bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz10
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- un certain regard2
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet6
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- sarapci koala65
- habire1221
- kısa ve vurucu yazmak6
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- götten bacaklı erkek2
- gün tabağı6
- apo piçtir piç kalacak8
- sözlükte fosilleşmek6
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- filenin sultanları yarı finalde8
- ellerim bos gonlum hos29
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- deniz gül6
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- arif kocabıyık16
- bir bela geliyor8
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- duş alıp uyumak2
- lahmacun9
- devlet bahçeli8
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- saraca096
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- silver ile evlenecek erkek52
- insan olmaya ceyrek kala15
- skoda fabia alınır mı5
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- ben sizin anonim11
- silvermist9
- hep kaybeden tarafı savunmak5
malesef nedensiz bir nefretin içinde yoğrulan iki kulüpten biri. diğeri için; (bkz: galatasaray)
fenerbahcelilik bir ayrıcalıktır kaybettiği maçlarda ağlamaktır ama desteği eksik etmemektir. bir aşktır. hayatın anlamıdır.
hayatımın anlamıdır.
hayatımın anlamıdır.
parayla satın alınamayan sevgisiyle , insanı kalpten götürebilen tek vazgeçilmeyen kulubüdür .
tesadüfen bir uefa kupasının kazanabileceğini düşünen bir başkana sahip kulüptür.
muhakkak ve hemen bakınız:
https://www.youtube.com/watch?v=kseyN4wzo60
https://www.youtube.com/watch?v=kseyN4wzo60
insanların anlamadığı anlamasının da imkansız olduğu büyük aşk, sadece yaşanmışlıklarla anlatılabilecek kadar büyük, ulaşılmaz, kıskanılan.
neymiş?: (#1213496)
neymiş?: (#1213496)
erciyesspor maçında, ikinci yarı öncesi iyi sinyaller vermeyen savunma. lugano, edu ve önder' in forma giydiği maçlarda bile göbeğinden rahat adam kaçırandır. diğer takımlardaki sorunlu bölgeler için;
(bkz: galatasaray in orta sahasi sorunsali)
(bkz: besiktas in ileri uç sorunsali)
(bkz: galatasaray in orta sahasi sorunsali)
(bkz: besiktas in ileri uç sorunsali)
Dünyanın en büyük derbisinde(Fenerbahçe-Galatasaray) yer alan ve o derbileri çoğunlukla kazanan Türkiye'nin en büyük takımı..
100. entrynin yazılabileceği en iyi başlık. en baba klüp.
galatasaray'ın şampiyonluk mücadesinde, sahadan ziyade basın açıklamalarındaki sataşmalarıyla prim yapmaya çalışmasına bir basın açıklamasıyla cevap veren kulübümüz.
--spoiler--
Ebedi dostumuz ezeli rakibimiz olarak gördüğümüz Galatasaray kulübünün yöneticilerinin uzun bir süredir sporda şiddeti ve çatışma kültürünü körüklemeye yönelik bir üslupla verdikleri demeçleri ve futbolda barışın sık sık gündemde olduğu bir ortamda spor kamuoyunun bu konudaki ilginç suskunluğunu üzüntüyle izliyoruz. GS yöneticileri kendi takımlarının uzun ve kısa vadeli başarılarına dönük demeç ve yönlendirmelerden çok aslen sürekli bir sataşma zemini ve husursuzluk ortamı yaratmaktadırlar. Basketbol takımlarına yönelik bir basın toplantısında bile "bayan basketbolda şampiyonluklarını engelleyeceğiz", "erkek takımımız da bu branştaki şampiyonluklarını engelleyecek" "zaten futbol takımlarının şampiyonluklarını engellemek için Adnan Polat ve başkanımız gerekli çalışmaları yapmaktadırlar" şeklindeki açıklamalar hangi ebedi dostluk yaklaşımıyla ve hangi fair play anlayışı ile uyuşmaktadır?
Bütün bu açıklamalar kendi sporcularının da sistemli katılımıyla beraber psikolojik bir savaşa dönüştürülmüş durumdadır. Kurumsallaşma, sportif altyapının geliştirilmesi ve fair play ruhunun artırılması yerine bu tarz provokatif yöntemlerle başarı kazanma çabasında olunması zaten giderek artan, taraftarlar arasındaki kamplaşmaları alevlendirecek, sporda şiddet ve çatışma kültürünü sorumsuzca derinleştirecektir.
Bu noktada sessizliğini koruyan spor kamuoyunun ve sporun yönetici kurumlarının şu soruyu açıklıkla cevaplamalarını istiyoruz; Bize karşı sistemli olarak yürütüldüğü ortada olan kampanyaya benzer yöntemlerle cevap verirsek doğru yapmış olur muyuz? Yoksa değerli spor kamuoyu ve kurumları bu olaya tepki vermek için bizim de benzer bir yola girerek meşru müdafaa yapmamızı mı bekliyorlar? Spor medyasının olup biteni sorgulamak için Fenerbahçe'den beklediği hareket bu mudur?
100 yıllık camiamız bu konuda sükunetini bozmamakta kararlıdır ve zaten giderek artan şiddet ve çatışma kültürünü besleyecek davranışlardan kaçınmaya devam edecektir. Büyük taraftarımız da her zaman verdiği örnek destekle bu kavga yaratma çabalarını boşa çıkaracaktır. Tüm branşlardaki teknik heyetlerimiz ve sporcularımız, 100.yıl coşkusunu spor alanlarında etkili bir biçimde yansıtacak ve köklerini cumhuriyetimizin kuruluşundan alan Fenerbahçelilik ruhunu bu tür saha dışı ve etik olmayan çabaları boşa çıkarmak için ortaya koyacaklardır.
Sonuç olarak sporu yöneten kurumların, medyanın ve spor kamuoyunun ebedi dostluklara zarar veren bu tür yaklaşımlar karşısında sessiz kalmayıp gerekli tepkileri göstermesini beklemek en doğal hakkımızdır ve bunu başta spor medyası olmak üzere tüm kamuoyundan bekliyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
--spoiler--
--spoiler--
Ebedi dostumuz ezeli rakibimiz olarak gördüğümüz Galatasaray kulübünün yöneticilerinin uzun bir süredir sporda şiddeti ve çatışma kültürünü körüklemeye yönelik bir üslupla verdikleri demeçleri ve futbolda barışın sık sık gündemde olduğu bir ortamda spor kamuoyunun bu konudaki ilginç suskunluğunu üzüntüyle izliyoruz. GS yöneticileri kendi takımlarının uzun ve kısa vadeli başarılarına dönük demeç ve yönlendirmelerden çok aslen sürekli bir sataşma zemini ve husursuzluk ortamı yaratmaktadırlar. Basketbol takımlarına yönelik bir basın toplantısında bile "bayan basketbolda şampiyonluklarını engelleyeceğiz", "erkek takımımız da bu branştaki şampiyonluklarını engelleyecek" "zaten futbol takımlarının şampiyonluklarını engellemek için Adnan Polat ve başkanımız gerekli çalışmaları yapmaktadırlar" şeklindeki açıklamalar hangi ebedi dostluk yaklaşımıyla ve hangi fair play anlayışı ile uyuşmaktadır?
Bütün bu açıklamalar kendi sporcularının da sistemli katılımıyla beraber psikolojik bir savaşa dönüştürülmüş durumdadır. Kurumsallaşma, sportif altyapının geliştirilmesi ve fair play ruhunun artırılması yerine bu tarz provokatif yöntemlerle başarı kazanma çabasında olunması zaten giderek artan, taraftarlar arasındaki kamplaşmaları alevlendirecek, sporda şiddet ve çatışma kültürünü sorumsuzca derinleştirecektir.
Bu noktada sessizliğini koruyan spor kamuoyunun ve sporun yönetici kurumlarının şu soruyu açıklıkla cevaplamalarını istiyoruz; Bize karşı sistemli olarak yürütüldüğü ortada olan kampanyaya benzer yöntemlerle cevap verirsek doğru yapmış olur muyuz? Yoksa değerli spor kamuoyu ve kurumları bu olaya tepki vermek için bizim de benzer bir yola girerek meşru müdafaa yapmamızı mı bekliyorlar? Spor medyasının olup biteni sorgulamak için Fenerbahçe'den beklediği hareket bu mudur?
100 yıllık camiamız bu konuda sükunetini bozmamakta kararlıdır ve zaten giderek artan şiddet ve çatışma kültürünü besleyecek davranışlardan kaçınmaya devam edecektir. Büyük taraftarımız da her zaman verdiği örnek destekle bu kavga yaratma çabalarını boşa çıkaracaktır. Tüm branşlardaki teknik heyetlerimiz ve sporcularımız, 100.yıl coşkusunu spor alanlarında etkili bir biçimde yansıtacak ve köklerini cumhuriyetimizin kuruluşundan alan Fenerbahçelilik ruhunu bu tür saha dışı ve etik olmayan çabaları boşa çıkarmak için ortaya koyacaklardır.
Sonuç olarak sporu yöneten kurumların, medyanın ve spor kamuoyunun ebedi dostluklara zarar veren bu tür yaklaşımlar karşısında sessiz kalmayıp gerekli tepkileri göstermesini beklemek en doğal hakkımızdır ve bunu başta spor medyası olmak üzere tüm kamuoyundan bekliyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
--spoiler--
avrupada ilk kupayi kazanan takim . soyleki
fenerbahçe-galatasaray ezeli rekabetindeki en tartışmalı konu galatasarayın avrupada başarılı olup fenerbahçenin edirneden öte başarılı olamadığıdır. türkiye arenasında galatasarayı avrupada fırtınalar estirdiği dönemde bile üstünlük sağlayabilen fenerbahçe`nin bir avrupa kupası olduğu ortaya çıktı.
bir dönemin dünya takımı arjantinin lanus ekibi (maradonanın da doğdu kent) türkiyeye eva peron adıyla bir kupa getirir. beyoğlunda zamanın ünlü mekanı konak otelin vitrininde günlerce sergilenen bu kupa şampiyon lanusu yenen takıma verilecektir. 26 ocak 1952de lanus inönü stadında galatasarayı 5-0 mağlup eder. çok güçlü bir ekip olan lanusu yenibilmek için dönemin otoriteleri bir sonraki maça karma bir takımla çıkma teklifini ortaya atarlar. bu ortamda fenerbahçe yöneticileri lanusla finalde oynamayı kabul eder.
bir gün sonra inönü stadında kemik seslerinin geldiği bir maç oynanır. fenerbahçe, selahattin, haluk, orhan, nedim, kamil, fikret, fahir, burhan mehmet ali ve abdullah 11iyle çıktığı maçta lanusu ilk yarıda oynadığı futbolla adeta perişan eder. ilk yarının skoru 3-0dır. ikinci yarıda arjantin ekibi lanusuun etkili oyunu kendine 2 gol getirir ama maçı fenerbahçe 3-2 kazanır. bu tarihi skorla sarı lacivertli takım eva peron kupasının sahibi olur...
fenerbahçe-galatasaray ezeli rekabetindeki en tartışmalı konu galatasarayın avrupada başarılı olup fenerbahçenin edirneden öte başarılı olamadığıdır. türkiye arenasında galatasarayı avrupada fırtınalar estirdiği dönemde bile üstünlük sağlayabilen fenerbahçe`nin bir avrupa kupası olduğu ortaya çıktı.
bir dönemin dünya takımı arjantinin lanus ekibi (maradonanın da doğdu kent) türkiyeye eva peron adıyla bir kupa getirir. beyoğlunda zamanın ünlü mekanı konak otelin vitrininde günlerce sergilenen bu kupa şampiyon lanusu yenen takıma verilecektir. 26 ocak 1952de lanus inönü stadında galatasarayı 5-0 mağlup eder. çok güçlü bir ekip olan lanusu yenibilmek için dönemin otoriteleri bir sonraki maça karma bir takımla çıkma teklifini ortaya atarlar. bu ortamda fenerbahçe yöneticileri lanusla finalde oynamayı kabul eder.
bir gün sonra inönü stadında kemik seslerinin geldiği bir maç oynanır. fenerbahçe, selahattin, haluk, orhan, nedim, kamil, fikret, fahir, burhan mehmet ali ve abdullah 11iyle çıktığı maçta lanusu ilk yarıda oynadığı futbolla adeta perişan eder. ilk yarının skoru 3-0dır. ikinci yarıda arjantin ekibi lanusuun etkili oyunu kendine 2 gol getirir ama maçı fenerbahçe 3-2 kazanır. bu tarihi skorla sarı lacivertli takım eva peron kupasının sahibi olur...
türkiye'nin galatasarayla birlikte en fazla şampiyon olmuş iki takımından ikincisidir.
fenerbahcenin gercek tarihi icin
http://www.haberturk.com/...cat=340&dt=2006/10/04
http://www.haberturk.com/...cat=340&dt=2006/10/04
temiz futbol istediklerini iddia ederek kendisine savaş açan çirkeflere karşı, yıllardır şerefli bir şekilde mücadele eden ve hiç kimseyle kirli ittifaklar kurmayan, atatürk ün takımı...
üstünden prim yapılabilecek yegane takım. gazetelerin spor sayfalarının %50'si fenerbahçe'ye ayrılır.
bir yasam tarzi
Kuruluşunun 100.yılında tüm kupaları alan aziz yıldırım'ın muradına erip başkanlığını bırakacağı takım. *
sadece bir klup degil ayni zamanda yasayan bir efsane.
futbol takımının aksine bayan basketbol takımı son yıllarda avrupa'da harikalar yaratan kulüp. iki sezon önce final four'da final maçını kaybetmesi sonrası avrupa ikinciliği elde etmiştir. bir de tüm spor dallarına büyük harcamalar yapan tek kulüp. bu büyük ismin küme düşmesine göz yummayan kişiler tarafından yönetilir. *
kız olsam veririm.
2007 uefa kupasini alacak olan takim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar