bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- duyulan en ilginç isim5
- mutsuz olmak3
- anın fotoğrafı14
- oralet içen erkek5
- galatasaray6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- uludağ sözlük çeteleri9
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- en tehlikeli insan tipleri2
- çaya şeker atan erkek5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- kalem4
- rennes2
- yıkık yazarlar4
- en boktan on yıl7
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- latte içen erkek4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- yerinde dur3
- patates kızartması4
- erdal beşikçioğlu8
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- ona bir şey söyle13
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- ayrılık8
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- en gey özelliğiniz3
- selam sözlük2
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
üye olup da akabinde üyeliğimi iptal ettirmeyi başarabildiğim ve bunu yapabilen ender bireylerden biri olduğumu anlamamı sağlayan, boyner bünyesinde bir kurum, kuruluş. birkaç ay öncesinde geçen olay örgüsü şu şekilde gerçekleşmiştir;
günlerden bir gün sokaktayken telefon çalar ve firmanın çağrı merkezi çalışanlarından biriyle muhabbete başlanır. çalışan, o kadar ustalıkla sorular sormaktadır ki, iyi niyetli bir insanın bu görüşmeyi, bu hizmeti istemediğini belirterek sonlandırması neredeyse imkansızdır. ya telefonu suratına kapatmalıdır ya da sesini yükseltip üste çıkmalıdır. zira çağrı merkezi çalışanı zaman zaman kibar olup, kimi zaman ise sinirlenebilmektedir, ne kadar düşüncesizce davranıyor olduğunuzdan ve bu hizmeti almamakla aptallık yapıyor olduğunuzdan dolayı. ayda 30 lira nedir ki, bal nedir ki, şeker nedir ki? siz de iyi niyetli bir insan olduğunuzdan dolayı, yaklaşık yarım saatlik bir konuşmadan sonra normalde hiçbir zaman yapmamanız gereken şeyi yapar ve telefondan üye olarak kredi kartı bilgilerinizi verirsiniz *. telefonu kapattıktan sonra ise içinizi bir kurt kaplar ki sorma gitsin. "ben ne ettim, kimdir nedir bilmeden ne bilgiler verdim, az biraz andavallıyım sanırsam" türü düşünceler eşliğinde korku senaryoları yazılır, herkesin sizi işaret ederek "ba ba ba gerizekalı" dediği hayal edilir. bu helecan kasırgalarıyla soluk evde alınıp internete acil giriş yapılır. ve beklenen sonun işte bu olduğu anlaşılır; sözlüğe bakılır, internetin diğer olanakları kullanılır. şikayet mesajlarının ardı arkası kesilmemektedir.
siz, ne yapsak da ne etsek diye düşünmektesinizdir. sonunda "neyse canım, belki de iyi birşeydir" diyerek gelecek olan dr back-up kargosunu beklemeye başlarsınız. birkaç gün sonra kargo gelir, yanında sözleşmeyle birlikte. sözleşme üzerinde 7 gün içinde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. sözleşme imzalanır. kargo görevlisi gider. hemen sözleşmenin ayrıntılarına odaklanılır. fakat birşey dikkati çeker; kargonun içinden bir sözleşme daha çıkmıştır. ve bu sözleşmenin üzerinde "bu sözleşme geçersizdir, asıl imzaladığınız sözleşme geçerlidir" anlamında bir yazı yazmaktadır. dikkatsiz bir şekilde bakıldığında iki sözleşme de aynı gibi görünmesine rağmen çok dikkatli bakıldığında sözleşmelerin en can alıcı noktalarında bariz farklar olduğu anlaşılır. kargodan çıkan ve "geçersizdir" yazan sözleşmede, müşterinin herhangi bir hizmetten kısmen/tamamen yararlanamamış olması koşuluyla 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu yazmaktadır. asıl imzalanan ve geçerliliği olan sözleşmede ise, cayma hakkının 7 gün olduğu ve bu süre içinde de müşteri şayet bir hizmet istemeye başlamışsa bu cayma hakkının geçersizliğini yitireceği yazmaktadır. yani tam zıttı şeyler yazmaktadır ikisinde de, en önemli yerlerinde. kazara geçersiz olan sözleşmeyi okuyup herhangi bir hizmet isteyip ondan yararlanamadığınızı anladığınızda "yararlanamadım, o halde iptal edeyim" derseniz edemezsiniz, çünkü asıl geçerli olan ve imzaladığınız sözleşmeye göre iptal etmek için hiçbir hizmetten yararlanmaya başlamış olamazsınız, henüz birşey istememiş olmalısınız. bu çakallığı gören siz iyice dellenirsiniz ve iptal ettirmek için nelerin gerekli olduğuna bakarsınız imzaladığınız sözleşmede. yapılması gereken şudur: gelen kargo aynı şekilde eksiksiz yazılı adrese gönderilecektir, "yazılı" bir şekilde bu hizmetin istenmediği, iptal edilmek istendiği, istenirse gerekçeleriyle birlikte ifade edilecektir. gerekçe belirtmek zorunda değilsiniz, zira sözleşmede gerekçe belirtme zorunluluğu olmaksızın 7 günde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. siz de aynı bu şekilde yapar, aynı gün içinde kargoyu tekrar toparlar, yazılı olarak isteğinizi belirtir, bu yazıyı da hem sizi arayan kişinin mail adresine, hem firmanın mail adresine gönderir, hem de kargonun içine koyarsınız. çok gecikmeden bunu kargoya verirsiniz ve akşamına da sizi ilk arayan kişiyi tekrar arayıp bu yaptığınızı söylersiniz. iptal isteği için yaptığınız herşeyin kurallara uygun olduğunu, iptal etmek durumunda olduklarını söylersiniz. kararlı bir ses tonuyla da konuşursanız isteğinize ulaşırsınız. devamında da iptalin gerçekleştiğini, ilk anda sizden kestikleri parayı da iade ettiklerini farkedersiniz ve amacınıza ulaştığınız için mutlu olursunuz. keşke bu kadar uğraştırmasaydı, bu kadar ucuz çakallık peşinde olmasalardı.
günlerden bir gün sokaktayken telefon çalar ve firmanın çağrı merkezi çalışanlarından biriyle muhabbete başlanır. çalışan, o kadar ustalıkla sorular sormaktadır ki, iyi niyetli bir insanın bu görüşmeyi, bu hizmeti istemediğini belirterek sonlandırması neredeyse imkansızdır. ya telefonu suratına kapatmalıdır ya da sesini yükseltip üste çıkmalıdır. zira çağrı merkezi çalışanı zaman zaman kibar olup, kimi zaman ise sinirlenebilmektedir, ne kadar düşüncesizce davranıyor olduğunuzdan ve bu hizmeti almamakla aptallık yapıyor olduğunuzdan dolayı. ayda 30 lira nedir ki, bal nedir ki, şeker nedir ki? siz de iyi niyetli bir insan olduğunuzdan dolayı, yaklaşık yarım saatlik bir konuşmadan sonra normalde hiçbir zaman yapmamanız gereken şeyi yapar ve telefondan üye olarak kredi kartı bilgilerinizi verirsiniz *. telefonu kapattıktan sonra ise içinizi bir kurt kaplar ki sorma gitsin. "ben ne ettim, kimdir nedir bilmeden ne bilgiler verdim, az biraz andavallıyım sanırsam" türü düşünceler eşliğinde korku senaryoları yazılır, herkesin sizi işaret ederek "ba ba ba gerizekalı" dediği hayal edilir. bu helecan kasırgalarıyla soluk evde alınıp internete acil giriş yapılır. ve beklenen sonun işte bu olduğu anlaşılır; sözlüğe bakılır, internetin diğer olanakları kullanılır. şikayet mesajlarının ardı arkası kesilmemektedir.
siz, ne yapsak da ne etsek diye düşünmektesinizdir. sonunda "neyse canım, belki de iyi birşeydir" diyerek gelecek olan dr back-up kargosunu beklemeye başlarsınız. birkaç gün sonra kargo gelir, yanında sözleşmeyle birlikte. sözleşme üzerinde 7 gün içinde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. sözleşme imzalanır. kargo görevlisi gider. hemen sözleşmenin ayrıntılarına odaklanılır. fakat birşey dikkati çeker; kargonun içinden bir sözleşme daha çıkmıştır. ve bu sözleşmenin üzerinde "bu sözleşme geçersizdir, asıl imzaladığınız sözleşme geçerlidir" anlamında bir yazı yazmaktadır. dikkatsiz bir şekilde bakıldığında iki sözleşme de aynı gibi görünmesine rağmen çok dikkatli bakıldığında sözleşmelerin en can alıcı noktalarında bariz farklar olduğu anlaşılır. kargodan çıkan ve "geçersizdir" yazan sözleşmede, müşterinin herhangi bir hizmetten kısmen/tamamen yararlanamamış olması koşuluyla 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu yazmaktadır. asıl imzalanan ve geçerliliği olan sözleşmede ise, cayma hakkının 7 gün olduğu ve bu süre içinde de müşteri şayet bir hizmet istemeye başlamışsa bu cayma hakkının geçersizliğini yitireceği yazmaktadır. yani tam zıttı şeyler yazmaktadır ikisinde de, en önemli yerlerinde. kazara geçersiz olan sözleşmeyi okuyup herhangi bir hizmet isteyip ondan yararlanamadığınızı anladığınızda "yararlanamadım, o halde iptal edeyim" derseniz edemezsiniz, çünkü asıl geçerli olan ve imzaladığınız sözleşmeye göre iptal etmek için hiçbir hizmetten yararlanmaya başlamış olamazsınız, henüz birşey istememiş olmalısınız. bu çakallığı gören siz iyice dellenirsiniz ve iptal ettirmek için nelerin gerekli olduğuna bakarsınız imzaladığınız sözleşmede. yapılması gereken şudur: gelen kargo aynı şekilde eksiksiz yazılı adrese gönderilecektir, "yazılı" bir şekilde bu hizmetin istenmediği, iptal edilmek istendiği, istenirse gerekçeleriyle birlikte ifade edilecektir. gerekçe belirtmek zorunda değilsiniz, zira sözleşmede gerekçe belirtme zorunluluğu olmaksızın 7 günde cayma hakkı olduğu yazmaktadır. siz de aynı bu şekilde yapar, aynı gün içinde kargoyu tekrar toparlar, yazılı olarak isteğinizi belirtir, bu yazıyı da hem sizi arayan kişinin mail adresine, hem firmanın mail adresine gönderir, hem de kargonun içine koyarsınız. çok gecikmeden bunu kargoya verirsiniz ve akşamına da sizi ilk arayan kişiyi tekrar arayıp bu yaptığınızı söylersiniz. iptal isteği için yaptığınız herşeyin kurallara uygun olduğunu, iptal etmek durumunda olduklarını söylersiniz. kararlı bir ses tonuyla da konuşursanız isteğinize ulaşırsınız. devamında da iptalin gerçekleştiğini, ilk anda sizden kestikleri parayı da iade ettiklerini farkedersiniz ve amacınıza ulaştığınız için mutlu olursunuz. keşke bu kadar uğraştırmasaydı, bu kadar ucuz çakallık peşinde olmasalardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar