bugün
- morkstar yazdı bunu12
- dünya50
- bayana hesap ödetmek5
- firavun neden helak oldu5
- gocu32
- gocunun elleri9
- karton toplayan çocuk3
- anın görüntüsü24
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- benzin zamlarına laf edemeyen ak çomarlar3
- anneye hakaret etmek6
- sözlük kasıyor msn var mı2
- beraber sözlüğün içine edeq mi tatlı kıs2
- reklam3
- sözlükte seviyenin geçen aya göre yüzde 23 düşmesi2
- selam sev olaq mı diyen erkek2
- ismetin sol framenin içine etmesi5
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- içip içip sözlükte başlık açmak3
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı2
- fransa9
- arkadaşlar beni niye eksilemiyorsunuz2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- 26 eylül türk dil bayramı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- avrupa9
- sözlüğün bayması4
- akın gürlek'in fon soruşturması bilançosu2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- eyeliner çekemeyen kız2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- erkeksi hobileri olan kızlar2
- askerde nefret edilen şeyler7
- sırrı süreyya önder türkmen dir4
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı4
- sözlüğün en güzel kadını26
- almanya7
- yunanistan6
- israil15
- 28 eylül 2026 belçika fransa maçı3
- lost3
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- sarapci koala hatayi11
- adanalı bir kıza vurulmak4
- true vs gocu2
- ay noluyo noluyo4
- istanbul'a taşınmak istemek2
- kendi kendine kavga etmek2
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
Abd'nin kansas eyaletinin elkhart kentinde, çok yoksul bir ailenin çocukları olan iki kardeş, bir okulda çalışıyordu. Her sabah sınıflardaki sobaları yakmak onların göreviydi.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar