bugün
- tai lung37
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler16
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- bu dünya hayatının ebedi olması4
- salça yapan sözlük kızı4
- sevgilim var8
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- sevmediği biri okşayınca ayağını sirkeleyen kedi3
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- keçiboynuzu5
- ateistlerin kendilerin fazla akıllı zannetmeleri3
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- rahat yaşamak3
- anın görüntüsü22
- deizm4
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- yeni bir sayfa açsan ilk ne yazardın2
- melih gökçek14
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar4
- avrupa daki tecavüzcülerin ırklarına göre dağılımı3
- sürekli kötü konularla meşgul olmak2
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- hala maymundan geldigini ispat etmeye calismak2
- salata ile başlanan gün7
- tayland a giden erkeğin asıl amacı6
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- kan lekesi çıkartan deterjan reklamları4
- kiliselerde onbinlerce kız çocuğuna tecavüz2
- şarap4
- sarapci koala54
- allah her zaman iyi kullarının yanındadır2
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- kabak çekirdeği3
- kürdüm2
- türkiye19
- allah cennetten birçok meleği düşürdü4
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi5
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- 14 eylül 2026 okulların açılması4
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler5
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- ölümden korkmamak6
- özgür özel10
- un certain regard ile gece yolculuğu2
eskiden 20'lerde ağırlık gösterirken, günümüzde 30'lara kadar yukarılara taşınmıştır. en azından batıda böyle.
yasalar çerçevesinde 18 dir.
(bkz: reşit olmak)
(bkz: reşit olmak)
25 üstü olduğunda normal olan yaştır. 18-20 yaşlarında evlenip, bir de cahil cahil 9 ay sonra doğuran, doğurtan insanlara üzülerek bakıyorum.
eğitimle doğru, yoksullukla ters orantılı rakamdır. bundan 10-15 yıl önce batılı ülkelerin gelişmişlik göstergesi olarak saydığı kriterlerden biriyken, şuanda muzdarip oldukları yaşlanan nüfustan dolayı bu tutumdan vazgeçilmiştir. bizde ise coğrafya, sosyoloji veya benzer bilimlerle ilgili derslerde hala arı kovanı şeklinde nüfus piramidi oluşumunun gelişmişlik göstergesi olduğu öğretilmektedir. taib btüm bunlara rağmen erken yaşta evlenilip 5-6 çocuk yapılmasından daha hayırlı bir durumdur.
bir tarihçi arkadaştan osmanlı'da şöyle bir hesap yapıldığına dair birşey duymuştum.
(erkeğin yaşı/2)+10= evlenilecek kızın yaşı.
yanı erkek 30 yaşındaysa kızın yaşının 25 olması gerekir gibi.
(erkeğin yaşı/2)+10= evlenilecek kızın yaşı.
yanı erkek 30 yaşındaysa kızın yaşının 25 olması gerekir gibi.
akranlarının az kaldığı yaştır. etraf tenhalaşınca yaşın gelmiş demektir.
20 yaş erkendir
25 yaş aman tanrım evlenmem lazımdır
30 yaş evde kaldım.
35 yaş yolun yarısı bekardık, diğer yarısı evlenek be hacıdır.
40 yaş kırkından sonra azanı... bana bir koca bulundur.
25 yaş aman tanrım evlenmem lazımdır
30 yaş evde kaldım.
35 yaş yolun yarısı bekardık, diğer yarısı evlenek be hacıdır.
40 yaş kırkından sonra azanı... bana bir koca bulundur.
Türkiye'de evlilik yaşını tırmandıran ilişkiler değil, şakacı nikah memurlarıdır.
otuzdur.
gerçek aşkı bulduğun yaştır.
kendi aileme ve önceki nesillerin durumuna baktığımda 18 - 20 yaş uygundur.
5 sene flört edip, 30 yaşında evlenenler bir yılda boşanırlarken, dedemle evlendiğinde 14 yaşında olan babaannemin, dedemle bir kavgasına şahit olmamışımdır.
gözlemlerime göre genç yaşta evlenen çiftler birbirlerinin kişilik özelliklerini alıyorlar ve uyum oluşuyor, ileri yaşlarda evlenenlerde ise kişilik tam olarak oturduğundan uyuşmazlıklarda orta yol bulunamıyor.
5 sene flört edip, 30 yaşında evlenenler bir yılda boşanırlarken, dedemle evlendiğinde 14 yaşında olan babaannemin, dedemle bir kavgasına şahit olmamışımdır.
gözlemlerime göre genç yaşta evlenen çiftler birbirlerinin kişilik özelliklerini alıyorlar ve uyum oluşuyor, ileri yaşlarda evlenenlerde ise kişilik tam olarak oturduğundan uyuşmazlıklarda orta yol bulunamıyor.
toplumsal yapıyı tahrif etme niyetinde olanların ileriye çekmeye çalıştıklarıdır. evlilik yaşı ileri çekilerek, evliliklerin ömrü kısaltılmaya çalışılıyor. boşanma istatistiklerine bakarsanız, çok daha korkunç bir tablonun olduğunu görürsünüz. adam liseyi 10 farklı kişiyle ilişki yaşamış olarak bitiriyor. herkesin herkesle bu minvalde bir münasebeti olmuş oluyor. çorap değişir gibi sevgili değişiliyor. yani erkek eli değmemiş bir kız, ya da kadın eli değmemiş bir erkek bulmak neredeyse imkansız.
ne namus anlayışı kalmış ortada, ne de edep. 5 yıl flört ediyorlar, 3 yıl sözlü, 2 yıl nişanlı, derken 10-15 yıl geçiyor. zaten adam ya da kadın evliyken yapabileceği her şeyi evlenmeden önce yapmış oluyor. dolayısıyla onun için evlilik, sadece sorumluluğu artırmak manasına geliyor.
evlilik yaşının 18 olması tamamen aldatmaca. bugün istatistiklere göre evlilik yaşı 25+. insanlar geç yaşta evlenmeleri evlilikleri yüzeyselleştiriyor. manevi iklimini yok ediyor. sadece çıkar merkezli, mutualist evlilikler yaşanıyor. fedakarlık, sadakat, huzur ve güven kalmıyor. çıkar odaklı olduğundan, çıkar ortadan kalktığında evlilik de bitiyor. genç evlenenler ise, karakterleri, kişilikleri ve insani özellikleri daha tam oturmadığından, zamanla birbirlerini tamamlıyorlar. yani uyumlulaşıyorlar. doğal olarak evlilikleri daha kalıcı olmuş oluyor. daha huzurlu oluyor.
adam şimdi biriyle çıkıyor. en karanlık, en sote yerlerde her türlü pisliği yapıyor. aynı şeyleri 3 ay sonra başka bir kızla... böyle devam ediyor hayat. kadını da pislik, erkeği de.
allah sevenlere edep, azmışlara haya versin.
ne namus anlayışı kalmış ortada, ne de edep. 5 yıl flört ediyorlar, 3 yıl sözlü, 2 yıl nişanlı, derken 10-15 yıl geçiyor. zaten adam ya da kadın evliyken yapabileceği her şeyi evlenmeden önce yapmış oluyor. dolayısıyla onun için evlilik, sadece sorumluluğu artırmak manasına geliyor.
evlilik yaşının 18 olması tamamen aldatmaca. bugün istatistiklere göre evlilik yaşı 25+. insanlar geç yaşta evlenmeleri evlilikleri yüzeyselleştiriyor. manevi iklimini yok ediyor. sadece çıkar merkezli, mutualist evlilikler yaşanıyor. fedakarlık, sadakat, huzur ve güven kalmıyor. çıkar odaklı olduğundan, çıkar ortadan kalktığında evlilik de bitiyor. genç evlenenler ise, karakterleri, kişilikleri ve insani özellikleri daha tam oturmadığından, zamanla birbirlerini tamamlıyorlar. yani uyumlulaşıyorlar. doğal olarak evlilikleri daha kalıcı olmuş oluyor. daha huzurlu oluyor.
adam şimdi biriyle çıkıyor. en karanlık, en sote yerlerde her türlü pisliği yapıyor. aynı şeyleri 3 ay sonra başka bir kızla... böyle devam ediyor hayat. kadını da pislik, erkeği de.
allah sevenlere edep, azmışlara haya versin.
evlilik kurumunun itibarını yerle bir eden kafirlerin, müslümanlara erteletmeyi başardıklarıdır.
Toplumda öyle rezalet kurallar gelişmiş ki 16-25 yaşlarında bir Türk vatandaşının(kız/erkek) aklında en baskın duygu olarak cinsellik/sevme/sevilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçları körükleyen görüntü ve ilişki bombardımanları yüzünden gençlik ne eğitimine ne işine ne de kendini yetiştirmeye odaklanabiliyor.
Müslüman gençlerin önünde fazla seçenek yok; ya sevgili edinecek , fuhşa düşüp zina yapacak ya da önü tıkanan,zorlaştırılan evliliğe hasbelkader ulaşana kadar beynini kemirecek..Ey anne babalar gençlik cinnet geçiriyor,haberiniz yok!
Müslüman gençler günümüzde cinnet halindedir. Hallerinden anne babaları bile haberdar değildir. Evlilik 30 yaşından sonra gündeme gelen bir fantezi gibi görülüyor. Sanki anne babalar hiç genç olmamış gibi 16 yaşından sonra çocuklarının ne çektiklerinden bihaberler. Her an cinsellik bombardımanıyla muhatap, erkenden açan çiçekler gibi enerjilerini bu biyolojik ihtiyaç üzerine harcayıp hayatlarını, beyin hücrelerini, kalplerindeki melekelerini yitiriyorlar.
Kayıp giden yılların ardından "Gençliğini nerede harcadın" sorusuna ahirette cevap olarak verebilecekleri bir argümanları yok çünkü o yıllar buhranla, tereddütle, suçluluk duygusuyla geçirilmiştir. Zinanın ismi gençlik heyecanı, zinaya götüren yollar sevgililik kavramı olarak toplumda normalleşmiş, adeta sosyalleşmenin tek şartı haline getirilmiştir. iffeti muhafaza etmek garip,tuhaf,patolojik vaka diye nitelendirilmeye başlamıştır.
Kozmopolit şehirlerde komşuluk,akrabalık gibi bağlar yok olmuş; sosyal çevre daraldığından müslüman gençler başının çaresine bakmak durumunda bırakılmış,bunun sonucunda da "muhafazakar" zani ve zaniyeler mantar gibi türemiştir. Anne ve babaların gündeminde ise evlilik hala yoktur.
Evlilik anne babaların gündemine gelecek olsa bile ellerinden birşey gelmez olmuştur. Çünkü çocukları, çevrelerinde ilişkileri güven ve samimiyet üzerine kurulu bir yapıda bulunamamış, torna tezgahlarından çıkmış gibi "islam" kavramı hariç her konuda birbirine benzer,niteliksiz insanların bulunduğu sürüye katılmak üzere, ümmetin ümidi olacak gençler salıverilmiştir.
Toplumda öyle rezalet kurallar gelişmiş ki 16-25 yaşlarında bir Türk vatandaşının(kız/erkek) aklında en baskın duygu olarak cinsellik/sevme/sevilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçları körükleyen görüntü ve ilişki bombardımanları yüzünden gençlik ne eğitimine ne işine ne de kendini yetiştirmeye odaklanabiliyor.
Müslüman gençlerin önünde fazla seçenek yok; ya sevgili edinecek , fuhşa düşüp zina yapacak ya da önü tıkanan,zorlaştırılan evliliğe hasbelkader ulaşana kadar beynini kemirecek..Ey anne babalar gençlik cinnet geçiriyor,haberiniz yok!
Müslüman gençler günümüzde cinnet halindedir. Hallerinden anne babaları bile haberdar değildir. Evlilik 30 yaşından sonra gündeme gelen bir fantezi gibi görülüyor. Sanki anne babalar hiç genç olmamış gibi 16 yaşından sonra çocuklarının ne çektiklerinden bihaberler. Her an cinsellik bombardımanıyla muhatap, erkenden açan çiçekler gibi enerjilerini bu biyolojik ihtiyaç üzerine harcayıp hayatlarını, beyin hücrelerini, kalplerindeki melekelerini yitiriyorlar.
Kayıp giden yılların ardından "Gençliğini nerede harcadın" sorusuna ahirette cevap olarak verebilecekleri bir argümanları yok çünkü o yıllar buhranla, tereddütle, suçluluk duygusuyla geçirilmiştir. Zinanın ismi gençlik heyecanı, zinaya götüren yollar sevgililik kavramı olarak toplumda normalleşmiş, adeta sosyalleşmenin tek şartı haline getirilmiştir. iffeti muhafaza etmek garip,tuhaf,patolojik vaka diye nitelendirilmeye başlamıştır.
Kozmopolit şehirlerde komşuluk,akrabalık gibi bağlar yok olmuş; sosyal çevre daraldığından müslüman gençler başının çaresine bakmak durumunda bırakılmış,bunun sonucunda da "muhafazakar" zani ve zaniyeler mantar gibi türemiştir. Anne ve babaların gündeminde ise evlilik hala yoktur.
Evlilik anne babaların gündemine gelecek olsa bile ellerinden birşey gelmez olmuştur. Çünkü çocukları, çevrelerinde ilişkileri güven ve samimiyet üzerine kurulu bir yapıda bulunamamış, torna tezgahlarından çıkmış gibi "islam" kavramı hariç her konuda birbirine benzer,niteliksiz insanların bulunduğu sürüye katılmak üzere, ümmetin ümidi olacak gençler salıverilmiştir.
15-16 yasi uygundur ama devlet 18 dedigi icin 18 olmustur ha 18i gecince evlendiriyorlar mi o da yok illa gidecen harama bulasacan guvenemeyecegin gelecegi olmayan iliskilere gircen. anne babalar ve genel toplum erken evliligi benimsemeli.
erkek için minimum 30dur. 30dan önce s*kseler evlenmem. yani lafın gelişi.
erkeklerde 25-40 yaş arası tam oturur, kadınlarda ise 20-35 arası iyidir.
üniversite okuyorsa eğer, erkekler için ideal yaş 30-35 arasıdır.
bayanlar içinde 25-30.
bayanlar içinde 25-30.
insanın karakterine, eğitimine ve karşısındaki insana göre şekillenen yaştır. 30 yaşına gelip, evliliğin olgunluğunu taşımayı başaramayan, ama diğer yandan 20 yaşında evlenip o olgunluğu kaldırabilen onca insan var. Yani, ''kadınlar için şu yaş aralığı ideal'' ya da ''erkekler için şu yaş aralığı ideal'' cümleleri bence yanlış. Önemli olan; kişinin kendisini bilmesi, evliliği taşıyıp taşıyamayacağını farkında olması, karakterinin belli çocuksu-ergen davranışlardan artık sıyrılmış olması, kendi ailesini kurup, o yuvayı ''eşiyle birlikte'' geçindirebileceğini biliyor olması ve şeçimin bilinçli ve sonrasını göze alarak yapılmış olmasıdır. Yaşından ziyade karakterinde belli şeyler oturmadıktan sonra 40'ına kadar bekleyip de öyle evlensen dahi yine mutsuz olursun. Tabii, ''karakterim tamam hadi o zaman evleneyim'' demek de doğru değil. Bakalım karşındaki insan da senin kadar kendinden emin mi?
25-30 yaş arası idealdir.
olmayan yaştır evlenmeyin lan evlilik bok gibi. edit: evli değilim lan.
ergenleri bıraksan anında evlenirler,gençlere göre 20 iyi, evde kalmışlara göre 30 erken, evlilere göre ise hiç gerek yok kendini yakmaya..
Erkekler için 30 ve üstü idealdir.
25-28 arası.
adaya göre değişen yaştır. iyisini bulunca kaçırmayacaksın. *
kişiden kişiye değişir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar