bugün
- renault 94
- yapay zekadan akıl almak3
- arabada sigara içilir mi3
- o senden daha çok korkuyor2
- whatsapp ta profil fotoğrafı koymayan insan2
- eline krem süren erkek2
- sözlük kızı ile kavga etmek3
- uzmanı olunmayan konuda susmamak2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz15
- ortanca çocuk günü2
- anderson talisca4
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması3
- ciddi ilişki yaşayamamak3
- zorunlu eğitim12
- havanın bir milyon derece olması3
- yani kısaca deriz ki2
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası4
- 6 aylık ev kiralamak2
- imam malik2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- reenkarnasyon gerçek olsaydı intihar oranları2
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması3
- bir şeyler söyle3
- sebahattin şirin14
- pınar altuğ'un prime döneminin bitmesi2
- şeyh galip2
- toprağı bol olsun2
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- apo piçtir piç kalacak12
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cıvık çift5
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- velvet5
- kalp krizi8
- sözlükte kadın yazar olması5
- ekşi sözlük referans18
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- profilini gizli tutma nedeni9
- anın görüntüsü15
- bu saatte yemek yemek4
- romelu lukaku7
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
Ne kadar da çok severmişiz birbirimizi
Sahi ne kadar da çok severmişiz
Yıllarca, yüzyıllarca öpüştük
Sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk
istersen bu gece burada kal ,dedik
Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık
Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik
iyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık
Ortada
Her zamanki gibi bir karanfil kaldı...
Sahi ne kadar da çok severmişiz
Yıllarca, yüzyıllarca öpüştük
Sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk
istersen bu gece burada kal ,dedik
Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık
Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik
iyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık
Ortada
Her zamanki gibi bir karanfil kaldı...
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
(bkz: umuş)
...
Anlıyorum
Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
Yalnızca bunun için uzun
Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da
Örneğin
Bir sevgiyi yontup onarmak için
Döğüşmek de sevgidir
Ve benim bildiğim kadarıyla
Her şeydir bir insan, her şeydir
Yalandır kısalığı yaşamın
Ve özellikle insan dediğimiz şey
inançli bir insan soyunun parçasıysa.
Anlıyorum
Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
Yalnızca bunun için uzun
Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da
Örneğin
Bir sevgiyi yontup onarmak için
Döğüşmek de sevgidir
Ve benim bildiğim kadarıyla
Her şeydir bir insan, her şeydir
Yalandır kısalığı yaşamın
Ve özellikle insan dediğimiz şey
inançli bir insan soyunun parçasıysa.
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.
diyerek beni uykusuz bırakmış güzel bir şairdir kendileri..
Mendilimde kan sesleri.
diyerek beni uykusuz bırakmış güzel bir şairdir kendileri..
şiirler yazdım, kitaplar okudum. elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum. derinlerde kaldım böyle bir zaman. kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan. ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları; söyleşin benimle biraz, bir kere gelmiş bulundum.
güzelim bir mendil niye kanar; diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?
küçük iskender'in bir anısı vardır kendisiyle ilgili, titreyerek boşaltır. anlatmayacağım.
diyor ya orhan veli;
-ismini söylemem, edebiyat tarihçisi araştırsın.
diyor ya orhan veli;
-ismini söylemem, edebiyat tarihçisi araştırsın.
"tanrısıyla sevişir, herkes bilir sevişmeyi o kadar".
'' görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
sana değiniyorum,sana ısınıyorum, bu o değil
bak ,nasıl beyaza keser gibi yedi renk
birleşiyoruz sessizce. ''
sana değiniyorum,sana ısınıyorum, bu o değil
bak ,nasıl beyaza keser gibi yedi renk
birleşiyoruz sessizce. ''
edip'i anlatmak zordur.onunla şiirlerinde dost olursun.okudukça pekişir bu dostluk,aranızda sessizce ve usulsa derinleşir.onu tanımak da,anlamak da,şiirlerine dokunmak da özveri gerektirir.edip tragedyalar,ben ruhi bey nasılım,yerçekimli karanfil,çağırılmayan yakup ve niceleriyle insanı içinden o söylenmeyen sözlerin olduğu yerden vurur.
yıkıntılardan geçtim, eski mezarlardan
şimdi artık bir anımsamada yeri olmayan
arı kümeleri taşların arasında
`ve yukarıda kuşlar yanmış kağıt parçaları gibi
uçuşuyordu da `
ağır ağır yanıyordu da şehir
yanmayan kadınlar gördüm
nasıl görünürse dünya gözyaşının altından
tam öyle, dönüp duruyorlardı bu cehennem oyununda
ve büyümeyen adamlar gördüm, hiç şaşırmadım.
konuşuyorlardı sırayla, ilgisiz
ağaçlara asılmışlardı bir yandan da
bir kapı kirişine asılmışlardı ve ufka
ölüm müydü konuştukları? ölümdü anlaşılan
silince bir aynayı çıkıveren karşılarına
bir ölümdü ki, işte bir muska asılı dururdu duvarda
bir büyü gösterilirdi
bir kuyu sezdirilirdi
hiç yoktan bir zincir boşalırdı avluda.
akşam geri verince bana gözlerimi
şehir de kayboldu, denizin durgunluğu da
bir anka kuşu yeniden karıyorken küllerini
bir kaya oyuğu kendini alıştırıyorken boşluğa
dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
bir gülümseme gibi bulacağım kendimi.
şimdi artık bir anımsamada yeri olmayan
arı kümeleri taşların arasında
`ve yukarıda kuşlar yanmış kağıt parçaları gibi
uçuşuyordu da `
ağır ağır yanıyordu da şehir
yanmayan kadınlar gördüm
nasıl görünürse dünya gözyaşının altından
tam öyle, dönüp duruyorlardı bu cehennem oyununda
ve büyümeyen adamlar gördüm, hiç şaşırmadım.
konuşuyorlardı sırayla, ilgisiz
ağaçlara asılmışlardı bir yandan da
bir kapı kirişine asılmışlardı ve ufka
ölüm müydü konuştukları? ölümdü anlaşılan
silince bir aynayı çıkıveren karşılarına
bir ölümdü ki, işte bir muska asılı dururdu duvarda
bir büyü gösterilirdi
bir kuyu sezdirilirdi
hiç yoktan bir zincir boşalırdı avluda.
akşam geri verince bana gözlerimi
şehir de kayboldu, denizin durgunluğu da
bir anka kuşu yeniden karıyorken küllerini
bir kaya oyuğu kendini alıştırıyorken boşluğa
dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
bir gülümseme gibi bulacağım kendimi.
'hangi dili öğreniyordum? Mutluluk
iki tek ağustosu çarpıştıran
sızdıran kanını bu yaz gününe
yaşayan bir mutluluk? ve işte
kaç yerinden kesilmiş ki ellerim
bekletip durdu da acısını bunca yıl
şimdi bir gülümseme gibi sindi yüzüme.' *
iki tek ağustosu çarpıştıran
sızdıran kanını bu yaz gününe
yaşayan bir mutluluk? ve işte
kaç yerinden kesilmiş ki ellerim
bekletip durdu da acısını bunca yıl
şimdi bir gülümseme gibi sindi yüzüme.' *
''siz yok mu, sizin her yeriniz şaşırıp kalmaya istekli
bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim''
bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim''
"gitsem de her yerde biraz vardır
hatırda zamansız bir plak
bir otel kapısı, biraz istasyon.."
dizeleriyle gönlümüze taht kurmuş, türk şairlerinin belki de en başarılısı.
yazdığı sözler inanılmaz denecek kadar harikadır.
hatırda zamansız bir plak
bir otel kapısı, biraz istasyon.."
dizeleriyle gönlümüze taht kurmuş, türk şairlerinin belki de en başarılısı.
yazdığı sözler inanılmaz denecek kadar harikadır.
dandik türk şairlerinden sadece biri.
yazdığı şiirler ilkokullarda müsamerede oynayan çocukların yazdığı/okuduğu şiirler gibidir.
en fazla ismail yk kadar iyi sözler yazabilir.
yazdığı şiirler ilkokullarda müsamerede oynayan çocukların yazdığı/okuduğu şiirler gibidir.
en fazla ismail yk kadar iyi sözler yazabilir.
'büyüdür ölüm, külrengi harcıdır sonsuzluğun.'
ısrarla kulağıma dizelerini fısıldayan şair. tutkum.
ısrarla kulağıma dizelerini fısıldayan şair. tutkum.
gözlerimi doldurmayı başaran tek şair. aşkla okunur şiirleri, aşktan öte bir duyguyla ve çıta öyle bir yükseltilir ki böylece, aşık olamazsınız. en sevdiğim bile diyemiyorum, şiirlerini ayıramıyorum. aşkla okuduğum şiirlerinden biri de şu:
o mavilik derdi
beni uykudan uyandırır uyandırmaz
dünyanın bütün huyları yüzünde
ben bunlardan birini seviyorum en çok
sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa
tutsam tanelerini
sevincin gözyaşları derdim buna.
bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.
seni unutarak baktığımda bile
dünyanın her yerlerinden geçiyorsun
yayılıyorsun kalabalıklara
yalnız yayılmak mı
aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.
özlenirsin, alabildiğine varsın da
daha da var oluyorsun gün günden
olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna.
o mavilik derdi
beni uykudan uyandırır uyandırmaz
dünyanın bütün huyları yüzünde
ben bunlardan birini seviyorum en çok
sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa
tutsam tanelerini
sevincin gözyaşları derdim buna.
bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.
seni unutarak baktığımda bile
dünyanın her yerlerinden geçiyorsun
yayılıyorsun kalabalıklara
yalnız yayılmak mı
aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.
özlenirsin, alabildiğine varsın da
daha da var oluyorsun gün günden
olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna.
''sürekli yazan ve yayınlayan'' unvanını hakkıyla yerine getiren ikinci yeni şairi.
bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.
bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.
"...Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri
Dağılıp gitmişler herbiri bir yana
Kuşlar gibi, onlar da
Benimse ne gidecegim bir yer
Ne de özlediğim bir şey var
Öyleyse neden yazıyorum bu sözleri ona
Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa
Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük
Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana. "
Dağılıp gitmişler herbiri bir yana
Kuşlar gibi, onlar da
Benimse ne gidecegim bir yer
Ne de özlediğim bir şey var
Öyleyse neden yazıyorum bu sözleri ona
Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa
Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük
Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana. "
yeşil ipek gömleğinin yakası
büyük zamana düşer.
her şeyin fazlası zararlıdır ya
fazla şiirden öldü edip cansever...*
büyük zamana düşer.
her şeyin fazlası zararlıdır ya
fazla şiirden öldü edip cansever...*
'Sonrası Kalır II'deki şiirleri baştan sona, sondan başa, yavaş yavaş, anlayarak okunmalıdır ki hakkı verilebilsin bu şairin. eylülün sesiyle gibi bir şiiri yazmış adam, daha ne yapsın ki?
şey şey şey ve şeylerden, diye bir şiiri vardır, anlatmaya kelime azdır.
Sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni
Artık kimse denizi bilmiyor...
Artık kimse denizi bilmiyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar