son 5-6 yıldır pazar günü ahkam kesen yorumcuları barındıran proglamlarda duyduğumuz bir söz öbeği var. futbol endüstrisi...

futbol benim için, 3-4 yaşlarında tanıdığım, babamla oynamaya başladığım,oynadıkça çok sevdiğim, sevdikçe hastası olduğum bir oyundu. bir kere çok basitti.herkes anlayabiliyordu. estetik bir oyundu. dünyada bu kadar basit olup aynı zamanda bir o kadar da estetik olan, seyir zevki veren bir oyun yoktur. futbol ortak bir dildi.stada gittiğiniz zaman zengin, fakir, yaşlı, genç her kesimden insan aynı amaç için
yanyana gelirdi. stadyumda sınıflar yoktu. insanları kardeş yapan bir oyundu.

peki sonra ne oldu bu çok sevdiğimiz oyuna. bir endüstri oldu. çok büyük paralaroyunumuza hakim oldu. onu çirkinleştirdi. şikeler, teşvik primleri binbir türlürezalet galebe çaldı. stadlardaki o centilmen amigolar yerlerini kavgadan rant sağlayan provokatörlere bıraktı.

evet artık kapitalizm futbolun can damarlarında geziniyordu. çok büyük paralarla, milyon dolarlık transferlerle takımlar kuruluyor, o da yetmiyor şikeler yapılıyordu. nihayet centilmenlik, vahşi rekabet ortamında can çekişir duruma geldi. ne zaman futbol bir endüstri oldu, o zaman futbolcular insan değil mal oldu. ne zaman futbol endüstri oldu, o zaman topçular sahada kalp krizinden ölmeye başladı. ne zaman futbol endüstri oldu, tribün terörü aldı başını yürüdü.

ben böyle endüstrinin a.q. ben aşık olduğum oyunumu geri istiyorum. rakip takım taraftarlarıyla tekrar kardeş olmak istiyorum. seyir zevki yüksek maçlar izleyip, stattan dostça ayrılmak istiyorum. endüstriniz sizin olsun, paralarınız sizin.

oyunumu bana geri verin...
(bkz: sinirli bir anına denk gelmek)
(bkz: formaya kendi adini yazdirmak/#2336802)
sporun, insanların beynini yıkama aracı aşamasına gelişidir.
spor olarak kalsaydı çok keyifli olabilirdi. ancak bunu halkı uyuşturan bi nevi afyon haline getirdiklerinde olay koptu.

sadece futbol konuşarak hayatını geçiştiren embesillerin sayısı milyonlarla hesaplanır oldu memlekette.
© copyright 2005 - 2026