bugün
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka8
- ona bir şey söyle6
- kalabalığı seviyor musunuz7
- true'ya özgürlük2
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- kız troller6
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- yazarların anlık durumları9
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- avokado yiyen insan8
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- çocuklar niye sünnet edilir7
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- özel sektör de çalışmak11
- galatasaray büyüklüğü14
- mafya kızı olma isteği6
- arkadaşlar bakar mısınız14
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- boğaz ağrısı7
- şeker hastalığı9
- feminen erkek davranışları6
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- ellerim bos gonlum hos14
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- tayt vs mini etek5
- çiçek abbas2
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı17
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- fiziği güzel sözlük kızları56
(bkz: 3000)
artık istanbul'lu olmuş canım arkadaşım, gece gelmesinden dolayı ayaklarının altına kırmızı halılar seremedim ama olsun, artık sahibesi benimdir, ankara' ya selam ederim.. ardından marla yi da bekliyoruz, marla gelirken mystery ve devamını da topla canım, sonra gelirken bolu ya uğrayıp bolçi alındır. dır,dır,dır...
istanbul'lu olmuş yazar.
istanbul'da fink atan mesgul bunye.
istanbul'larda bensiz fink atan yazar.
yarın 10.45'de karaköy iskelesinin önünde diyorum başka bir şey demiyorum.. *
haydin bu pazar çaya zirvesinde tanıdığım ,bıcır bıcır ,ankara ya benden selam iletecek olan yazar. *
aylardır tanıyoruz belki birbirimizi ama ilk defa yanyana gelip muhabbet etme fırsatı bulduk ve en güzel muhabbetleri döndürdük kendisiyle. deli gibi güldük eğlendik. abla yazardır kendisi bana ablalık yapmıştır, bende ona rehberlik yapmışımdır en güzelinden. *
iyice istanbul'lu olmuş ankara yazarı.
zirvede tanıştığımız ne zaman konuşsak gülmekten yarırdığımız yazar ciddi bir muhabbettimiz olamadı.bir de manson'la beraber çok hızlı yürüyorlardı, yordular beni.
gidemediğim zirvelere yolladığım elçim. misyonunu başarıyla tamamlamış duyduğuma göre. aferin diyorum kendisine. *
canım bi tanecik böcüküm, büyük planlar yaptığım kankim, zirve boyunca yanımdan ayırmadığım jadı, yakında istanbul'a yerleşip daha çok gezme fırsatı bulacağım dostum..
zirvede tanıstıgım * hemencicik kaynastıgım hiç de bile böcük olmayan en bi kuşum yazarı. saolsun varolsun yalniz birakmadı bizi. faati insanını bir küçük kardes edası * ile severekten * kopmama sebebiyet vermiştir. sıcaklıgını hissettirmen için gelmen gerekmezdi ki kuşum. ışık ile de ısıtırdın.
(bkz: ufo)
(bkz: ufo)
aynı hastanede doğduğumuzu öğrendiğim ankaralardan taa buralara gelmiş, no promise ile birlikte ikisinin bitişik fotoğraflarını çektiğim sevimli hoşsohbet yazar.
uzuuunca bir aradan sonra tekrar görüşme imkanı bulabileceğim çok bi değer verdiğim. özledim ulan!
onu anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalıyor benim için. kendisi hakkında ne düşündüğümü zaten o da biliyor, ama içimden geldiğince yazayım bir şeyler, kendi üslubumla*..
şubat ayında istanbul'a gelme haberini duyduktan sonra tabiri caizse, içimdeki sevgi kelebekleri kıpraştı*.. tabii, hemen planları yaptım. istanbul'u bilmeyen biri için*nerelere gidilebilir o soğuk şubat günlerine, bir taraflarımız donar ikene.. dedim, ya bi ortaköy-boğaz keyfi yaparız, ordan da kız kulesine gideriz, gezeriz falan, biraz da takılırız gene, al sana mis gibi gün.. tarihsel yerlere gideceğimiz yok nasılsa, "turist rehberi miyim ben öyle gezdiricem*, bize gelmez öyle şeyler" diyerek; "neyse artık, kafamıza göre yaparız bir şeyler" dedik..
büyük gün geldi çattı tabe, o gün böbrek üstü bezleri öyle bir çalışıyordu ki, fazla mesai yapmalarından dolayı ikramiye veresim geldi kendilerine*.. kendisi aradı beni, gecikecekmiş falan, yemek yicekmiş, yok yemezse midesi bulanırmış falan.. iyi dedim hadi, ye gel sen, ben beklerim...
yalnız nasıl bir beklemektir o... çocuklar beni ağaç sanıp, üzerime tırmanıp, meyvelerimden faydalanacaklardı*, o derece.. yok ama dedim, freedean'im için feda olsun, hem bilmiyo buraları, kaybolmasın... baktım, vapur geldi, ahanda dedim geliyor.. kalp vuruş sesleri, ramazan davulcusunun davul çalması vari.. beklerken bir de o sırada üzerime dalga vurmasın mı.. tüm pantolon, botlar falan rezil oldu tabi**.. ve baktım, karşıdan geliyor gülümseyerek..
hayatımda hiç görmediğim birine bu kadar sevgi taşıyacağımı düşünemezdim, ama onun yeri bambaşka tabii. sanki birbirini yıllardır görmemiş abla-kardeş gibi sarıldık, başladık yürümeye.. hasret giderircesine, eski anılardan bahsedercesine.. ortaköy senin, taksim benim, dolaştık**..
ayrıca o gün, ben içindeki çocuğu gördüm.. sen git, koskocaman kız, çocuk menüsü al.. olacak şey mi bu*...
neyse, akşam oldu, ayrılık vakti geldi.. geçirilen o onca saat, sanki bana bir kaç dakika gibi geldi.. gene sarıldık, ayrıldık.. "bunu saymayız, bir dahakine daha çok" dedik, esenleştik**..
işte, hayatımın en güzel günlerinden birinini 'kısaca'*özetledim kendimce.. tabii daha yazmak istesem, neler neler yazılır da, ben burada keseyim, göz yorgunluğu olmasın daha fazla..
lafın kısası, canım ablamsın, canımın içisin, iyi ki varsın, iyi ki yanımdasın, iyi ki geldin istanbul'lara.. iyi ki buluştuk, iyi ki konuştuk, iyi ki gezdik vs... ben "iyi ki" lere başladım mı, bitiremem, burda bitsin... seninle olmak "en bi güzel şe" ...
şubat ayında istanbul'a gelme haberini duyduktan sonra tabiri caizse, içimdeki sevgi kelebekleri kıpraştı*.. tabii, hemen planları yaptım. istanbul'u bilmeyen biri için*nerelere gidilebilir o soğuk şubat günlerine, bir taraflarımız donar ikene.. dedim, ya bi ortaköy-boğaz keyfi yaparız, ordan da kız kulesine gideriz, gezeriz falan, biraz da takılırız gene, al sana mis gibi gün.. tarihsel yerlere gideceğimiz yok nasılsa, "turist rehberi miyim ben öyle gezdiricem*, bize gelmez öyle şeyler" diyerek; "neyse artık, kafamıza göre yaparız bir şeyler" dedik..
büyük gün geldi çattı tabe, o gün böbrek üstü bezleri öyle bir çalışıyordu ki, fazla mesai yapmalarından dolayı ikramiye veresim geldi kendilerine*.. kendisi aradı beni, gecikecekmiş falan, yemek yicekmiş, yok yemezse midesi bulanırmış falan.. iyi dedim hadi, ye gel sen, ben beklerim...
yalnız nasıl bir beklemektir o... çocuklar beni ağaç sanıp, üzerime tırmanıp, meyvelerimden faydalanacaklardı*, o derece.. yok ama dedim, freedean'im için feda olsun, hem bilmiyo buraları, kaybolmasın... baktım, vapur geldi, ahanda dedim geliyor.. kalp vuruş sesleri, ramazan davulcusunun davul çalması vari.. beklerken bir de o sırada üzerime dalga vurmasın mı.. tüm pantolon, botlar falan rezil oldu tabi**.. ve baktım, karşıdan geliyor gülümseyerek..
hayatımda hiç görmediğim birine bu kadar sevgi taşıyacağımı düşünemezdim, ama onun yeri bambaşka tabii. sanki birbirini yıllardır görmemiş abla-kardeş gibi sarıldık, başladık yürümeye.. hasret giderircesine, eski anılardan bahsedercesine.. ortaköy senin, taksim benim, dolaştık**..
ayrıca o gün, ben içindeki çocuğu gördüm.. sen git, koskocaman kız, çocuk menüsü al.. olacak şey mi bu*...
neyse, akşam oldu, ayrılık vakti geldi.. geçirilen o onca saat, sanki bana bir kaç dakika gibi geldi.. gene sarıldık, ayrıldık.. "bunu saymayız, bir dahakine daha çok" dedik, esenleştik**..
işte, hayatımın en güzel günlerinden birinini 'kısaca'*özetledim kendimce.. tabii daha yazmak istesem, neler neler yazılır da, ben burada keseyim, göz yorgunluğu olmasın daha fazla..
lafın kısası, canım ablamsın, canımın içisin, iyi ki varsın, iyi ki yanımdasın, iyi ki geldin istanbul'lara.. iyi ki buluştuk, iyi ki konuştuk, iyi ki gezdik vs... ben "iyi ki" lere başladım mı, bitiremem, burda bitsin... seninle olmak "en bi güzel şe" ...
(bkz: rüya bitti) *
istanbul aşığı yazar..
çok istenenler olmazmış ya, ölü ya da diri istanbulda bulunmak isteyen yazar. o da olmaz ya.. * istanbul kadın gibidir uzaktan güzel dense de, çarkları arasında ezilmeye bile razı olacak uuser.
istanbulu çok seven ama kader kurbanı yazar.
yürekler alınmaz pulla parayla
kim yenmiş kaderi duayla ..
istanbul aşığı yazar..
çok istenenler olmazmış ya, ölü ya da diri istanbulda bulunmak isteyen yazar. o da olmaz ya.. * istanbul kadın gibidir uzaktan güzel dense de, çarkları arasında ezilmeye bile razı olacak uuser.
istanbulu çok seven ama kader kurbanı yazar.
yürekler alınmaz pulla parayla
kim yenmiş kaderi duayla ..
tatili bitsede okulu acilsa dedigim hanim hanimcik ufak tefek insancik.