bugün
- gocu aslında influncer11
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı3
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- öbür sözlükle ulu farkı3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- kasım ayı4
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- yazarların pazar günü planları4
- ai otomatik silme4
- soru sormayan yetişkinler3
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri2
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- film izleyememek2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması4
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- fenerbahçe13
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- pazar günleri 14 saattir2
- bir tane öğretmen yazar vardı2
- gocu nerede gocu4
- kerem aktürkoğlu6
- 1 kasım 20263
- rapor vermeyen doktor2
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- bik bik 219
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler4
- midye dolma5
- hamile fotoğrafı6
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- anın görüntüsü21
- milan skriniar7
- teomancalmasur23
- en son ne aldınız16
(ing. gaia hypothesis)
james lovelock 1960'li yillarda Nasa'da calisirken aralarinda Carl Sagan gibi isimlerin de bulundugu saglam bir beyin takimiyla "acaba mars'da hayat olup olmadigini nasil anlariz" konulu saglam bir mesele uzerinde kafa patlatmaktadir. ortaya bir fikir atar: "mars'in atmosferini analiz edelim, eger dunya gibi bir cok gazdan olusuyorsa, kimyasal yapisi degisimler gosteriyorsa hayat olma ihtimali yuksektir". amirlerini ikna eder ve mars atmosferi analiz edilmeye baslanir. 1965 eylul ayinda raporlar geldiginde heyecansiz ancak bitirici tablo ortaya cikar: mars'in atmosferinde karbondioksit den baska neredeyse hic bir sey yoktur. mars icin cevap bulunmustur.
ancak lovelock bu kez ayni soruyu dunya icin dusunur, biraz degisik olarak: peki dunya nasil boyle bir atmosfere sahip? aklina gelen ilk fikrini dogrudan calisma arkadaslarina da aciklar: hayat oldugu icin! dunya'daki canlilar gezegenin atmosferini belli bir ayarda tutmaktadir, ustelik milyarlarca yildir. o zamana dek butun astrofizikcilerin bildikleri bir gercek vardir ki, gunes dunyayi ilk zamanlara gore yuzde 30 daha fazla isitmaktadir; ancak gezegenin yuzey sicakligi ( ozellikle atmosfer ve okyanus isisi) bu denli artmamis, dengede kalmistir. bu nasil olur? bunu saglayan nedir? eger "tanri dengede tutuyor" denmeyecekse bilimsel aciklamasi nedir? lovelock mars icin buldugu mantigi dunya'ya uyguladiginda karmasik canli hayat sisteminin varligi ile belli bir dengenin sagladigina hukmeder.
ancak bilim cevreleri bu fikri ciddiye almaz; lovelock nasa'dan ayrilir, ingiltere'ye geri doner ve kendi ciftlik evine kapanir, bilim kurumlarindan elini ayagini ceker, kendi bilimini kendi yapmaya ve fikrini kitap haline getirmeye karar verir. nobel edebiyat odullu kapi komsusu (aslinda ciftlik komsusu demek daha dogru) william golding bu radikal fikri icin bir isim onerir "gaia": yunan mitolojisinde dunyayi, daha dogrusu doga ana'yi temsil eden tanrica. kitap basilir, bilim dunyasinin cogu derhal kalin bir duvar orer. gaia fikri daha cok cevreci akimlardan, hipilerden ve din cevrelerinden destek gorur. oysa bu fikir lovelock'un yillardir yaptigi atmosfer olcumleriyle desteklenmis ve kisisel birikimi ile harmanlanmis yepyeni -ama radikal- ve ciddi -ama matematik formulleri ile suslenmemis- bilimsel bir hipotezdir. saldiriya ugrar, dalga gecilir, onemsenmez; 1982'de darwinciligi ile meshur richard dawkins tarafindan bile yerin dibine batirilmaya calisilir.
lovelock bir ara teorisinin gercekciligini kanitlamak icin 1985 te "daisyworld" isminde bir bilgisayar programi gelistirir. programda bilgisayar simulasyonu ile olusturulan dunya benzeri bir gezegen, ve bu gezegenin cevresinde dondugu tipki gunes gibi isisi zaman icinde yavas yavas artan bir yildiz vardir. gezegende sadece beyaz ve siyah papatya tohumlari bulunmaktadir. gezegen 4 dereceye ulasinca siyah papatyalar acilip cogalmaya baslar, gezegenin tamamini kaplar; hem kendilerini isitirlar, hem de gezegenin yuzeyini. bu kez beyaz papatyalar acabilecek sicak bir ortam bulur ve yavas yavas ortaya cikmaya baslarlar. gunesin isisi arttikca beyazlar cogalir ve ortami ele gecirir. bu kez beyazlar gunes isisini yansitip gezegeni sogutur ve siyahlar geri gelir. bu basit program bile gostermistir ki, dogal secicilik yontemi ve turlerin reaksiyonlari bir gezegen kendi isi duzenegini uzun vadede dengeye getirebilmektedir, ustelik bilincsiz olarak. hal boyle olunca, karmasik bir kimya, milyonlarca tur, cesitli buzullar ve yer sekilleri ile donanmis dunya gezegeni pekala kendi ic dengesini kurabilir.
daha sonra 1990 lar itibari ile dunyada 21. yuzyil bilim anlayisi hakim olmaya baslar; ozetle "bu evrenden her sey beklenir" anlayisi; "gotumuz o kadar da saglam degil" anlayisi; daha da onemlisi, her tur dogal fenomen arasinda karmasik iliskisellikler olabilecegi anlayisi. cunku artik atmosferin karbondioksit olcumleri yigilmaya baslamistir; degisik canlilarin ekosistemle kurduklari daha onceden tahmin edilmesi mumkun olmayan iliskiler saptanmaya baslamistir, dunya'nin gecmisi ve guncel dinamikleri ile ilgili yepyeni veriler birikmeye, sadece ayricalikli kisiler degil, artik sokaktaki insan dahi dunya'nin bir butun oldugunu kavramaya baslamistir. ve artik gunumuzde gaia hipotezi "bilimsel teori" olarak ciddiye alinmaya baslar. richard dawkins gibi elemanlar gaia hipotezine eskisi gibi saldiramaz hale gelmis, ancak din kisileri de bu fikrin kendileri icin olmadigini fark etmislerdir.
"ozetle" der lovelock, "gaia darwin'in turlerin dogal secim yontemi ile evrimi teorisini reddetmez; tam aksine, bu teorinin kendisi gaia icin olmazsa olmaz kosuldur." bu arada lovelock teorisinin dogru olmasi halinde dunya'nin buyuk bir felaketle karsi karsiya kalmasi icin bugunden itibaren on ile yuz yil arasi bir zaman bicer. cunku "gaia", yani dunya'nin dogal dengesi, insan medeniyetinin manyakligini cekebilme adina tahammul noktasini gecmistir, ve artik "geriye donus", "olayi kurtarma" diye bir sey soz konusu degildir. 90 yasina gelmis bu muthis beyin, "yuz yasima ulasabilirsem felaketi ben bile yakalayabilirim" demektedir. ve ekler "bu islerde malesef ahlak falan aranmaz, oluyor iste boyle seyler." (bbc/ beautiful minds/ james lovelock)
james lovelock 1960'li yillarda Nasa'da calisirken aralarinda Carl Sagan gibi isimlerin de bulundugu saglam bir beyin takimiyla "acaba mars'da hayat olup olmadigini nasil anlariz" konulu saglam bir mesele uzerinde kafa patlatmaktadir. ortaya bir fikir atar: "mars'in atmosferini analiz edelim, eger dunya gibi bir cok gazdan olusuyorsa, kimyasal yapisi degisimler gosteriyorsa hayat olma ihtimali yuksektir". amirlerini ikna eder ve mars atmosferi analiz edilmeye baslanir. 1965 eylul ayinda raporlar geldiginde heyecansiz ancak bitirici tablo ortaya cikar: mars'in atmosferinde karbondioksit den baska neredeyse hic bir sey yoktur. mars icin cevap bulunmustur.
ancak lovelock bu kez ayni soruyu dunya icin dusunur, biraz degisik olarak: peki dunya nasil boyle bir atmosfere sahip? aklina gelen ilk fikrini dogrudan calisma arkadaslarina da aciklar: hayat oldugu icin! dunya'daki canlilar gezegenin atmosferini belli bir ayarda tutmaktadir, ustelik milyarlarca yildir. o zamana dek butun astrofizikcilerin bildikleri bir gercek vardir ki, gunes dunyayi ilk zamanlara gore yuzde 30 daha fazla isitmaktadir; ancak gezegenin yuzey sicakligi ( ozellikle atmosfer ve okyanus isisi) bu denli artmamis, dengede kalmistir. bu nasil olur? bunu saglayan nedir? eger "tanri dengede tutuyor" denmeyecekse bilimsel aciklamasi nedir? lovelock mars icin buldugu mantigi dunya'ya uyguladiginda karmasik canli hayat sisteminin varligi ile belli bir dengenin sagladigina hukmeder.
ancak bilim cevreleri bu fikri ciddiye almaz; lovelock nasa'dan ayrilir, ingiltere'ye geri doner ve kendi ciftlik evine kapanir, bilim kurumlarindan elini ayagini ceker, kendi bilimini kendi yapmaya ve fikrini kitap haline getirmeye karar verir. nobel edebiyat odullu kapi komsusu (aslinda ciftlik komsusu demek daha dogru) william golding bu radikal fikri icin bir isim onerir "gaia": yunan mitolojisinde dunyayi, daha dogrusu doga ana'yi temsil eden tanrica. kitap basilir, bilim dunyasinin cogu derhal kalin bir duvar orer. gaia fikri daha cok cevreci akimlardan, hipilerden ve din cevrelerinden destek gorur. oysa bu fikir lovelock'un yillardir yaptigi atmosfer olcumleriyle desteklenmis ve kisisel birikimi ile harmanlanmis yepyeni -ama radikal- ve ciddi -ama matematik formulleri ile suslenmemis- bilimsel bir hipotezdir. saldiriya ugrar, dalga gecilir, onemsenmez; 1982'de darwinciligi ile meshur richard dawkins tarafindan bile yerin dibine batirilmaya calisilir.
lovelock bir ara teorisinin gercekciligini kanitlamak icin 1985 te "daisyworld" isminde bir bilgisayar programi gelistirir. programda bilgisayar simulasyonu ile olusturulan dunya benzeri bir gezegen, ve bu gezegenin cevresinde dondugu tipki gunes gibi isisi zaman icinde yavas yavas artan bir yildiz vardir. gezegende sadece beyaz ve siyah papatya tohumlari bulunmaktadir. gezegen 4 dereceye ulasinca siyah papatyalar acilip cogalmaya baslar, gezegenin tamamini kaplar; hem kendilerini isitirlar, hem de gezegenin yuzeyini. bu kez beyaz papatyalar acabilecek sicak bir ortam bulur ve yavas yavas ortaya cikmaya baslarlar. gunesin isisi arttikca beyazlar cogalir ve ortami ele gecirir. bu kez beyazlar gunes isisini yansitip gezegeni sogutur ve siyahlar geri gelir. bu basit program bile gostermistir ki, dogal secicilik yontemi ve turlerin reaksiyonlari bir gezegen kendi isi duzenegini uzun vadede dengeye getirebilmektedir, ustelik bilincsiz olarak. hal boyle olunca, karmasik bir kimya, milyonlarca tur, cesitli buzullar ve yer sekilleri ile donanmis dunya gezegeni pekala kendi ic dengesini kurabilir.
daha sonra 1990 lar itibari ile dunyada 21. yuzyil bilim anlayisi hakim olmaya baslar; ozetle "bu evrenden her sey beklenir" anlayisi; "gotumuz o kadar da saglam degil" anlayisi; daha da onemlisi, her tur dogal fenomen arasinda karmasik iliskisellikler olabilecegi anlayisi. cunku artik atmosferin karbondioksit olcumleri yigilmaya baslamistir; degisik canlilarin ekosistemle kurduklari daha onceden tahmin edilmesi mumkun olmayan iliskiler saptanmaya baslamistir, dunya'nin gecmisi ve guncel dinamikleri ile ilgili yepyeni veriler birikmeye, sadece ayricalikli kisiler degil, artik sokaktaki insan dahi dunya'nin bir butun oldugunu kavramaya baslamistir. ve artik gunumuzde gaia hipotezi "bilimsel teori" olarak ciddiye alinmaya baslar. richard dawkins gibi elemanlar gaia hipotezine eskisi gibi saldiramaz hale gelmis, ancak din kisileri de bu fikrin kendileri icin olmadigini fark etmislerdir.
"ozetle" der lovelock, "gaia darwin'in turlerin dogal secim yontemi ile evrimi teorisini reddetmez; tam aksine, bu teorinin kendisi gaia icin olmazsa olmaz kosuldur." bu arada lovelock teorisinin dogru olmasi halinde dunya'nin buyuk bir felaketle karsi karsiya kalmasi icin bugunden itibaren on ile yuz yil arasi bir zaman bicer. cunku "gaia", yani dunya'nin dogal dengesi, insan medeniyetinin manyakligini cekebilme adina tahammul noktasini gecmistir, ve artik "geriye donus", "olayi kurtarma" diye bir sey soz konusu degildir. 90 yasina gelmis bu muthis beyin, "yuz yasima ulasabilirsem felaketi ben bile yakalayabilirim" demektedir. ve ekler "bu islerde malesef ahlak falan aranmaz, oluyor iste boyle seyler." (bbc/ beautiful minds/ james lovelock)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar