bugün
- saraca finch house6
- şirinler köyüne yeni şirin13
- arkadaşlar bakar mısınız14
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi6
- tekerlek yıvzır3
- nataşalara para yedirmek8
- bir şeyler söyle6
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması4
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi8
- otomatik el freninin testosteronu düşürmesi3
- 13 haziran 2026 fenerbahçe beko beşiktaş rain maçı2
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek5
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek8
- sürekli yorgun olan yeni gelin3
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı4
- true'nin akp'ye oy vermesi4
- panik atak3
- en iyi antidepresan16
- kemal kılıçdaroğlu13
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak6
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- hoşlanılan kızı havuza itmek3
- chp'nin hali ne olacak55
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- kedi10
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- anın görüntüsü21
- saç dökülmesi için tavsiyeler2
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- bir yazılımcının linkedin de takipçi kasma çabası2
- gönüllü esaret paradoksu2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- true denen arkadaş6
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- ikramda bulunurken ısrar etme saçmalığı2
- melisa döngel3
- abd iran barışı 24 saat içinde tamamlanabilir2
- neden yalnızsın6
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- 13 haziran3
- platonik aşk3
- true denilen yazar17
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- babanın ölmesi7
- diyanetin abd'deki villaları15
- trendyol2
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- true nickli yazar3
üye olup da akabinde üyeliğimi iptal ettirmeyi başarabildiğim ve bunu yapabilen ender bireylerden biri olduğumu anlamamı sağlayan, boyner bünyesinde bir kurum, kuruluş. birkaç ay öncesinde geçen olay örgüsü şu şekilde gerçekleşmiştir;
günlerden bir gün sokaktayken telefon çalar ve firmanın çağrı merkezi çalışanlarından biriyle muhabbete başlanır. çalışan, o kadar ustalıkla sorular sormaktadır ki, iyi niyetli bir insanın bu görüşmeyi, bu hizmeti istemediğini belirterek sonlandırması neredeyse imkansızdır. ya telefonu suratına kapatmalıdır ya da sesini yükseltip üste çıkmalıdır. zira çağrı merkezi çalışanı zaman zaman kibar olup, kimi zaman ise sinirlenebilmektedir, ne kadar düşüncesizce davranıyor olduğunuzdan ve bu hizmeti almamakla aptallık yapıyor olduğunuzdan dolayı. ayda 30 lira nedir ki, bal nedir ki, şeker nedir ki? siz de iyi niyetli bir insan olduğunuzdan dolayı, yaklaşık yarım saatlik bir konuşmadan sonra normalde hiçbir zaman yapmamanız gereken şeyi yapar ve telefondan üye olarak kredi kartı bilgilerinizi verirsiniz *. telefonu kapattıktan sonra ise içinizi bir kurt kaplar ki sorma gitsin. "ben ne ettim, kimdir nedir bilmeden ne bilgiler verdim, az biraz andavallıyım sanırsam" türü düşünceler eşliğinde korku senaryoları yazılır, herkesin sizi işaret ederek "ba ba ba gerizekalı" dediği hayal edilir. bu helecan kasırgalarıyla soluk evde alınıp internete acil giriş yapılır. ve beklenen sonun işte bu olduğu anlaşılır; sözlüğe bakılır, internetin diğer olanakları kullanılır. şikayet mesajlarının ardı arkası kesilmemektedir.
siz, ne yapsak da ne etsek diye düşünmektesinizdir. sonunda "neyse canım, belki de iyi birşeydir" diyerek gelecek olan dr back-up kargosunu beklemeye başlarsınız. birkaç gün sonra kargo gelir, yanında sözleşmeyle birlikte. sözleşme üzerinde 7 gün içinde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. sözleşme imzalanır. kargo görevlisi gider. hemen sözleşmenin ayrıntılarına odaklanılır. fakat birşey dikkati çeker; kargonun içinden bir sözleşme daha çıkmıştır. ve bu sözleşmenin üzerinde "bu sözleşme geçersizdir, asıl imzaladığınız sözleşme geçerlidir" anlamında bir yazı yazmaktadır. dikkatsiz bir şekilde bakıldığında iki sözleşme de aynı gibi görünmesine rağmen çok dikkatli bakıldığında sözleşmelerin en can alıcı noktalarında bariz farklar olduğu anlaşılır. kargodan çıkan ve "geçersizdir" yazan sözleşmede, müşterinin herhangi bir hizmetten kısmen/tamamen yararlanamamış olması koşuluyla 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu yazmaktadır. asıl imzalanan ve geçerliliği olan sözleşmede ise, cayma hakkının 7 gün olduğu ve bu süre içinde de müşteri şayet bir hizmet istemeye başlamışsa bu cayma hakkının geçersizliğini yitireceği yazmaktadır. yani tam zıttı şeyler yazmaktadır ikisinde de, en önemli yerlerinde. kazara geçersiz olan sözleşmeyi okuyup herhangi bir hizmet isteyip ondan yararlanamadığınızı anladığınızda "yararlanamadım, o halde iptal edeyim" derseniz edemezsiniz, çünkü asıl geçerli olan ve imzaladığınız sözleşmeye göre iptal etmek için hiçbir hizmetten yararlanmaya başlamış olamazsınız, henüz birşey istememiş olmalısınız. bu çakallığı gören siz iyice dellenirsiniz ve iptal ettirmek için nelerin gerekli olduğuna bakarsınız imzaladığınız sözleşmede. yapılması gereken şudur: gelen kargo aynı şekilde eksiksiz yazılı adrese gönderilecektir, "yazılı" bir şekilde bu hizmetin istenmediği, iptal edilmek istendiği, istenirse gerekçeleriyle birlikte ifade edilecektir. gerekçe belirtmek zorunda değilsiniz, zira sözleşmede gerekçe belirtme zorunluluğu olmaksızın 7 günde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. siz de aynı bu şekilde yapar, aynı gün içinde kargoyu tekrar toparlar, yazılı olarak isteğinizi belirtir, bu yazıyı da hem sizi arayan kişinin mail adresine, hem firmanın mail adresine gönderir, hem de kargonun içine koyarsınız. çok gecikmeden bunu kargoya verirsiniz ve akşamına da sizi ilk arayan kişiyi tekrar arayıp bu yaptığınızı söylersiniz. iptal isteği için yaptığınız herşeyin kurallara uygun olduğunu, iptal etmek durumunda olduklarını söylersiniz. kararlı bir ses tonuyla da konuşursanız isteğinize ulaşırsınız. devamında da iptalin gerçekleştiğini, ilk anda sizden kestikleri parayı da iade ettiklerini farkedersiniz ve amacınıza ulaştığınız için mutlu olursunuz. keşke bu kadar uğraştırmasaydı, bu kadar ucuz çakallık peşinde olmasalardı.
günlerden bir gün sokaktayken telefon çalar ve firmanın çağrı merkezi çalışanlarından biriyle muhabbete başlanır. çalışan, o kadar ustalıkla sorular sormaktadır ki, iyi niyetli bir insanın bu görüşmeyi, bu hizmeti istemediğini belirterek sonlandırması neredeyse imkansızdır. ya telefonu suratına kapatmalıdır ya da sesini yükseltip üste çıkmalıdır. zira çağrı merkezi çalışanı zaman zaman kibar olup, kimi zaman ise sinirlenebilmektedir, ne kadar düşüncesizce davranıyor olduğunuzdan ve bu hizmeti almamakla aptallık yapıyor olduğunuzdan dolayı. ayda 30 lira nedir ki, bal nedir ki, şeker nedir ki? siz de iyi niyetli bir insan olduğunuzdan dolayı, yaklaşık yarım saatlik bir konuşmadan sonra normalde hiçbir zaman yapmamanız gereken şeyi yapar ve telefondan üye olarak kredi kartı bilgilerinizi verirsiniz *. telefonu kapattıktan sonra ise içinizi bir kurt kaplar ki sorma gitsin. "ben ne ettim, kimdir nedir bilmeden ne bilgiler verdim, az biraz andavallıyım sanırsam" türü düşünceler eşliğinde korku senaryoları yazılır, herkesin sizi işaret ederek "ba ba ba gerizekalı" dediği hayal edilir. bu helecan kasırgalarıyla soluk evde alınıp internete acil giriş yapılır. ve beklenen sonun işte bu olduğu anlaşılır; sözlüğe bakılır, internetin diğer olanakları kullanılır. şikayet mesajlarının ardı arkası kesilmemektedir.
siz, ne yapsak da ne etsek diye düşünmektesinizdir. sonunda "neyse canım, belki de iyi birşeydir" diyerek gelecek olan dr back-up kargosunu beklemeye başlarsınız. birkaç gün sonra kargo gelir, yanında sözleşmeyle birlikte. sözleşme üzerinde 7 gün içinde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. sözleşme imzalanır. kargo görevlisi gider. hemen sözleşmenin ayrıntılarına odaklanılır. fakat birşey dikkati çeker; kargonun içinden bir sözleşme daha çıkmıştır. ve bu sözleşmenin üzerinde "bu sözleşme geçersizdir, asıl imzaladığınız sözleşme geçerlidir" anlamında bir yazı yazmaktadır. dikkatsiz bir şekilde bakıldığında iki sözleşme de aynı gibi görünmesine rağmen çok dikkatli bakıldığında sözleşmelerin en can alıcı noktalarında bariz farklar olduğu anlaşılır. kargodan çıkan ve "geçersizdir" yazan sözleşmede, müşterinin herhangi bir hizmetten kısmen/tamamen yararlanamamış olması koşuluyla 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu yazmaktadır. asıl imzalanan ve geçerliliği olan sözleşmede ise, cayma hakkının 7 gün olduğu ve bu süre içinde de müşteri şayet bir hizmet istemeye başlamışsa bu cayma hakkının geçersizliğini yitireceği yazmaktadır. yani tam zıttı şeyler yazmaktadır ikisinde de, en önemli yerlerinde. kazara geçersiz olan sözleşmeyi okuyup herhangi bir hizmet isteyip ondan yararlanamadığınızı anladığınızda "yararlanamadım, o halde iptal edeyim" derseniz edemezsiniz, çünkü asıl geçerli olan ve imzaladığınız sözleşmeye göre iptal etmek için hiçbir hizmetten yararlanmaya başlamış olamazsınız, henüz birşey istememiş olmalısınız. bu çakallığı gören siz iyice dellenirsiniz ve iptal ettirmek için nelerin gerekli olduğuna bakarsınız imzaladığınız sözleşmede. yapılması gereken şudur: gelen kargo aynı şekilde eksiksiz yazılı adrese gönderilecektir, "yazılı" bir şekilde bu hizmetin istenmediği, iptal edilmek istendiği, istenirse gerekçeleriyle birlikte ifade edilecektir. gerekçe belirtmek zorunda değilsiniz, zira sözleşmede gerekçe belirtme zorunluluğu olmaksızın 7 günde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. siz de aynı bu şekilde yapar, aynı gün içinde kargoyu tekrar toparlar, yazılı olarak isteğinizi belirtir, bu yazıyı da hem sizi arayan kişinin mail adresine, hem firmanın mail adresine gönderir, hem de kargonun içine koyarsınız. çok gecikmeden bunu kargoya verirsiniz ve akşamına da sizi ilk arayan kişiyi tekrar arayıp bu yaptığınızı söylersiniz. iptal isteği için yaptığınız herşeyin kurallara uygun olduğunu, iptal etmek durumunda olduklarını söylersiniz. kararlı bir ses tonuyla da konuşursanız isteğinize ulaşırsınız. devamında da iptalin gerçekleştiğini, ilk anda sizden kestikleri parayı da iade ettiklerini farkedersiniz ve amacınıza ulaştığınız için mutlu olursunuz. keşke bu kadar uğraştırmasaydı, bu kadar ucuz çakallık peşinde olmasalardı.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar