bugün
- amedspor9
- yallah arabistan a diyen tip11
- karışık kızartma7
- kasım cömert tokayev3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor6
- giresunlu olmanın zorlukları6
- ekşi sözlük3
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- gocu ekşide yazar olmuş4
- fuck taliban tişörtü7
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi4
- dom dom kurşunu5
- ese dezze2
- asperger sendromu7
- trabzonspor17
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- günün sözü8
- kars'tan abd'ye gidip kevaşe ailesi kurmak2
- yerde para bulmak12
- anın turşusu4
- halloween kutlayan dejenere tip5
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- görükle den moskova'ya yürümek10
- kadın şoför9
- true'nun çaylak olması12
- ankara2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- istanbul7
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması6
- şafak saymak5
- bu hafta türkiye'ye geliyorum2
- fenerbahçe'yi şampiyon yapacak teknik direktör3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- sel2
- kedi sevmeyen insan5
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- bibi kazandı3
- para kazanmak9
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı4
- nervio abla20
- milli bayramların kutlanmaması3
- japonya5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- eyyy aliyev2
- binyamin netanyahu12
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
(bkz: şampanya)
''çabuk gel, yıldızların tadına bakıyorum''
pierre perignon'un bu şampanyayı keşfettiği zaman sarf ettiği cümle. bu şampanyanın güzel bir de fıkrası vardır.
- adamın biri.. çok canti.. etrafa caka satan tiplerden.
günlerden birgün. bu adam lüks bir restorana girmiş ve gözüne kestirdiği masaya yerleşmiş. garson hemen yanına gelmiş. bizim eleman hemen menü istemiş. önüne gelen menüye bir süre göz gezdirdikten sonra ne yiyeceğinin siparişini verir ve yanına perignon ister.
bir süre sonra siparişler gelir. adamın önüne servis edilir ve şampanya ultra kibar bir şekilde adama sunulur. şampayasından bir yudum alan adamın hemen suratı asılır. num num num yapar ama bunda bir ibnelik vardır. garsona;
- beni mi sikiyorsunuz lan? bu dom perignon değil.
+ efendim olur mu öyle şey? bu kesinlikle dom perignon.
- kardeşim bu perignon değil! sizi şikayet edeceğim
garson tutuşur. bir koşu şefinin yanına gider ve yardım ister.
şef garson gelir;
- efendim bir yanlış anlaşılma oldu sanırım.
+ siktir ulan! hem beni sikmeye çalış, hem de yanlış anlaşılma oldu de..
- ama efendim??
+ sizi şikayet edeceğim.
şef garsonumuz iki büklüm olay yerinden uzaklaşır. müdürüne durumu beyan eder.
müdür;
- efendim arkadaşlar durumu bana bildirdi. biz de kesinlikle bu tarz durumlar yaşanmaz.
+ la oğlum bi siktir git canımı sıkma.
- efendim öyle konuşma....
+ sus sıçarım ağzına. sizi şikayet edeceğim.
adamın hiddetinin farkına varan müdür çareyi patrona haber vermekten yana kullanır. duyumu alan patron adamın yanına gelir;
patron;
- efendim nasıl yardımcı olabilirim?
+ dom perignon sipariş ediyorum, siz bana it öldüren getiriyorsunuz.
anlaşmazlıktan ötürü uzun süre tartışırlar. en sonunda patron ağzındaki baklayı çıkarır.
- bu şampanyanın üzümlerinin toplandığı bağın hemen yanında benim bağım var. her şey aynı. toprak, iklim, su.. bunun dom perignon olmadığını nasıl anlayabildiniz?
bunun üzerine adam arkasına yaslanır.
- am siktin mi?
+ ee tabii.
+ göt siktin mi?
- ee yanii evet.
+hımm. peki karanlıkta iki deliğe girsen ve bu delikleri ayırt et desem, edebilir misin?
- ederim tabii ki. biri sıkı, biri folloş.
+ o zamannnn.. bu iki delik arasındaki mesafe ne kadar? söyle bakayım.
- yani.. takribi bir santim.
+ bre deyyus! sen gece karanlığında iki deliğin farkını ayırt edebiliyorsun da, ben ayrı bağların üzümünü ayırt edince mi olay oluyor.. şimdi sus! siktirtme kendini.
pierre perignon'un bu şampanyayı keşfettiği zaman sarf ettiği cümle. bu şampanyanın güzel bir de fıkrası vardır.
- adamın biri.. çok canti.. etrafa caka satan tiplerden.
günlerden birgün. bu adam lüks bir restorana girmiş ve gözüne kestirdiği masaya yerleşmiş. garson hemen yanına gelmiş. bizim eleman hemen menü istemiş. önüne gelen menüye bir süre göz gezdirdikten sonra ne yiyeceğinin siparişini verir ve yanına perignon ister.
bir süre sonra siparişler gelir. adamın önüne servis edilir ve şampanya ultra kibar bir şekilde adama sunulur. şampayasından bir yudum alan adamın hemen suratı asılır. num num num yapar ama bunda bir ibnelik vardır. garsona;
- beni mi sikiyorsunuz lan? bu dom perignon değil.
+ efendim olur mu öyle şey? bu kesinlikle dom perignon.
- kardeşim bu perignon değil! sizi şikayet edeceğim
garson tutuşur. bir koşu şefinin yanına gider ve yardım ister.
şef garson gelir;
- efendim bir yanlış anlaşılma oldu sanırım.
+ siktir ulan! hem beni sikmeye çalış, hem de yanlış anlaşılma oldu de..
- ama efendim??
+ sizi şikayet edeceğim.
şef garsonumuz iki büklüm olay yerinden uzaklaşır. müdürüne durumu beyan eder.
müdür;
- efendim arkadaşlar durumu bana bildirdi. biz de kesinlikle bu tarz durumlar yaşanmaz.
+ la oğlum bi siktir git canımı sıkma.
- efendim öyle konuşma....
+ sus sıçarım ağzına. sizi şikayet edeceğim.
adamın hiddetinin farkına varan müdür çareyi patrona haber vermekten yana kullanır. duyumu alan patron adamın yanına gelir;
patron;
- efendim nasıl yardımcı olabilirim?
+ dom perignon sipariş ediyorum, siz bana it öldüren getiriyorsunuz.
anlaşmazlıktan ötürü uzun süre tartışırlar. en sonunda patron ağzındaki baklayı çıkarır.
- bu şampanyanın üzümlerinin toplandığı bağın hemen yanında benim bağım var. her şey aynı. toprak, iklim, su.. bunun dom perignon olmadığını nasıl anlayabildiniz?
bunun üzerine adam arkasına yaslanır.
- am siktin mi?
+ ee tabii.
+ göt siktin mi?
- ee yanii evet.
+hımm. peki karanlıkta iki deliğe girsen ve bu delikleri ayırt et desem, edebilir misin?
- ederim tabii ki. biri sıkı, biri folloş.
+ o zamannnn.. bu iki delik arasındaki mesafe ne kadar? söyle bakayım.
- yani.. takribi bir santim.
+ bre deyyus! sen gece karanlığında iki deliğin farkını ayırt edebiliyorsun da, ben ayrı bağların üzümünü ayırt edince mi olay oluyor.. şimdi sus! siktirtme kendini.
Sadist romanının finalinde, paul "misery'in dönüşü' romanını bitirmeye yaklaştığında, annie wilkes'in paul sheldon'a ikram ettiği şampanya. 75 $ şişesine verdiği için biraz hayıflanır annie.
şarabını bilmem ama (şarapçı değiliz de) merak ve adet yerini bulsun diyerek bir ortamda şampanyasından bir kadeh içmiş biri olarak (benedictine mork dom perignon da varmış, onu tadmadım) damak zevkimize (şaraptan hiç anlamam bu konuda cahilim) bana uymayan içki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar