bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini12
- koca bulmak5
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- başarılı sigara bırakma teknikleri9
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri5
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- chp'nin hali ne olacak33
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini5
- veda2
- 2026 yazı2
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük3
- paranoid şizofreni2
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- ilgi manyağı olmak5
- en sevdiğiniz müzik türü10
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- ilk maaş5
- m r e r e c t o20
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak3
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- ankara nın en berbat semti4
- belfastta cihatçının kafa kesmesi2
- hitlerin akciğerleri2
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- zayıflamanın en güzel yanı5
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- sedat pekmez24
- satrançtaki en güçsüz taş2
- diamond bosphoruss denen yazar22
- yeminimi bozuyorum ulan3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- mobbingi meşrulaştıran felsefi argümanlar2
- eşime sormam lazım kadınları4
- arapça bilen yazarlar3
- ateşi siz bulsaydınız ilk neyi yakardınız2
- mhp li yazarlar5
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- ahmet2
- satranç haram yasaklansın18
- gocu27
- taciz ve tecavüzde kadın beyanı esastır2
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- başkalarının söyledikleri2
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
çocukluğumuzda yaz mevsimi geldi mi gidilecek kaf dağımızdı, fatsa.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
kısa boylu olduğunu sonradan farkettiğimiz fındık ağaçlarıyla bezenmiş yeşiller diyarıydı.
teyzelerin, amcaların, halaların, yiğenlerin bol bol olduğu ama gelin görün ki dayının bir tanecik olmasından dolayı mıdır nedir bilinmez, dayı hasretiyle tüketilmiş kışların fındık kabuğu kokan soba sıcaklığında özlenen neşeli günler şiiriydi, fatsa.
adını aldığı güzeller güzeli fatissa gibi zarif bir kıvrım taşıyordu genlerinde.denizi vardı yanında, vardı da biz, neden hep çocuk aklımızla ırmaklarına sevdalıydık fatsa'nın, bilmiyorum.
dut sefaları olurdu harmanda, kadınlar-çocuklar şenlendirirdik köyün sessizliğini.sonra koca köyün çocukları dere tepe demeden keşfe çıkardık bu her tarafı yeşil ülkeyi.geride bırakın haberini, isminden bile mahrum kaldığımız dostlukların hatıra defteriydi fatsa.
armudu, eriği, tahnalı, fındığı, elmayı dalından alıp yemenin zevkiydi fatsa.
sonra garip bir şey vardı bu fatsa'da hiç bir şey anlamıyordum bazen.insanlar harflerin yerini değiştirip konuşuyordu.sonra harfler nizami bir hal alıyor ama hızlıca kaynayıp gidiyordu.burda başka bir alem de vardı.bambaşka, başka hiçbir yerde teneffüs edemeyeceğiniz bir kültür yatıyordu.benim annem gürcüydü bunu da fatsa'da öğrendim.
mektepti fatsa; yaz mevsimlerinin sabah serinliğinde okunan sübhanekelerin, ettehıyyatülerin, felakların, nasların ince çocuk seslerinde melodi kazanışıydı.
çıplak ayakla çimde top oynamanın adıydı fatsa ve biz yine başka bir yerde tadamazdık bunu...
sonra büyüdük.
fatsa hep aynıydı da biz bu sefer fatsa'yı göremez olduk.karadenizin nazlı dilberi artık derinlerde taa içimizde kuluçkaya yatmıştı.doğacak günler yakındır yeni hayatlarla.çünkü zaten dirilişlerin muştusuydu fatsa.
fatsa bir ömür boyu özlenecek şehir olarak yazılmıştı alnımıza.
güncel Önemli Başlıklar
