bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri39
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- cok da abartmaya gerek uok6
- claudian clouds33
- insan ne ister3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- önyargı2
- yazarların akşam yemekleri5
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kadınlar6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- morkstar2
- true ile tatlı sert3
- true'nun engelli olması6
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- allah11
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sözlük kızlarının kekleri24
- okan buruk9
- yaşanmamışların yası2
- seni tanıyorum4
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- anın görüntüsü24
- alışkanlığı karakter sanmak2
- victor osimhen2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sevdiğiniz yazarlar8
- amedspor maçından korkmak3
- kendini yok etmek istemek2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- islamda namaz yoktur30
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- tai lung8
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- fusya semsiyeli yabanci22
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- kürdistan10
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- dantelli sütyen takan erkek12
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- uğurcan çakır3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gecenin şarkısı14
ben sonbaharım ölüm yağarım
toprak ağarır unutur yaprak baharı
bulut kadar ağarım eritirim umut olup bu '' harı ''
gök yüzünden yağmur yerine hüzün sağarım
et tırnaktan kopamaz kar kıştan
gururumu okşuyor şahte alkışlar
eğer aşk diye yanıyorsan, sakın
sakın kendini yemekten şikayet etme açlıktan
bu sonbaharı alın getirin yerine yazı
saba yelini bekliyorum çayımın demi de hazır
şişti eli nasır tuttu omuzları genç ihtiyarın
hiç olmadığı kadar bir omuza var ihtiyacı
bir soluk müsade et bir dirhem kazı
içine günah doldurduğum şu karanlık mezarı
beni kurtaramıyorsan azad et, durma
çek fişini beni ikiye bölen pirana dişli hızarın
kazdığım kuyudayım, azmıyım suyuna
ne götürdüm senden, duyulmuyor duyular
ölüm battı doğudan yaşam doğdu batıya
beni kaybettin üstadım ne yöndeydi pusulan
demir aldın, sırtıma bindin
sen sırtıma bindin fırtana dindi
kayboldu adım bozuldu kimlik
çözüldü düğümlerim tutmuyor ilmik
balta vurdun gövdeme liğme liğme ettin etimi
beni bu darağacında tutacak kalın bir ip getirin
içme şu pervasız dünya şerbetini, gönül
çünkü onun umut ektiği hayr, şer getirir.
aşk bana bursa'da yurt
güneş ufkun rahminden doğup
katır dağlarını çiğnedi ayakları
geldi bastı boğazıma beni öldürürcesine boğup
herkesin bir derdi var her kesim aynı
insanın ruhunu örten etten parkesi vardır
ardım sıra kaldı garp doğuyu önüme aldım
beni alimlerin seni konuştuğu şark esir aldı
kalbin toplar damarı aşk atar damarı ahtır
ah olmazsa o kalp atmayacaktır.
sen gözümden gittin gözüm senle gitti
çözümler de bitti aşk barut sen kibritsin
nefis pusuda durur, hazır da kapanı
diyor ki; kaçma benden kaçarsan kaparım
uzanıp içine maneviyat boşluğunun
her ışıkta durur, her günahta saparım
bu yolun görünmüyor sonu
ben düşürdüm aşkı karnımdan haydi sen doğur
her doğum yeni bir ölüm demektir
her adım bir zaman her zaman bir emektir.
emre çapuk
(bkz: Bursa da aşk)
toprak ağarır unutur yaprak baharı
bulut kadar ağarım eritirim umut olup bu '' harı ''
gök yüzünden yağmur yerine hüzün sağarım
et tırnaktan kopamaz kar kıştan
gururumu okşuyor şahte alkışlar
eğer aşk diye yanıyorsan, sakın
sakın kendini yemekten şikayet etme açlıktan
bu sonbaharı alın getirin yerine yazı
saba yelini bekliyorum çayımın demi de hazır
şişti eli nasır tuttu omuzları genç ihtiyarın
hiç olmadığı kadar bir omuza var ihtiyacı
bir soluk müsade et bir dirhem kazı
içine günah doldurduğum şu karanlık mezarı
beni kurtaramıyorsan azad et, durma
çek fişini beni ikiye bölen pirana dişli hızarın
kazdığım kuyudayım, azmıyım suyuna
ne götürdüm senden, duyulmuyor duyular
ölüm battı doğudan yaşam doğdu batıya
beni kaybettin üstadım ne yöndeydi pusulan
demir aldın, sırtıma bindin
sen sırtıma bindin fırtana dindi
kayboldu adım bozuldu kimlik
çözüldü düğümlerim tutmuyor ilmik
balta vurdun gövdeme liğme liğme ettin etimi
beni bu darağacında tutacak kalın bir ip getirin
içme şu pervasız dünya şerbetini, gönül
çünkü onun umut ektiği hayr, şer getirir.
aşk bana bursa'da yurt
güneş ufkun rahminden doğup
katır dağlarını çiğnedi ayakları
geldi bastı boğazıma beni öldürürcesine boğup
herkesin bir derdi var her kesim aynı
insanın ruhunu örten etten parkesi vardır
ardım sıra kaldı garp doğuyu önüme aldım
beni alimlerin seni konuştuğu şark esir aldı
kalbin toplar damarı aşk atar damarı ahtır
ah olmazsa o kalp atmayacaktır.
sen gözümden gittin gözüm senle gitti
çözümler de bitti aşk barut sen kibritsin
nefis pusuda durur, hazır da kapanı
diyor ki; kaçma benden kaçarsan kaparım
uzanıp içine maneviyat boşluğunun
her ışıkta durur, her günahta saparım
bu yolun görünmüyor sonu
ben düşürdüm aşkı karnımdan haydi sen doğur
her doğum yeni bir ölüm demektir
her adım bir zaman her zaman bir emektir.
emre çapuk
(bkz: Bursa da aşk)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar