bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması19
- anın görüntüsü32
- nar tanelemek5
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- iskilipli atıf hoca5
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- millette manyak para var20
- erken uyanmak4
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- boşandığı eşine araba alan adam7
- kuzey buz denizi3
- sözlük kürdü54
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- quentin tarantino nun en iyi filmi2
- zenci uşağın aniden içeri girmesi3
- yazılımcının flört edememesi2
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- papatya çayı içen erkek10
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- 007 tarzı entry girmek4
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- 20075
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- simko323
- etnik köken20
platon'un, en üst düzey gerçekliğin evrensel "form"lar ya da "idea"lardan oluştuğunu iddia ettiği teori. jeff hawkins ise "zeka üzerine" de, söz konusu ideaları fazla uzakta aramamak gerektiğini söylüyor.
şurdan başlayayım; bilgisayar, bilgileri bire bir doğrulukta saklayıp işliyor. hafızamız ise duyduğunu, gördüğünü, hissettiğini aslına uygun saklamıyor. aralarındaki önemli ilişkileri hatırlıyor sadece, anıları çağrışım yoluyla hatırlıyoruz.
bi arkadaşımızın yüzünü görünce, korteksimizde görsel verileri alan v1 denen bölgedeki hareketlilik; gelen veriler değiştikçe, farklı açılardan baktıkça filan değişiyor. fakat yüz tanıma bölgesindeki hareketlilikte bir değişiklik olmuyor. yani arkadaşımızın yüzü görüş alanımızda kaldığı sürece, o bölgedeki belli hücreler sürekli aktif oluyor; ateşleniyor. hatta, o yüzü sadece hayal ettiğimizde bile devam ediyor bu. yüz tanıma gibi işlemlerde pek başarılı olamayan bilgisayarların yapamadığı da bu. sabit temsil* deniyor buna da.
yani formlar, idealar varsa bile fiziksel dünyanın dışında değil "kafamızın içinde" diyor.
yine de, plato nun "sezdiği" şey bana dilin evrenselliğiyle de alakalıymış gibi geliyor. şeylerin zihinde doğuştan önce var olması 'evrensel olması', sonradan insanın aklına gelmesi filan derken, çocukların dili ne kolay öğrendiğini, grameri öğrenmek için ayrıca yardıma ihtiyaçları olmadığını chomsky den önce farketti belki de... ama "konuşamayacağımız konularda susmalıyız" diyebilmek için de, erkendi henüz.
felsefe diye bildiğim şey; bir "hayatı anlama çabası" ve bunun için de günümüzde, felsefe tarihinden çok nöroloji, evrimsel psikoloji gibi, alanlara bakmalı; antikacılığa düşmemeli diye düşünüyorum.
.
skopofil - (togasını omzuna savurarak) şimdi zeus hakkı için söyleyin dostlarım; öylece oturup sırf düşünmekle, gerçekliğe mi ışık tutulabiliyor; yoksa dildeki açıklar veya primatlardan insan türünün iç dünyası, düşünme yöntemleri üzerine mi?
platon - evet haklısın, bu açıkça ortada. bunları bilemezdim elbette, yine de...
skopofil - o haldee... (ona, "seni severim, ama gerçekleri daha çok severim" anlamında bakarak) insani zaafların, mantık hatalarının ayırdında olmak, insan beyninin nasıl çalıştığını bilmek; yani psikoloji, felsefe yapmanın ön şartı olmalı.
consensus - evet, evet pek tabii.
vaginismus - benim içime tam sinmedi... nası yani, hayatı anlamaya çalışmayıp, insanla mı uğraşacağız?
skopofil - ilkin, evet. çünkü hayatı anlamada kullandığımız araç, insan. ayrıca, ben de sanrıladım o zili.
vaginismus - ne zili?
skopofil - size demedim.
platon - ohoo, muhayyel diyalog dediğinin de bir adabı vardır. niye verildiği, alınıp alınmadığı bile belli olmayan referanslar, saçmasapan isimler... koca platon bunlara alet edilmemeliydi. ayrıca çok yavaşsın.
skopofil - acil bi durum yok zaten. belki de hiç bişi yok, olamıyor. oyuna benziyor.
vaginismus - peki, bu uyduruk isimlerimize uygun mu davranmamız gerekiyor şimdi? biraz daha beklersek, celsius gelip havadan söz edecek. bu ne ucuzluk.
consensus - evet, aynen katılı... demm!
skopofil - pink floyd - hey you
vaginismus - hah, tam dağıldık.
platon - is there anybody out there?
şurdan başlayayım; bilgisayar, bilgileri bire bir doğrulukta saklayıp işliyor. hafızamız ise duyduğunu, gördüğünü, hissettiğini aslına uygun saklamıyor. aralarındaki önemli ilişkileri hatırlıyor sadece, anıları çağrışım yoluyla hatırlıyoruz.
bi arkadaşımızın yüzünü görünce, korteksimizde görsel verileri alan v1 denen bölgedeki hareketlilik; gelen veriler değiştikçe, farklı açılardan baktıkça filan değişiyor. fakat yüz tanıma bölgesindeki hareketlilikte bir değişiklik olmuyor. yani arkadaşımızın yüzü görüş alanımızda kaldığı sürece, o bölgedeki belli hücreler sürekli aktif oluyor; ateşleniyor. hatta, o yüzü sadece hayal ettiğimizde bile devam ediyor bu. yüz tanıma gibi işlemlerde pek başarılı olamayan bilgisayarların yapamadığı da bu. sabit temsil* deniyor buna da.
yani formlar, idealar varsa bile fiziksel dünyanın dışında değil "kafamızın içinde" diyor.
yine de, plato nun "sezdiği" şey bana dilin evrenselliğiyle de alakalıymış gibi geliyor. şeylerin zihinde doğuştan önce var olması 'evrensel olması', sonradan insanın aklına gelmesi filan derken, çocukların dili ne kolay öğrendiğini, grameri öğrenmek için ayrıca yardıma ihtiyaçları olmadığını chomsky den önce farketti belki de... ama "konuşamayacağımız konularda susmalıyız" diyebilmek için de, erkendi henüz.
felsefe diye bildiğim şey; bir "hayatı anlama çabası" ve bunun için de günümüzde, felsefe tarihinden çok nöroloji, evrimsel psikoloji gibi, alanlara bakmalı; antikacılığa düşmemeli diye düşünüyorum.
.
skopofil - (togasını omzuna savurarak) şimdi zeus hakkı için söyleyin dostlarım; öylece oturup sırf düşünmekle, gerçekliğe mi ışık tutulabiliyor; yoksa dildeki açıklar veya primatlardan insan türünün iç dünyası, düşünme yöntemleri üzerine mi?
platon - evet haklısın, bu açıkça ortada. bunları bilemezdim elbette, yine de...
skopofil - o haldee... (ona, "seni severim, ama gerçekleri daha çok severim" anlamında bakarak) insani zaafların, mantık hatalarının ayırdında olmak, insan beyninin nasıl çalıştığını bilmek; yani psikoloji, felsefe yapmanın ön şartı olmalı.
consensus - evet, evet pek tabii.
vaginismus - benim içime tam sinmedi... nası yani, hayatı anlamaya çalışmayıp, insanla mı uğraşacağız?
skopofil - ilkin, evet. çünkü hayatı anlamada kullandığımız araç, insan. ayrıca, ben de sanrıladım o zili.
vaginismus - ne zili?
skopofil - size demedim.
platon - ohoo, muhayyel diyalog dediğinin de bir adabı vardır. niye verildiği, alınıp alınmadığı bile belli olmayan referanslar, saçmasapan isimler... koca platon bunlara alet edilmemeliydi. ayrıca çok yavaşsın.
skopofil - acil bi durum yok zaten. belki de hiç bişi yok, olamıyor. oyuna benziyor.
vaginismus - peki, bu uyduruk isimlerimize uygun mu davranmamız gerekiyor şimdi? biraz daha beklersek, celsius gelip havadan söz edecek. bu ne ucuzluk.
consensus - evet, aynen katılı... demm!
skopofil - pink floyd - hey you
vaginismus - hah, tam dağıldık.
platon - is there anybody out there?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar