bugün
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- insanlar sizi nasıl tanımlar6
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- gecenin film sahnesi4
- kahve falı3
- duş almak vs duş yapmak4
- eğitimde itaat kültürü2
- bella hadid5
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- mohamed salah ghaly5
- 31 çekerken eli kırmak4
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak2
- romantik komedi izleyen erkek2
- gürkan uygun3
- online kumar2
- velvet almanyaya gel5
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- fatih tekke2
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- ıban at4
- iremga12
- iki elle 31 çekmek2
- geceye güzel bir söz bırak2
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- renault safrane vs opel omega2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- velvet14
- kendini anlatamamak6
- dünya sivaslılar günü3
- kız arkadaş kiralamak8
- afrika nasıl kalkınabilir15
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- uzak diyar4
- justin bieber3
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- başak erkeği nasıl tavlanır3
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek3
- bakarız3
- eric abidal2
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- tai lung7
- memati baş5
- hayatımdaki şeylerin yolunda gitme süresi3
- anker2
cevahir alışveriş merkezine çok sık gittiğim söylenemez ancak gittiğimde mutlaka yarım - bazen tam - günümü ayırdığım bir yer olduğu için akşam ve öğle yemeği benim için önemli oluyor. ve yemek konusunda da sayısız çeşidin olduğu bir alışveriş merkezinin balığa dair ne aranırsa bulunacak bir lokantası olan fisho, benim gibi balık severlerin ilgilenebileceği bir yer.
ancak o, bu ilgiyi hakediyor mu, işte bu gerçekten tartışılır..
ben hayatta bile ikinci şansı çoğu kimseye vermem, yanılma ümidiyle ikinci kez gittim ancak yanılmadığım noktalar olduğunu gördüm. ilk gittiğimde şef garson tarzında biri vardı ancak baksanız kesinlikle şef garson demezsiniz; yaka bağır bir tarafta, konuşma tarzı müşteriye hitap etmekten ziyade kendi kendine konuşuyormuş gibi..
salata barı on numara. ne ararsanız bulabiliyorsunuz ve taze oluyor - ki önemli olan da bu bence -, balıklar ise çoğu yerdekinin tersine zaman zaman yüksek fiyatlarıyla insanı şaşırtıyor ancak en ideali hamsi menü. sekiz lira yetmiş beş kuruş fiyatının hakkını veriyor, tabii hamsi severler için..
"maalesef yanılmamışım" dediğim nokta da şu; bana öyle gelmiş de olabilir tabii ancak fisho'da takım elbiseli değilse veya yanında ailesi ile gelmemişse müşteri tam hizmet alamıyor sanki.. ilk gittiğimde tek kişilik masaya oturdum ancak ne çatal ne bıçak ne de masada ekmek vardı.. kalktım diğer masadan kendi çatal - bıçağımı aldım.. ekmeği de şef garsonumuz zahmet ettiler (!) getirdiler..
bu tip aksaklıklar olunca da ne yediğin balığın tadını alıyorsun ne mekanın ferahlığının farkına varıyorsun.. umarım kendilerini toparlar yoksa takım elbiseliler de tez vakit ayak kesebilirler..
balık olarak ise, istavrit veya hamsi ideal ancak değişik tat arayanlara karidesi de öneriyorum. umarım benim karşılaştığım aksaklıklarla karşılaşmadan ağız tadıyla yemeğinizi yersiniz.
ancak o, bu ilgiyi hakediyor mu, işte bu gerçekten tartışılır..
ben hayatta bile ikinci şansı çoğu kimseye vermem, yanılma ümidiyle ikinci kez gittim ancak yanılmadığım noktalar olduğunu gördüm. ilk gittiğimde şef garson tarzında biri vardı ancak baksanız kesinlikle şef garson demezsiniz; yaka bağır bir tarafta, konuşma tarzı müşteriye hitap etmekten ziyade kendi kendine konuşuyormuş gibi..
salata barı on numara. ne ararsanız bulabiliyorsunuz ve taze oluyor - ki önemli olan da bu bence -, balıklar ise çoğu yerdekinin tersine zaman zaman yüksek fiyatlarıyla insanı şaşırtıyor ancak en ideali hamsi menü. sekiz lira yetmiş beş kuruş fiyatının hakkını veriyor, tabii hamsi severler için..
"maalesef yanılmamışım" dediğim nokta da şu; bana öyle gelmiş de olabilir tabii ancak fisho'da takım elbiseli değilse veya yanında ailesi ile gelmemişse müşteri tam hizmet alamıyor sanki.. ilk gittiğimde tek kişilik masaya oturdum ancak ne çatal ne bıçak ne de masada ekmek vardı.. kalktım diğer masadan kendi çatal - bıçağımı aldım.. ekmeği de şef garsonumuz zahmet ettiler (!) getirdiler..
bu tip aksaklıklar olunca da ne yediğin balığın tadını alıyorsun ne mekanın ferahlığının farkına varıyorsun.. umarım kendilerini toparlar yoksa takım elbiseliler de tez vakit ayak kesebilirler..
balık olarak ise, istavrit veya hamsi ideal ancak değişik tat arayanlara karidesi de öneriyorum. umarım benim karşılaştığım aksaklıklarla karşılaşmadan ağız tadıyla yemeğinizi yersiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar