bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- şu an ne isterdin9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- dilekçeye nasıl başlanır9
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- alper mestçi vs hasan karacadağ2
- edep sen ne güzel şeysin3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- açım aç5
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- nas suresini duyunca cinler4
- fon vurgunu54
- kaçak çay18
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- yapay zekanın kod yazması2
- galatasaray vs akp12
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- borsa istanbul19
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- from gold from dust34
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- define videoları izlemek3
- kürk mantolu madonna6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- mustafa sarıgül pornosu3
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- iltica20
- hakkı bulut3
- kolye119
- şabat şalom5
- en iyi çakmak markası10
- taksiciyimbebegim5
- cinler3
boş laf, gereksiz, değersiz, yalan anlamına da gelen söz, muhabbet.
degersiz veya gereksiz soz veya isler.
alakasız örneklemeleri belirtmek üçün kullanılan söz. hava ilen civa gibi. ne alakası var.
Artık teoman'ın kitabının isminidir. Ön siparişi verdim bekliyorum.
Edit: imzalı kitabını alabildim.
Edit: imzalı kitabını alabildim.
http://www.hurriyet.com.t...in/teoman-ciplak-40796772
http://www.dr.com.tr/Kita...-Ani/urunno=0001750900001
Teoman’ın hayat hikayesini anlattığı kitabının ismi.
http://www.dr.com.tr/Kita...-Ani/urunno=0001750900001
Teoman’ın hayat hikayesini anlattığı kitabının ismi.
''...N’oldu lan? diye sordum. Abi ben üstü açık arabada garip hissediyorum, utanıyorum demiştin. O konuşmanın devamında bana dedin ki Abi ben bu işi başaracağım. Bi annem var, annemin de bir tek varlığı benim. Ne yapıp edip bunu başaracağım.''
Anneannesi namaz kılarken secdeye kapandığında sırtına çıkıp bazen de kıçını ısıran sıradan bir çocukken, babasızlığın ve fakirliğin ne olduğunu keşfettikçe içe kapanan, insanlarla konuşmaktan utandığı için, yetişkin olduğunda da yapacağı gibi, evde bir başına oturan bir adamın hikayesi. Anne sinirli, ilaç bağımlısı, uykuları sorunlu. Halayla, yengeyle ne zaman buluşsalar babadan bahsedip ağlaşıyorlar. Her söyleneni duyup babalardan bahsedilmesini sevmemeye başlayan bir çocuğun hikayesi bu aynı zamanda.
Halasının dual pikaplarında Yemen Türküsü’nü dinleyip ölen askerden geriye sadece bir çift kundura, bir de fes kalmasından kalbi yaralanan bir ergen. Zaten zenginler kendilerinden utanmalılar, dünyada onca fakir insan varken. Sonra ince Memed’in Hatice’yi kaçırdığı o mağarada Hatice kadın oluyor, demek ki çıplaklardı. ince Memed çok şanslı biri olmalı...
Deep Purple (en çok Ian Gillan), Led Zeppelin, Kiss, Iron Maiden, MFÖ, Black Sabbath, Bülent Ortaçgil... Ve tabii ki Elvis...
Küçük insanların küçük hayalleri olur. Birkaç yıl içinde Türkiye’den gitmeli, adını 'Teo' yapmalı. Küstah, hazırcevap, popüler biri olmalı. Çok güzel sevgilileri olmalı, esprili biri olacağı için onları bol bol güldürmeli. iyi giyinen arkadaşlarıyla diskoya gitmeli. Motosiklet almalı, siyah deri ceket giymeli, ara sıra da anneyi görmeli...
işletme okumaktan vazgeçip, aylarca eve kapanıp tek kitapla günde 7-8 saat çalışıp Boğaziçi Matematik’e girebilen TÜBiTAK burslu başarılı bir üniversite öğrencisi o. Öte yandan okul derslerine çok konsantre olamadığı için, atılma korkusuyla beş sene boyunca sürekli üniversite sınavına giriyor, atılırsa aynı sene yeniden kayıt yaptırabilsin diye.
Amerika’da, bir aylığına bir arkadaşının yanına gittiğinde, okuldaki yemeklerin üç buçuk dolar olduğunu görüyor. Öte yandan yemek, onun için hayatı idame ettirmekten başka bir işe yaramayan bir teferruat. Marketten 25 sente konserve yemeye başlıyor. Bir süre sonra yediği ton balıklı konservenin kedi maması olduğu ortaya çıkıyor, 99 sente insan konservesine geçiş yapmak zorunda kalıyor. Türkiye’de de durumlar çok farklı değil, yazın okuldan ayrı geçen periyotta Bodrum’da çalıyor söylüyor, dönüşte elde kalan tek şey orada kazandığıyla alabildiği bir deri mont. Londra’daysa bulaşık yıkıyor, en sevdiği.
işler yolunda gitmeye başladıktan sonra içindeki detaycı, disiplinli, kontrol manyağı obsesif ve acımasız Führer ortaya çıkıyor. Özensiz konser sözleşmelerine inat, hiçbir maddeyi şansa bırakmadığı 11 sayfalık 'Teoman sözleşmesi' piyasada ün salıyor. ilk zamanlar prodüksiyon menajeri yok prodüksiyonun başında. Yavaş yavaş yürüyen ışıkçıyı çağırıyor, par ışıklarının neden takılmadığını soruyor, ışıkçı 10-15 dakikalık işi olduğunu söylüyor. Saatine bakıp ona 'tam 15 dakikan var' diyor, sırtından tutup ileri itiyor, 'hadi bakalım, koş şimdi, sadece 15 dakikan var!' Adam koşuyor. Bir başka gün müzisyenler provaya geç kalıp köprü trafiğini bahane edince, onlara köprünün açıldığı 1974 yılından beri tıkalı olduğunu söylüyor. Bir gün turnede bavulunda kemerini bulamayıp deliriyor. Bir gece genç bir çocuk yanına gelip çalıştığı dergi için 'röportaj' lafını eder etmez hakaret ve küfürlere maruz kalıp neye uğradığını şaşırıyor.
Halbuki mutluluk onun için, çocukken çok ıslanıp üşüdüğü bir kış günü Taksim’den otobüsle eve döner dönmez çoraplarını çıkarıp, pijamalarını giyip ayaklarını kalorifer peteklerinin arasına sokup kitaplarını karıştırmaya başlamaktı. Ama hayat bundan daha çetrefilliydi. Parasızlık diye bir şey vardı, kadınlar vardı, mutsuz bir de anne. Ve ölüm. Nevrini döndüren genelde ölüm haberleri oluyordu. 'Amca' diye hitap ettiği kuzeni Mustafa, teyzesi, Murat, M.Ç., Orhan Abi, Kerim Abi, Zeki Abi, Bowie, Prince, Cohen... Etrafındaki ölümler kendine ait korkularını ateşliyor, hayatla hiçbir bağının olmadığını görüp korkuyordu. 'Ölüm fikri bütün keyfimi kaçırıyor. Birileri öldüğünde, ölümün var olduğu birden büyük bir gerçeklik oluyor. Tırsıyorum.'
'...Kütüphanemin önüne geçiyorum, kafamda Oğuz Atay’ın kahramanı gibi kütüphanemdeki bütün kitapları yalayıp yutuyorum bundan sonraki hayatımda. Amacım o olmuş. Kitaplara gömülüp, başka hiçbir şey düşünmüyorum. Çocukluğumdaki gibi, hayatla hiç ilgilenmek istemiyorum ve bu fikrimde çok haklı olduğuma karar veriyorum. Hiç kimsenin derdiyle uğraşmicam artık, diyorum. Yeter başkalarını kafaya taktığım, sadece kitap okuyacağım. Üst kata çıkana kadar hayalimi unutuyorum...'
ilk albümü çıktığında Bodrum sokaklarında dolaşırken küçük bir bardan bir şarkısını duyup 3-5 kızın bağıra çağıra eşlik ettiğini görür. Tüyleri diken diken olur. Şimdiyse o duyguyu hiçbir zaman yaşamayacak olmak kolay değildir. Elinden gelen, kitapçılardan ortaokullar için 'vücudumuzu tanıyalım' ve 'orta atlas' almaktır. ilerde organların ne işe yaradığını ve ülkeleri filan öğrenip kızına öğretecektir. Hiçbir zaman yeniden 'Papatya Teoman' olamayacaktır, ama kızının prensi olma şansını boş geçmeyecektir.
'Benimle hayat zor, ama kendim için de zor...'
Anneannesi namaz kılarken secdeye kapandığında sırtına çıkıp bazen de kıçını ısıran sıradan bir çocukken, babasızlığın ve fakirliğin ne olduğunu keşfettikçe içe kapanan, insanlarla konuşmaktan utandığı için, yetişkin olduğunda da yapacağı gibi, evde bir başına oturan bir adamın hikayesi. Anne sinirli, ilaç bağımlısı, uykuları sorunlu. Halayla, yengeyle ne zaman buluşsalar babadan bahsedip ağlaşıyorlar. Her söyleneni duyup babalardan bahsedilmesini sevmemeye başlayan bir çocuğun hikayesi bu aynı zamanda.
Halasının dual pikaplarında Yemen Türküsü’nü dinleyip ölen askerden geriye sadece bir çift kundura, bir de fes kalmasından kalbi yaralanan bir ergen. Zaten zenginler kendilerinden utanmalılar, dünyada onca fakir insan varken. Sonra ince Memed’in Hatice’yi kaçırdığı o mağarada Hatice kadın oluyor, demek ki çıplaklardı. ince Memed çok şanslı biri olmalı...
Deep Purple (en çok Ian Gillan), Led Zeppelin, Kiss, Iron Maiden, MFÖ, Black Sabbath, Bülent Ortaçgil... Ve tabii ki Elvis...
Küçük insanların küçük hayalleri olur. Birkaç yıl içinde Türkiye’den gitmeli, adını 'Teo' yapmalı. Küstah, hazırcevap, popüler biri olmalı. Çok güzel sevgilileri olmalı, esprili biri olacağı için onları bol bol güldürmeli. iyi giyinen arkadaşlarıyla diskoya gitmeli. Motosiklet almalı, siyah deri ceket giymeli, ara sıra da anneyi görmeli...
işletme okumaktan vazgeçip, aylarca eve kapanıp tek kitapla günde 7-8 saat çalışıp Boğaziçi Matematik’e girebilen TÜBiTAK burslu başarılı bir üniversite öğrencisi o. Öte yandan okul derslerine çok konsantre olamadığı için, atılma korkusuyla beş sene boyunca sürekli üniversite sınavına giriyor, atılırsa aynı sene yeniden kayıt yaptırabilsin diye.
Amerika’da, bir aylığına bir arkadaşının yanına gittiğinde, okuldaki yemeklerin üç buçuk dolar olduğunu görüyor. Öte yandan yemek, onun için hayatı idame ettirmekten başka bir işe yaramayan bir teferruat. Marketten 25 sente konserve yemeye başlıyor. Bir süre sonra yediği ton balıklı konservenin kedi maması olduğu ortaya çıkıyor, 99 sente insan konservesine geçiş yapmak zorunda kalıyor. Türkiye’de de durumlar çok farklı değil, yazın okuldan ayrı geçen periyotta Bodrum’da çalıyor söylüyor, dönüşte elde kalan tek şey orada kazandığıyla alabildiği bir deri mont. Londra’daysa bulaşık yıkıyor, en sevdiği.
işler yolunda gitmeye başladıktan sonra içindeki detaycı, disiplinli, kontrol manyağı obsesif ve acımasız Führer ortaya çıkıyor. Özensiz konser sözleşmelerine inat, hiçbir maddeyi şansa bırakmadığı 11 sayfalık 'Teoman sözleşmesi' piyasada ün salıyor. ilk zamanlar prodüksiyon menajeri yok prodüksiyonun başında. Yavaş yavaş yürüyen ışıkçıyı çağırıyor, par ışıklarının neden takılmadığını soruyor, ışıkçı 10-15 dakikalık işi olduğunu söylüyor. Saatine bakıp ona 'tam 15 dakikan var' diyor, sırtından tutup ileri itiyor, 'hadi bakalım, koş şimdi, sadece 15 dakikan var!' Adam koşuyor. Bir başka gün müzisyenler provaya geç kalıp köprü trafiğini bahane edince, onlara köprünün açıldığı 1974 yılından beri tıkalı olduğunu söylüyor. Bir gün turnede bavulunda kemerini bulamayıp deliriyor. Bir gece genç bir çocuk yanına gelip çalıştığı dergi için 'röportaj' lafını eder etmez hakaret ve küfürlere maruz kalıp neye uğradığını şaşırıyor.
Halbuki mutluluk onun için, çocukken çok ıslanıp üşüdüğü bir kış günü Taksim’den otobüsle eve döner dönmez çoraplarını çıkarıp, pijamalarını giyip ayaklarını kalorifer peteklerinin arasına sokup kitaplarını karıştırmaya başlamaktı. Ama hayat bundan daha çetrefilliydi. Parasızlık diye bir şey vardı, kadınlar vardı, mutsuz bir de anne. Ve ölüm. Nevrini döndüren genelde ölüm haberleri oluyordu. 'Amca' diye hitap ettiği kuzeni Mustafa, teyzesi, Murat, M.Ç., Orhan Abi, Kerim Abi, Zeki Abi, Bowie, Prince, Cohen... Etrafındaki ölümler kendine ait korkularını ateşliyor, hayatla hiçbir bağının olmadığını görüp korkuyordu. 'Ölüm fikri bütün keyfimi kaçırıyor. Birileri öldüğünde, ölümün var olduğu birden büyük bir gerçeklik oluyor. Tırsıyorum.'
'...Kütüphanemin önüne geçiyorum, kafamda Oğuz Atay’ın kahramanı gibi kütüphanemdeki bütün kitapları yalayıp yutuyorum bundan sonraki hayatımda. Amacım o olmuş. Kitaplara gömülüp, başka hiçbir şey düşünmüyorum. Çocukluğumdaki gibi, hayatla hiç ilgilenmek istemiyorum ve bu fikrimde çok haklı olduğuma karar veriyorum. Hiç kimsenin derdiyle uğraşmicam artık, diyorum. Yeter başkalarını kafaya taktığım, sadece kitap okuyacağım. Üst kata çıkana kadar hayalimi unutuyorum...'
ilk albümü çıktığında Bodrum sokaklarında dolaşırken küçük bir bardan bir şarkısını duyup 3-5 kızın bağıra çağıra eşlik ettiğini görür. Tüyleri diken diken olur. Şimdiyse o duyguyu hiçbir zaman yaşamayacak olmak kolay değildir. Elinden gelen, kitapçılardan ortaokullar için 'vücudumuzu tanıyalım' ve 'orta atlas' almaktır. ilerde organların ne işe yaradığını ve ülkeleri filan öğrenip kızına öğretecektir. Hiçbir zaman yeniden 'Papatya Teoman' olamayacaktır, ama kızının prensi olma şansını boş geçmeyecektir.
'Benimle hayat zor, ama kendim için de zor...'
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar