bugün
- velvet5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sebahattin şirin14
- hiçbir servet zamanı satın alamaz12
- çalışmak özgürlük müdür5
- hepinizin agzina biber surcem7
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- çerçeve yasa22
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sözlükte kadın yazar olması5
- blackberry6
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- bu saatte yemek yemek4
- apo piçtir piç kalacak12
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- tenis oynayan erkek4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- su tabancasından su içen çocuk4
- profilini gizli tutma nedeni9
- sözlüğün kapanması4
- romelu lukaku7
- mony tontana3
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- türk milletine kurulan pusu7
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- eski türkiye5
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- burçlara inanmak3
- renault 92
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- dümbük2
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
her şeyin fazlası zararlıdır ya,
fazla şiirden öldü edip cansever.
dizeleriyle anlatmış üstadı yine büyük üstad Cemal Süreya.
Ayrıca,
ne çıkar siz bizi anlamasanız da
evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. deyip beni kendine hayran bırakan güzel insan.
fazla şiirden öldü edip cansever.
dizeleriyle anlatmış üstadı yine büyük üstad Cemal Süreya.
Ayrıca,
ne çıkar siz bizi anlamasanız da
evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. deyip beni kendine hayran bırakan güzel insan.
"
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
"
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
"
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
"ey deniz! sen bile ıslanırsın"
"bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim
şu da var: bir sokak en açılmış pencerelere dalıyor"
şu da var: bir sokak en açılmış pencerelere dalıyor"
8 Ağustos 1928 de istanbul da doğdu. istanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Kapalıçarşı'da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976 dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği istanbul'da 28 Mayıs 1986 da yaşamını yitirdi.
Şiir
ikindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970) Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
ilkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Keti (1985)
Düzyazı
Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar.
Şiir
ikindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970) Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
ilkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Keti (1985)
Düzyazı
Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar.
kaybola şiirinde şiiri yorumlamıştır şair.
"Yapılan bir şeydir şiir, yuvarlak, kırmızı, geniş
En genişi en kırmızısı o ezilmişler katında"
"Yapılan bir şeydir şiir, yuvarlak, kırmızı, geniş
En genişi en kırmızısı o ezilmişler katında"
bir kadın geçti yanımdan / bir kadın daha / ben onların yanıbaşında / ben onlara denizi getiren adam!
bir dönemime ambargo koymuştur. dünya üzerindeki en iyi şair olduğuna sonuna kadar inandırmıştır beni. şiirlerini külliyatını hayatını bkz.şairin hayatı da şiire de dahil okuduktan sonra bundan daha iyisini kimse yazamaz diyip yazmayı bıraktım.o gece uyku tutmadı gözümü. ruhsal akrabam edip cansever olmuştu artık.
'' vardır o seninle birlikte olmak
buluşur çok uzaktan ellerimiz
ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak. ''
buluşur çok uzaktan ellerimiz
ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak. ''
tam 25 yıl oldu aramızdan ayrılalı.
O'nun Tomris'e yazdığı dizeyi şimdi ben kendisine söylüyorum...
"ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç"
O'nun Tomris'e yazdığı dizeyi şimdi ben kendisine söylüyorum...
"ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç"
"Biriyim, cesurum, var mısın ellerime. Bir başka sabaha kadar içelim."
bilinir: fazla şiirden öldü. şu da var: edip cansever şiirinde alkol oranı çok yüksek. üstelik rimelleri akan bir kadın var, şiirinin içinde. kalbine kalbine batan kirpikler...
bir taş atarsın
bir taş atarsın, taş nereye düşerse
mutlaka bir köşebaşıdır
çünkü yüreğin daralmıştır ve kıştır
kullanılmamış bir sicim gibidir soğuk
işte bak her kestaneciye sapsarı bir köşebaşı kalmıştır.
şimdi bir şamandıra denizin yüzünde
durulmamış bir anı gibi kendini salmıştır.
içimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğu
yalnızlık bir başına kalmıştır.
bir taş atarsın, taş nereye düşerse
mutlaka bir köşebaşıdır
çünkü yüreğin daralmıştır ve kıştır
kullanılmamış bir sicim gibidir soğuk
işte bak her kestaneciye sapsarı bir köşebaşı kalmıştır.
şimdi bir şamandıra denizin yüzünde
durulmamış bir anı gibi kendini salmıştır.
içimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğu
yalnızlık bir başına kalmıştır.
ölümün konumu
ölüsünün ağzında bir düzlüğün ölüsü
ben kendimi isterim her yerdeki bir yerde
ayak bileklerimin üstünde iki kıvrım
unuttuğum bir şey var, onun içinde
ve yadırgadığım. ben kendimi taşırım
içinde olmadığım bir güne
bir yaprak biçiminde - boşluksa tırtıl
bir de işte tek kalmanın acısı, bir de
nemli toprakta yüzükoyun
yokluğuma kar biriktiren yazla birlikte.
imgesiyim ölümün.
ölüsünün ağzında bir düzlüğün ölüsü
ben kendimi isterim her yerdeki bir yerde
ayak bileklerimin üstünde iki kıvrım
unuttuğum bir şey var, onun içinde
ve yadırgadığım. ben kendimi taşırım
içinde olmadığım bir güne
bir yaprak biçiminde - boşluksa tırtıl
bir de işte tek kalmanın acısı, bir de
nemli toprakta yüzükoyun
yokluğuma kar biriktiren yazla birlikte.
imgesiyim ölümün.
yüzümü size çeviriyorum
yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum.
belki de kim diye sorsalar beni
güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
belki de alıp başımı gideceğim
biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
nereye, ama nereye olursa gitmenin
hüzünle karışık bir ağrısı.
yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum.
belki de kim diye sorsalar beni
güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
belki de alıp başımı gideceğim
biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
nereye, ama nereye olursa gitmenin
hüzünle karışık bir ağrısı.
"bu aralar ellerim hep üşür benim, doktor 'kansızlık' der, ben 'sensizlik' derim."
"yok düş kuracak vakit bile,
her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene."
her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene."
öyle bi çık ki karşıma "her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi" hissedeyim seni...
"gökyüzü gibi şu çocukluk
hiçbir yere gitmiyor"
hiçbir yere gitmiyor"
"hepimiz tanrı kaldık, kimse mutluyum demesin."
"huzursuzluklar içinde
huzur arar
gibi görünüp
hüzün besleyen
yabancı..."
huzur arar
gibi görünüp
hüzün besleyen
yabancı..."
'' bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar. ''
saatlerimize bakıyoruz hiç yoktan
çok uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak...
çok uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak...
rengini dünyaya sunan
adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
sevgilim
bana sen şairsin dediğin zaman.
yalnız sana yazıyorum bu şiiri
istersen bir şiir gibi okuma
çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
soğuklar başlayınca havalanıp
millerce yol katettikten sonra
güneyi tadan bir kuşun sevinciyle
ve yazmış olacağım bir de
her dönemde her çağda
sevdanın kendine özgü diliyle.
(bkz: adsız bir çicek)
adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
sevgilim
bana sen şairsin dediğin zaman.
yalnız sana yazıyorum bu şiiri
istersen bir şiir gibi okuma
çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
soğuklar başlayınca havalanıp
millerce yol katettikten sonra
güneyi tadan bir kuşun sevinciyle
ve yazmış olacağım bir de
her dönemde her çağda
sevdanın kendine özgü diliyle.
(bkz: adsız bir çicek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar