bugün
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları8
- haluk levent'e para emanet etmek6
- sultan özcan2
- are you iran9
- düşün ki o bunu okuyor7
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler4
- rize de yurt inşaatında yol çökmesi2
- hacı şakir3
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi4
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı2
- kaliteli insanı belli eden detaylar15
- kırmızılı kadın4
- yazarların en uçuk seks fantezileri7
- evlat ayrımcılığı5
- duş almak3
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- fazla araştırmak kötü müdür8
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- teksas2
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- üstteki yazarı öv15
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- ne zaman mutlu olacağız4
- venezuela daki depremlerde can kaybı 4 bin 4902
- space oddity7
- uysaljakobene burç baktırmak8
- yeni bir acı yaşamak2
- testere yi izlerken uyuyakalmak2
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- uluslararası evlilik4
- zehirli bitkiler2
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- manifest grubu vs pkk7
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması4
- direnmekten yorulmak3
- kore filmi izleyememek4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- ona bir şey söyle15
- harun abilik yaparken götü kaybeden yazarın dramı2
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler3
- sözlükteki zengin yazarlar3
- anın görüntüsü18
Abd'nin kansas eyaletinin elkhart kentinde, çok yoksul bir ailenin çocukları olan iki kardeş, bir okulda çalışıyordu. Her sabah sınıflardaki sobaları yakmak onların göreviydi.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar