bugün
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- kedi tekmelemek11
- aslan gibi adam6
- sözlükte marka olmak8
- camide rakı içen izmirli kız7
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler3
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler12
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- sözlük yazarlarının manzaraları5
- süleymancılar14
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- evreşe bim de bulgar görmek4
- nasılsınız fakirler8
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- emre yaban2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- maymundan geldiğine inanan ateist3
- denize çıplak girmek4
- alihan kuriş7
- true'nin milli olması3
- iremga32
- sözlükte kavga olacak hissi8
- dönercide kız tavlamak2
- anın görüntüsü30
- velvet12
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- siyaset konuşan kızlar3
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- denize bakan ev6
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- korku filmi izlerken çekim arkasını düşünmek2
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- kediyi parçalayan pitbull5
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
- yeniden refah partisi2
ülkeye en çok hizmet edip en çok şiddet görenler.
iki abim.
hakları yenen insanlar.
iki abim.
hakları yenen insanlar.
birisi minimum 6 sene okur kendisine saldıran hasta yakınlarına karşılık bile vermez, öteki de maksimum 4 çoğunlukla 2 sene okur kendisine karanfil atana gaz, bayrak sallayana kurşun sıkar.
show tv vs kanal d'dir.
doktorlar vs arka sokaklardır.
hayat kurtaranlar vs insanları hedef alıp vuranlardır.
gerçi gerizekalı doktorlarımız da yok değil.
doktorlar vs arka sokaklardır.
hayat kurtaranlar vs insanları hedef alıp vuranlardır.
gerçi gerizekalı doktorlarımız da yok değil.
genel konuşacağım, yani kimse tutup da "kötü doktor da var yiea" demesin. kötü doktor vardır evet, ama oranı kötü vergi memuru oranını geçmez. cahil doktor da vardır, onun oranı da cahil inşaat mühendisi oranını geçmez. hem kötü hem cahil doktor oranı ise hem kötü hem de cahil milletvekili oranının yakınına bile yaklaşamaz.
elma ile armut kıyasıdır.
birisi öncelikle zarar verme düsturuyla yaşar. yapacağı her hareket ilgilendiği şahsın faydasına yöneliktir. diğerinin ise belinde silahı, copu, biber gazı vardır. ideolojiden arınmış, mükemmel yönetilen polis teşkilatlarında bile düsturları "mümkünse zarar verme"dir. hükümetin uydusu olan teşkilatlarda ise "bizim ideolojimizdeyse zarar verme, gerisinin koy götüne" şeklinde bir düsturları vardır.
birisi din, ırk, ideoloji, cinsiyet ayrımı yapmadan yardım etmek için yemin etmiştir. hakarete uğrasa, sinirlendirilse dahi objektif olmaya çalışmalıdır. her insan gibi hata yapabilir, ancak bu hata kasıtlı değildir, en fazla dikkatsizlik veya ihmal ile suçlanabilir. diğeri ise dürtüleriyle hareket edebilir, din, ırk, ideoloji ve cinsiyet ayrımı yapabilir. sinirlenip zarar verebilir, hatta sinirlenmeden zarar verebilecek kadar psikopat bile olabilir. dünyada bunun pek çok örneği mevcuttur. belki sinirlendiği için hastasına kasten zarar veren doktorlara da rastlanmıştır, ama bunlar bir elin parmaklarını bile geçmez.
birisi salt beyin isteyen bir meslektir. fakülteyi kazanmak olsun, öğrenci hayatında olsun, mesleğini icra ederken olsun. sürekli düşünmek, analiz yapmak zorundadır. çoğu ülkede en seçkin mesleklerden biridir, akranlarının arasından sıyrılabilmiş azınlıktadır bu kişiler. düşünebilen, araştıran, analiz yapan çoğu insan gibi entelektüel seviyeleri yüksektir, sorgulayıcıdırlar. diğer meslek grubu ise çoğunlukla fiziksel özelliklerini kullanır. okulunu kazanırken olsun, mesleğini icra ederken olsun. görevleri sırasında çoğunlukla insiyatif almadıkları, emirlere uydukları için sorgulayıcı, analitik düşünen bir kafa yapıları genelde yoktur. daha kitabı nasıl tutması gerektiğini bilmeyen polisler de rastlanılmamış şey değildir.
iyi yönetilmeyen ülkelerde polis teşkilatına katılmak için hükümetin ideolojisine sahip olmak yeterlidir. mülakat sınavları olsun, yazılı sınavlar olsun torpil ile rahatlıkla geçilebilir. ancak hekimler tarafsız sınavları başararak alın teriyle ulaşırlar geldikleri noktaya.
cahil toplumlarda eğitimli kişilerden nefret edilirken, beli silahlılardan korkulduğu için böylesi toplumlarda doktorlar ikinci plana atılmıştır. devlet yöneticisinin "ben doktora iğne bile yaptırmam" dediği de görülmüştür, 5 göstericiyi öldüren, onlarcasını kör eden, sakat bırakan polisler için "kahraman polisimiz destan yazmıştır" dediği de.
gibi onlarca, yüzlerce fark sayılabilir. saçma bir kıyastır zira.
elma ile armut kıyasıdır.
birisi öncelikle zarar verme düsturuyla yaşar. yapacağı her hareket ilgilendiği şahsın faydasına yöneliktir. diğerinin ise belinde silahı, copu, biber gazı vardır. ideolojiden arınmış, mükemmel yönetilen polis teşkilatlarında bile düsturları "mümkünse zarar verme"dir. hükümetin uydusu olan teşkilatlarda ise "bizim ideolojimizdeyse zarar verme, gerisinin koy götüne" şeklinde bir düsturları vardır.
birisi din, ırk, ideoloji, cinsiyet ayrımı yapmadan yardım etmek için yemin etmiştir. hakarete uğrasa, sinirlendirilse dahi objektif olmaya çalışmalıdır. her insan gibi hata yapabilir, ancak bu hata kasıtlı değildir, en fazla dikkatsizlik veya ihmal ile suçlanabilir. diğeri ise dürtüleriyle hareket edebilir, din, ırk, ideoloji ve cinsiyet ayrımı yapabilir. sinirlenip zarar verebilir, hatta sinirlenmeden zarar verebilecek kadar psikopat bile olabilir. dünyada bunun pek çok örneği mevcuttur. belki sinirlendiği için hastasına kasten zarar veren doktorlara da rastlanmıştır, ama bunlar bir elin parmaklarını bile geçmez.
birisi salt beyin isteyen bir meslektir. fakülteyi kazanmak olsun, öğrenci hayatında olsun, mesleğini icra ederken olsun. sürekli düşünmek, analiz yapmak zorundadır. çoğu ülkede en seçkin mesleklerden biridir, akranlarının arasından sıyrılabilmiş azınlıktadır bu kişiler. düşünebilen, araştıran, analiz yapan çoğu insan gibi entelektüel seviyeleri yüksektir, sorgulayıcıdırlar. diğer meslek grubu ise çoğunlukla fiziksel özelliklerini kullanır. okulunu kazanırken olsun, mesleğini icra ederken olsun. görevleri sırasında çoğunlukla insiyatif almadıkları, emirlere uydukları için sorgulayıcı, analitik düşünen bir kafa yapıları genelde yoktur. daha kitabı nasıl tutması gerektiğini bilmeyen polisler de rastlanılmamış şey değildir.
iyi yönetilmeyen ülkelerde polis teşkilatına katılmak için hükümetin ideolojisine sahip olmak yeterlidir. mülakat sınavları olsun, yazılı sınavlar olsun torpil ile rahatlıkla geçilebilir. ancak hekimler tarafsız sınavları başararak alın teriyle ulaşırlar geldikleri noktaya.
cahil toplumlarda eğitimli kişilerden nefret edilirken, beli silahlılardan korkulduğu için böylesi toplumlarda doktorlar ikinci plana atılmıştır. devlet yöneticisinin "ben doktora iğne bile yaptırmam" dediği de görülmüştür, 5 göstericiyi öldüren, onlarcasını kör eden, sakat bırakan polisler için "kahraman polisimiz destan yazmıştır" dediği de.
gibi onlarca, yüzlerce fark sayılabilir. saçma bir kıyastır zira.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar