bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar10
- günlük tutmak6
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yazarların fotoğrafları9
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- toplu taşımada yer verme ahlakı2
- hoca3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- eski sevgilinn profil hesabına hergün girip bakmak2
- aleksey batrakov29
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- kadın tır şoförleri6
- bu ne hal yahu9
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- şimdi ne yapsam acaba7
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- kendini odada unutmak4
- akşama ne yemek yapsam10
- yakışıklı güvenlik4
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- yarma şeftali7
- gecenin şarkısı6
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kanal 7 gelin dizisi5
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- xiaomi 17 pro max4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- zaman makinesi planı3
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- manken gibi kadınla evlenmek5
benim için ilk yılları bunalım, sonrası cennet olan kurum.
hizmetçi, aşçı, bakıcı, masajcı, muhasebeci vb. mesleki bilgilere sahip; çalışkan, itaatkar, sessiz, titiz, güzel olan kısacası kocasının her türlü beklentisine karşılık verebilecek ama onun bütün hor görmelerine, kötü konuşmalarına hatta aldatmalarına katlanabilecek kadın formatının olması gerektiği kurum.
üniversiteden mezun olup iş sahibi olunca kurulması gereken müessesedir.
hayaller peşinde koşup hayatınızı heba etmeyin.
ilişkileriniz ciddi olabilir ama evlilik daha ciddidir, hafife alınmaz ve uzun ilişkiler sonunda nadir olarak evlilik olur.
kariyer önceliklidir.
her sevgiliye bu kız bana göre evlenmeliyim diye bakılmamalıdır.
hayat sürprizlerle doludur, ne zaman ne şekilde kimin sizin karşınıza çıkacağı belli olmaz.
bir kişiye takılıp üstelemeyin, mutsuz olursunuz.
hayatınızı zindana çevirmemek adına yapılacak en önemli şey; evliliğin zamanını şaşırmamak ve hayal olan evlilik istemeyin.
iyi bir kariyere sahip olursanız eğer mutlaka evlilik olacaktır.
yirmili yaşlarda hatta yirmi beşli yaşlarda sorun etmeyin.
insanları iyi tanıyın, ilişkileriniz de gözlemlemelerinizi iyi yapın.
daha çok tavsiye olsa da bunlar hayatta mutlu olabilmeniz için geçerlidir.
terkedilmiş olmak hayatınız son bulduğu değil sizin tecrübenizi ve olgunluğunuzu artırır.
diyeceğim odur ki; siz siz olun erken yaşta evlenmeyin, kariyer edinin. bırakın su aksın yolunu bulsun. evlilik zamanını bilin, insanları tanıyın ve bireyleri iyi analiz edin.
* evlilik, ikili ilişkiler dersi.
yorumlarınızı mesaj kutusuna atarak beni mutlu edersiniz. teşekkürler...
hayaller peşinde koşup hayatınızı heba etmeyin.
ilişkileriniz ciddi olabilir ama evlilik daha ciddidir, hafife alınmaz ve uzun ilişkiler sonunda nadir olarak evlilik olur.
kariyer önceliklidir.
her sevgiliye bu kız bana göre evlenmeliyim diye bakılmamalıdır.
hayat sürprizlerle doludur, ne zaman ne şekilde kimin sizin karşınıza çıkacağı belli olmaz.
bir kişiye takılıp üstelemeyin, mutsuz olursunuz.
hayatınızı zindana çevirmemek adına yapılacak en önemli şey; evliliğin zamanını şaşırmamak ve hayal olan evlilik istemeyin.
iyi bir kariyere sahip olursanız eğer mutlaka evlilik olacaktır.
yirmili yaşlarda hatta yirmi beşli yaşlarda sorun etmeyin.
insanları iyi tanıyın, ilişkileriniz de gözlemlemelerinizi iyi yapın.
daha çok tavsiye olsa da bunlar hayatta mutlu olabilmeniz için geçerlidir.
terkedilmiş olmak hayatınız son bulduğu değil sizin tecrübenizi ve olgunluğunuzu artırır.
diyeceğim odur ki; siz siz olun erken yaşta evlenmeyin, kariyer edinin. bırakın su aksın yolunu bulsun. evlilik zamanını bilin, insanları tanıyın ve bireyleri iyi analiz edin.
* evlilik, ikili ilişkiler dersi.
yorumlarınızı mesaj kutusuna atarak beni mutlu edersiniz. teşekkürler...
kerhaneye para yetirememe durumuna geldiğinde yapılacak tek durumdur.
ahiret derecelerimizin yukselmesi icin buyuk nimettir.
yatakta çapraz uyuma özgürlüğümüzü elimizden alacak olan şey.
erkeği psikolojik olarak yavaş yavaş tüketen ve de yok eden oluşumdur. boşuna dememişler "sigara iç 10 yıl sonra öl, alkol iç 20 yıl sonra öl, evlen hergün öl." diye... bir kere kadın dırdırı diye bir şey var. radyasyona maruz kalmak gibi bi şey bu.
eninde sonunda herkesin gerçekleştirdiği eylem. ama şahsımın ikinci on yıllık kalkınma planında bile kendisine yer yoktur. karşı değilim sebeplerim başka.
bugün duyduğum 65.000 TL'lik sadece düğüne verilen paradan sonra artık benden bir hayli uzaklaşan toplum baskısı.
mutsuzluğun ilk çıktığı yer. anne ve babadaki o birbirlerine karşı olan tahammülsüzlük bütün çocukların narin ruhlarına siner. gözleri bile çok hüzünlü bakar. birileri onların başını okşadığında hemen gözleri dolar. sanırım dünya üzerinde insana en çok acı veren kurum evlilik. en iyisi dünyaya çok kök salmadan göçüp gitmek.
her insanoğluğun bir gün mutlaka tadacakları bir duygu.
aile kurmak adına atılan ilk adımdır.
-emmi, evlilik nasıl bir şeydir?
+evlilik dağdaki keçi yolu gibidir evlat.
-anlamadım.
+Şimdi bir dağ düşün yalçın mı yalçın. sivri kayaları var. işte doğar doğmaz bizi hadi bu dağı aş diye eteklerine bırakıveriyorlar.
-hayat yani?
+aferin! ilk başlarda iş kolay. ama
yükselmeye başladıkça dağ sarpa sarıveriyor... dimdik kayaların, uçurumların arasında kalıveriyorsun. gücün azalıyor...
derken senin gibi bir yolcu daha çıkıyor. yoldaşınla omuz omuza, can cana verip bir keçi yolu açıyorsun kendinize. artık tek
başına değilsin. biliyorsun ki artık o yolu iki kişi yürüyeceksin... dağ yine yalçın. ama artık yürümek zevkli. nefesim tükenecek diye korkmuyor insan. Çünkü yanında kendi nefesin gibi bir nefes daha var...
anladın mı?
-her evlilik sizinki kadar mutlu mudur?
+yoldaşına bağlı. biz hatunumla yan yana
yürürken, dikenleri değil çiçekleri derdik,
canımız yanınca ağladık, bir yandan türkü
söylemeyi bildik. ben pes deyince o
hadi dedi, o yorulunca ben sırtımda
taşıdım.
-peki geçim sıkıntısı insanı mutsuz etmez
mi?
+bilmiyorum. biz mutluluğu ne parada ne
handa bulduk evlat. bak bugün deniz
kenarında sevdiceğimle beraber çekirdek
çıtlatıp, çay içerken, mutluluk da bizimle
masada oturuyordu sanki.
-emmi, evlilik nasıl bir şeydir?
+evlilik dağdaki keçi yolu gibidir evlat.
-anlamadım.
+Şimdi bir dağ düşün yalçın mı yalçın. sivri kayaları var. işte doğar doğmaz bizi hadi bu dağı aş diye eteklerine bırakıveriyorlar.
-hayat yani?
+aferin! ilk başlarda iş kolay. ama
yükselmeye başladıkça dağ sarpa sarıveriyor... dimdik kayaların, uçurumların arasında kalıveriyorsun. gücün azalıyor...
derken senin gibi bir yolcu daha çıkıyor. yoldaşınla omuz omuza, can cana verip bir keçi yolu açıyorsun kendinize. artık tek
başına değilsin. biliyorsun ki artık o yolu iki kişi yürüyeceksin... dağ yine yalçın. ama artık yürümek zevkli. nefesim tükenecek diye korkmuyor insan. Çünkü yanında kendi nefesin gibi bir nefes daha var...
anladın mı?
-her evlilik sizinki kadar mutlu mudur?
+yoldaşına bağlı. biz hatunumla yan yana
yürürken, dikenleri değil çiçekleri derdik,
canımız yanınca ağladık, bir yandan türkü
söylemeyi bildik. ben pes deyince o
hadi dedi, o yorulunca ben sırtımda
taşıdım.
-peki geçim sıkıntısı insanı mutsuz etmez
mi?
+bilmiyorum. biz mutluluğu ne parada ne
handa bulduk evlat. bak bugün deniz
kenarında sevdiceğimle beraber çekirdek
çıtlatıp, çay içerken, mutluluk da bizimle
masada oturuyordu sanki.
Calisan bayanla yurutmesi cok zor olan beraberlik bicimidir.kadin dedigin biraz kocasina tamah ve itaat edecek,yerini haddini bilecek.calisan bayanlarda minnet etme duygusu eksik oldugu icin, "ben kendi ayaklarim uzerinde durabilirim, neden bu herife katlaniyorum ki" tribine sık sık girdikleri icin evlilik de biraz sikintili gecebilir. Tabii bu dedigim seyler kendini ve yerini bilen bayanlar icin gecerli degil. Oyle ornekler var ki, kadin hakim veya doktorluk meslegini icra ediyor ve de kocasina sevgi ve saygi ile bagli.
senin aşık olduğun kişi seni istemediği için sana aşık biri bulup hayatını onunla geçirmektir. sana aşık olan kişi de aslında başkasına aşık olmuş ama o olmayınca rotayı sana çevirmiştir.
Herkes için farklı şey ifade eden durumdur.Benim için pek hoş şeyler ifade etmediği kesin.
süper bişey.
giderek ulaşılması zorlaştırılan kurum. maddi meselelere girmek istemesem de iş maalesef çoğunlukta orada bitiyor. maaşın, satın alabilme gücü ile kuracağınız yuvanın mutluluk belirleyicisi olması günümüz tüketici toplumunun yeni evli çiftler için zorunlu kıldığı harcama defterleri, maaşı asgari ücretin biraz üzerinde olan bireyler için işi iyice zorlaştırıyor.
vakti zamanında bir kız arkadaşım vardı, bildiğin güzel bir kızdı aynı iş yerinde çalışıyorduk ki kızla evlenme düşüncem hiç yoktu (hayatımı zindana çevirirdi ki bu başka bir başlığın konusu). biz herkesten gizlerdik birlikte olduğumuzu ama iş yerinde buna kafayı takan ablalar vardı. güzelliğini zengin koca adayı için kullanmalı ve asla katti surette bizim iş yerinden birine gönlünü kaptırmamalı. çünki fakiriz sözlük. hayır bu abla o kadar kafayı takmış ki bu konuya bana bile o kızın yapması gerektiği evlilikten bahsedi duruyor, ben "e o zaman ben evlenmiyim hiç" dediğimde ne diyeceğini bilemiyor. haklı aslında o koltuk alınacak, o son model tv'ye uygun ünite sipariş edilecek. facebook'ta heryıl tatil fotoları paylaşılacak. neyse işin maddi boyutu uzarda uzar ki ben aslında maneviyatla ilgili olmak kısmını yazacaktım;
evet maneviyat : eskiden sosyal yaşam diye birşey yoktu toplumumuzda ki babalarımızın büyük çoğunluğu çiftçilikten gelmektedir. şehirleşme artıkça evin direği olan erkek dışarıda bolca harcadığı vaktini bir sonraki nesile sosyallik olarak aktarabilmeyi başardı. kadınlar işin bu kısmında daha bir geride kaldıkları için pavyoni meyhane, kerhane gibi yerlerde sosyalleşti bizim babalarımız abilerimiz. doksanlardan sonra ise erkek birey için bir motto ortaya atıldı, "erkek evliliğe hazır olmalı", açılımı ise -bahçede ki meyvede gözün kalmadı mı ihtiyarlığını garantiye al- 30'a geldin mi biraz doydun mu, iyi birde maaşa sahip oldun mu ki benim bahsettiğim yıllarda bu biraz daha kolaydı. kendinden yaşça küçük ve evlenmeye hazır beklemede bir kız bulup utlu mesut yaşanırdı. iki tarafında beklentisi olmadığı bir yaşamdan, tek taraflı beklentinin olduğu bir yaşantıya geçiş hala bizim evlilik kurumlarımızın işleyişinin devamlılığını sağlamayı başarabildi ki ne zaman ki hatun kişisi bireyselleşti işte o zaman her bişi ters dönmeye başladı.
dışarıyı gören kadınlarımız, özgürlük, bireysel çıkar, kariyer ve aile dışı sosyalleşme ile birlikte bildiğin kendi arayışlarının peşine düştüler. haklarıdır ki erkeklerin kendilerini keşfetme evrelerinde yaşadıkları rahatlıkları kendilerinde de olması gerektiğine hem fikir olmaları işi meksika çıkmazına getirdi bıraktı. artık erkekler gibi kadınlarımızda bahçede ki meyveden ister oldular ki iş hayatına erkekler kadar girmeleri hem de "evlendiğim erkek benden daha iyi kazansın ki bir üst sınıfta daha rahat yaşam sürelim" ilkeleri (şimdi bana biçok bayan kızacak ama böyle bişey maalesef var, sosyal bilimci değilim ama lafta olmasada icraatta bir çok kadın böyle düşünüyor) daha az maaşa eyvallah demelerine çalışan personel maaşlarının düşmesine sebep olmuştur. ki bu kadınların suçu değildir bence yanlış anlaşılmasın, bir yerde iş gücü fazla ise orada maaşlar düşüktür ki bizim ekonomimiz hizmet sektörü üzerine şekillendiği için bayan çalışanlar erkekler kadar verimlilerdir bu alanda.
neyse demem odur ki evlilik kurumu bireylerin kendilerini keşfetme çabaları ve bozulan ekonomik yapı ile birlikte adeta yerle bir olma aşamasına gelmiştir ki çocuk kısmına şimdi burda girsem mi bilemedi.
not 2 : beklentisi az olan evlilikler zannımca daha mutlu ve uzun ömürlü olurlar.
vakti zamanında bir kız arkadaşım vardı, bildiğin güzel bir kızdı aynı iş yerinde çalışıyorduk ki kızla evlenme düşüncem hiç yoktu (hayatımı zindana çevirirdi ki bu başka bir başlığın konusu). biz herkesten gizlerdik birlikte olduğumuzu ama iş yerinde buna kafayı takan ablalar vardı. güzelliğini zengin koca adayı için kullanmalı ve asla katti surette bizim iş yerinden birine gönlünü kaptırmamalı. çünki fakiriz sözlük. hayır bu abla o kadar kafayı takmış ki bu konuya bana bile o kızın yapması gerektiği evlilikten bahsedi duruyor, ben "e o zaman ben evlenmiyim hiç" dediğimde ne diyeceğini bilemiyor. haklı aslında o koltuk alınacak, o son model tv'ye uygun ünite sipariş edilecek. facebook'ta heryıl tatil fotoları paylaşılacak. neyse işin maddi boyutu uzarda uzar ki ben aslında maneviyatla ilgili olmak kısmını yazacaktım;
evet maneviyat : eskiden sosyal yaşam diye birşey yoktu toplumumuzda ki babalarımızın büyük çoğunluğu çiftçilikten gelmektedir. şehirleşme artıkça evin direği olan erkek dışarıda bolca harcadığı vaktini bir sonraki nesile sosyallik olarak aktarabilmeyi başardı. kadınlar işin bu kısmında daha bir geride kaldıkları için pavyoni meyhane, kerhane gibi yerlerde sosyalleşti bizim babalarımız abilerimiz. doksanlardan sonra ise erkek birey için bir motto ortaya atıldı, "erkek evliliğe hazır olmalı", açılımı ise -bahçede ki meyvede gözün kalmadı mı ihtiyarlığını garantiye al- 30'a geldin mi biraz doydun mu, iyi birde maaşa sahip oldun mu ki benim bahsettiğim yıllarda bu biraz daha kolaydı. kendinden yaşça küçük ve evlenmeye hazır beklemede bir kız bulup utlu mesut yaşanırdı. iki tarafında beklentisi olmadığı bir yaşamdan, tek taraflı beklentinin olduğu bir yaşantıya geçiş hala bizim evlilik kurumlarımızın işleyişinin devamlılığını sağlamayı başarabildi ki ne zaman ki hatun kişisi bireyselleşti işte o zaman her bişi ters dönmeye başladı.
dışarıyı gören kadınlarımız, özgürlük, bireysel çıkar, kariyer ve aile dışı sosyalleşme ile birlikte bildiğin kendi arayışlarının peşine düştüler. haklarıdır ki erkeklerin kendilerini keşfetme evrelerinde yaşadıkları rahatlıkları kendilerinde de olması gerektiğine hem fikir olmaları işi meksika çıkmazına getirdi bıraktı. artık erkekler gibi kadınlarımızda bahçede ki meyveden ister oldular ki iş hayatına erkekler kadar girmeleri hem de "evlendiğim erkek benden daha iyi kazansın ki bir üst sınıfta daha rahat yaşam sürelim" ilkeleri (şimdi bana biçok bayan kızacak ama böyle bişey maalesef var, sosyal bilimci değilim ama lafta olmasada icraatta bir çok kadın böyle düşünüyor) daha az maaşa eyvallah demelerine çalışan personel maaşlarının düşmesine sebep olmuştur. ki bu kadınların suçu değildir bence yanlış anlaşılmasın, bir yerde iş gücü fazla ise orada maaşlar düşüktür ki bizim ekonomimiz hizmet sektörü üzerine şekillendiği için bayan çalışanlar erkekler kadar verimlilerdir bu alanda.
neyse demem odur ki evlilik kurumu bireylerin kendilerini keşfetme çabaları ve bozulan ekonomik yapı ile birlikte adeta yerle bir olma aşamasına gelmiştir ki çocuk kısmına şimdi burda girsem mi bilemedi.
not 2 : beklentisi az olan evlilikler zannımca daha mutlu ve uzun ömürlü olurlar.
her geçen gün anlamını yitirmeye başlayan kutsal bir meseledir.
evlenmek isteyen herkese "aman sakın öyle bir hataya düşme", "ben ettim sen etme" denmeye başlandı. eskiden millet evlenmek için can atıyordu, şimdi herkes evlilikten kaçıyor. evet artık maddi imkanlar herkesi zorluyor, kadın da çalışmak zorunda kalıyor, iş bulamıyor insanlar. evet bu zamanda zorlaştı yuva kurmak. ama ben işin başka bir boyutuna değinmek istiyorum; insanlar rahatça sevişmek istiyor.
evet bu işte, evlenmeyi gereksiz buluyor insanlar. artık millet için "belediyeden alınan sevişme izni" olarak görülmeye başladı. aile kurmak, bir insana bağlı kalmak, söz vermek, namus... bunlar bitiyor günümüzde. aile kavramı bitiyor. evliliği saçma bulan ergenler türemeye başladı her geçen gün. bozuluyor insanlarımız. senin o saçma bulduğun evlilik sayesinde şu an bir ailen var, her zaman yanında olan, seni yetiştiren, bu günlere gelmeni sağlayan... aile demek "birlik" olmak demek. evlilik de bu ailenin kurulmasıdır.
insanlar sapkınlığa gidiyor. adam istiyor ki, dilediği insan ile sevişebilsin, aile olmasın, evlilik olmasın, sevişeyim sevişeyim sevişeyim... her gün çorap değiştirir gibi sevgili değiştirenler var. ve bununla birlikte tabii ki o sevgililer ile sevişiliyor. aşık onlar ya, ne var ki? sevişmek insanın doğasında vardır değil mi? hayvanlar da ilişkiye giriyor, hatırlatayım. insanın hayvandan farkı nedir? bir insan kendini özel görmeli bence. ama umumi mekan gibi kullanılabilen insanlar var.
en kötüsü de ne biliyor musunuz? bu yaptıklarını "aşk" gibi saf ve en üstün dünyevi duygunun altına gizlenerek, kılıf uydurarak yapıyorlar. aşk, saf ve temizdir. pisliklerinizle kirletmeyin daha fazla. gerçi şu an hepimiz görüyoruz "aşk" diye bahsettiğimiz tutku ne halde. herkes melankolik bir havada, herkes aldatılmış, herkes aşka inanmıyor. kimse güvenmiyor aşka. neden? bu sizin suçunuz. siz bu hale geldiniz kendi pisliğinizde. yukarıdaki paragrafta bahsettiğim insanlar var ya? işte onlar "aşk"ı bu hale getirdi. bağlılık yok, namus yok, söz vermek yok, birlik yok... evlilik yok? sevişme? var. her zaman var. 7/24 var. doğal bir şey ama değil mi? ormanda hayvanlar özgürce yaşıyor, ilişkiye giriyor, çıplak yaşıyorlar hatta. gitmeye ne dersiniz?
her neyse, toparlayayım. bazı kesim aşkı meşki bilmiyor, sadece aşk yaşadığını sanıyor. ama gerçek aşkı yaşayanların umrunda değilsiniz. ben aşkın evlilik ile güçlendiğini, sağlamlaştığını düşünüyorum. evliliğin, aile ve aşk ile bağlantısı da ortada yeterince. sizin gibi değersiz mahlukatlar gelip de evlilik gibi kutsal bir değere çamur atmaz. kendi halinizde istediğinizi yapın, ama bu temiz değerlere bulaşmayın. bu değerler, kıymetini bilen güzel insanlara kalsın. size değil.
bir not bırakayım: kimsenin yaşamına karışma hakkım yok. ama bu dediklerim, kendine bakmadan bazı değerlere, bazı insanlara karışıp, çamur atan haysiyetsizlere idi.
evlenmek isteyen herkese "aman sakın öyle bir hataya düşme", "ben ettim sen etme" denmeye başlandı. eskiden millet evlenmek için can atıyordu, şimdi herkes evlilikten kaçıyor. evet artık maddi imkanlar herkesi zorluyor, kadın da çalışmak zorunda kalıyor, iş bulamıyor insanlar. evet bu zamanda zorlaştı yuva kurmak. ama ben işin başka bir boyutuna değinmek istiyorum; insanlar rahatça sevişmek istiyor.
evet bu işte, evlenmeyi gereksiz buluyor insanlar. artık millet için "belediyeden alınan sevişme izni" olarak görülmeye başladı. aile kurmak, bir insana bağlı kalmak, söz vermek, namus... bunlar bitiyor günümüzde. aile kavramı bitiyor. evliliği saçma bulan ergenler türemeye başladı her geçen gün. bozuluyor insanlarımız. senin o saçma bulduğun evlilik sayesinde şu an bir ailen var, her zaman yanında olan, seni yetiştiren, bu günlere gelmeni sağlayan... aile demek "birlik" olmak demek. evlilik de bu ailenin kurulmasıdır.
insanlar sapkınlığa gidiyor. adam istiyor ki, dilediği insan ile sevişebilsin, aile olmasın, evlilik olmasın, sevişeyim sevişeyim sevişeyim... her gün çorap değiştirir gibi sevgili değiştirenler var. ve bununla birlikte tabii ki o sevgililer ile sevişiliyor. aşık onlar ya, ne var ki? sevişmek insanın doğasında vardır değil mi? hayvanlar da ilişkiye giriyor, hatırlatayım. insanın hayvandan farkı nedir? bir insan kendini özel görmeli bence. ama umumi mekan gibi kullanılabilen insanlar var.
en kötüsü de ne biliyor musunuz? bu yaptıklarını "aşk" gibi saf ve en üstün dünyevi duygunun altına gizlenerek, kılıf uydurarak yapıyorlar. aşk, saf ve temizdir. pisliklerinizle kirletmeyin daha fazla. gerçi şu an hepimiz görüyoruz "aşk" diye bahsettiğimiz tutku ne halde. herkes melankolik bir havada, herkes aldatılmış, herkes aşka inanmıyor. kimse güvenmiyor aşka. neden? bu sizin suçunuz. siz bu hale geldiniz kendi pisliğinizde. yukarıdaki paragrafta bahsettiğim insanlar var ya? işte onlar "aşk"ı bu hale getirdi. bağlılık yok, namus yok, söz vermek yok, birlik yok... evlilik yok? sevişme? var. her zaman var. 7/24 var. doğal bir şey ama değil mi? ormanda hayvanlar özgürce yaşıyor, ilişkiye giriyor, çıplak yaşıyorlar hatta. gitmeye ne dersiniz?
her neyse, toparlayayım. bazı kesim aşkı meşki bilmiyor, sadece aşk yaşadığını sanıyor. ama gerçek aşkı yaşayanların umrunda değilsiniz. ben aşkın evlilik ile güçlendiğini, sağlamlaştığını düşünüyorum. evliliğin, aile ve aşk ile bağlantısı da ortada yeterince. sizin gibi değersiz mahlukatlar gelip de evlilik gibi kutsal bir değere çamur atmaz. kendi halinizde istediğinizi yapın, ama bu temiz değerlere bulaşmayın. bu değerler, kıymetini bilen güzel insanlara kalsın. size değil.
bir not bırakayım: kimsenin yaşamına karışma hakkım yok. ama bu dediklerim, kendine bakmadan bazı değerlere, bazı insanlara karışıp, çamur atan haysiyetsizlere idi.
artıları:
- düzenli bir hayat
- akşam eve geldiğinde önünde hazır yemek
- temiz ve ütülenmiş kıyafetler
- yalnızlığa son
- çoluk çocuğa karışıp aile kurmak
eksileri:
- evdeki bilimum eşyalardan ve makinelerden sızlanan birisi
- yöneticisinin ve iş arkadaşlarının çekiştirilmesi
- nazar kisvesi altında gerçekleşen mantıkdışı olaylar
- çapkınlığın ve saltanatın sonu
- evdeki en ufak dağınıklıktan nasipleniyor olmanız
- evin odalarına sıkça gelen revizyon talepleri
daha birçok şeyi sayamadım belki de ama nihayetinde erkek açısından bakıldığında bir kadınla aynı evde yaşamanın zorluklarını barındırmaktadır kendisi...
- düzenli bir hayat
- akşam eve geldiğinde önünde hazır yemek
- temiz ve ütülenmiş kıyafetler
- yalnızlığa son
- çoluk çocuğa karışıp aile kurmak
eksileri:
- evdeki bilimum eşyalardan ve makinelerden sızlanan birisi
- yöneticisinin ve iş arkadaşlarının çekiştirilmesi
- nazar kisvesi altında gerçekleşen mantıkdışı olaylar
- çapkınlığın ve saltanatın sonu
- evdeki en ufak dağınıklıktan nasipleniyor olmanız
- evin odalarına sıkça gelen revizyon talepleri
daha birçok şeyi sayamadım belki de ama nihayetinde erkek açısından bakıldığında bir kadınla aynı evde yaşamanın zorluklarını barındırmaktadır kendisi...
Kadinin surekli erkekten bir seyler istedigi,erkegin istenilen seyleri yapmadigi zaman,kadinin küstüğü,trip attığı,surat yaptığı oluşumdur. Dolayisiyla erkekler belli bir sure sonra psikolojik olarak yipranir ve kadin dediklerini yaptirtir. Erkek ,kadinin gudumune girer.
asla hayal edilen şekilde olmayacaktır.
"birlikte eve çıkmak gibi" demişti.
aklı birkaç karış havada kuzenim.
aklı birkaç karış havada kuzenim.
diri diri mezara gömülmektir.
Mezun olmam dolayısıyla etrafımdaki kız erkek herkesin gündeminden düşmeyen medeni durum hali. Kendimi bildiğimden beri içinde bulunmak istediğim, üzerine türlü hayaller kurduğum sosyal yapı. Meraklısı bir ben değilmişim diye seviniyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com