bugün
- gocu20
- bu koyden olsam ne olacak17
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak4
- çaylak yapın beni11
- soğan yiyen kız11
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı16
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- sarapci koala77
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- ama ben bipolarım10
- dinlerin yalan olması13
- damdan düşer gibi3
- 15 temmuz yalanı3
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi3
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey2
- anayasanın ilk 3 maddesi ile kavgalı kitle3
- şu an hissedilen duygu2
- sarı torba2
- gecenin şarkısı3
- safiyenin kocası faik5
- asmacayı seven kızlar dernegi3
- yalnızlık4
- enayimiknatisii4
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- bkono5
- ay kavga var galiba6
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- anderson talisca nın beşiktaşa transferi3
- 30 ağustos zafer bayramı19
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- istatistiklerin yenilenmemesi3
- nepal'deki sel felaketi4
- sihirli annem izleyen erkek4
- sözlükte artı eksi dengesinin normal olmaması3
- sözlük kızları adam mıdır5
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- katatespizartmasi10
- zorunlu eğitim19
- kavga eden yazarlar5
- uzun yolda ara yollara sapmak2
- türkiye savaşa girecek5
- yazım hataları4
- emre tayanç2
- boşnaklar3
- şenol güneş sözleri2
- tobey maguire lı spiderman3
Gazaname olarak da bilinir. Ordunun akınlarını, savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatılan düz yazı ya da şiir biçimindeki edebi türdür. Arap edebiyatında "magazi" diye bilinir. Türk edebiyatında ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyılda yazılmaya başlanmıştır. Kaşifi;nin Gazaname-i Rumu bu türün örnekleri arasındadır.
Türk edebiyatında, ordunun akınlarını, savaşları, kahramanlıkları, zaferleri
Türkler'in tarih boyunca oluşturdukları sözlü ve yazılı edebiyat geleneğini ve bu geleneğin ürünlerini içerir. Türk edebiyatı tarihsel gelişimi içinde üç ana bölümde incelenmektedir: islamlık'tan önceki Türk edebiyatı, islam uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı, batı uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı. Bu sınıflandırma Türkler'in girdikleri din ve kültür çevrelerinin belirleyici etkisi göz önüne alınarak yapılmıştır.
islamlık'tan Önceki Türk Edebiyatı
şiir veya vezinli kafiyeli ahenkli söz, manzume,nesir şeklinde anlatan eserler; gazaname.
Arap edebiyatında bu tür eserlere;megazi ismi verilmiştir.
islam edebiyatında bu tür eserlerin en ünlüsü Vakidi;nin Kitab-ül-Megazisidir. Bu eserler muayyen devirlere ait hadiseleri ayrıntılı bir tarzda anlatmaları dolayısıyla tarihçilerin çalışmalarına kaynak teşkil etmektedir.
Türk edebiyatında ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyılda yazılmaya başladı. On altıncı yüzyıldan itibaren bu tür eserlerin yazımında büyük bir artış görüldü. Gazanamelerde düşmanla yapılan tek bir muharebe, gazavatnamelerde ise birçok muharebeye yer verilmektedir. Gazavatnameler konuları itibariyle üç bölüme ayrılırlar:
1. Padişahlardan birinin hayatını ve zamanındaki seferlerle belli başlı olayları tasvir eden manzum ve mensur eserler: Selimnameler ve Süleymannameler gibi.
2.Vezirlerden veya ünlü komutanlardan birinin savaşlarını konu edinen gazavatnameler: Barbaros Hayreddin Paşa, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Tiryaki Hasan Paşa ve Özdemiroğlu Osman Paşanın seferlerini anlatan gazavatnameler bu türdendir.
3. Belli bir seferi, yahut bir kalenin alınmasını tasvir eden gazanameler: Preveze Seferi, Bağdat Seferi gibi.
Osmanlı Devletinde gerilemenin başlaması ve büyük zaferlerin kesilmesi ile gazavatnamelerin yazılmasında da bir azalma görüldü. En son yazılan gazavatnameler 1853 Kırım Seferi ile 1897 Yunan Harbine aittir. Edebiyatımızda kırkı manzum olmak üzere 250 kadar gazavatname tesbit olunmuştur. Bunlar içerisinde tarih ve dil açısından en önemlileri şunlardır:
Gazavat-ı Sultan Murad Han (Yazarı belli değil), Gazaname-i Rum (Kaşifi), Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Seyyid Murad), Gazavat-ı Gazi Hasan Paşa (Çakeri ismail), Gazavat-ı Hüseyin Paşa (Hüseyin Resmi) ve Gazavat-ı Sultan Süleyman Han (Yazarı belli değil). *
Türk edebiyatında, ordunun akınlarını, savaşları, kahramanlıkları, zaferleri
Türkler'in tarih boyunca oluşturdukları sözlü ve yazılı edebiyat geleneğini ve bu geleneğin ürünlerini içerir. Türk edebiyatı tarihsel gelişimi içinde üç ana bölümde incelenmektedir: islamlık'tan önceki Türk edebiyatı, islam uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı, batı uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı. Bu sınıflandırma Türkler'in girdikleri din ve kültür çevrelerinin belirleyici etkisi göz önüne alınarak yapılmıştır.
islamlık'tan Önceki Türk Edebiyatı
şiir veya vezinli kafiyeli ahenkli söz, manzume,nesir şeklinde anlatan eserler; gazaname.
Arap edebiyatında bu tür eserlere;megazi ismi verilmiştir.
islam edebiyatında bu tür eserlerin en ünlüsü Vakidi;nin Kitab-ül-Megazisidir. Bu eserler muayyen devirlere ait hadiseleri ayrıntılı bir tarzda anlatmaları dolayısıyla tarihçilerin çalışmalarına kaynak teşkil etmektedir.
Türk edebiyatında ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyılda yazılmaya başladı. On altıncı yüzyıldan itibaren bu tür eserlerin yazımında büyük bir artış görüldü. Gazanamelerde düşmanla yapılan tek bir muharebe, gazavatnamelerde ise birçok muharebeye yer verilmektedir. Gazavatnameler konuları itibariyle üç bölüme ayrılırlar:
1. Padişahlardan birinin hayatını ve zamanındaki seferlerle belli başlı olayları tasvir eden manzum ve mensur eserler: Selimnameler ve Süleymannameler gibi.
2.Vezirlerden veya ünlü komutanlardan birinin savaşlarını konu edinen gazavatnameler: Barbaros Hayreddin Paşa, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Tiryaki Hasan Paşa ve Özdemiroğlu Osman Paşanın seferlerini anlatan gazavatnameler bu türdendir.
3. Belli bir seferi, yahut bir kalenin alınmasını tasvir eden gazanameler: Preveze Seferi, Bağdat Seferi gibi.
Osmanlı Devletinde gerilemenin başlaması ve büyük zaferlerin kesilmesi ile gazavatnamelerin yazılmasında da bir azalma görüldü. En son yazılan gazavatnameler 1853 Kırım Seferi ile 1897 Yunan Harbine aittir. Edebiyatımızda kırkı manzum olmak üzere 250 kadar gazavatname tesbit olunmuştur. Bunlar içerisinde tarih ve dil açısından en önemlileri şunlardır:
Gazavat-ı Sultan Murad Han (Yazarı belli değil), Gazaname-i Rum (Kaşifi), Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Seyyid Murad), Gazavat-ı Gazi Hasan Paşa (Çakeri ismail), Gazavat-ı Hüseyin Paşa (Hüseyin Resmi) ve Gazavat-ı Sultan Süleyman Han (Yazarı belli değil). *
Barbaros Hayrettin Paşa'nın gazavatnamesi'nde Araplarla ilgili birkaç anekdot;
"Araplar, cenk sanatını bilmez bir kavimdirler. Çölde çapulculuk yapmakla ordu halinde cenk etmeyi aynı şey sanırlar. Cenk sanatını bilen ispanyol kafiri bile Türk leventlerine daima mağlup olagelmişken, hangi akılla bilinmez, bu arap kabileleri olur olmaz yerde Türkler'in karşısına çıkıp perişan olurlar. Zira onlarda insan canı gayetle değersizdir."
"Kulluklarını bilip tedbir alacakları yerde, 'her şey Allah'tandır' deyip budalaca ölürler. iyi silahları yoktur. Olsa da kullanamazlar. Ateşli silahlarla araları iyi değildir.
En büyük mağlubiyet sebepleri şudur ki, kitle halinde döğüşmenin kaidelerini asla bilmezler."
"Padişah hazretlerinden bizzat ricamdır ki emrimizde arap leventi bulundurmayınız!"
Kaynak: Barbaros Hayrettin Paşa Gazavatname.
"Araplar, cenk sanatını bilmez bir kavimdirler. Çölde çapulculuk yapmakla ordu halinde cenk etmeyi aynı şey sanırlar. Cenk sanatını bilen ispanyol kafiri bile Türk leventlerine daima mağlup olagelmişken, hangi akılla bilinmez, bu arap kabileleri olur olmaz yerde Türkler'in karşısına çıkıp perişan olurlar. Zira onlarda insan canı gayetle değersizdir."
"Kulluklarını bilip tedbir alacakları yerde, 'her şey Allah'tandır' deyip budalaca ölürler. iyi silahları yoktur. Olsa da kullanamazlar. Ateşli silahlarla araları iyi değildir.
En büyük mağlubiyet sebepleri şudur ki, kitle halinde döğüşmenin kaidelerini asla bilmezler."
"Padişah hazretlerinden bizzat ricamdır ki emrimizde arap leventi bulundurmayınız!"
Kaynak: Barbaros Hayrettin Paşa Gazavatname.
E tabiki Osmanlıca değil.
Türkiye Türkçesine çeviri.
O zaman Kur'an'ın mealini de okuma arapça bilmiyorsan,
Dostoyevski de okuma Rusça bilmiyorsan.
Böyle saçmalık olabilir mi?
Türkiye Türkçesine çeviri.
O zaman Kur'an'ın mealini de okuma arapça bilmiyorsan,
Dostoyevski de okuma Rusça bilmiyorsan.
Böyle saçmalık olabilir mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar