bugün
- sözlük kullanma amacım2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- x in memeleri5
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- pandela43
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- nasılsınız6
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- wednesdayin annesi8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- çok çişi gelen insan5
- azgın türbanlı10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- sözlüğün kahve olması13
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- izlenmiş en kusursuz film8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- mmm pandela poposu kocaman5
- alttaki yazara aşık ol11
- menekşe moru oje4
- annenin ölmesi5
- evlenmekten korkmak10
- dikkat dikkat tai lung kız11
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- türk müsün6
- tai lung ile revani yemek4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- gerdek namazı10
- 2026 dünya kupası34
Şöyle güzel bir şiirini keşfettiğim galli şair. Bu şiiri neden sevdim bilmiyorum. Tekrara düşen dizeleri pek sevmem normalde.
Gitme o güzel geceye usulca
ihtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında;
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen
karanlığa gömüleceklerini sonlarında,
Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
Gitmezler o güzel geceye usulca.
iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar,
öylesine ateşli bağırarak.
Faydasız işleri, yeşil bir koyda
dans ediyor olabilir ama onlar da,
Öfkelenirler, öfkelenirler
ışığın ölümünün karşısında.
Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
Ve öğrenen, çok geç,
yas tuttuklarını onun yolunda,
Gitmezler o güzel geceye usulca.
Kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
Kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni
şimdi acımasız göz yaşlarınla.
Ama gitme o güzel geceye usulca.
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
Gitme o güzel geceye usulca
ihtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında;
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen
karanlığa gömüleceklerini sonlarında,
Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
Gitmezler o güzel geceye usulca.
iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar,
öylesine ateşli bağırarak.
Faydasız işleri, yeşil bir koyda
dans ediyor olabilir ama onlar da,
Öfkelenirler, öfkelenirler
ışığın ölümünün karşısında.
Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
Ve öğrenen, çok geç,
yas tuttuklarını onun yolunda,
Gitmezler o güzel geceye usulca.
Kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
Kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni
şimdi acımasız göz yaşlarınla.
Ama gitme o güzel geceye usulca.
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
“gitme o güzel geceye usulca” şiirinin türkçe çevirisini kendi çapımda seslendirdiğim şairdir.
bu arada kayıt kötü, şiir kaliteli.
http://chirb.it/dKm1PI
bu arada kayıt kötü, şiir kaliteli.
http://chirb.it/dKm1PI
--spoiler--
Bir gülün etinden, siz, iplik iplik;
Bir esrar sökseniz, bu kalbim midir..?
Gözyaşımdan kopup gelen bu sürme kirpik,
Açmış bir taç yaprak değilse nedir?
Büyülü bir yapraktan dökülmüş gibi,
Bütün kederimdir, bu bende, oyuk,
Bu oyuk göklerin dibinde miydi,
Yoksa neden bu kadar sessiz ve soluk? ..
Düşünürüm bir an, yokluk bir parça;
Direnmem, her şeyden soğur bu ruhum,
içine kapanmış rüyalarım ile güya,
Bu hepsi ebedi, hüzünleri korurum! ..
--spoiler--
Dylan Thomas - Clown in the Moon
Bir gülün etinden, siz, iplik iplik;
Bir esrar sökseniz, bu kalbim midir..?
Gözyaşımdan kopup gelen bu sürme kirpik,
Açmış bir taç yaprak değilse nedir?
Büyülü bir yapraktan dökülmüş gibi,
Bütün kederimdir, bu bende, oyuk,
Bu oyuk göklerin dibinde miydi,
Yoksa neden bu kadar sessiz ve soluk? ..
Düşünürüm bir an, yokluk bir parça;
Direnmem, her şeyden soğur bu ruhum,
içine kapanmış rüyalarım ile güya,
Bu hepsi ebedi, hüzünleri korurum! ..
--spoiler--
Dylan Thomas - Clown in the Moon
''Bir şiiri gür kılan şeyin ne olduğunu anlamak için o şiiri parçalara ayırabilirsiniz. Geride elinizde sözcüklerin tesirinin yarattığı gizem kalır sadece. En iyi zanaatkâr her zaman delikler ve boşluklar bırakır. Böylece şiirde olmayan bir şey şiirin içine sızabilir, sokulabilir, parlayabilir veya gürleyebilir. ''
--spoiler--
Gitme O Güzel Geceye Kibarlıkla
Gitme o güzel geceye kibarlıkla
ihtiyarlık yanmalı ve söylenmeli gün kapandığında;
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlığa gömüleceklerini sonunda,
Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.
iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, öylesine ateşli bağırarak.
Faydasız işleri, yeşil bir koyda dans ediyor olabilir ama onlar da,
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
Ve öğrenen, çok geç, yas tuttuklarını onun yolunda,
Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.
Kör gözlerin gök taşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
Kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla.
Ama gitme o güzel geceye kibarlıkla.
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
--spoiler--
Gitme O Güzel Geceye Kibarlıkla
Gitme o güzel geceye kibarlıkla
ihtiyarlık yanmalı ve söylenmeli gün kapandığında;
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlığa gömüleceklerini sonunda,
Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.
iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, öylesine ateşli bağırarak.
Faydasız işleri, yeşil bir koyda dans ediyor olabilir ama onlar da,
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
Ve öğrenen, çok geç, yas tuttuklarını onun yolunda,
Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.
Kör gözlerin gök taşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
Kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla.
Ama gitme o güzel geceye kibarlıkla.
Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
--spoiler--
'the force that through the green fuse drives the flower' isimli şiiri can yücel tarafından yeşil fitilden öteye olarak çevrilmiş şair.
tiyatro oyunlarida bulunan ve ikinci dünya savasinda radyo'dan okudugu şiirler ve yazmiş oldugu oyunlar sayesinde bütün ingiltere'de ve dünya da söhrete ulasan kişidir.
kendisi nallari dikmeden evel kelle bir vaziyette gelip evine gelip 'bugun 18 viski içtim, bu benim rekorumdur' demiştir.
kendisi nallari dikmeden evel kelle bir vaziyette gelip evine gelip 'bugun 18 viski içtim, bu benim rekorumdur' demiştir.
tam olarak ismi dylan marlais thomas olan galli şair ve yazardır. hayata bir gazetede muhabir olarak atılmıştır. galler'in güneyindeki swansea'de içmekten, sevişmekten ve yazmaktan başka yapabileceği olmayan birisidir. *
çıkardığı ilk şiir kitabıyla büyük tepkiler çekmiş, birçokları tarafından şiiri deforme eden bir mantıkdışılık ve disiplinsizlik içinde olduğu söylenmiştir. ancak dylan thomas'ın şiirleri görmezden gelinememiştir. çünkü bu şiirler anlaşılmadıkları ya da yanlış anlaşıldıkları zaman bile okuyucuyu etkileyebilmekteydiler. şiirinde varolan bu belirsizlik, aslında öz olarak şiir sanatı kadar eski konuları işliyordu. kişisel deneylerini evrenselleştirmede, kendine özgü bir dil, değişik simgeler yaratmış ve yıpranmış olan bu konulara yeni bir nitelik kazandırmaya çalışmıştı. bu bakımından dylan thomas'ın diğer ozanlardan farklı yönü hiçbir sınıflandırmaya sokulamayışıdır.
(bkz: ve artik hukmu kalmayacak olumun)
(bkz: ve artik hukmu kalmayacak olumun)
1915 doğumlu, galli şair. tüm ada erkekleri gibi alkole pek bir düşkündür. ada edebiyatının en önemli, en bilinen şairlerindendir. 1950'de gittiği abd'de, 4 yıl sonra alkol komasına girerek, 39 yaşında yaşamını yitirmiştir. can yücel'in ada versiyonu diyebiliriz kendisine. can yücel de dylan thomas'ın en beğendiği şairlerden biri olduğunu belirtmiştir.
öte yandan, bob dylan'ın, dylan adını thomas'tan esinlenerek seçtiği fikri yaygındır. ancak mevzunun tüm detayları şu yazıda gizlidir:
It has been suggested that Bob Dylan, who was born Robert Allen Zimmerman, changed his name in tribute to Dylan Thomas. Bob Dylan has often denied this, responding in a 1966 interview, "Get that straight, I didn't change my name in honor of Dylan Thomas. That's just a story. I've done more for Dylan Thomas than he's ever done for me." In 1965 he claimed that he took the name from an uncle named Dillon, adding, "I've read some of Dylan Thomas' stuff, and it's not the same as mine." In his 2004 biography, Chronicles Vol.1, however, Dylan admits that Dylan Thomas was relevant to his choice of alias, changing the surnom de plume of "Dillon" to "Dylan". Dylan is also billed as Robert Milkwood Thomas on Steve Goodman's "Somebody Elses Troubles" where he plays piano and harmonises on the title track. Dylan's 1963 song "When the Ship Comes In" contains the phrase, "the chains of the sea," which matches the last line of Thomas's "Fern Hill": "I sang in my chains like the sea."
kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Dylan_Thomas
öte yandan, bob dylan'ın, dylan adını thomas'tan esinlenerek seçtiği fikri yaygındır. ancak mevzunun tüm detayları şu yazıda gizlidir:
It has been suggested that Bob Dylan, who was born Robert Allen Zimmerman, changed his name in tribute to Dylan Thomas. Bob Dylan has often denied this, responding in a 1966 interview, "Get that straight, I didn't change my name in honor of Dylan Thomas. That's just a story. I've done more for Dylan Thomas than he's ever done for me." In 1965 he claimed that he took the name from an uncle named Dillon, adding, "I've read some of Dylan Thomas' stuff, and it's not the same as mine." In his 2004 biography, Chronicles Vol.1, however, Dylan admits that Dylan Thomas was relevant to his choice of alias, changing the surnom de plume of "Dillon" to "Dylan". Dylan is also billed as Robert Milkwood Thomas on Steve Goodman's "Somebody Elses Troubles" where he plays piano and harmonises on the title track. Dylan's 1963 song "When the Ship Comes In" contains the phrase, "the chains of the sea," which matches the last line of Thomas's "Fern Hill": "I sang in my chains like the sea."
kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Dylan_Thomas
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar