bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı48
- sözlükte kim kimle sevgili24
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- sözlüğün en şık erkeği10
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- nervio43
- final destination 73
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük10
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim10
- judas'ın ölmesi4
- aşk9
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- fener attı2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- kale3112 ifşa2
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- televizyonun bozulması2
- tır şoförleri3
- fon vurgununu yazana 18 yıl hapis istenmesi2
- mason greenwood2
- çilekli gofret yiyen erkek3
- kafe açma fikri4
- 1 aralık 2026 amedspor karşıyaka maçı3
- eski cumhurbaşkanlarını mumla aramak3
- don vito corleone ile çek senet tahsilatı yapmak2
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- çubuk kraker2
- dabbe2
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- anın görüntüsü32
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- düşünceleri gerçeğe dönüştürmek3
- karıya şiddet7
- 10 kasım 20264
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı5
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- muslettin amca14
- jd vance'ın iran savaşı açıklaması2
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi3
- sözlük klasikleri12
- fon vurguncularının fetva alması9
ben sonbaharım ölüm yağarım
toprak ağarır unutur yaprak baharı
bulut kadar ağarım eritirim umut olup bu '' harı ''
gök yüzünden yağmur yerine hüzün sağarım
et tırnaktan kopamaz kar kıştan
gururumu okşuyor şahte alkışlar
eğer aşk diye yanıyorsan, sakın
sakın kendini yemekten şikayet etme açlıktan
bu sonbaharı alın getirin yerine yazı
saba yelini bekliyorum çayımın demi de hazır
şişti eli nasır tuttu omuzları genç ihtiyarın
hiç olmadığı kadar bir omuza var ihtiyacı
bir soluk müsade et bir dirhem kazı
içine günah doldurduğum şu karanlık mezarı
beni kurtaramıyorsan azad et, durma
çek fişini beni ikiye bölen pirana dişli hızarın
kazdığım kuyudayım, azmıyım suyuna
ne götürdüm senden, duyulmuyor duyular
ölüm battı doğudan yaşam doğdu batıya
beni kaybettin üstadım ne yöndeydi pusulan
demir aldın, sırtıma bindin
sen sırtıma bindin fırtana dindi
kayboldu adım bozuldu kimlik
çözüldü düğümlerim tutmuyor ilmik
balta vurdun gövdeme liğme liğme ettin etimi
beni bu darağacında tutacak kalın bir ip getirin
içme şu pervasız dünya şerbetini, gönül
çünkü onun umut ektiği hayr, şer getirir.
aşk bana bursa'da yurt
güneş ufkun rahminden doğup
katır dağlarını çiğnedi ayakları
geldi bastı boğazıma beni öldürürcesine boğup
herkesin bir derdi var her kesim aynı
insanın ruhunu örten etten parkesi vardır
ardım sıra kaldı garp doğuyu önüme aldım
beni alimlerin seni konuştuğu şark esir aldı
kalbin toplar damarı aşk atar damarı ahtır
ah olmazsa o kalp atmayacaktır.
sen gözümden gittin gözüm senle gitti
çözümler de bitti aşk barut sen kibritsin
nefis pusuda durur, hazır da kapanı
diyor ki; kaçma benden kaçarsan kaparım
uzanıp içine maneviyat boşluğunun
her ışıkta durur, her günahta saparım
bu yolun görünmüyor sonu
ben düşürdüm aşkı karnımdan haydi sen doğur
her doğum yeni bir ölüm demektir
her adım bir zaman her zaman bir emektir.
emre çapuk
(bkz: Bursa da aşk)
toprak ağarır unutur yaprak baharı
bulut kadar ağarım eritirim umut olup bu '' harı ''
gök yüzünden yağmur yerine hüzün sağarım
et tırnaktan kopamaz kar kıştan
gururumu okşuyor şahte alkışlar
eğer aşk diye yanıyorsan, sakın
sakın kendini yemekten şikayet etme açlıktan
bu sonbaharı alın getirin yerine yazı
saba yelini bekliyorum çayımın demi de hazır
şişti eli nasır tuttu omuzları genç ihtiyarın
hiç olmadığı kadar bir omuza var ihtiyacı
bir soluk müsade et bir dirhem kazı
içine günah doldurduğum şu karanlık mezarı
beni kurtaramıyorsan azad et, durma
çek fişini beni ikiye bölen pirana dişli hızarın
kazdığım kuyudayım, azmıyım suyuna
ne götürdüm senden, duyulmuyor duyular
ölüm battı doğudan yaşam doğdu batıya
beni kaybettin üstadım ne yöndeydi pusulan
demir aldın, sırtıma bindin
sen sırtıma bindin fırtana dindi
kayboldu adım bozuldu kimlik
çözüldü düğümlerim tutmuyor ilmik
balta vurdun gövdeme liğme liğme ettin etimi
beni bu darağacında tutacak kalın bir ip getirin
içme şu pervasız dünya şerbetini, gönül
çünkü onun umut ektiği hayr, şer getirir.
aşk bana bursa'da yurt
güneş ufkun rahminden doğup
katır dağlarını çiğnedi ayakları
geldi bastı boğazıma beni öldürürcesine boğup
herkesin bir derdi var her kesim aynı
insanın ruhunu örten etten parkesi vardır
ardım sıra kaldı garp doğuyu önüme aldım
beni alimlerin seni konuştuğu şark esir aldı
kalbin toplar damarı aşk atar damarı ahtır
ah olmazsa o kalp atmayacaktır.
sen gözümden gittin gözüm senle gitti
çözümler de bitti aşk barut sen kibritsin
nefis pusuda durur, hazır da kapanı
diyor ki; kaçma benden kaçarsan kaparım
uzanıp içine maneviyat boşluğunun
her ışıkta durur, her günahta saparım
bu yolun görünmüyor sonu
ben düşürdüm aşkı karnımdan haydi sen doğur
her doğum yeni bir ölüm demektir
her adım bir zaman her zaman bir emektir.
emre çapuk
(bkz: Bursa da aşk)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar