bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- terapi niteliğindeki şeyler7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- iyi menemenin sırrı6
- siyah sütyen5
- meme4
- sözlükte kim kimle sevgili27
- iyi memenin sırrı7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- yarın iş olması3
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- tek erkek2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- nervio43
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- arabada sakso2
- kale3112 ifşa8
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- kadınların yaptığı en büyük hata7
- almanca bilmek3
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- domalma2
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- true esaretten kurtulacak4
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- ese dezze8
- engineer288
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- sabaha kadar uyumamak3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- ford taunus2
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- kassız erkek neye benzer5
- futbol17
- fenerbahçe14
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- uefa şampiyonlar ligi7
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
kan veremediğim için hiç olamayacağım şey.
kan vermekten kaçanları ve korkanları gördükçe, kan beynime çıkıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=73D_ZXpNcqw
kan vermekten kaçanları ve korkanları gördükçe, kan beynime çıkıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=73D_ZXpNcqw
açım galiba döner diye okudum. (bkz: et döner)
bağışlayan manasındadır.
sağlıkçıların azlığından şikayet ettiği kişi.
ama yıllardır ben ülkede bu konuda halkı teşvik edici bir adım atıldığını görmedim. ne kan, ne organ, ne ilik. bazıları diyebilir ki, tvlerde hastanelerde reklam var şu var bu var. olmuyor işte kardeşim. misal kan verme. kan verin hayat kurtarır dediğiniz zaman adam kalkıp bilmem neredeki kızılay merkezine gitmiyor. ya da organ bağışı. ulan ben bile şu an nasıl organ bağışı yapılır tam olarak bilmiyorum. nereye gideceğim ne yapacağım, kime başvuracağım. o yüzden devlet olarak sen donöre gideceksin. kızılay çok yaygın olmamakla beraber şehir merkezlerinde çadırlarla kan topluyor. bunu neden yaymıyorsunuz. her gün bir mahalleye gidin, başka bir ekip her gün bir köye kasabaya gitsin. ilk için örnek alınsın zorunlu olarak bağışlamazsa gene bağışlamasın. ama şu yükü donöre yüklememiz gerekir. misal ilik nakli için bekliyor çocuk, haberlerde görüyorsun. ama bağışçı olmadığın için hiç alakan yok. ama zorunlu alınan örneklerde eşleşme çıksa siz hayat kurtaracaksınız deseler o yükle, o sorumlulukla bağışçı sayısı kat be kat artar. hastaneye her gittiğimizde hasta kayıtta sorulsun herkese. bekleme odalarına tvler koyulup organ bağışı ile ilgili yayınlar yapılsın.
bunlar zor değil. yeter ki birisi gerçekten iş yapmak istesin.
ama yıllardır ben ülkede bu konuda halkı teşvik edici bir adım atıldığını görmedim. ne kan, ne organ, ne ilik. bazıları diyebilir ki, tvlerde hastanelerde reklam var şu var bu var. olmuyor işte kardeşim. misal kan verme. kan verin hayat kurtarır dediğiniz zaman adam kalkıp bilmem neredeki kızılay merkezine gitmiyor. ya da organ bağışı. ulan ben bile şu an nasıl organ bağışı yapılır tam olarak bilmiyorum. nereye gideceğim ne yapacağım, kime başvuracağım. o yüzden devlet olarak sen donöre gideceksin. kızılay çok yaygın olmamakla beraber şehir merkezlerinde çadırlarla kan topluyor. bunu neden yaymıyorsunuz. her gün bir mahalleye gidin, başka bir ekip her gün bir köye kasabaya gitsin. ilk için örnek alınsın zorunlu olarak bağışlamazsa gene bağışlamasın. ama şu yükü donöre yüklememiz gerekir. misal ilik nakli için bekliyor çocuk, haberlerde görüyorsun. ama bağışçı olmadığın için hiç alakan yok. ama zorunlu alınan örneklerde eşleşme çıksa siz hayat kurtaracaksınız deseler o yükle, o sorumlulukla bağışçı sayısı kat be kat artar. hastaneye her gittiğimizde hasta kayıtta sorulsun herkese. bekleme odalarına tvler koyulup organ bağışı ile ilgili yayınlar yapılsın.
bunlar zor değil. yeter ki birisi gerçekten iş yapmak istesin.
sadece kan değil, organ, hatta sperm bağışlayanlara da donör denir.
vücudunda bulunan biyolojik ögeleri bağışlayan kişiye denir yani.
ingilizce de ki "donate" yani "bağışlamak" kelimesinden çıkmadır.
vücudunda bulunan biyolojik ögeleri bağışlayan kişiye denir yani.
ingilizce de ki "donate" yani "bağışlamak" kelimesinden çıkmadır.
aktif hepatit b hastası olanlar böbreklerini bir başkasına veremezler. donör (organını verecek olan kişi) olamazlar.
vücudunun çürümesindense bir işe yaramasını isteyen insandır.
bağışçıdır. kim bilir belki bu sayede daha çok dünya üzerinde kalacağını düşünüyordur.
bağışçıdır. kim bilir belki bu sayede daha çok dünya üzerinde kalacağını düşünüyordur.
ayrıca ing. "donator" de denir.
ülkemizde ciddi anlamda sıkıntısı çekilen, organ ve/veya kan bağışında bulunan kişilerdir.
kan verip donör olmak için bir çeşit işkence formu doldurmak zorunludur.zordur donör olmak.yaşınızdan,kilonuzdan tutunda,en son ne zaman doktor gittiniz,cinsel tercihiniz nedir gibi bir sürü abuk sorulara cevap vermek zorunda kalınır.
Genellikle kan veren kişiler için kullanılsa da genel anlamda bu vermek, bağışlamak işini yapan herkes için kullanılabilecek bir kelimedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar