bugün
- velvet5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sebahattin şirin14
- hiçbir servet zamanı satın alamaz12
- çalışmak özgürlük müdür5
- hepinizin agzina biber surcem7
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- çerçeve yasa22
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sözlükte kadın yazar olması5
- blackberry6
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- bu saatte yemek yemek4
- apo piçtir piç kalacak12
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- tenis oynayan erkek4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- su tabancasından su içen çocuk4
- profilini gizli tutma nedeni9
- sözlüğün kapanması4
- romelu lukaku7
- mony tontana3
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- türk milletine kurulan pusu7
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- eski türkiye5
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- burçlara inanmak3
- renault 92
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- dümbük2
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
Abd'nin kansas eyaletinin elkhart kentinde, çok yoksul bir ailenin çocukları olan iki kardeş, bir okulda çalışıyordu. Her sabah sınıflardaki sobaları yakmak onların göreviydi.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar