bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı9
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir18
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- musa anter5
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- meksika açmazı macerası3
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- bilgisayar vs tablet4
- iş arayanların aslında para araması7
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- yapay zekaya porno aratmak3
- cemre demirel2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- betray me4
- anın görüntüsü26
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- simko34
- hayvan diyemem hayvana hakaret olur diyen insan2
- emeviler6
- evli arkadaş çevresi2
- xvala bere2
- düşün ki o bunu okuyor6
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- aşk-ı memnu3
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- morkstar5
- kürdistan12
- atomu nasıl parçalarız lan2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- mustafa topaloğlu2
gecenin bu saatinde sihir etkisi yapıyo. nerde sevdiğin sen de işte ordasın.
taksim, asmalı mescitte bir mekanın adı. alt katında canlı müzik, üst katında başarılı bir playlisti mevcut.
sabahat akkiraz'dan dinleyince hepten çarpan ezginin günlüğü şarkısı.
gece gece, hediyem olsun size.
http://www.dailymotion.co...-gemi-vokal-sabahat_music
gece gece, hediyem olsun size.
http://www.dailymotion.co...-gemi-vokal-sabahat_music
ezginin günlüğü'nün beni durduk yerde de değil aslında ama ertelediğim birtakım ruh hallerine soktuğu güzide şarkısı. bir süre daha devam ederim diyordum , en azından temmuz'a kadar. bilmiyorum, çok mu güçsüz, iradesiz bi insanım. ama yorgun olduğumu biliyorum. çok yoruldum. çok.
http://www.youtube.com/wa...lsstdGc&feature=share
http://www.youtube.com/wa...lsstdGc&feature=share
(bkz: titanic)
haykırarak söylenesi, tam zamanında biten ezginin günlüğü eseri, devam etse iki dakika daha ne olurdu halimiz kimbilir.
ezginin günlüğü şaheserlerinden birisi,çok farklı duygular oluşturur insanda,hem iyi hissettirir hem de hafif hüzünlendirir..
yüzer hapishanemiz.
gemiciğin büyüğüdür.
küreksiz yola çıkabilen deniz araçlarının genel adı.
(bkz: gemide)
normal bir kafayla yazılamayacak ve bestelenemeyecek, en sağlam ezginin günlüğü parçası. umarım bir gün kendimi sulara atacak kadar delirmem.
mavi suların efendisi, özgürlüğün tadıdır.
aman ne güzel güzel süzülen bir şarkıdır bu denizler üzerinden nazlı nazlı.
https://www.youtube.com/watch?v=gCk_9GqPYeE&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=gCk_9GqPYeE&feature=related
bazen çile bazen huzurdur.
Kırışık denizleri ütülemek için kullanılan, ağırlığına göre ütünün kalitesinin değiştiği arşiment'in kurallarına harfiyen uyan icat.
bir ezginin günlüğü şarkısı.
içe doğru yolculuk eden bir gemiyi anlatır.
içe doğru yolculuk eden bir gemiyi anlatır.
ismail abi'yi bekletendir lakin gelmemiştir. ismail abi de gelmeyeceğini biliyordu zaten.
Okuduğum bölümde uzmanı olduğum suda hareket eden motorlu taşıt. ( Deniz ve liman işletmeciliği )
ezginin günlüğü şarkısı ama bi sabahat akkiraz versiyonunu dinleyin. ben böyle yanmak görmedim.
sıkışmış bir ruhun haykırışı gibi.
Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyim
introsu güzel bir ezginin günlüğü şarkısı.
Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyim
introsu güzel bir ezginin günlüğü şarkısı.
Sabahat akkiraz versiyonu Efkarın şarkısıdır.
ezgi'nin günlüğü'nün, dinlerken yutkunmakta zorlatan şarkısıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=u7maOTaI5vI
https://www.youtube.com/watch?v=u7maOTaI5vI
çatlamış bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri gemi,
yağmur, hüviyetini kaybetmiş potansiyel suçlu
rüzgarın kimsesi yok tabiattan başka
zanlıyım, kendimce haklıyım, bu kış ellerime
eksi sonsuz uçlu
upuzun kapalı müzelerin
hep bir çığlıkla hareketlenecek heykellerinin
mermer bronz karışımı
soğuk beyaz karışımı
aldatıcı, gözbebeksiz bakışları bulaştı, evet, harika,
sis çoktan ulaştı denizin sinirlerini bozan
geç dalgasının korku tabirlerine,
baudelaire aldım yanıma okurum diye
felsefe ağaç olsaydı hangi meyveyi verirdi ve
onu anlarım belki, onunla avunurum, hevesiyle;
şimdilik
gecenin esrara
sevgilinin ihanete aç teşekkül mertebesinde
belki gemide, belki sessizliğin güvertesinde
bir takım adamlar gülüşüyor
bir takım adamlar yalan yanlış örgütleniyor
halka ait bir manayı hayasızca aralarında bölüşüyor
hayır, yere düşmüş yalnız bir biletin önünde;
aslında tedirgin ve sıkılganlar
aslında cahil ve saldırganlar
herkes kadar bir gemiye binip gitmekle
şiddetin kendisiyle uzlaşmakla
uzaklaşmakla
uzaklaşmanın hayat paydasıyla çatışmaktalar
evet,
çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla
o tek sorunun cevabıyla boğuşmaktaklar: onca
ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi
her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler
son yolcunun darmadağın beyni, kalbi mi
indirecektir şalteri; gemi
öyle mi çekilecektir içeri, hayır, örneğin, gerisin geri,
toprağın da olsa kaldırma kuvveti
öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü, hiçbir hüzün neferi;
toprak
iterdi, tutardı, çırpınırdı
istemezdi gövdesine bir şeyin ansızın girmesini;
gemi
çatlamış bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri;
toprak da duruyor
zaman da, adamlar da. önemli bir aşk şahaseri
edasıyla çözülüyorum iskeletimden
etlerimle uçuşuyoruz yapışmak üzere
bir başka iskeletten ufka açılan
yeni
varoluştan oluşmuş hallerden hallere seviyeli;
belki de çok oldu gemi limandan ayrılalı ve gideli;
başlamış bir yolculuğun arkasından karada yazılan seyir defteri
tarih mi demeli buna, günce mi daha doğru, bellek mi,
hoş, ben ellerimi hep yıpranmış çımalara benzetirim
parmaklarım salkım salkım çımadan sarkar sarkar sarkar
kaç gemiyi bağlamak için limana fırlatılmış ellerim
çımacılar mı hain, eldivenler mi kaygan, deneyler mi uğultulu,
ufukta kaybolmaya yüz tutmuş bu büyük yüzen sedyeye
kimi zaman mabet de demeli, nazar da demeli, büyü de demeli
çatlamış bir alın kemiği
gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi;
ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda
ya da
kıyıdayız, hayallar kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz:
terk edildik,
diğerlerini kurtarırken telaşla o,
tufanda biz geride bırakılanlar, anlıyoruz,
meğer nuh, asla sevmemiş hiçbirimizi.
gibi duruyor limanda gri gemi,
yağmur, hüviyetini kaybetmiş potansiyel suçlu
rüzgarın kimsesi yok tabiattan başka
zanlıyım, kendimce haklıyım, bu kış ellerime
eksi sonsuz uçlu
upuzun kapalı müzelerin
hep bir çığlıkla hareketlenecek heykellerinin
mermer bronz karışımı
soğuk beyaz karışımı
aldatıcı, gözbebeksiz bakışları bulaştı, evet, harika,
sis çoktan ulaştı denizin sinirlerini bozan
geç dalgasının korku tabirlerine,
baudelaire aldım yanıma okurum diye
felsefe ağaç olsaydı hangi meyveyi verirdi ve
onu anlarım belki, onunla avunurum, hevesiyle;
şimdilik
gecenin esrara
sevgilinin ihanete aç teşekkül mertebesinde
belki gemide, belki sessizliğin güvertesinde
bir takım adamlar gülüşüyor
bir takım adamlar yalan yanlış örgütleniyor
halka ait bir manayı hayasızca aralarında bölüşüyor
hayır, yere düşmüş yalnız bir biletin önünde;
aslında tedirgin ve sıkılganlar
aslında cahil ve saldırganlar
herkes kadar bir gemiye binip gitmekle
şiddetin kendisiyle uzlaşmakla
uzaklaşmakla
uzaklaşmanın hayat paydasıyla çatışmaktalar
evet,
çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla
o tek sorunun cevabıyla boğuşmaktaklar: onca
ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi
her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler
son yolcunun darmadağın beyni, kalbi mi
indirecektir şalteri; gemi
öyle mi çekilecektir içeri, hayır, örneğin, gerisin geri,
toprağın da olsa kaldırma kuvveti
öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü, hiçbir hüzün neferi;
toprak
iterdi, tutardı, çırpınırdı
istemezdi gövdesine bir şeyin ansızın girmesini;
gemi
çatlamış bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri;
toprak da duruyor
zaman da, adamlar da. önemli bir aşk şahaseri
edasıyla çözülüyorum iskeletimden
etlerimle uçuşuyoruz yapışmak üzere
bir başka iskeletten ufka açılan
yeni
varoluştan oluşmuş hallerden hallere seviyeli;
belki de çok oldu gemi limandan ayrılalı ve gideli;
başlamış bir yolculuğun arkasından karada yazılan seyir defteri
tarih mi demeli buna, günce mi daha doğru, bellek mi,
hoş, ben ellerimi hep yıpranmış çımalara benzetirim
parmaklarım salkım salkım çımadan sarkar sarkar sarkar
kaç gemiyi bağlamak için limana fırlatılmış ellerim
çımacılar mı hain, eldivenler mi kaygan, deneyler mi uğultulu,
ufukta kaybolmaya yüz tutmuş bu büyük yüzen sedyeye
kimi zaman mabet de demeli, nazar da demeli, büyü de demeli
çatlamış bir alın kemiği
gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi;
ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda
ya da
kıyıdayız, hayallar kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz:
terk edildik,
diğerlerini kurtarırken telaşla o,
tufanda biz geride bırakılanlar, anlıyoruz,
meğer nuh, asla sevmemiş hiçbirimizi.
Hayatımı adamak zorunda kaldığım deniz taşıtıdır. 14 yaşındaydım bir okul hatta bir meslek seçmek zorundaydım ve seçtim denizci oldum. iyi ki olmuşum diye bir kere bile düşünmedim sevmedim sevemedim bu mesleği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar