bugün
- yunanistan22
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- dekolteye bakar mısınız10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı9
- eve girer girmez sütyenini çıkaran erkek3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- bik bikle yemek yapmak10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi9
- flört uygulamaları3
- japonya23
- melamin tabak5
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız4
- türk kahvesi7
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor4
- eye of the tiger dinleyerek yapılabilecek şeyler3
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- gammaz çetesi çökertildi8
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- tez yazmak7
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- adanalı ateist10
- neden namaz kılmıyorsun7
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin6
- aykolik mehdi olsun kampanyası3
- gammazcı geldi gammazcııı hani'ya gammazcı2
- mal mısın2
- gavs darbesi5
- pembeyavuz'un pespembe olması2
- türkiye nin en soğuk ili3
- merminin mutfağına konuk olmak4
- hiç porno izlememiş erkek9
- keşke küçükken sanayiye verselerdi2
- feleğin çemberinden geçmek3
- yüzüklerin efendisi güç yüzükleri3
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- iklim mühendisliği2
- gürcistan26
- üşüyen erkek12
- bir insanı unutamamak3
(bkz: direct democracy in Fatsa)
12 eylül öncesi Dev-Yol örgütünün kalesidir. Fatsa Dev-yol diye bilinen bir örgüt vardır. bu örgütün öncülüğünde Terzi Fikri (Sönmez) belediye başkanı seçilmiştir. daha sonra mahalle komiteleri kurulur. halk yönetimde söz sahibidir artık. imece usulü işler yapılır. kültürel aktiviteler hız kazanır. 1980 temmuz ayında Fatsa'ya nokta operasyonu düzenlenir. amaç 12 eylül e zemin hazırlamaktır. fakat bekledikleri olmaz. her hangi bir çatışma yaşanmaz. 12 eylül darbesiyle de Fatsa komünü tarihe karışır.
(bkz: 12 eylül belgeseli)
12 eylül öncesi Dev-Yol örgütünün kalesidir. Fatsa Dev-yol diye bilinen bir örgüt vardır. bu örgütün öncülüğünde Terzi Fikri (Sönmez) belediye başkanı seçilmiştir. daha sonra mahalle komiteleri kurulur. halk yönetimde söz sahibidir artık. imece usulü işler yapılır. kültürel aktiviteler hız kazanır. 1980 temmuz ayında Fatsa'ya nokta operasyonu düzenlenir. amaç 12 eylül e zemin hazırlamaktır. fakat bekledikleri olmaz. her hangi bir çatışma yaşanmaz. 12 eylül darbesiyle de Fatsa komünü tarihe karışır.
(bkz: 12 eylül belgeseli)
bir zamanlar terzi fikri gibi aydınlık bir adamı başa getirmişken şimdilerde anılarına atalarına ihanet etmektedirler.
yüzde 40 oyla akp belediye başkanlığını almış ardından mhp yüzde 28 oy almıştır 29 mart 2009 yerel seçimlerinde. sol partiler (yani emep, ödp gibi partilerden söz ediyorum, ulusalcılardan değil) aday gösterememişlerdir bile. hey gidinin fatsa'sı.
yüzde 40 oyla akp belediye başkanlığını almış ardından mhp yüzde 28 oy almıştır 29 mart 2009 yerel seçimlerinde. sol partiler (yani emep, ödp gibi partilerden söz ediyorum, ulusalcılardan değil) aday gösterememişlerdir bile. hey gidinin fatsa'sı.
karadeniz sahil yolunun deniz kenarında güzel bir ilçesi, memleketim. kış akşamlarında soba dumanı ile ısınır. boş sokaklarında kapanmış kepenklerin arasında gezmek, nefesini buhar yapıp o dumana karışmasını izlemek keyif verir.
şuanki nüfusu 100 bin dolaylarındadır.
şuanki nüfusu 100 bin dolaylarındadır.
Can Yücel anlatıyor:
" Yerel yönetimler, hem birimlerinin küçük olması dolayısıyla (...) hem de devrimi bir süreç değil, bir an olarak görme yanılgısını saf dışı etme bakımından elverişli ortamlar oluşturuyor. Öte yandan sınıf çözümlemesinde, analizinde devrimsel eylemi meçhul bir ileri tarihe erteleme sonucunu doğuracak toptancılıklara sapacak yerde, yerel toplumu oluşturan halk katmanları arasında çelişkileri gözardı etmeden buluşma noktaları bulmak, ittifaklar oluşturmak mümkün oluyor. Nitekim Fatsa'da köylü, devrimci, işçi ve esnaf arasındaki birlik böylesi bir birlik. Bu birlik toplumun devrim doğrultusunda değişmesinden yararlanan ve yararlanacak olan halkın, böyle bir değişmeden zarar göreceklerin, yani sömürücülerin karşısındaki birliği. Onun içindir ki, bakkala gidip satın aldığınız cigaranın parasını vermeye davrandığınızda, bakkal "Siz Şenliğimizin konuğusunuz, sok bakalım paranı cebine!" diyor... Bu toplu kaynaşmanın bir başka sonucu da kadın-erkek, yetişkin-çocuk arasındaki çelişkilerin sağlıklı birleşimlere doğru götürülmüş oluşu. Gayrı, çocuk da, kadın da erkek karşısında erkin. Kişilik sahibi, çünki devrime sahip çıkmış. Kadın kocasının karşısında elpençe divan durmuyor, ne de çocuk babasının karşısında iki büklüm. Devrim yolunda hepsi yanyanalar çünkü. O güzelim çocuk korosunun başarısı bu yüzden. Bacıların konukları yolda çevirip, hanelerine konuk gelmişcesine dostça elimizi sıkmaları bu yüzden.
Fatsa'da yeni bir yaşama örneği oluşuyor, yeni bir üretim biçimine doğru ve buna paralel yeni bir kültür, yeni bir ekin elbet. Fatsa Kültür Şenliği'nin anlamı buydu.
Ha, onu da unutmadan söyleyim, Fatsa'da hır gür, vur-kır yok. Düzeni düzen olan yerde, dirlik-düzenlik de oluyor:."
4-5 Mayıs 1980/Demokrat
" Yerel yönetimler, hem birimlerinin küçük olması dolayısıyla (...) hem de devrimi bir süreç değil, bir an olarak görme yanılgısını saf dışı etme bakımından elverişli ortamlar oluşturuyor. Öte yandan sınıf çözümlemesinde, analizinde devrimsel eylemi meçhul bir ileri tarihe erteleme sonucunu doğuracak toptancılıklara sapacak yerde, yerel toplumu oluşturan halk katmanları arasında çelişkileri gözardı etmeden buluşma noktaları bulmak, ittifaklar oluşturmak mümkün oluyor. Nitekim Fatsa'da köylü, devrimci, işçi ve esnaf arasındaki birlik böylesi bir birlik. Bu birlik toplumun devrim doğrultusunda değişmesinden yararlanan ve yararlanacak olan halkın, böyle bir değişmeden zarar göreceklerin, yani sömürücülerin karşısındaki birliği. Onun içindir ki, bakkala gidip satın aldığınız cigaranın parasını vermeye davrandığınızda, bakkal "Siz Şenliğimizin konuğusunuz, sok bakalım paranı cebine!" diyor... Bu toplu kaynaşmanın bir başka sonucu da kadın-erkek, yetişkin-çocuk arasındaki çelişkilerin sağlıklı birleşimlere doğru götürülmüş oluşu. Gayrı, çocuk da, kadın da erkek karşısında erkin. Kişilik sahibi, çünki devrime sahip çıkmış. Kadın kocasının karşısında elpençe divan durmuyor, ne de çocuk babasının karşısında iki büklüm. Devrim yolunda hepsi yanyanalar çünkü. O güzelim çocuk korosunun başarısı bu yüzden. Bacıların konukları yolda çevirip, hanelerine konuk gelmişcesine dostça elimizi sıkmaları bu yüzden.
Fatsa'da yeni bir yaşama örneği oluşuyor, yeni bir üretim biçimine doğru ve buna paralel yeni bir kültür, yeni bir ekin elbet. Fatsa Kültür Şenliği'nin anlamı buydu.
Ha, onu da unutmadan söyleyim, Fatsa'da hır gür, vur-kır yok. Düzeni düzen olan yerde, dirlik-düzenlik de oluyor:."
4-5 Mayıs 1980/Demokrat
devrimcilerin umududur fatsa,eşitliğin,özgürlüğün ve en önemlisi halkın sözüdür.fikri sönmez liderliğindeki yönetim unutulmaz ve fatsa'da hala izlerini taşır.
Kenan evren'in darbeyi savunurken kurduğu bir cümlede yer alan ilçedir.
"darbeyi yaparak çok doğru bir iş yaptık, nitekim biz gelmeseydik fatsalılar gelecekti."
"darbeyi yaparak çok doğru bir iş yaptık, nitekim biz gelmeseydik fatsalılar gelecekti."
Fatsa' nın tarih sahnesinde önemli bir yer alması miladi 1.yüzyılda başlar. Mitrilat' ın ölümünden sonra 2. FARNAK (M.Ö.65-42) Roma' ya bağlı bir krallık olan PONT Devleti' nin başına geçer. 2. FARNAK bu günkü Fatsa' nın bulunduğu yerde hükümdarlığını sürdürürken, Roma' nın iç karışıklıklarından faydalanarak hem istiklalini kazanmak hem de idaresini genişletmek için çalışmış fakat başarılı olamamıştır. 2. FARNAK Fatsa' nın eski Hükümet binasının bulunduğu sahada kızı FANiZAN adına bir şato inşa ettirmiştir. Bu şatodan dolayı buraya "FANIZAN" adı verilmiştir. Sonraki yüzyıllarda FANiSE, PHADSANE, PYTANE, FAÇA adları ile anılan kasaba en son Fatsa adını almıştır.
12 eylül'ün memlekete gelişinin habercisidir. başarılı bir özyönetim deneyimi, terzi fikrinin memleketi, yıldız yumruğun kalesi(idi)!
Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa'ya
O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
Kimseler çıkaramaz Fatsa'nın sırtından!
Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını.
can yücel
O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
Kimseler çıkaramaz Fatsa'nın sırtından!
Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını.
can yücel
hekimoğlu türküsünde adı geçen ilçemiz.
(bkz: fatsu)
(bkz: pastacı osman)
Fındığın hasının yetiştiği,denizin ve yeşilin şehri memleketim.
dev-yol'un kalesi haline gelen uğruna türkülerin değiştirildiği ilçe.
sen yıldız ol ben yumruk
fatsa da buluşalım,fatsa da buluş.
sen yıldız ol ben yumruk
fatsa da buluşalım,fatsa da buluş.
halil ibrahim ve yolun sonu görünüyor bestelerini müzik dünyamıza kazandıran ünlü bestekar selahattin aygun'un memleketidir.
soner arıca'nın memleketi. hekimoğlu türküsü'ndeki ilçe:
ünye de fatsa bir oldu da halilim
baş edemedim.
ünye de fatsa bir oldu da halilim
baş edemedim.
deniz gümüş grisi parlaklığında, nazlı ve kaprisli bir şekilde kıyıdaki kayalıkları dövüyor, hava aşkın yakıcılığına benzer bir soğuklukla tenini hafiften ısırıyor ve gökyüzü az evvel ağlamış bir gözün ıslak huzurunda puslu puslu.. sahilde yürüyorsun aklında milyon tane düşünce ve istekle.. öylesine güzel öylesine aşık olunacak bir yer..
düzeltme: cumhuriyet meydanında ve yol kenarlarındaki binbir çesit renkteki laleleri unutmuşum.. enfes bir güzellik katıyorlar.
düzeltme: cumhuriyet meydanında ve yol kenarlarındaki binbir çesit renkteki laleleri unutmuşum.. enfes bir güzellik katıyorlar.
akp grup baskanvekilligi yapmıs bi insan bu ilceden cıkmıstır. (bkz: eyup fatsa)
tesadufen akp milletvekili olmus bir sahıs bu ilceden cıkmıstır. (bkz: hamit tascı)
fakat siz daha faydalısı* için buna bakın: (bkz: sami tandogdu)
tesadufen akp milletvekili olmus bir sahıs bu ilceden cıkmıstır. (bkz: hamit tascı)
fakat siz daha faydalısı* için buna bakın: (bkz: sami tandogdu)
fatsa'dan aile ici siddete ilginc ornek;
"Ayşe D. (49) isimli şizofreni hastası olduğu öne sürülen kadın tartıştığı eşini baltayla öldürdü. eline aldığı baltayla eşi Ali D.'nin (50) başına vurdu. Ali D, aldığı darbeyle olay yerinde hayatını kaybetti. Ayşe D, kanlar içerisinde kalan eşinin durumunu komşularına haber verdi. Ali D.'nin öldüğünü fark eden komşuları ise jandarmaya haber verdi. Jandarma, Ayşe D.'yi gözaltına alırken, olayda hayatını kaybeden 5 çocuk babası Ali D.'nin cesedi ise otopsi yapılmak üzere Fatsa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ayşe D, sabah saatlerinde suç aleti baltayla birlikte adliyeye çıkarıldı."*
"Ayşe D. (49) isimli şizofreni hastası olduğu öne sürülen kadın tartıştığı eşini baltayla öldürdü. eline aldığı baltayla eşi Ali D.'nin (50) başına vurdu. Ali D, aldığı darbeyle olay yerinde hayatını kaybetti. Ayşe D, kanlar içerisinde kalan eşinin durumunu komşularına haber verdi. Ali D.'nin öldüğünü fark eden komşuları ise jandarmaya haber verdi. Jandarma, Ayşe D.'yi gözaltına alırken, olayda hayatını kaybeden 5 çocuk babası Ali D.'nin cesedi ise otopsi yapılmak üzere Fatsa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ayşe D, sabah saatlerinde suç aleti baltayla birlikte adliyeye çıkarıldı."*
çocukluğumuzda yaz mevsimi geldi mi gidilecek kaf dağımızdı, fatsa.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
ilçe insanının ortak özelliği, elli'yi eeelli biçiminde söylemek olan şirin yer.
ayni zamanda eyup on adli akp milletvekilinin soyadi. hani su havaya ates etmeyi marifet bilip, is findikcinin hakkini aramaya gelince yok olanin. ilce olani iyidir.
sahilde yürümenin tadına doyum olmayan yer...
Her mevsimde ve her havada güzeldir.
hava hafif yağmurluysa deniz gri ve parlak olur.
yağmur fazlaysa denizin gri rengi koyulaşır ve hırçınlaşır. Bitmez, dindirilmez bir öfkeyle sahili döver durur. Denizden gelen zerrecikler de yağmurla birlikte sizi ıslatır.
hava güzel ve güneşliyse, deniz de uysal ve yumuşacıktır. bir gözünüz denizde yürürken kıpırtısızlığıyla sizi davet eder.
ama kar yağıyorsa ve sahil yolundaki tüm ağaçlar, güzelliğinden emin bir gelin gibi beyaza bürünmüşse, çevredeki ışıklandırmanın da etkisiyle bir karnaval havasına bürünür her yer. Deniz, köpükten danteller yapar gönderir sahile... ve gökyüzünden dönerek düşen binlerce, milyonlarca kar tanesi karanlığa inat bembeyaz örter her yeri. yürürsünüz evrenin, zamanın sonsuzluğuna ayak izlerinizi bırakarak. bir an gelir ki içinizdeki çocuğa engel olamaz ve hiç ayak basılmamış kardan bir örtünün üzerine uzanırsınız, kollarınızı iki yana açıp, sokak lambalarından yansıyan ışığın altında karın üzerinize düşüşüne bakarsınız.
sonra bir gün bir yerde fatsa kelimesini görünce tüm bunları yeniden yaşarsınız, öylesine muhteşemdir.
Her mevsimde ve her havada güzeldir.
hava hafif yağmurluysa deniz gri ve parlak olur.
yağmur fazlaysa denizin gri rengi koyulaşır ve hırçınlaşır. Bitmez, dindirilmez bir öfkeyle sahili döver durur. Denizden gelen zerrecikler de yağmurla birlikte sizi ıslatır.
hava güzel ve güneşliyse, deniz de uysal ve yumuşacıktır. bir gözünüz denizde yürürken kıpırtısızlığıyla sizi davet eder.
ama kar yağıyorsa ve sahil yolundaki tüm ağaçlar, güzelliğinden emin bir gelin gibi beyaza bürünmüşse, çevredeki ışıklandırmanın da etkisiyle bir karnaval havasına bürünür her yer. Deniz, köpükten danteller yapar gönderir sahile... ve gökyüzünden dönerek düşen binlerce, milyonlarca kar tanesi karanlığa inat bembeyaz örter her yeri. yürürsünüz evrenin, zamanın sonsuzluğuna ayak izlerinizi bırakarak. bir an gelir ki içinizdeki çocuğa engel olamaz ve hiç ayak basılmamış kardan bir örtünün üzerine uzanırsınız, kollarınızı iki yana açıp, sokak lambalarından yansıyan ışığın altında karın üzerinize düşüşüne bakarsınız.
sonra bir gün bir yerde fatsa kelimesini görünce tüm bunları yeniden yaşarsınız, öylesine muhteşemdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar