bugün
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği8
- sözlüğün en güzel kadını24
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- özkanlar4
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- dünya39
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması2
- pis hissettiren şeyler5
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban2
- amerika birleşik devletleri29
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- intihar eden emekli polistn görüntü aldrmayn polis2
- cumartesi sabahlari2
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- insan olmaya ceyrek kala2
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- israil10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- en güzel oyuncular2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- sabahları sevilen şeyler6
- norveç9
- yazılımcıların flört edememesi9
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- mustafa kemal atatürk10
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- evanjelist9
- en medeni ortadoğulular6
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- simko314
- anadolu efes biracılık3
- fransa6
- telegram5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
http://www.evrimianlamak.com adresinde ikamet eden çok faydalı bir site. nihayet evrim teorisi'ne karşı yürütülen safsatalarla dolu propagandaya bilim insanlarından da yanıt gelmeye başladı.
http://evolution.berkeley.edu internet sitesinin, evrim çalışanları isimli topluluk tarafından türkçe ye çevrilmiş halidir. kuşkusuz önemli bir çalışmadır, ancak biz türk bilim insanlarından, üniversitelerimizden artık çeviri yapmalarını değil, ses getirecek, literatüre girecek araştırmalar yapmalarını bekliyoruz. bu yök kafası ve üniversite sistemiyle nereye kadar yapılırsa tabi.
her yiğidin harcı değildir sabır ve uğraş gerektirir.
değerli bilimsel aklı temel alan sözlükçüler, evrim rehberinizin feysbuk adresi de mevcut:
http://www.facebook.com/p...479566?ref=ts&sk=wall
http://www.facebook.com/p...479566?ref=ts&sk=wall
bir yalanı anlamak ne kadarsa o kadar.
Evrimi sadece maymundan gelmek diye bilen bir toplum olduğunuz için anlamanızı beklemiyorum. Bilim ve dini karıştırdıkça hiçbir yere varamazsınız. Hiçbir evrim kitabı okumadan lisede öğrendikleri birkaç bilgi kırıntısıyla anlamaya çalışmanızı hiç beklemiyorum.
'-olur mu ya proretinler nasıl tesadüfen meydana gelir' zihniyeti ile evrimi tanıyan ve çökerten bir toplumuz yoksa açıp bir kitap okuduğumuzdan falan değil.
ne maymunmuş arkadaş.
Evrim kelime anlamıyla gelişim/değişim demektir. Organik evrim ise canlı hayatının değişimiyle ilgilenir. Canlılığın oluşmasından bugüne canlılık ne gibi süreçlerden geçmiştir nasıl değişmiştir
Evrim bu tür sorulara cevap verir. Hatta bu sorulara cevap veren tek kuramdır.
Yaşam nasıl başlamıştır, nasıl süregelmiştir? Yüzyıllardan beri insanın kafasını bu soru kurcalamıştır. Bilimden yoksun bir devirde yaşadığınızı düşünün. Elinizde herhangi bir bulgu olmayacaktır. Hiçbir şekilde gözlemle bu sorunun cevabını veremiyorsunuzdur. O halde artık yepyeni bir hikâye üretme zamanınız gelmiştir: Tanrı
Zaten tanrı genel anlamıyla bu nedenle oluşmuştur denebilir. Bilinmeyen olgulara tanrı deyin gitsin. Herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir. Dünya nasıl oluştu bilmiyor muşuz? Tanrı yaratmıştır tabi ki. Peki ya bu canlılık bu çeşitlenme nasıl olmuştur. Çok kolay: Tanrının seçimi Biraz daha gerilere giderseniz her türlü doğal olay için farklı bir hikâyeye rastlayabilirsiniz. Örneğin depremin nasıl oluştuğunu bilmeyen biri için depremin oluşumunun açıklanmasının tek yolu boğanın kafasını sallayarak dünyayı sarsmasıydı, tıpkı tanrının çamuru alarak insanı oluşturmuş olması gibi ilkel bir çözüm.
Bir ara bir yazı yazmıştım ve o yazıda şu sorunun cevabı bilinmiyordu: Yağmur nasıl oluşuyor? Bu sorunun üzerine ben de aklımdan doğaüstü bir varlık olan isalyehi üretmiştim. isalyehler gökyüzünde yaşayan görünmez varlıklardı ve onlar işeyince yağmur oluşuyordu. Eğer ki yüzyıllar önce atalarımız yağmurun oluşumunu bu varlıklara bağlamış olsaydı kim bilir belki hala isalyehleri savunanlar olacaktı. Tıpkı şimdi tanrıyı savundukları gibi
Bahsetmek istediğim şey şu: Yaratılışçılık
Evrimi algılayacak gözlemleyecek yeteri kadar bulgunun olmadığı dönemlerde dediğim gibi tanrı varsayımı ortaya atılmıştır Fakat bunun bilimsel hiçbir yanı yoktur. Evrim tanrının Hayat nasıl süregelmiştir? rolünü üstlenmiştir(levha tektoniğinin boğanın rolünü üstlenmesi gibi). Hayat nasıl başlamıştır sorusuna da sonraki yazılarımda cevap vermeyi planlıyorum.
Devam etmek gerekirse şu an en çok kabul edilen yaratılışçılık senaryosu: Çamurdan yaratılış Bu tamamen mittir ve mitolojiden alınmıştır. Bu mitsel ilkel inanış üzerinde de uzunca bir yazı yazılabilir ama konumuz şu anda din tarihi olmadığından rafa kaldıralım. Çamurdan yaratılış elbette ki tek senaryo değildir bunun gibi sayısız inanış gelmiştir. Örneğin Türk mitolojisinde Hayat ağacı efsanesi vardır. Bu efsaneye göre ilk insan düşünür: Eğer gökten düşseydim buzdan bir adam olurdum, güney-kuzey-doğu-batı yönlerinden gelseydim bende ağaç ve çayırların izleri olurdu, eğer yerin derinliklerinden gelseydim çamur ve toz içinde kalırdım. O halde beni Büyük Ana Kübey Hatun doğurmuştur. Çünkü onun içinde bulunduğu ağacın göğsünden sütler akar. Sonunda ilk insan onu doğuranın hayat ağacı olduğunu anlamıştır
Başka bir efsaneye göre de Tanrı Bumbanın kusmasıyla oluşmuştur canlılar ve evren. Tüm bu efsaneler ne kadar gerçekçi ise çamurdan yaratılış da o kadar gerçekçidir. Maalesef bu kadar savunulan bu mitolojisel hikâye de bir gün son bulacaktır.
En çok kabul edilen yaratılış dogmasına göre:
*Bütün türler 3 günde yaratılmıştır.
*Her tür öbürlerinden ayrı bugün nasılsa öyle yaratılmıştır
*insan bütün canlılardan ayrı Tanrının suretinde yaratılmıştır
*Bugünkü türler Nuhla kurtulmuş belirli sayıdaki bireylerin dölleridir
Darwinle gelen evrim ise yeni 4 madde getirmiştir:
*Türler pek uzun bir evrim sürecinde oluşmuştur
*Türlerin hepsi ortak ve ya birkaç kökenden gelmiştir
*insanlar hiçbir canlıdan üstün değildir. Bütün canlılarla birlikte düşünülmelidir
*Yaşayan canlı biçimlerinin hepsi Kambriyum Döneminden önce yaşamış olanların doğrudan doğruya dölü olduğu için kuşakların o bilinen ardışımı asla kesilmemiştir. Dünyayı tümüyle ıssız bırakan bir tufan hiç yaşanmamıştır.(1)
1-Darwin Ne Yaptı Öner Ünalan Evrensel Basım Yayın s.17-18
Yaşam nasıl başlamıştır, nasıl süregelmiştir? Yüzyıllardan beri insanın kafasını bu soru kurcalamıştır. Bilimden yoksun bir devirde yaşadığınızı düşünün. Elinizde herhangi bir bulgu olmayacaktır. Hiçbir şekilde gözlemle bu sorunun cevabını veremiyorsunuzdur. O halde artık yepyeni bir hikâye üretme zamanınız gelmiştir: Tanrı
Zaten tanrı genel anlamıyla bu nedenle oluşmuştur denebilir. Bilinmeyen olgulara tanrı deyin gitsin. Herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir. Dünya nasıl oluştu bilmiyor muşuz? Tanrı yaratmıştır tabi ki. Peki ya bu canlılık bu çeşitlenme nasıl olmuştur. Çok kolay: Tanrının seçimi Biraz daha gerilere giderseniz her türlü doğal olay için farklı bir hikâyeye rastlayabilirsiniz. Örneğin depremin nasıl oluştuğunu bilmeyen biri için depremin oluşumunun açıklanmasının tek yolu boğanın kafasını sallayarak dünyayı sarsmasıydı, tıpkı tanrının çamuru alarak insanı oluşturmuş olması gibi ilkel bir çözüm.
Bir ara bir yazı yazmıştım ve o yazıda şu sorunun cevabı bilinmiyordu: Yağmur nasıl oluşuyor? Bu sorunun üzerine ben de aklımdan doğaüstü bir varlık olan isalyehi üretmiştim. isalyehler gökyüzünde yaşayan görünmez varlıklardı ve onlar işeyince yağmur oluşuyordu. Eğer ki yüzyıllar önce atalarımız yağmurun oluşumunu bu varlıklara bağlamış olsaydı kim bilir belki hala isalyehleri savunanlar olacaktı. Tıpkı şimdi tanrıyı savundukları gibi
Bahsetmek istediğim şey şu: Yaratılışçılık
Evrimi algılayacak gözlemleyecek yeteri kadar bulgunun olmadığı dönemlerde dediğim gibi tanrı varsayımı ortaya atılmıştır Fakat bunun bilimsel hiçbir yanı yoktur. Evrim tanrının Hayat nasıl süregelmiştir? rolünü üstlenmiştir(levha tektoniğinin boğanın rolünü üstlenmesi gibi). Hayat nasıl başlamıştır sorusuna da sonraki yazılarımda cevap vermeyi planlıyorum.
Devam etmek gerekirse şu an en çok kabul edilen yaratılışçılık senaryosu: Çamurdan yaratılış Bu tamamen mittir ve mitolojiden alınmıştır. Bu mitsel ilkel inanış üzerinde de uzunca bir yazı yazılabilir ama konumuz şu anda din tarihi olmadığından rafa kaldıralım. Çamurdan yaratılış elbette ki tek senaryo değildir bunun gibi sayısız inanış gelmiştir. Örneğin Türk mitolojisinde Hayat ağacı efsanesi vardır. Bu efsaneye göre ilk insan düşünür: Eğer gökten düşseydim buzdan bir adam olurdum, güney-kuzey-doğu-batı yönlerinden gelseydim bende ağaç ve çayırların izleri olurdu, eğer yerin derinliklerinden gelseydim çamur ve toz içinde kalırdım. O halde beni Büyük Ana Kübey Hatun doğurmuştur. Çünkü onun içinde bulunduğu ağacın göğsünden sütler akar. Sonunda ilk insan onu doğuranın hayat ağacı olduğunu anlamıştır
Başka bir efsaneye göre de Tanrı Bumbanın kusmasıyla oluşmuştur canlılar ve evren. Tüm bu efsaneler ne kadar gerçekçi ise çamurdan yaratılış da o kadar gerçekçidir. Maalesef bu kadar savunulan bu mitolojisel hikâye de bir gün son bulacaktır.
En çok kabul edilen yaratılış dogmasına göre:
*Bütün türler 3 günde yaratılmıştır.
*Her tür öbürlerinden ayrı bugün nasılsa öyle yaratılmıştır
*insan bütün canlılardan ayrı Tanrının suretinde yaratılmıştır
*Bugünkü türler Nuhla kurtulmuş belirli sayıdaki bireylerin dölleridir
Darwinle gelen evrim ise yeni 4 madde getirmiştir:
*Türler pek uzun bir evrim sürecinde oluşmuştur
*Türlerin hepsi ortak ve ya birkaç kökenden gelmiştir
*insanlar hiçbir canlıdan üstün değildir. Bütün canlılarla birlikte düşünülmelidir
*Yaşayan canlı biçimlerinin hepsi Kambriyum Döneminden önce yaşamış olanların doğrudan doğruya dölü olduğu için kuşakların o bilinen ardışımı asla kesilmemiştir. Dünyayı tümüyle ıssız bırakan bir tufan hiç yaşanmamıştır.(1)
1-Darwin Ne Yaptı Öner Ünalan Evrensel Basım Yayın s.17-18
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar