bugün

Alkışlarla kışlıyorsun
kışkışlamadan birileri
Hızla akıyorsun toprağa
Tutabilene aşk olsun

Bilerek konuşlandın
mutsuzluk savaşına
El oğuşturuyor duaların
yaldızlı kitaplar adına
Ayarlandı uçuşun
göğün sonsuz katına

Kendine sakladığın
bir sorun olsaydı
-sihrinden arınmış-
Korkmasaydın
içindeki çocuğa
yakalanmaktan
Korkmasaydın
kantara vurmaktan aşkı

En zengin sofralardan
aç-bilaç kalktığın
bir kahramanlık gibi
işlendi şanına

Iskalayıp hayatın
binbir rengini
usulca girdin kalıbına

Gencecik ölümlerle
yol verip şımarttığın
o meymenetsiz kış
hükümran şimdi

Vay haline ey insan
Yine de kapımız açıktır sana
cennetinden kovulursan...

(bkz: Ahmet GÜNBAŞ) *
“yüzlerinin, ateşte bir yandan diğer yana döndürüleceği gün: ‘keşke allah’a ve resul’üne itaat etseydik’ diyecekler.” (ahzap 66)

Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..

Mektubat - 243
© copyright 2005 - 2026