bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- diamond bosphorus7
- havanın kapalı olması2
- anın görüntüsü9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sözlük kezoları7
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- parmak patates vs elma dilim patates7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- nervio35
- en güzel sevişme13
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- güne bir şarkı bırak14
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- soğan salatası6
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- bu koyden olsam ne olacak18
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- velvet53
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- cin mısır kabilesi5
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- enayimiknatisii10
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
- insan olmaya ceyrek kala19
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
çocukluğumuzda yaz mevsimi geldi mi gidilecek kaf dağımızdı, fatsa.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar