bugün
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı8
- bir bela geliyor6
- trakyalı yazarlar6
- boşnak olmak ister miydiniz5
- lahmacun9
- kaan sezyum7
- habire1219
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ellerim bos gonlum hos27
- arif kocabıyık14
- basmane tren garı7
- ay diyen erkek9
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- biraderin koşturması3
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- silvermist9
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- sobadan kurtulmak5
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- gocu37
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- dororo2
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- raikagetokatlayan4
- sarapci koala63
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- vexillarius the slayer8
- gocu bey bay reyiz2
- atatürk'ün papanın iznik ziyaretine izin vermemesi2
- renkli rüyalar oteli5
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- ben geldim naneler15
- aşk3
- günün tweeti2
- habire12nin çaylak olması5
- ben sizin anonim11
- sersem herif5
- tekerlek toplayan cocuk3
- araba kullanırken ara gaz verebilen kız2
- torpille bir yerlere gelenler4
- dinler tarihi5
- ak partililerin bebek katili apo sevgileri2
- mantı8
- gammaz çetesi9
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- ebu muhammed el culani2
giderek ulaşılması zorlaştırılan kurum. maddi meselelere girmek istemesem de iş maalesef çoğunlukta orada bitiyor. maaşın, satın alabilme gücü ile kuracağınız yuvanın mutluluk belirleyicisi olması günümüz tüketici toplumunun yeni evli çiftler için zorunlu kıldığı harcama defterleri, maaşı asgari ücretin biraz üzerinde olan bireyler için işi iyice zorlaştırıyor.
vakti zamanında bir kız arkadaşım vardı, bildiğin güzel bir kızdı aynı iş yerinde çalışıyorduk ki kızla evlenme düşüncem hiç yoktu (hayatımı zindana çevirirdi ki bu başka bir başlığın konusu). biz herkesten gizlerdik birlikte olduğumuzu ama iş yerinde buna kafayı takan ablalar vardı. güzelliğini zengin koca adayı için kullanmalı ve asla katti surette bizim iş yerinden birine gönlünü kaptırmamalı. çünki fakiriz sözlük. hayır bu abla o kadar kafayı takmış ki bu konuya bana bile o kızın yapması gerektiği evlilikten bahsedi duruyor, ben "e o zaman ben evlenmiyim hiç" dediğimde ne diyeceğini bilemiyor. haklı aslında o koltuk alınacak, o son model tv'ye uygun ünite sipariş edilecek. facebook'ta heryıl tatil fotoları paylaşılacak. neyse işin maddi boyutu uzarda uzar ki ben aslında maneviyatla ilgili olmak kısmını yazacaktım;
evet maneviyat : eskiden sosyal yaşam diye birşey yoktu toplumumuzda ki babalarımızın büyük çoğunluğu çiftçilikten gelmektedir. şehirleşme artıkça evin direği olan erkek dışarıda bolca harcadığı vaktini bir sonraki nesile sosyallik olarak aktarabilmeyi başardı. kadınlar işin bu kısmında daha bir geride kaldıkları için pavyoni meyhane, kerhane gibi yerlerde sosyalleşti bizim babalarımız abilerimiz. doksanlardan sonra ise erkek birey için bir motto ortaya atıldı, "erkek evliliğe hazır olmalı", açılımı ise -bahçede ki meyvede gözün kalmadı mı ihtiyarlığını garantiye al- 30'a geldin mi biraz doydun mu, iyi birde maaşa sahip oldun mu ki benim bahsettiğim yıllarda bu biraz daha kolaydı. kendinden yaşça küçük ve evlenmeye hazır beklemede bir kız bulup utlu mesut yaşanırdı. iki tarafında beklentisi olmadığı bir yaşamdan, tek taraflı beklentinin olduğu bir yaşantıya geçiş hala bizim evlilik kurumlarımızın işleyişinin devamlılığını sağlamayı başarabildi ki ne zaman ki hatun kişisi bireyselleşti işte o zaman her bişi ters dönmeye başladı.
dışarıyı gören kadınlarımız, özgürlük, bireysel çıkar, kariyer ve aile dışı sosyalleşme ile birlikte bildiğin kendi arayışlarının peşine düştüler. haklarıdır ki erkeklerin kendilerini keşfetme evrelerinde yaşadıkları rahatlıkları kendilerinde de olması gerektiğine hem fikir olmaları işi meksika çıkmazına getirdi bıraktı. artık erkekler gibi kadınlarımızda bahçede ki meyveden ister oldular ki iş hayatına erkekler kadar girmeleri hem de "evlendiğim erkek benden daha iyi kazansın ki bir üst sınıfta daha rahat yaşam sürelim" ilkeleri (şimdi bana biçok bayan kızacak ama böyle bişey maalesef var, sosyal bilimci değilim ama lafta olmasada icraatta bir çok kadın böyle düşünüyor) daha az maaşa eyvallah demelerine çalışan personel maaşlarının düşmesine sebep olmuştur. ki bu kadınların suçu değildir bence yanlış anlaşılmasın, bir yerde iş gücü fazla ise orada maaşlar düşüktür ki bizim ekonomimiz hizmet sektörü üzerine şekillendiği için bayan çalışanlar erkekler kadar verimlilerdir bu alanda.
neyse demem odur ki evlilik kurumu bireylerin kendilerini keşfetme çabaları ve bozulan ekonomik yapı ile birlikte adeta yerle bir olma aşamasına gelmiştir ki çocuk kısmına şimdi burda girsem mi bilemedi.
not 2 : beklentisi az olan evlilikler zannımca daha mutlu ve uzun ömürlü olurlar.
vakti zamanında bir kız arkadaşım vardı, bildiğin güzel bir kızdı aynı iş yerinde çalışıyorduk ki kızla evlenme düşüncem hiç yoktu (hayatımı zindana çevirirdi ki bu başka bir başlığın konusu). biz herkesten gizlerdik birlikte olduğumuzu ama iş yerinde buna kafayı takan ablalar vardı. güzelliğini zengin koca adayı için kullanmalı ve asla katti surette bizim iş yerinden birine gönlünü kaptırmamalı. çünki fakiriz sözlük. hayır bu abla o kadar kafayı takmış ki bu konuya bana bile o kızın yapması gerektiği evlilikten bahsedi duruyor, ben "e o zaman ben evlenmiyim hiç" dediğimde ne diyeceğini bilemiyor. haklı aslında o koltuk alınacak, o son model tv'ye uygun ünite sipariş edilecek. facebook'ta heryıl tatil fotoları paylaşılacak. neyse işin maddi boyutu uzarda uzar ki ben aslında maneviyatla ilgili olmak kısmını yazacaktım;
evet maneviyat : eskiden sosyal yaşam diye birşey yoktu toplumumuzda ki babalarımızın büyük çoğunluğu çiftçilikten gelmektedir. şehirleşme artıkça evin direği olan erkek dışarıda bolca harcadığı vaktini bir sonraki nesile sosyallik olarak aktarabilmeyi başardı. kadınlar işin bu kısmında daha bir geride kaldıkları için pavyoni meyhane, kerhane gibi yerlerde sosyalleşti bizim babalarımız abilerimiz. doksanlardan sonra ise erkek birey için bir motto ortaya atıldı, "erkek evliliğe hazır olmalı", açılımı ise -bahçede ki meyvede gözün kalmadı mı ihtiyarlığını garantiye al- 30'a geldin mi biraz doydun mu, iyi birde maaşa sahip oldun mu ki benim bahsettiğim yıllarda bu biraz daha kolaydı. kendinden yaşça küçük ve evlenmeye hazır beklemede bir kız bulup utlu mesut yaşanırdı. iki tarafında beklentisi olmadığı bir yaşamdan, tek taraflı beklentinin olduğu bir yaşantıya geçiş hala bizim evlilik kurumlarımızın işleyişinin devamlılığını sağlamayı başarabildi ki ne zaman ki hatun kişisi bireyselleşti işte o zaman her bişi ters dönmeye başladı.
dışarıyı gören kadınlarımız, özgürlük, bireysel çıkar, kariyer ve aile dışı sosyalleşme ile birlikte bildiğin kendi arayışlarının peşine düştüler. haklarıdır ki erkeklerin kendilerini keşfetme evrelerinde yaşadıkları rahatlıkları kendilerinde de olması gerektiğine hem fikir olmaları işi meksika çıkmazına getirdi bıraktı. artık erkekler gibi kadınlarımızda bahçede ki meyveden ister oldular ki iş hayatına erkekler kadar girmeleri hem de "evlendiğim erkek benden daha iyi kazansın ki bir üst sınıfta daha rahat yaşam sürelim" ilkeleri (şimdi bana biçok bayan kızacak ama böyle bişey maalesef var, sosyal bilimci değilim ama lafta olmasada icraatta bir çok kadın böyle düşünüyor) daha az maaşa eyvallah demelerine çalışan personel maaşlarının düşmesine sebep olmuştur. ki bu kadınların suçu değildir bence yanlış anlaşılmasın, bir yerde iş gücü fazla ise orada maaşlar düşüktür ki bizim ekonomimiz hizmet sektörü üzerine şekillendiği için bayan çalışanlar erkekler kadar verimlilerdir bu alanda.
neyse demem odur ki evlilik kurumu bireylerin kendilerini keşfetme çabaları ve bozulan ekonomik yapı ile birlikte adeta yerle bir olma aşamasına gelmiştir ki çocuk kısmına şimdi burda girsem mi bilemedi.
not 2 : beklentisi az olan evlilikler zannımca daha mutlu ve uzun ömürlü olurlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar