bugün
- sözlükteki kızların bilgisiz olması9
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı21
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- clemence baptista4
- efendi erkek5
- en son ne aldınız16
- iki kere kiki4
- sedef kabaş3
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kasım ayında bile yalnız olan yazarlar3
- ismet'in kısmeti3
- bayern münih 2 borussia dortmund 23
- kasımda aşk başkadır diyen kız6
- ruhsar gitti ruhu geldi4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- 31 ekim 2026 bayern münih borussia dortmund maçı3
- cadılar bayramı hayırlara vesile olsun inşallah3
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- altı kere altı2
- dom dom bey2
- cedidacer9
- altın dişli garam2
- hayat çok zordu aşkım para için seviştim3
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- anın görüntüsü23
- keşke benim olsa denilen yazarlar3
- bel soğukluğu3
- tatlıses2
- sıdıka4
- ismet gürbüz2
- sözlük zevkli mi2
- futbol12
- facebook2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri3
- jumanji open world2
- idealist misiniz6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- aleksey batrakov10
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- israilli kızlar4
- miss universe 20264
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- bmw 760i long3
- fenerbahçe 1 göztepe 13
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
van gogh ve picasso nun da dahil olduğu, almanya da gelişmiş olan natüralizm ve akademizm gibi akımların karşısında yer alan akımdır.
insanların ruhsal durumlarını anlatma yoluna giden bu akımın öncüleri, herwart walden, strinderg, kafka'dır...
Alm. Expressionistisch, Fr. Expressionnisme, ing. Expressionism. Batı dünyâsındaki haksızlık ve zulümlere karşı subjektif ve hissî bir dünyâ görüşüne dayanan ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkan sanat eğilimi. Ekspresyonizm aşırı subjektiflikle şiddetli duygulara yer veren ve herhangi bir alanda anlatım imkânlarının sınırını zorlayan sanat akımı olarak Orta Avrupada gelişti. Genellikle Almanyada sanat dallarının hepsinde etkili oldu. Özelliği sanat ve toplumda kabul edilmiş biçim ve geleneklere bir başkaldırı niteliği taşımasıdır. Bu akımın içinde yer alan Alman ekspresyonistleri ordu, okul, ataerkil âile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıktılar. Fakat toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının ve eziyet edilen gençlerin yanında yer aldılar. Akım, özellikle yetenekli sanatçılara yeni bir düzeni kurma görevi de yüklemiştir.
Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh, Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrecin bâzı eserlerinde görüldü. Zamanla Almanyada gelişti. 1905te, Kirchner, Heckel, Schmidt-Rottluf, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brucke topluluğunda bir araya geldiler. Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı, çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu. Buna karşılık, Münihli ressamlardan (Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky) meydana gelen Blaue Reiter topluluğu da Die Brückenin yanı sıra aynı ölçüde renkli, fakat daha akılcı, daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışından yanaydı. O dönemin Berlindeki sanat ortamında, ekspresyonizmle, fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pekçok ilişki vardı.
Ekspresyonizm heykelcilik, perde oyunları ve sinemada da kendini gösteren bir tarzda ortaya kondu. Ekspresyonist oyunların çoğunda çocukların ana babalarını suçladıkları, sık sık saldırıya ve öldürmeye varan şiddet eylemlerine de başvurarak bağımsız bireyler olduklarını ispatlamaya çalıştıkları sahneler yer aldı. Ekspresyonist sahne tekniklerinden büyük ölçüde etkilenen ilk filmler, baş kişinin subjektif dünyâsını dekor aracılığıyla iletmeye çalıştı. Bunlardan en meşhuru olan Dr. Caligarinin Muayenehanesinde deli bir adam, deli bir kadına, akıl hastanesine gelişinin hikâyesini kendine mahsus bir dekor biçimiyle anlatıyordu. Dekor olarak kullanılan çarpık sokak ve evler bir delinin iç dünyâsını aksettiriyordu.
Ekspresyonizm 1920lerin ortalarında sönmeye başladı 1933te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı. Hattâ yayınlar ve oyunlar yasaklandı. Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABDye) gittiler.
Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh, Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrecin bâzı eserlerinde görüldü. Zamanla Almanyada gelişti. 1905te, Kirchner, Heckel, Schmidt-Rottluf, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brucke topluluğunda bir araya geldiler. Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı, çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu. Buna karşılık, Münihli ressamlardan (Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky) meydana gelen Blaue Reiter topluluğu da Die Brückenin yanı sıra aynı ölçüde renkli, fakat daha akılcı, daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışından yanaydı. O dönemin Berlindeki sanat ortamında, ekspresyonizmle, fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pekçok ilişki vardı.
Ekspresyonizm heykelcilik, perde oyunları ve sinemada da kendini gösteren bir tarzda ortaya kondu. Ekspresyonist oyunların çoğunda çocukların ana babalarını suçladıkları, sık sık saldırıya ve öldürmeye varan şiddet eylemlerine de başvurarak bağımsız bireyler olduklarını ispatlamaya çalıştıkları sahneler yer aldı. Ekspresyonist sahne tekniklerinden büyük ölçüde etkilenen ilk filmler, baş kişinin subjektif dünyâsını dekor aracılığıyla iletmeye çalıştı. Bunlardan en meşhuru olan Dr. Caligarinin Muayenehanesinde deli bir adam, deli bir kadına, akıl hastanesine gelişinin hikâyesini kendine mahsus bir dekor biçimiyle anlatıyordu. Dekor olarak kullanılan çarpık sokak ve evler bir delinin iç dünyâsını aksettiriyordu.
Ekspresyonizm 1920lerin ortalarında sönmeye başladı 1933te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı. Hattâ yayınlar ve oyunlar yasaklandı. Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABDye) gittiler.
XX. yüzyılın ilk yıllarında, izlenimciliğe tepki olarak doğan bir sanat akımıdır. Romantizmin bir başka şekli olan anlatımcılık, dış dünyanın insan üzerindeki etkisini belirtmeyi bir yana bırakır, gerçekçi görüşün yerine, sanatçının kendine özgü görüşü üzerinde durur.
dışavurumculuk. aşırı öznellikle şiddetli duygulara yer veren sanat akımıdır. 1900-35 arası orta avrupa'da gelişim göstermiştir. doğayı ve toplumu nesnel bir bakış açısıyla betimlemeye karşı çıkıp, öznel ya da içsel gerçeğin yansıtılmasını savunmuştur. en etkili anlatımını ise görsel sanatlarda bulmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar