bugün

el emeği olmadan cümleye sadece garnitür olabilir.
Aşk…

Alâ-yı aşkı yaşatacak sevgiliyi beklerken;

Ekimin ikisi…

içimde tarifsiz bir sevinç.

Fakat;

Bir kor düşüverdi aklıma,

Sersemletircesine.

Gerçek mi yoksa zâhir mi?

Ama dur!

Akla düşmüştü kor,

Yüreğe değil…

-Yüreğim ne diyorsun?

-Aklına tüküreyim.

………………………

Akıl, sen kordan nasiplen,

Yüreğim ise gülden…

Bursa Ulu Cami bahçesinden

Toplarken güllerimi,

Bembeyaz bir gül feryadı figan:

-Kopar ama soldurma bizi!

Soldurmadım…

Feda oldu gözyaşlarım…

Sonra;

Anladım ki,

Sultanımmış o gözyaşlarım…

Senmişsin…

Sen ki;

Hamd-ü senâlarımın

Noksanlıktan öte gidemediği

Kabul olmuş duâmsın.

Sen benim,

Gözümün nuru

Alenurum’sun…
© copyright 2005 - 2026