bugün
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı4
- ona bir şey söyle16
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- lahmacunu elle yiyen kız18
- seksten sonra bira içmek5
- 2026 dünya kupası14
- olduğundan genç göstermek9
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız5
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ez te hezdikim6
- evlilikteki en büyük sorun4
- sözlük kadınları5
- cuckold erkek3
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- bugün de meme atan olmaması4
- balkonu camla kaplatmak7
- iş yerinde yapması zevkli şeyler3
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- milli takımımızın balonu patladı7
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- alevilerde muhammed ismi5
- yazarların en sevdiği meyve9
- istanbul6
- köyde gece tuvalete gitmek7
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- güne bir şarkı bırak18
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- üniversite sınavına geç kalmak5
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- seni hayata bağlayan şey12
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- asosyal olmanın sebepleri7
- pornoyu bırakmak5
Alm. Expressionistisch, Fr. Expressionnisme, ing. Expressionism. Batı dünyâsındaki haksızlık ve zulümlere karşı subjektif ve hissî bir dünyâ görüşüne dayanan ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkan sanat eğilimi. Ekspresyonizm aşırı subjektiflikle şiddetli duygulara yer veren ve herhangi bir alanda anlatım imkânlarının sınırını zorlayan sanat akımı olarak Orta Avrupada gelişti. Genellikle Almanyada sanat dallarının hepsinde etkili oldu. Özelliği sanat ve toplumda kabul edilmiş biçim ve geleneklere bir başkaldırı niteliği taşımasıdır. Bu akımın içinde yer alan Alman ekspresyonistleri ordu, okul, ataerkil âile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıktılar. Fakat toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının ve eziyet edilen gençlerin yanında yer aldılar. Akım, özellikle yetenekli sanatçılara yeni bir düzeni kurma görevi de yüklemiştir.
Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh, Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrecin bâzı eserlerinde görüldü. Zamanla Almanyada gelişti. 1905te, Kirchner, Heckel, Schmidt-Rottluf, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brucke topluluğunda bir araya geldiler. Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı, çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu. Buna karşılık, Münihli ressamlardan (Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky) meydana gelen Blaue Reiter topluluğu da Die Brückenin yanı sıra aynı ölçüde renkli, fakat daha akılcı, daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışından yanaydı. O dönemin Berlindeki sanat ortamında, ekspresyonizmle, fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pekçok ilişki vardı.
Ekspresyonizm heykelcilik, perde oyunları ve sinemada da kendini gösteren bir tarzda ortaya kondu. Ekspresyonist oyunların çoğunda çocukların ana babalarını suçladıkları, sık sık saldırıya ve öldürmeye varan şiddet eylemlerine de başvurarak bağımsız bireyler olduklarını ispatlamaya çalıştıkları sahneler yer aldı. Ekspresyonist sahne tekniklerinden büyük ölçüde etkilenen ilk filmler, baş kişinin subjektif dünyâsını dekor aracılığıyla iletmeye çalıştı. Bunlardan en meşhuru olan Dr. Caligarinin Muayenehanesinde deli bir adam, deli bir kadına, akıl hastanesine gelişinin hikâyesini kendine mahsus bir dekor biçimiyle anlatıyordu. Dekor olarak kullanılan çarpık sokak ve evler bir delinin iç dünyâsını aksettiriyordu.
Ekspresyonizm 1920lerin ortalarında sönmeye başladı 1933te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı. Hattâ yayınlar ve oyunlar yasaklandı. Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABDye) gittiler.
Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh, Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrecin bâzı eserlerinde görüldü. Zamanla Almanyada gelişti. 1905te, Kirchner, Heckel, Schmidt-Rottluf, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brucke topluluğunda bir araya geldiler. Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı, çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu. Buna karşılık, Münihli ressamlardan (Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky) meydana gelen Blaue Reiter topluluğu da Die Brückenin yanı sıra aynı ölçüde renkli, fakat daha akılcı, daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışından yanaydı. O dönemin Berlindeki sanat ortamında, ekspresyonizmle, fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pekçok ilişki vardı.
Ekspresyonizm heykelcilik, perde oyunları ve sinemada da kendini gösteren bir tarzda ortaya kondu. Ekspresyonist oyunların çoğunda çocukların ana babalarını suçladıkları, sık sık saldırıya ve öldürmeye varan şiddet eylemlerine de başvurarak bağımsız bireyler olduklarını ispatlamaya çalıştıkları sahneler yer aldı. Ekspresyonist sahne tekniklerinden büyük ölçüde etkilenen ilk filmler, baş kişinin subjektif dünyâsını dekor aracılığıyla iletmeye çalıştı. Bunlardan en meşhuru olan Dr. Caligarinin Muayenehanesinde deli bir adam, deli bir kadına, akıl hastanesine gelişinin hikâyesini kendine mahsus bir dekor biçimiyle anlatıyordu. Dekor olarak kullanılan çarpık sokak ve evler bir delinin iç dünyâsını aksettiriyordu.
Ekspresyonizm 1920lerin ortalarında sönmeye başladı 1933te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı. Hattâ yayınlar ve oyunlar yasaklandı. Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABDye) gittiler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar