bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- alt haşortmanı4
- kitap önerisi4
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması7
- sigara içelim mi3
- otel odasında intihar etmek5
- kızgın yağ yanığı3
- panama da kaybolan hollandalı kızlar3
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- kış gelince sigarayı bırakmak3
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz23
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- fingirdek sözlük erkeği6
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek9
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- bluetooth kulaklık vs kablolu kulaklık2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- okan yalabık'ın son hali5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- sarhoş2
- taksim delisi cenk7
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- aydın da cipin şarampole devrilmesi2
- anın görüntüsü25
- harran2
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- kasımda aşk başkadır7
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- adnan şenses in 1975 te giydiği gömlek2
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- kafanın çok büyük olması8
- elmas bey birader'in online olmaması3
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- pazar akşamları3
- yazılımcıların flört edememesi4
asuman krause'nin ciddi olucam diye kastığı kastırdığı yarışma.
zamanının en sağlam televizyon yarışma programlarından biridir.
sunucusu asuman krause'dir. 2009 yazında star tv'de başlamıştır. çekimleri arjantin'de yapılmıştır.
ana konsepti çeşitli etaplarla, gelişmiş korku öğeleriyle insanların korkularını sınayıp, ardından korkularıyla yüzleşmelerini sağlayarak bir rekabet içinde yarıştırmak. yarışmacılar çiftler halinde faaliyet göstermektedir. tam olarak kaç tane çift vardı hatırlamıyorum, sonuçta küçüktüm izlerken. yarışmanın finalinde kazanan çiftin para ödülü ise, 50.000tl'dir. şimdi aaa bu tip zorlu yarışmaya göre ne kadar az diyen andavallar çıkacaktır. onlara istinaden şu açıklamayı yapma gereği duyuyorum. efendim burada asıl önemli olan unsur para ödülü değil, yarışmacıların korkularıyla mücadele etmeyi öğrenmesidir.
yarışmanın merkezine biraz daha inersek, yarışma da 3 ana etap türü bulunmaktadır. şöyle listelersek;
* yükseklik etapları
* su etapları
* tiksindirici hayvanlarla yapılan etaplar
yükseklik etaplarından başlayalım. yıllar önce tv karşısında, kalp atışlarımı hızlandıran, g*tümü koyduğum zeminden hop oturtup hop kaldıran, ulan acaba ne olacak, acaba ne bitecek dedirten bir etap türü olmuştur benim için. yerden 10 metre yükseklikte, o arabadan o arabaya atlayarak mücadele vermeleri, veya da yerden 30 metre yükseklikte dev boru üzerinde, dengede kalarak parkuru tamamlamaya çalışmaları, ekran karşısında ruhumu orgazm ettirecek potansiyele sahip ritüellerdi. severek izlediğim nadir etap türlerinden birtanedir.
gelelim su etaplarına. belki de bu programdan en çok zevk almamı sağlayan bir türdü su etapları. zaten çocukken ben denizlere, ya da biraz daha yüceltip maviliklere diyelim. oldukça merakım vardı, ayrı bir ilgiyle ve hayranlıkla yaklaşıyordum. iş böyle olunca, bu tür oldukça etkileyici gelirdi bana. özellikle ilk sezonun başında, yarışmacıyı sızdırmaz bir torbanın içine sokup, yukarıdan bir anda suyun derinliklerine bıraktıkları bölüm beni acayip etkilemişti. çocuk halimle, gerçekten empati yapıp o insanla birlikte ben de çaresizce nefes tuttuğumu hatırlıyorum. ha bir de unutamadığım bir başka bölüm daha var. ilk sezonun finalinde, dev bir havuz vardı. yarışmacılar ona dalıp yarışıyordu, ama tam olarak ne yapıyorlar hatırlamıyorum. zaten beni etkileyen şey, yine mavilik idi. devasa bir havuzdu. hani bir bina düşünün, 3 katlı. bir de o binanın, su altında ki halini düşünün. 3 katlı bir havuz! bildiğiniz katları vardı lan! insanın geçebileceği şekilde bir delik koymuşlar, katlar arasında kapı görevi görüyordu. yarışmacılar suyun altında kat kat dolaşıp mücadele veriyorlardı. aslında biraz yüzeysel oldu, ama hayal mayal hatırlamamla ben de bu kadsr aktarabiliyorum. bu programı izleyenler zaten hatırlayacaktır bu bölümü. internette bulabilirseniz izleyebilirsiniz. sadete gelirsek, nefesimi kesip kendini soluksuz izlettirebilen bir türdü su etapları.
gelelim hayvanlı etaplara. en tiksindiğim etaplardı. insanların son derece iğrençle karşıladığı bir takım hayvanlarla, yarışmacıların sabrı büyük bir şekilde sınanıyordu. büyük bir tabut düşünün, ama camdan.o cam tabutun içine yarışmacıyı yatırıp, bir süre sonra aşama aşama o tiksinç denilen hayvanlardan koyuyorlardı. en barizi solucan. belli bir süre küvette dolaştırıldıktan sonra, o yolu fareler izliyordu. ama ufak tefek değil, bildiğin lağım farelerinden hallice dev farelerdi. bir süre onlarla da yüzleştirildikten sonra, belki de en kötü hayvan olan yılanlar ile yüzleşeceklerdi. zehirli değillerdi, fakat çeşit çeşit itici renklerde ve büyüklükte yılanlardı. yarışmacı o kadar korkulu ve çaresizdi ki, bir süre dayanamayıp elleriyle o yılanları uzaklaştırmaya çalışıyordu. ama o hareketi yaptığı ands, asuman ablamızdan bir uyarı geliyordu. eğer ellerinle bu şekilde müdahale edersen, yılanları sinirlendirirsin ve sana zarar verebilir gibisinden bir şeyler. tiksindiriciydi, ama bir o kadar da izlemesi keyifli bir türdü. ulan neydi öyle ya? çocukken izlememe rağmen, yarışmacıların o an ki çaresizlikleri gözlerimin önünden gitmiyor. gerçekten izlemesi güzeldi.
tabi bunların dışında, bazı fantastik veya da absürd etaplar da yok değildi. mesela bir atın arkasına bağlanıp, toprak bir alanda dakikalarca at tarafından sürükletilmek gibi. ya da bisikletle büyük bir süratla camları kırarak aralarından geçmek gibi. hatta aklımda kalan, en kötü hissettiren bir etap daha var. elbette yarışmacının canlı canlı toprağın altına gömülüp, zamana karşı yarışarak o toprağın altından çıkmaya çalıştığı etaptır.
zamanında gerçekten sağlam etki bıraktı bu program. her hafta cuma günleri yayınlanırdı. her hafta farklı etaplar yapılırdı. hatta bölümün sonunda fragman niyetine gelecek hafta ne tür etapların yapılacağı kısa bir şekilde göstererek heyecan dozajımızı arttırırdı. ulan ben nasıl kaçırayım ki bu programı? her cuma, okul bitse de biran önce fear factor'üme kavuşayım derdindeydim. gerçekten tekrardan dönmek istediğim, nadir zamanlardandır.
diyeceğim odur ki, benim gözümde, zamanının en kaliteli yarışma programlarından biridir. izlerken aldığım keyif inanılmaz seviyelerdeydi. sonra fear factor aksiyon gibi dlcleri çıksa da, hiçbiri extreme'in yerini tutamamıştır. en azından benim için. sevmek için çabaladım, ama asıl tadı hiçbir zaman alamadım. sonra bir şekilde fear factor efsanesi de silinip gitti piyasadan. böylesi birdaha televizyonlara gelmez. her şey eski de güzeldi, eskide kalacak ve geçmişine azgın insanlar tarafından hep iyi şekilde anılacak.
sabah sabah işten gelir gelmez, neden böyle bir entry girdim hiçbir fikrim yok. çalışırken ansızın bu program aklıma geldiği için böyle bir işe kalkışmış olabilirim. çene düşüklüğümden meydana gelen satırlarca entryi sabah sabah kim okumaya tenezül eder, o da ayrı bir tartışma ve merak konusu. her neyse fazla uzatmayayım;
sözlüğe tekrardan hoşgeldim. günaydın!
sunucusu asuman krause'dir. 2009 yazında star tv'de başlamıştır. çekimleri arjantin'de yapılmıştır.
ana konsepti çeşitli etaplarla, gelişmiş korku öğeleriyle insanların korkularını sınayıp, ardından korkularıyla yüzleşmelerini sağlayarak bir rekabet içinde yarıştırmak. yarışmacılar çiftler halinde faaliyet göstermektedir. tam olarak kaç tane çift vardı hatırlamıyorum, sonuçta küçüktüm izlerken. yarışmanın finalinde kazanan çiftin para ödülü ise, 50.000tl'dir. şimdi aaa bu tip zorlu yarışmaya göre ne kadar az diyen andavallar çıkacaktır. onlara istinaden şu açıklamayı yapma gereği duyuyorum. efendim burada asıl önemli olan unsur para ödülü değil, yarışmacıların korkularıyla mücadele etmeyi öğrenmesidir.
yarışmanın merkezine biraz daha inersek, yarışma da 3 ana etap türü bulunmaktadır. şöyle listelersek;
* yükseklik etapları
* su etapları
* tiksindirici hayvanlarla yapılan etaplar
yükseklik etaplarından başlayalım. yıllar önce tv karşısında, kalp atışlarımı hızlandıran, g*tümü koyduğum zeminden hop oturtup hop kaldıran, ulan acaba ne olacak, acaba ne bitecek dedirten bir etap türü olmuştur benim için. yerden 10 metre yükseklikte, o arabadan o arabaya atlayarak mücadele vermeleri, veya da yerden 30 metre yükseklikte dev boru üzerinde, dengede kalarak parkuru tamamlamaya çalışmaları, ekran karşısında ruhumu orgazm ettirecek potansiyele sahip ritüellerdi. severek izlediğim nadir etap türlerinden birtanedir.
gelelim su etaplarına. belki de bu programdan en çok zevk almamı sağlayan bir türdü su etapları. zaten çocukken ben denizlere, ya da biraz daha yüceltip maviliklere diyelim. oldukça merakım vardı, ayrı bir ilgiyle ve hayranlıkla yaklaşıyordum. iş böyle olunca, bu tür oldukça etkileyici gelirdi bana. özellikle ilk sezonun başında, yarışmacıyı sızdırmaz bir torbanın içine sokup, yukarıdan bir anda suyun derinliklerine bıraktıkları bölüm beni acayip etkilemişti. çocuk halimle, gerçekten empati yapıp o insanla birlikte ben de çaresizce nefes tuttuğumu hatırlıyorum. ha bir de unutamadığım bir başka bölüm daha var. ilk sezonun finalinde, dev bir havuz vardı. yarışmacılar ona dalıp yarışıyordu, ama tam olarak ne yapıyorlar hatırlamıyorum. zaten beni etkileyen şey, yine mavilik idi. devasa bir havuzdu. hani bir bina düşünün, 3 katlı. bir de o binanın, su altında ki halini düşünün. 3 katlı bir havuz! bildiğiniz katları vardı lan! insanın geçebileceği şekilde bir delik koymuşlar, katlar arasında kapı görevi görüyordu. yarışmacılar suyun altında kat kat dolaşıp mücadele veriyorlardı. aslında biraz yüzeysel oldu, ama hayal mayal hatırlamamla ben de bu kadsr aktarabiliyorum. bu programı izleyenler zaten hatırlayacaktır bu bölümü. internette bulabilirseniz izleyebilirsiniz. sadete gelirsek, nefesimi kesip kendini soluksuz izlettirebilen bir türdü su etapları.
gelelim hayvanlı etaplara. en tiksindiğim etaplardı. insanların son derece iğrençle karşıladığı bir takım hayvanlarla, yarışmacıların sabrı büyük bir şekilde sınanıyordu. büyük bir tabut düşünün, ama camdan.o cam tabutun içine yarışmacıyı yatırıp, bir süre sonra aşama aşama o tiksinç denilen hayvanlardan koyuyorlardı. en barizi solucan. belli bir süre küvette dolaştırıldıktan sonra, o yolu fareler izliyordu. ama ufak tefek değil, bildiğin lağım farelerinden hallice dev farelerdi. bir süre onlarla da yüzleştirildikten sonra, belki de en kötü hayvan olan yılanlar ile yüzleşeceklerdi. zehirli değillerdi, fakat çeşit çeşit itici renklerde ve büyüklükte yılanlardı. yarışmacı o kadar korkulu ve çaresizdi ki, bir süre dayanamayıp elleriyle o yılanları uzaklaştırmaya çalışıyordu. ama o hareketi yaptığı ands, asuman ablamızdan bir uyarı geliyordu. eğer ellerinle bu şekilde müdahale edersen, yılanları sinirlendirirsin ve sana zarar verebilir gibisinden bir şeyler. tiksindiriciydi, ama bir o kadar da izlemesi keyifli bir türdü. ulan neydi öyle ya? çocukken izlememe rağmen, yarışmacıların o an ki çaresizlikleri gözlerimin önünden gitmiyor. gerçekten izlemesi güzeldi.
tabi bunların dışında, bazı fantastik veya da absürd etaplar da yok değildi. mesela bir atın arkasına bağlanıp, toprak bir alanda dakikalarca at tarafından sürükletilmek gibi. ya da bisikletle büyük bir süratla camları kırarak aralarından geçmek gibi. hatta aklımda kalan, en kötü hissettiren bir etap daha var. elbette yarışmacının canlı canlı toprağın altına gömülüp, zamana karşı yarışarak o toprağın altından çıkmaya çalıştığı etaptır.
zamanında gerçekten sağlam etki bıraktı bu program. her hafta cuma günleri yayınlanırdı. her hafta farklı etaplar yapılırdı. hatta bölümün sonunda fragman niyetine gelecek hafta ne tür etapların yapılacağı kısa bir şekilde göstererek heyecan dozajımızı arttırırdı. ulan ben nasıl kaçırayım ki bu programı? her cuma, okul bitse de biran önce fear factor'üme kavuşayım derdindeydim. gerçekten tekrardan dönmek istediğim, nadir zamanlardandır.
diyeceğim odur ki, benim gözümde, zamanının en kaliteli yarışma programlarından biridir. izlerken aldığım keyif inanılmaz seviyelerdeydi. sonra fear factor aksiyon gibi dlcleri çıksa da, hiçbiri extreme'in yerini tutamamıştır. en azından benim için. sevmek için çabaladım, ama asıl tadı hiçbir zaman alamadım. sonra bir şekilde fear factor efsanesi de silinip gitti piyasadan. böylesi birdaha televizyonlara gelmez. her şey eski de güzeldi, eskide kalacak ve geçmişine azgın insanlar tarafından hep iyi şekilde anılacak.
sabah sabah işten gelir gelmez, neden böyle bir entry girdim hiçbir fikrim yok. çalışırken ansızın bu program aklıma geldiği için böyle bir işe kalkışmış olabilirim. çene düşüklüğümden meydana gelen satırlarca entryi sabah sabah kim okumaya tenezül eder, o da ayrı bir tartışma ve merak konusu. her neyse fazla uzatmayayım;
sözlüğe tekrardan hoşgeldim. günaydın!
yarışmacılarına çok tehlikeli oyunlar oynatan bir yarışma. ismi de bunu emrediyor zaten. yalnız bir türk kanalında yayınlanmasına rağmen, ismi neden ingilizce? tamam yabancı asıllı bir yarışma ama türkiye'de yapılırken neden türkçe isim vermiyoruz bu yarışmaya? fiır faktör ekstirim ne yahu?
bir yarışmacının ' ben mevlana okudum tamam mı? şems mems okudum hepsini ' dediği ve aynı yarışmacının akrepleri bir kutudan diğer kutuya attıktan sonra diğer yarışmacılara dönerek ' disis may layf okey mi ' dediği yarışma. böyle tipler olunca ilgimi çekiyor tabi. incelemek istiyorum ben böyle adamları.
belma adlı yarışmacının göğüsleri ile katıldığı yarışma. bir an kameran hiç ayrılmadı. hep aynı kare ekranlara geldi. *
başarılı olan çiftlerin birbirlerini dudaklarından, boyunlarından öperek kutladığı yarışma.
sevgilisi olmayan birinin, onların çektikleri zorluklara keyifle bakmasının sebebi de bu. *
sevgilisi olmayan birinin, onların çektikleri zorluklara keyifle bakmasının sebebi de bu. *
acun ılıcalı faktörünün ne kadar önemli olduğunu gösteren yarışmadır. ah acun be! sen varken böyle miydi bu yarışma! adam bildiğin rating canavarı ya, neye elini atsa uçuruyor! helal olsun sana valla!
trilyonları önüme serseler yarışmam dediğim yarışmadır.
merve-ömer çiftinin 1. oldukları yarışma programı.. kutlarım..
bugünkü final bölümüyle 50000 tl'nin sahibini bulacağı yarışma. faforimiz seda'ya ve denyo sevgilisine başarılar diliyoruz.
nida şafak rahat tavırlarıyla diğer yarışmacıları sinir etmekle birlikte biz izleyicilere bu tarz bir programda nasıl soğukkanlı olunabileceğinin dersini vermekte.
korkusuzluğun ve iğrençliğin sınırlarını zorlayan program.solucan ağzındaydı bee!*
"midem bulandı...kusu..." programıdır. o ne yahu! yılanı geçtim; kurbağa ne be!
korkunun üstüne gidersin de; iğrendin mi, iş kötü işte!
korkunun üstüne gidersin de; iğrendin mi, iş kötü işte!
izlerken bile tüyleri diken diken eden programdır.
git lan para pul için fareyle yılanla uğraşılır mı.
git lan para pul için fareyle yılanla uğraşılır mı.
iğrenç ötesi yarışmadır. sadaka kültürünü insanlara aşağılık derecesinde şeyler yaptırarak(fare, yılan, kurbağa vs ağzına alma) yarışma adı altında empoze etmektedirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com