bugün
- ortanca çocuk günü2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz15
- havanın bir milyon derece olması3
- yani kısaca deriz ki2
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması3
- ciddi ilişki yaşayamamak3
- zorunlu eğitim12
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası4
- 6 aylık ev kiralamak2
- imam malik2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- bir şeyler söyle3
- reenkarnasyon gerçek olsaydı intihar oranları2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması3
- pınar altuğ'un prime döneminin bitmesi2
- şeyh galip2
- toprağı bol olsun2
- sebahattin şirin14
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- apo piçtir piç kalacak12
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cıvık çift5
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- velvet5
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- kalp krizi8
- sözlükte kadın yazar olması5
- ekşi sözlük referans18
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- anın görüntüsü15
- profilini gizli tutma nedeni9
- sonbahar2
- bu saatte yemek yemek4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- romelu lukaku7
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- tenis oynayan erkek4
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- su tabancasından su içen çocuk4
- türk milletine kurulan pusu7
- ey insan4
- sözlüğün kapanması4
Abd'nin kansas eyaletinin elkhart kentinde, çok yoksul bir ailenin çocukları olan iki kardeş, bir okulda çalışıyordu. Her sabah sınıflardaki sobaları yakmak onların göreviydi.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Soğuk bir günün sabahı, kardeşler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Kardeşlerden biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama sırasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktorlar, çocuğun bacaklarını kesmekten başak çare olmadığını söylediler. Anne ve babası yıkılmıştı. Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi ise diğer oğullarının bacaklarını kaybedecekti.
Anne ve baba, çocuğun bacaklarının kesilmesine razı olmadılar. Doktorlara, kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktorlar ise çocuğun bacağının tamamen yandığını, kesilmezse çocuğun ölebileceğini söylüyorlardı.
Doktorlar ısrar ettikçe aile kararı erteletiyordu. Anne ve baba, inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktorları yalvarıp onlardan kesme işlemini bir gün daha ertelemelerini istiyorlar ve doktorlarla her gün tartışıyorlardı.
Bu durum, bu şekilde tam iki ay sürdü. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında sağ bacağının sol bacağından 6 cm daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar neredeyse hiç yoktu. Ancak aile yine de kararlıydı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.
Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, bir iki adım atmayı başardı. Bu çocuk, gençlik yaşına geldiğinde koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.
Mucize gerçekleşmişti ve genç adam koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan yürüyordu. Ama mucize aslında daha yeni başlıyordu.
Yürüdü, yürüdü, yürüdü...
Derken, koşmaya başladı...
Koştu, koştu, koştu...
Hiç durmadan koştu...
Öyle bir koştu, öyle bir koştu ki...
1934 yılında düzenlenen atletizm yarışmalarında 4.06'lık dereceyle maratonda dünya rekoru kırdı. Bu genç adam, glenn cunningham'dı. madison sguare garden'da "yüzyılın sporcusu" seçilen glenn cunningham, daha sonra "dünyanın en hızlı insanı" unvanını da kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar