesi yerine başka bir kelime de kullanılamaz. her ne kadar açıklanamaz bir kavram olarak yer tutsa da yerine başka bir kelime getirilemez. bu yüzden bu kelime istenen anlamı sağlamasa dahi orada olmak zorundadır. işte bu gibi kelimelere heidegger hakim kelime der.
tabii bu hakim kelimeyi kullanırken sous rature dediğimiz üstünü silme yöntemi kullanılır. yani varlık kelimesi üstü çizilmiş halde yazıdadır ama üzeri siliktir. anlamı tam olarak vermediği için hem orada değildir hem de başka bir kelime kullanılamayacağından oradadır.
daha sonraları derrida hakim kelime yerine "ipucu" kelimesini tercih ederek aynı nedenle bunu kullanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar