bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı47
- milli maçı izlemeyen erkek10
- vincenzo montella6
- bir kızı doyurmak3
- avustralya milli futbol takımı4
- kürdistan a milli futbol takımı2
- ozan güven ahmet kural ikilisi2
- türk bayraklı tişört2
- çok fena boşladım2
- özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak11
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- kadir mısıroğlu2
- muhabbet kuşu2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- zall yüzünden gol yememiz5
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- sarunas jasikevicius2
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- sabah sabah kahvaltıya gelen misafir2
- kenan yıldız2
- kemal kılıçdaroğlu14
- alagavat olmak istiyorum ne yapmalıyım2
- ioçk adam mıdır2
- en iyi antidepresan18
- tutulan takım gol yiyince maçı kapatmak3
- dalmaçyalı köpeğin beneklerine iğne batırmak2
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- new york knicks2
- ahmet sezer bey ahmet sezer bey derhal sözlüğe2
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu3
- avustralya 0 türkiye 73
- hakan safi3
- aziz yıldırım15
- su molası3
- chp'nin hali ne olacak58
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması12
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması4
- uğurcan çakır'ın kova olması2
- arda güler5
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddiası2
- gammazlar çetesi18
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- anın görüntüsü22
- şirinler köyüne yeni şirin13
- ümit özdağ2
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
wava'nın house music tadında bir parçası.
ispanyol orjinli muzik turudur.
cazibe ve ateş. bu dansı tanımlamak için yeterli iki kelimedir.
Dünyanın en iyi müziği.
(bkz: innuendo)
Dünyanın en güzel müzik tarzı.
hem müziği hem de dansı ile insanı kendine getiren tarz bence.
Bugün günlerden cumartesi...
hafta sonları, gündelik sevimsiz işlerden ve politikadan azıcık sıyrılıp "kültür ve sanat" konularında aksiyon gösterme vakti. gerek bir tiyatro gösterisi olur gerek çeşitli sohbetler eşliğinde kafa dengi insanlarla sosyalleşme olur, tam zamanı. havada güzel. (yani bulunduğum yerde güzel)
zaten kültür sanat falan sizin ilgi alanlarınıza girmeyeceğinden bende kafama göre takılacağım...
son zamanlarda ispanyol kültürüne bodoslamadan daldığımdan, ispanyol şoparlarının ağır ve yoğun arap etkisi altında üretip dünya çapında bir sanat müziğine dönüştürmeyi de başardıkları flamenco'ya merak sardım. Eskiden de severdim ama, sözlerini iyi kötü çevirmek lazımmış tadına varmak için.
"iyi kötü" dedim, çünkü "s" ve "d" seslerini hemen hiç kullanmayan Endülüslü ağzında ispanyolca bilmeceye dönüşür.
"El Cigala" yani "Cırcırböceği" namıyla anılan Diego'nun, Kübalı efsane piyanist Bebo Valdes ile gerçekleştirdiği muhteşem bir "flamenco jazz" albümünü, Lagrimas Negras'ı (Kara Gözyaşları) koyup koyup dinliyorum günlerdir, doyamıyorum. Bu Diego El Cigala denilen adam, uzun kara saçlarıyla "güzel" değil ama hanımlara sorarsanız çok "çekici" bir adam. hani şimdi hanımlara sorarsak dedik ama yamulmadan şuraya fotosunu koyayım kendiniz karar verin;
https://www.diariofemenin...io-sello-discografico.jpg
Orada, "La Bien Paga" adında bir şarkı beni çok çarptı.
Sonra, amazondan "büyük fedakarlıklarla getirttiğim" bir ispanya iç Savaşı belgeselinde, aynı Endülüs türküsü "orijinal" haliyle, eski ve büyük sanatçılarından birinin, Miguel De Molina'nın ağzından karşıma çıkmasın mı?
Yahu bir yerlerden de ayrıca çıkaracağım sanki, derken, meğerse Pedro Almodovar'ın "Bütün Bunları Haketmek için Ne Yaptım?" filminde de rastlamayayım mı?
akıl alır gibi değil bu rastlantı...
Ay çok mu entel kaçtı bu entry?
hafta sonları, gündelik sevimsiz işlerden ve politikadan azıcık sıyrılıp "kültür ve sanat" konularında aksiyon gösterme vakti. gerek bir tiyatro gösterisi olur gerek çeşitli sohbetler eşliğinde kafa dengi insanlarla sosyalleşme olur, tam zamanı. havada güzel. (yani bulunduğum yerde güzel)
zaten kültür sanat falan sizin ilgi alanlarınıza girmeyeceğinden bende kafama göre takılacağım...
son zamanlarda ispanyol kültürüne bodoslamadan daldığımdan, ispanyol şoparlarının ağır ve yoğun arap etkisi altında üretip dünya çapında bir sanat müziğine dönüştürmeyi de başardıkları flamenco'ya merak sardım. Eskiden de severdim ama, sözlerini iyi kötü çevirmek lazımmış tadına varmak için.
"iyi kötü" dedim, çünkü "s" ve "d" seslerini hemen hiç kullanmayan Endülüslü ağzında ispanyolca bilmeceye dönüşür.
"El Cigala" yani "Cırcırböceği" namıyla anılan Diego'nun, Kübalı efsane piyanist Bebo Valdes ile gerçekleştirdiği muhteşem bir "flamenco jazz" albümünü, Lagrimas Negras'ı (Kara Gözyaşları) koyup koyup dinliyorum günlerdir, doyamıyorum. Bu Diego El Cigala denilen adam, uzun kara saçlarıyla "güzel" değil ama hanımlara sorarsanız çok "çekici" bir adam. hani şimdi hanımlara sorarsak dedik ama yamulmadan şuraya fotosunu koyayım kendiniz karar verin;
https://www.diariofemenin...io-sello-discografico.jpg
Orada, "La Bien Paga" adında bir şarkı beni çok çarptı.
Sonra, amazondan "büyük fedakarlıklarla getirttiğim" bir ispanya iç Savaşı belgeselinde, aynı Endülüs türküsü "orijinal" haliyle, eski ve büyük sanatçılarından birinin, Miguel De Molina'nın ağzından karşıma çıkmasın mı?
Yahu bir yerlerden de ayrıca çıkaracağım sanki, derken, meğerse Pedro Almodovar'ın "Bütün Bunları Haketmek için Ne Yaptım?" filminde de rastlamayayım mı?
akıl alır gibi değil bu rastlantı...
Ay çok mu entel kaçtı bu entry?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar