bugün
- erkeği karizmatik gösteren şeyler12
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- izmirin en güzel semtleri12
- queen ravenna ifşası9
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir9
- cinler ve akıl hastalığı4
- kırşehir de gece hayatı4
- adana da gece hayatı3
- herkes en sevmediği 3 yazarı açıklamalı3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı9
- bir tırcı sevmek11
- fırın sütlaç3
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- türkiye23
- uçanyarrak317
- akepe dönemi15
- istanbul6
- wrong turn serisi saçmalığı2
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı4
- bi insanın kaç yaşında amcaya dönüştüğünün tespiti2
- tanıştığım her mübah kadının seks yüzü2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- arada bir halk tv'yi açıp kontrol etmek2
- anal seks yoksa sevişmeyelim diyen kız2
- hayatın son gününde yapılabilecekler3
- türkiyenin geleceği5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- ben geldim naneler12
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- uefa şampiyonlar ligi6
- dizel partikül filtresi2
- marmara2
- la loba22
- insanların eylemleri de allah'tan mı2
- iran meclis başkanı kalibaf'ın abd'ye seslenmesi2
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- anın görüntüsü24
- lille osc7
- teomancalmasur6
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- futbol16
- hastane acil bölümü7
- sözlüğün kerhaneye dönmesi2
- lille6
- gürcü ile kürtçü6
nick hornby'nin futbol ve arsenal taraftarlığının hayatındaki önemini anlattığı kitabının adı.
yönetmenliğini bobby ve peter farrelly nin yaptığı başrollerine drew barrymore ve jimmy fallon un oynadığı 2005 yapımı romantik komedi türündeki film
başrollerinde jimmy fallon ve drew barrymore un oynadığı film.filmde bu sefer futbol değil beyzbol var.filmde adamın tuttuğu takım (bkz: boston red sox) ile sevgilisi arasında kalmasını izledikten sonra,başıma bu tarz bişey gelse ne yapardım acaba diye düşündüm.galatasaray mı yoksa aşkmı.ancak vardığım sonuç net oldu.dünyada birçok kızla tanışıp aşık olabilirsin ama galatasaray bir tane.elbette galatasaray.bu arada film de oldukça güzel.
drew barrymore' tekrar tekrar aşık eden film.
"neyse, zaten arsenal taraftarıymış" dedirten hayal kırıklığı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
david evans ın orijinal kitaba sadık kalarak yönettiği film. başrollerinde, fanatik bir arsenal taraftarı coğrafya öğretmenini canlandıran colin firth ve onun tarih öğretmeni yavuklusu ruth gemmell yer almaktadır. bir çeşit 'ya tuttuğun takım, ya ben!'* filmidir.
edit: orijinal kitap ne lan?
edit: orijinal kitap ne lan?
nick hornby'nin 1992 de çıkan kitabı. 1997 de sinema filmi olarak karsımıza cıkar. drew barrymore oynamaktadır.
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar