bugün
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi20
- 2003 model seymbol alınır mı7
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis12
- from gold from dust4
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması5
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- futbola aykırı bir fikrini yaz8
- sözlükte olgun insan var mı4
- cem yılmaz vs deniz göktaş5
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- yağmur adına yapılmış şarkılar3
- albea var mı abi düşük kilometreli10
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- bir şey söyle14
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz4
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır5
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması4
- romanya53
- koca aramiyorum ki3
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- kolesterol6
- erdoğan'ın wüst'ü kabulü3
- sözlük erkeklerinin duygusal olması3
- ismet biraderin koşturmaya başlaması3
- 28 eylül dünya kuduz günü2
- koca arayan sozlukçü3
- yağmurdan nefret etmek9
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- günün sözü5
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- 28 eylül 20262
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- yağmuru romantik bulan tip5
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- tassagi mengeneye sıkıştıran kocaoglan2
- fatma betülleri doyurmak5
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- fatma betül sayan kaya39
- adam yine kazanacak5
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- dünya60
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- uğurcan çakır4
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- almanya25
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- diyabet3
- jaguar2
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
Her şey o kadar anlamsızdı ki, yaz
Bunu bir daha pekiştirdi
Avuçlarımı sıcak tutar, bulundururdum
Sevgisiz ve gereksiz kalmak için
Öyle, kendime yorgun hazırlamışlar beni.
Şehir ki aydınlıktan görünmeyen birini
Açılmış iskambiller gibi bilerken
Orada, içimde şimdi
Dört güneş bir arada
Gözlerimde hiç bitmeyen bir deli.
Bunu bir daha pekiştirdi
Avuçlarımı sıcak tutar, bulundururdum
Sevgisiz ve gereksiz kalmak için
Öyle, kendime yorgun hazırlamışlar beni.
Şehir ki aydınlıktan görünmeyen birini
Açılmış iskambiller gibi bilerken
Orada, içimde şimdi
Dört güneş bir arada
Gözlerimde hiç bitmeyen bir deli.
Başlığı frame de görünce bile sımsıcak gülümsememi sağlayan şair.
Özlenirsin, alabildiğine varsın da
Daha da var oluyorsun gün günden
Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
Bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
Bir kuş olsa mavilik derdi buna.
Daha da var oluyorsun gün günden
Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
Bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
Bir kuş olsa mavilik derdi buna.
Gölgen yok senin, ayak izlerin yok.
Neden mi? Acılar barınmamış ki sende
Mutluluk yok, mutsuzluk yok.
Neden mi? Acılar barınmamış ki sende
Mutluluk yok, mutsuzluk yok.
''Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz
Herkesin, ama herkesin yanılıp bir yerlere gittiği
Bir cümlede durmuş gibiyiz...''
Herkesin, ama herkesin yanılıp bir yerlere gittiği
Bir cümlede durmuş gibiyiz...''
iki sabah önce bir dizesinin kafamda kibrit çakmasıyla uyanmama vesile olmuş şair.
gün boyu lan neydi ki bu dize diye dolandım durdum. üstüne dizeler yazdım, şiirler düşündüm. birkaç saat sonra internete bakmak geldi aklıma. ahah ulan nasıl bi kafa varsa internete bakmak kaç saat aklıma gelmedi. neyse işte dize edip cansever'inmiş. şiiri üç dizesi hariç hiç beğenmedim.
akşam oldu, yalnızlık çöktü. şiire bir daha baktım ve hiç ummadığım bir dizesi beynime tokat attı. iki sene önce yazdığım bir şiirde kullandım çünkü ben bu dizeyi. hassssiktir dedim birkaç kez. sonra sakinleştim. sonra yine birkaç siktir çektim. sonra yine durdum. bir kahkaha attım. şiiri mi yaksam edip'i mi diye düşündüm. e nihayet bir sigara yaktım.
sigara bu yüzden var. yakılası bir şey olduğunda bir sigara yakıyorsunuz. yakma ihtiyacınız geçiyor. tam da bir sigara yakmıştım yeniden düştü aklıma dize. kendi şiirimi okudum bir de. eh tam da aynısı değil lan aslında diye kendimi kandırdım. edip'ten dize aşırmış olduk ya hayırlısı.
bir sigara daha yakayım.
gün boyu lan neydi ki bu dize diye dolandım durdum. üstüne dizeler yazdım, şiirler düşündüm. birkaç saat sonra internete bakmak geldi aklıma. ahah ulan nasıl bi kafa varsa internete bakmak kaç saat aklıma gelmedi. neyse işte dize edip cansever'inmiş. şiiri üç dizesi hariç hiç beğenmedim.
akşam oldu, yalnızlık çöktü. şiire bir daha baktım ve hiç ummadığım bir dizesi beynime tokat attı. iki sene önce yazdığım bir şiirde kullandım çünkü ben bu dizeyi. hassssiktir dedim birkaç kez. sonra sakinleştim. sonra yine birkaç siktir çektim. sonra yine durdum. bir kahkaha attım. şiiri mi yaksam edip'i mi diye düşündüm. e nihayet bir sigara yaktım.
sigara bu yüzden var. yakılası bir şey olduğunda bir sigara yakıyorsunuz. yakma ihtiyacınız geçiyor. tam da bir sigara yakmıştım yeniden düştü aklıma dize. kendi şiirimi okudum bir de. eh tam da aynısı değil lan aslında diye kendimi kandırdım. edip'ten dize aşırmış olduk ya hayırlısı.
bir sigara daha yakayım.
tomris uyarın aşıklarından 2. yenici şairimiz. severiz efendim.
''"
Her şey o kadar dokunaklı ki
Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
Dağınık, renksiz bir mozaik gibiysem
Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.
Sonra bir kır kahvesi kendini okurken
Masaları toplanmış, bardakları toplanmış
Tam kendini okurken
Derim ki bir semti iyi tanımak kadar
iyi tanımalı dünyayı
Açın radyolarınızı: eylülün sesi
Bu dünyada can sıkıntısının bir başka anlamı var baylar. """
Her şey o kadar dokunaklı ki
Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
Dağınık, renksiz bir mozaik gibiysem
Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.
Sonra bir kır kahvesi kendini okurken
Masaları toplanmış, bardakları toplanmış
Tam kendini okurken
Derim ki bir semti iyi tanımak kadar
iyi tanımalı dünyayı
Açın radyolarınızı: eylülün sesi
Bu dünyada can sıkıntısının bir başka anlamı var baylar. """
gülemiyorsun ya, gülmek
bir halk gülüyorsa gülmektir.
bir halk gülüyorsa gülmektir.
Ilk kez Edip Cansever siiri okudugumda ( gerçi sairini bilmiyordum siirin ama ) içim acimisti neden biliyorum siir huzunluydu çünkü.
Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seni
Dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
Duydum ki benim değildi artık, doğanın
Kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.
De bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu
O fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren
Gittiydi geldiği yere, uzaklığına
Döner mi bir daha dönmez mi bilmem
Yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları
Ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı
Bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen
Bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.
Parlar ki şimdi ara sıra geceleri
Diplerde, derinlerde, yalnızlığımda
Ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk
O nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.
Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seni
Dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
Duydum ki benim değildi artık, doğanın
Kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.
De bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu
O fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren
Gittiydi geldiği yere, uzaklığına
Döner mi bir daha dönmez mi bilmem
Yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları
Ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı
Bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen
Bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.
Parlar ki şimdi ara sıra geceleri
Diplerde, derinlerde, yalnızlığımda
Ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk
O nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.
kimse yazmamış bugün ölüm yıl dönümü.
Yanılan bir şair.
Kendisi "Yalnızlık, sevmeyi bilmeyenlerin icadı." Demiştir.
Hayır, katılmıyorum.
Yalnızlık sevmeyi bilenlerin icadıdır.
Hem de en iyi bilenlerin.
Ondandır tüm bu yalnızlıklar.
Kendisi "Yalnızlık, sevmeyi bilmeyenlerin icadı." Demiştir.
Hayır, katılmıyorum.
Yalnızlık sevmeyi bilenlerin icadıdır.
Hem de en iyi bilenlerin.
Ondandır tüm bu yalnızlıklar.
Sadece islami görüşlerini yerinde buluyorum. Onun dışında yorum yapamayacağım.
Biliş
VE HEMEN GiDEMEDiM
VE ARTIK GiDEMEDiM
VE SONRA HiÇ GiDEMEDiM
KURTULUŞ'TA, SON DURAKTA BiR TRAMVAY ÖLÜSÜ
SANKi BEN
ÖYLECE KALAKALDIM
HEPiMiZ KALAKALDIK
ELiMiZDE TETiĞi ÇEKiLMEYEN
NAMLUSU YÖNSÜZ BiR TABANCA GiBi.
VE HEMEN GiDEMEDiM
VE ARTIK GiDEMEDiM
VE SONRA HiÇ GiDEMEDiM
KURTULUŞ'TA, SON DURAKTA BiR TRAMVAY ÖLÜSÜ
SANKi BEN
ÖYLECE KALAKALDIM
HEPiMiZ KALAKALDIK
ELiMiZDE TETiĞi ÇEKiLMEYEN
NAMLUSU YÖNSÜZ BiR TABANCA GiBi.
türk edebiyatında özel bir yeri olan şair :
https://tr.wikipedia.org/wiki/Edip_Cansever
http://onedio.com/haber/g...-cansever-siirleri-474381
http://listelist.com/edip-cansever-eserleri/
not: ayrıca en sevdiğim biricik şairimdir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Edip_Cansever
http://onedio.com/haber/g...-cansever-siirleri-474381
http://listelist.com/edip-cansever-eserleri/
not: ayrıca en sevdiğim biricik şairimdir.
Yaşamak çıkmazları.
Yani gündemimize cup diye oturtmuş ta o zamanlardan.
Ne çıkar siz bizi anlamasanızda diyor noktalıyorum.
Yani gündemimize cup diye oturtmuş ta o zamanlardan.
Ne çıkar siz bizi anlamasanızda diyor noktalıyorum.
Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün.
Edip cansever 88 yaşında.
Rahmetle anıyoruz.
Edip cansever 88 yaşında.
Rahmetle anıyoruz.
Beklide başımı alıp gideceğim
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı.
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı.
doğum günün kutlu olsun edip abi!
"ve yürürlükten kalkmış bir sözü tekrarlıyorum:
sevin ki her şey olur.
sevin ki her şey olur.
olmuyor.
biliyorum..."
"ve yürürlükten kalkmış bir sözü tekrarlıyorum:
sevin ki her şey olur.
sevin ki her şey olur.
olmuyor.
biliyorum..."
ikinci yenicilerin en baba şairlerinden.Bugün 88. doğum günü.Toprağı bol olsun.
Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşısında.
Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.
Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.
Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime
Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşısında.
Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.
Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.
Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime
iÇiNDEN DOĞRU SEVDiM SENi
içinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
içinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
...
Bana sorarsanız ters çevirin uykuları
Alın şu adını "ben" koyduğunuz geceyi
Bakınca göreceksiniz, daha bakınca bir ötekini
Geceler, işte gündüzler
Beyaza siyah penguen sürüleri gibi
Ama elinizden ne gelir ki
Siz dolgun yaşamaya bakın günleri.
Bana sorarsanız ters çevirin uykuları
Alın şu adını "ben" koyduğunuz geceyi
Bakınca göreceksiniz, daha bakınca bir ötekini
Geceler, işte gündüzler
Beyaza siyah penguen sürüleri gibi
Ama elinizden ne gelir ki
Siz dolgun yaşamaya bakın günleri.
herkes biraz olsun gecikirdi.
evine,
sevgilisine,
yalnızlığına.
evine,
sevgilisine,
yalnızlığına.
"Gece herşeyin iki katıdır" demiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar