bugün
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek19
- geceye bir şarkı bırak15
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- ben geldim naneler30
- sinir bozucu şeyler10
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- seni onaracağım diyen partner3
- sözlük için ne yapabiliriz10
- geceye bi şarkı bırak6
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- kaliteli insanı nasıl anlarız2
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın4
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- henüz doğmamışlara tavsiyeler3
- zengin kızların güzel olması5
- clydeless bonnie8
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- bir insana çirkin demek6
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- sigarayı neden seviyoruz5
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- haluk levent'e para emanet etmek23
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- kuranda namaz yok8
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- 90 ların özel olmasının nedeni3
- ölmeyi planladığınız yaş3
- özünde iyi bir insan olmak2
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- limewiredan şarkı indirirken virüs yeme nostaljisi2
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- fetiş nedir kime denir4
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- 29 yaşında olmak3
- insan olmaya ceyrek kala12
- babanın sarhoş olması5
- kemal kılıçdaroğlu konuşuyor3
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
(bkz: şampanya)
''çabuk gel, yıldızların tadına bakıyorum''
pierre perignon'un bu şampanyayı keşfettiği zaman sarf ettiği cümle. bu şampanyanın güzel bir de fıkrası vardır.
- adamın biri.. çok canti.. etrafa caka satan tiplerden.
günlerden birgün. bu adam lüks bir restorana girmiş ve gözüne kestirdiği masaya yerleşmiş. garson hemen yanına gelmiş. bizim eleman hemen menü istemiş. önüne gelen menüye bir süre göz gezdirdikten sonra ne yiyeceğinin siparişini verir ve yanına perignon ister.
bir süre sonra siparişler gelir. adamın önüne servis edilir ve şampanya ultra kibar bir şekilde adama sunulur. şampayasından bir yudum alan adamın hemen suratı asılır. num num num yapar ama bunda bir ibnelik vardır. garsona;
- beni mi sikiyorsunuz lan? bu dom perignon değil.
+ efendim olur mu öyle şey? bu kesinlikle dom perignon.
- kardeşim bu perignon değil! sizi şikayet edeceğim
garson tutuşur. bir koşu şefinin yanına gider ve yardım ister.
şef garson gelir;
- efendim bir yanlış anlaşılma oldu sanırım.
+ siktir ulan! hem beni sikmeye çalış, hem de yanlış anlaşılma oldu de..
- ama efendim??
+ sizi şikayet edeceğim.
şef garsonumuz iki büklüm olay yerinden uzaklaşır. müdürüne durumu beyan eder.
müdür;
- efendim arkadaşlar durumu bana bildirdi. biz de kesinlikle bu tarz durumlar yaşanmaz.
+ la oğlum bi siktir git canımı sıkma.
- efendim öyle konuşma....
+ sus sıçarım ağzına. sizi şikayet edeceğim.
adamın hiddetinin farkına varan müdür çareyi patrona haber vermekten yana kullanır. duyumu alan patron adamın yanına gelir;
patron;
- efendim nasıl yardımcı olabilirim?
+ dom perignon sipariş ediyorum, siz bana it öldüren getiriyorsunuz.
anlaşmazlıktan ötürü uzun süre tartışırlar. en sonunda patron ağzındaki baklayı çıkarır.
- bu şampanyanın üzümlerinin toplandığı bağın hemen yanında benim bağım var. her şey aynı. toprak, iklim, su.. bunun dom perignon olmadığını nasıl anlayabildiniz?
bunun üzerine adam arkasına yaslanır.
- am siktin mi?
+ ee tabii.
+ göt siktin mi?
- ee yanii evet.
+hımm. peki karanlıkta iki deliğe girsen ve bu delikleri ayırt et desem, edebilir misin?
- ederim tabii ki. biri sıkı, biri folloş.
+ o zamannnn.. bu iki delik arasındaki mesafe ne kadar? söyle bakayım.
- yani.. takribi bir santim.
+ bre deyyus! sen gece karanlığında iki deliğin farkını ayırt edebiliyorsun da, ben ayrı bağların üzümünü ayırt edince mi olay oluyor.. şimdi sus! siktirtme kendini.
pierre perignon'un bu şampanyayı keşfettiği zaman sarf ettiği cümle. bu şampanyanın güzel bir de fıkrası vardır.
- adamın biri.. çok canti.. etrafa caka satan tiplerden.
günlerden birgün. bu adam lüks bir restorana girmiş ve gözüne kestirdiği masaya yerleşmiş. garson hemen yanına gelmiş. bizim eleman hemen menü istemiş. önüne gelen menüye bir süre göz gezdirdikten sonra ne yiyeceğinin siparişini verir ve yanına perignon ister.
bir süre sonra siparişler gelir. adamın önüne servis edilir ve şampanya ultra kibar bir şekilde adama sunulur. şampayasından bir yudum alan adamın hemen suratı asılır. num num num yapar ama bunda bir ibnelik vardır. garsona;
- beni mi sikiyorsunuz lan? bu dom perignon değil.
+ efendim olur mu öyle şey? bu kesinlikle dom perignon.
- kardeşim bu perignon değil! sizi şikayet edeceğim
garson tutuşur. bir koşu şefinin yanına gider ve yardım ister.
şef garson gelir;
- efendim bir yanlış anlaşılma oldu sanırım.
+ siktir ulan! hem beni sikmeye çalış, hem de yanlış anlaşılma oldu de..
- ama efendim??
+ sizi şikayet edeceğim.
şef garsonumuz iki büklüm olay yerinden uzaklaşır. müdürüne durumu beyan eder.
müdür;
- efendim arkadaşlar durumu bana bildirdi. biz de kesinlikle bu tarz durumlar yaşanmaz.
+ la oğlum bi siktir git canımı sıkma.
- efendim öyle konuşma....
+ sus sıçarım ağzına. sizi şikayet edeceğim.
adamın hiddetinin farkına varan müdür çareyi patrona haber vermekten yana kullanır. duyumu alan patron adamın yanına gelir;
patron;
- efendim nasıl yardımcı olabilirim?
+ dom perignon sipariş ediyorum, siz bana it öldüren getiriyorsunuz.
anlaşmazlıktan ötürü uzun süre tartışırlar. en sonunda patron ağzındaki baklayı çıkarır.
- bu şampanyanın üzümlerinin toplandığı bağın hemen yanında benim bağım var. her şey aynı. toprak, iklim, su.. bunun dom perignon olmadığını nasıl anlayabildiniz?
bunun üzerine adam arkasına yaslanır.
- am siktin mi?
+ ee tabii.
+ göt siktin mi?
- ee yanii evet.
+hımm. peki karanlıkta iki deliğe girsen ve bu delikleri ayırt et desem, edebilir misin?
- ederim tabii ki. biri sıkı, biri folloş.
+ o zamannnn.. bu iki delik arasındaki mesafe ne kadar? söyle bakayım.
- yani.. takribi bir santim.
+ bre deyyus! sen gece karanlığında iki deliğin farkını ayırt edebiliyorsun da, ben ayrı bağların üzümünü ayırt edince mi olay oluyor.. şimdi sus! siktirtme kendini.
Sadist romanının finalinde, paul "misery'in dönüşü' romanını bitirmeye yaklaştığında, annie wilkes'in paul sheldon'a ikram ettiği şampanya. 75 $ şişesine verdiği için biraz hayıflanır annie.
şarabını bilmem ama (şarapçı değiliz de) merak ve adet yerini bulsun diyerek bir ortamda şampanyasından bir kadeh içmiş biri olarak (benedictine mork dom perignon da varmış, onu tadmadım) damak zevkimize (şaraptan hiç anlamam bu konuda cahilim) bana uymayan içki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar